Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
eskiden ölümüne üzülmüştüm, etkilenmiştim de ama sonra çıkan görüntülerde kendisinin muhatabına kesici bir aletle saldırdığı ortaya çıkmıştı. nurullah semo denen kekoluk abidesini de savunduğum anlaşılmasın. ancak, söylenildiği gibi kahraman biri olduğunu da düşünmüyorum. ülkücü kesim bu arkadaşın katledilişini istismar edip kendilerine bir belkin elvan yarattılar. olan annesine babasına oldu.

çocuklarınızı ülkü ocaklarından ve kekoların şeylerinden uzak tutun.
herkesin iyi niyetle bu başlığa yazdığını biliyorum ama iyi haberlerini falan duyamayacağımız bebek(ler).
o tedaviler/ilaçlar semptomsuz ve/veya minimal semptomlu bebeklerde etkili. piyasada olan bütün ilaçlar iki yaş altında çok kötüleşmemiş sma'lar için ümit vadedebilir. üzgünüm ama bu bebekler için yapılabilecek hiçbir şey yok.
bu hastalık %98 genetik geçişli (çoğu akraba evliliğinden doğan çocuklar ayrıca). bu kişilerin çoğu daha evvelden de sma'dan çocuğunu kaybetmiş mesela. gebelikte tanı önerilen, bu tanıya rağmen ailenin "aman allahın verdiği candır" diyeni bol, hatta özellikle erkek çocuk olacağını öğrenince sma'lı falan dinlemeden çocuğu isteyen aileler var. son kurduğum cümle ne yazık ki atmasyon değil: buyrun.

istenildiği kadar paralar toplansın o gördüğünüz ve üzüldüğünüz makineye bağlı çocuklar için dramatik %100 iyileşme sağlayacak bir tedavi yok. o yüzden yapılabilecek iyilik; önlem almak, tetkikler, ailenin hekimle uyum içerisinde olması; bu yavrucaklar için de belki ömürlerini minimum acıyla tamamlamalarını sağlamaktır.
be fair tshirtleri ile röportaj veren futbolcuları ekranlara vermeyenler özgürlükten, kısıtlamadan bahseder olmuş bsg artık düşün bizim ligin yakasından.
iran eğitim sisteminde evrim teorisi 5. sınıftan itibaren tüm çocuklara öğretilir. iranda evrim teorisinin islam öğretisiyle çelişmediği savunulur ve bu noktada bilim adamlarının bulguları bilimsel doğrular olarak kabul edilir. evrim teorisine karşı çıkma işi sunni müslümanlara özgüdür.

aşağıdaki linkte bulunan makalede farklılıkların detayına ulaşabilirsiniz.

http://www.academia.edu/…_and_saudi_arabia_compared

bir de niyeyse bu bilgiler saklanir.
6 bucuk milyarlik butcesi olan diyanet isleri baskanligi, bir gun de "ıranda/arabistanda islam hakkinda dogru bilinen yanlislar", "ıslamda mezheplerin inanc farkliliklari, kokenleri", "21. yyda cihatci gruplarin islamiyete zararlari" vs. gibi paneller duzenleyip halki din hakkinda bilgilendirmeye calismaz da, basganin makam arabasinin markasini tartisir.
bir fenerbahçeli olarak gençliğimi siken oç. bıktım aq senden. ne güzel sakattı kafamız rahat maç izliyorduk. geldi yine tipini siktiğim.

hayır herifin karakteri de düzgün rahat rahat nefret edemiyorum, umarım sakatlanır diye dua edemiyorum. nasıl bir belasın lan sen.
bu anlatacaklarımın takibi ve anlaşılması zor olabilir ancak son derece yalın haliyle anlatayım. ahir ömrümde ilk kez rezalet başlığı açıyorum, ufak tefek hatalarımı mazur görün lütfen.

her şey 17 şubat 2021 tarihinde vodafonedan playstation 5 siparişi vermemle başladı. çarşamba günü akşamüstü 5 sularında 2400 tl peşin ödemeli ve faturaya ek ayda 349 lira taksitlerle playstation 5 dijital sürüm siparişi verdim. türkiye'de ve dünyanın neredeyse her yerinde ciddi stok sıkıntısı yaşanan bu cihazı edinecek olmak haliyle mutlu etti. kredi kartımdan ön ödeme tahsil edildi ve güncel fatura tutarıma da ilk taksit yansıdı. bunun akabinde oturup siparişlerim ekranından ürünün kargoya verilmesini beklemeye başladım. siparişimin onaylandığı ekran görüntüleri (sipariş saati otomatik olarak 00:00 çıktı ancak ben çarşamba akşam 5te verdim dediğim gibi) de burada;

görsel

görsel

ertesi gün yani 18 şubat günü yine siparişi verdiğim saatlerde vodafone'dan tarafıma bir sms geldi ve ürünü iade talebimin kabul olduğu söylendi. buradaki en büyük rezalet ise iptali ben talep etmişim gibi göstermeleri ve olası bir itirazda elimi kolumu bağlamaları. gelen ilgili smsi buraya bırakıyorum;

görsel

tabii ki hemen vodafone'u aradım ve bana ellerinde stok kalmadığını bu yüzden siparişimi iptal etmek zorunda kaldıklarını söylediler. tabii ki hayli üzüldüm ve sinirlendim. ön ödeme miktarının bir hafta içerisinde tarafıma ödeneceği bilgisi ise beni daha çok sinirlendirdi. almak isteyip parasını ödememe rağmen alamadığım ürünün ücretini bir an evvel almak istedim ama hepinizin bildiği o müşteri hizmetleri zırvalarını dinledim. siparişimin iptali sonrası vodafone uygulamasındaki siparişlerim bölümünde yer alan ekran göruntüleri de bunlar;

görsel

bugün ise 6 mart tarihinde kesilecek olan güncel fatura tutarına baktım ve tutar hala 503 lira şeklindeydi. yani aylık faturama ek cihaz taksitli bedel. hemen vodafone'u aradım ve bu tutarın ne zaman düzeleceğini sordum. cevaben ilk taksitin bu ayki faturama yansıyacağını, ilerleyen aylarda faturamdan tutarın düşülerek iadesinin sağlanacağını söylediler. yani sipariş ettiğim ve ön ödemesini yapmama rağmen edinemediğim cihaz için mart ayında bir de fazladan 350 tl ödeyeceğimi öğrendim. bu miktar da azami 3 ayda tarafıma iade edilebilecek zira benim rutin vodafone telefon faturam 120 tl. tüm bu rezaletin üzerine, hani bazı anlar vardır sinirden yanaklarınız kızarıp karıncalanmaya başlar ve öfkeden kendinizi ifade edemez hale gelirsiniz ya, işte öyle birkaç saat yaşadım. en nihayetinde buraya bu başlığı açmaya, benim gibi vodafone mağdurlarına ya da olası mağdurlara derdimi anlatmaya geldim. öyle bir firma ki bu 2750 liramı fütursuzca gasp edip üstüne müşteri hizmetleri olarak hiçbir şey yapamayacağını söyleyecek kadar aymaz.

unuttuğum detaylar olduğu takdirde editlerim elbette, şimdi sinirden yastık yumruklamaya dönmem gerek.

edit1: başlığı anlık sinirle 2020 olarak açmışım moderatörlerden ricam 2021 olarak düzeltilmesi. entry içerisindeki yılı da düzelttim.
tembel anadolulular bir taraflarını kaldırıp, düşman işgaline tepki vermediklerinden; dağdan olmasa bile balkan'dan yani avrupa topraklarından gelip, türkiye cumhuriyeti'ni kuranlardır.

keşke dağdan gelirken bağdakileri de kovsaydık, orada hata ettik. görsel

edit: (bkz: incinmişsin) :)
zamanında 1 dolar iken almadımcı tayfaya sormak lazım. diyelim ki 1 dolar'dan 1.000 adet bitcoin aldınız. siz gerçekten 50.000 dolar olana kadar bekleyecek miydiniz? bu soruyu hiç kendinize sordunuz mu? hayır hiçbiriniz beklemeyecektiniz. gelecekten geçmişe bakıp yorum yapmak kolay!

kabul edin ki neredeyse hepiniz bitcoin 10 dolar'ı gördüğü anda satacaktınız. hatta ve hatta çoğunuz 2 dolara çıktığı anda satacaktınız. lütfen kendinizi kandırmayın.
allah rakibin, düşmanın bile haysiyetsiz şerefsiz olanını değil, mert olanını nasip etsin.

daha 23 yaşında, kimseye tersliği olmayan, her yerde yüzü gülen futbolcuya uzun süre sakatlık dileyen orospu çocuklarının duası kabul olmuyor allahtan.

çocuk öyle bir saplamış ki iki hafta sonra gecenin 3’ünde uyku kaçırtıp beddua ettiriyor.

daha izle, sene sonuna kadar saplamaya devam edecek.
gs'yi kayırmakla suçlanarak maç saatine kadar algılarla etki altına alınmaya çalışılan bu genç hakem çok değil bundan birkaç hafta önce var hakemi olarak görev yaptığı gs-başakşehir maçında maç 0-0 berabereyken çok tartışmalı bir pozisyonda orta hakemi var'a çağırarak gs aleyhine penaltı verdirtmiş ama guiliano penaltıyı kaçırmıştır. o penaltı golle sonuçlansa 1-0 yenik duruma düşecek gs belki de o maçı kazanamayacak ve yarışta ağır bir yara alacaktı. bu ülkeyi gerçekten seviyorum ama bazen bu ülkenin kindar, ön yargılı ve linç kültürünü içselleştirmiş insanından tiksiniyorum. normalde tarzım değildir ama içimde kalmasın, algınızı sikeyim orospu çocukları
eskiden, (bkz: kitap)

çocuk sahibi olmanın ve yoğun çalışma koşullarınin, biraz da geçirdiğim ağır depresyon ve hayatımın her alanına sirayet eden usengecligimin yansıması olarak doğru düzgün kitap okuyamayinca, sıralamada öne geçen, (bkz: parfüm)

son aylarda ise, yaşın da dante gibi ömrün ortasına gelmesiyle, dolgu, botox, cilt bakımı vb dermatoloji işlemleri.

20 li yaşlarında, entelektüel bir genç kadının, 35 yaşında bomboş ve sıkıcı bir kadına dönüşüm hikayesi... tür: dram.

20 yaşındaki ben şimdiki beni görse "nasıl yani, bu yasa gelip tüm dünya klasiklerini okuyup tüm dünyayı, hiç olmazsa tüm avrupa'yı dolasamadin mı?" diye beni yerden yere vururdu. özür dilerim canım kendim.
ne kadar güzel olmuş.gülüşü bile yeter ablamızın.
ama bizim genel kızlarımızın incileri dökülür,yapmazlar böyle. ölseler aşklarından,keçi gibi inat edip adam etsin diye beklerler.hatta laf sokup durur,hatırlatırlar sürekli.
ne de olsa onlar premmsess.
ahaha sahtekarlik yalan dolan ve propaganda platformu desene suna sen

misal ornek vereyim

gazetenin tekinde 13 tane rehinenin sehit edilmesi bir fiyaskodur yaziyor dogru mu?

el cevap: hayir yanlis 13 tane rehinenin sehit edilmesi bir basari oykusudur, bir kurulus dirilis saha kalkilistir dunya liderligidir.
devlet adamlığı nedir, nasıl devlet adamı olunur sorularının cevabıdır.

ama öcalan yaptıklarının hesabını vermedi maalesef saygıdeğer ecevit. hatta seçim propagandası olarak mektubunu okudu muktedirler.
sözde milliyetçi yardakçıları ''niye apo'nun sözünü dinlemiyorsunuz, onun dediği gibi akp'ye oy verin bre kürtler!'' diye hönkürdü.

yani siz vefat ettikten sonra işler iyice çığrından çıktı. baya komik, sirk gibi bir ülke olduk yani.

ruhunuz şad olsun, bu vesileyle sizin gibi değerli bir devlet adamını tekrar anmış olalım.

ekleme editi:

kendisi tüm dünyayı karşısına alarak milliyetçiliğin kitabını yazmıştır. tabii ki bedeli olmuştur. ambargolar, ekonomik krizler. akp'nin propagandası haline gelen yokluk günleri. ama ''dik dur eğilme'' gibi klişeleşmiş akp söylemi var ya... işte bu adam dik durmuştur.

https://www.youtube.com/…ab_channel=kemalisthareket

biz demirellerden, türkeşlerden milliyetçilik dersi almayız.
sevgili kardeşlerim;
biz milliyetçiliği; sokak duvarlarına değil,
kıbrısın topraklarına,
egenin deniz yataklarına yazmışız,
biz milliyetçiliği batı anadolunun haşhaş tarlasına yazmışız...

tekrar ruhun şad olsun güzel insan.
eskilerin diablo oyuncuları için bazı şeyler aynı kalacak.

yıl 2002

anne: oğlum haydi yeter! sabaha dersin yok mu senin?

—————————-

yıl 2022

eş: kamil haydi yeter! sabah işe gitmeyecek misin!
maç sonucu
türkiye 88-80 isveç

kazandık ama 13 sayı farkla kazanamadığımız için 2022 avrupa basketbol şampiyonası'nı garantilemedik henüz. bu akşam saat 20:00'de hollanda hırvatistan'ı yenerse garantiliyoruz.

eğer bu ihtimal gerçekleşmezse son maçta hırvatistan'ı yenersek garantiliyoruz. eğer kaybedersek hollanda'nın isveç'i yenmesi durumunda garantileyeceğiz. bu da olmazsa sonuncu olup eleniyoruz.
dünya üzerinde kendi milletinden olup da, dünyanın en iyi liglerinde oynayan kendi oyuncusundan bu kadar nefret eden bir millet yoktur. mide bulandırıcısınız.
-kaçıyorlardı ve çoğu yakalanıp çok daha zorlu koşullar ile yüzleşiyorlardı.

-kaçma potansiyeli olanlar elini kolunu sallayarak dolaşamıyorlardı. kölelerin daha rahat olduğu toplumlarda kaçmamaları için ekstra önlemler alınıyordu mesela böyle toplumlarda köleler ayırt edici kıyafet giymesi, traş edilmesi gibi önlemlerle toplumdan ayrışıyordu ve bu insanların şehirden çıkması yasaklanıyordu.

- bir kölenin kaçarken edinmesi gereken gereçler var, (yiyecek, kıyafet, silah) ve bunları edinmesini engelleyen kurallar vardı. örneğin bir köleye 20 gün yetecek gıdayı satan özgür insanın başı belaya girebilirdi.

-ulaşım özgür insanlar için bile zor ve tehlikeliydi. içine girince filmlerdeki gibi herkesin dönüp bakmayacağı yerleşim sayısı dünyada bile sayılıydı.

- kölelik deyince aklımıza ne yazık ki siyahi insanlar geliyor; bu insanların toplumda kamufle olması çok zordu veya çoğu toplumda savaşı kaybeden sağ düşman köleleştiriliyordu; savaşlarda edinilen köleler genelde farklı dil, aksan veya ırka mensuptu. götürüldükleri toplumda kamufle olmaları zordu.

- bütün kölelerin hayat koşulları berbat değildi.

- bazı insanlar köle olarak doğuyordu veya kölelik düzenine o kadar adapte oluyorlardı ki serbest bırakılınca bile efendilerini terk etmiyorlardı veya ifade ettiğim gibi bazı toplumlarda kölelerin hayat koşulları onları özgürlük arayışına motive etmiyordu.

günümüz dünyasında bile berbat hayat koşullarında yaşadığı halde hayati risk almayıp adapte olmaya çalışanlar var. gelişmiş dünyadaki en iğrenç göçmen kamplarının sağladığı maddi manevi refahı ortalama vatandaşına sağlamayan ülke sayısını düşünmek gerekir. insan en zorlu koşullarda bile varlığını, mevcut durumunu sürdürmeyi öncelikli tutuyor.
niye kuş severlere duyulmuyor bu nefret? ya da balık seven insanlara?

sharpei besliyorum. o yüzden diğer köpek sahipleriyle içli dışlıyım. çoğu akıl hastası. insanlar haklı yani. "sahibiyim diyemezsinnn tamam mııııı!!" yapan bile var bu ruh hastalarının içlerinde. kediciler gezdirmeye çıkarmadıklarından dikkat çekmiyor. ama bunlar her yerdeler.

hayvanjm hayvan olduğunu unutup akıl hastası gibi hareketler sergilerseniz tabii nefret eder insanlar.
sapla samani ayiramayan guzel ulkemin insanlari...

adam uzunca yazmis ozet geceyim; senin kendi kendine cabaladigin egitim seni geriye goturmez ancak ilerde milyoner olma hevesinin ucundan kiyisindan gecirmez cunku sen hamster olmaya devam edeceksin diger milyonlar gibi. bunu anlatmaya calisiyor. fare kapaninda peynir yakalamaya calisan fare hissiyatindayiz cogumuz aldigimiz onca egitim bir baska patronu zengin etmek icin bunu anlatmak istiyor. olay bundan ibaret. sen gecelerini gunduzlerini verdin iyi bir yasam icin ancak aldigin 5-10 bin tl ile milyoner olamazsin. gecici milyoner hic olamazsin diyor olay bu. otur yat gotunde pireler ucussun demiyor. sinif bilinci bende bile 26 yasimdan sonra gelisti sizi de anliyorum.
faşist olsa, hangi partide yer alacağını hepimiz biliyoruz. utanmadan yazabiliyor bunu, nerdeyse her ırktan, fikirden, cinsiyetten insanın hakkını savunan adam için diyor bunu.

haber linki paylaştığı için hapis cezası verilmiş kendisine. bariz bir şekilde pisliklerini hiç korkmadan ortaya serdiği için talimatla verdiler cezayı.
şu hayatta bunu yapanlar kadar kimseden iğrenmiyorum. son zamanlarda her yerde okumaya başladım. bir sürü böyle pis kalpli yaratık türedi. bir kediyi eve alıştırıp sonra arabaların altına ittirmek bu. sizin elinize düşen zavallı kedilere o kadar üzülüyorum ki.
sigara paketi mi bu, yırtılmış çorap mı, çikolata kağıdı mı?! bir kutu içinde ya da doğrudan sokağa bırakırken hiç mi vicdanın sızlamıyor? olmayan şey nasıl sızlasın değil mi? her bir kedinin ahı var üzerinizde. iğrençsiniz demiş miydim?

tanım: iğrenç insan davranışı. insan dedim ama kusura bakmayın.
ister istemez daha gelişmiş bir ülke olurduk, çünkü ab üyesi olurduk. siyasal islam diye bir bela da olmazdı başımızda. standart olarak slovenya gibi bir şey olurduk. sekülerizm de daha etkili olurdu.

ha bir de katolik değil ortodoks olurduk.
mahkeme gerekçesini çok merak ettim. kadın ulusal bir kanalda 80 milyon önünde dans ettiyse buna özel hayat, unutulma hakkı gibi gerekçelerle erişim yasağı getiremezsiniz. aksi halde açık giyinme, dans etme gibi eylemleri kriminalize etmiş, utanılacak bişeymiş gibi kabul etmiş olursunuz.
ertesi gün yapacağım kahvaltı için çok sevdiğim yiyecekler alıyorum, sırf onları yiyebilmek için erken kalkıyorum.
akp'nin o dönemler göz yumduğu fotoğraflardır.

ülkücü gençler bu iktidarın yapamadığını yapmaya çalışmış ve üniversite içine yuvalanmış pkk sempatizanı öğrencilerle mücadele etmek zorunda bırakılmışlardır.

o dönemde bu mücadeleyi vermiş öğrencilerin destek verdiği sözde milliyetçi parti ve bu olaylara göz yuman megri megri partisi şu an kol kola vermiş fırat'ın üzerinden milliyetçilik kasmaktadır. ne büyük utanç.

türkmen beyi o zamanlar ne güzel konuşuyormuş.
https://www.youtube.com/watch?v=xu2-_l-0xkq&t=1s
bütün gün boş evde boş boş oturan, belki de yalnızlıktan mantıklı kararlar alamayacak hale gelen adamın aldatma ihtimali düşük ama çalışıp ailesini geçindirmeye çalışan adamın aldatma ihtimali yüksek…

bana çok mantıklı geldi.
nerede nasıl konuşması gerektiğini bilir. empati yapabilir. kelimeleri seçerken karşısındaki insanda nasıl bir etki yaratacağını bilir. ama gelin görün ki kitap okuyan erkek sayısı bir elin parmağını geçmez. şeyma subaşı daha çok ilgilerini çekiyor sanırım. kitap okuyan erkek 2-0 öndedir benim gözümde. diğerleri ağzı ile kuş tutsa nafile