son üç aydır bazı psikolojik rahatsızlıklarımdan dolayı hayatım sekteye uğradı. son senemde okulumu dondurmak zorunda kaldım. boş zamanım fazlasıyla arttı. bu zaman dilimlerini kitap okuyarak değerlendirmek istedim. hayatım boyunca ihmal ettiğim çoğu klasik kitabı okudum. düzenli olarak neredeyse her gün bir kitap bitirdim diyebilirim. neredeyse her gün farklı deneyimlere, farklı dünyalara tanıklık ettim. kitaplardaki insanlarla güldüğüm de oldu, gözlerimin dolduğu da. bu zor zamanlarımda ihmal ettiğim o çoğu yazar hiç ummadığım bir şekilde bana yardımcı oldu diyebilirim. konur sokakta, karanfil sokakta kitap satan insanlarla arkadaşlıklar kurdum.
bir biraya on lira vermektense artık o parayı kitaba harcamaya başladım ve çay içme alışkanlığı kazandım. karanfil sokakta kitap satan bir arkadaş kitap takas etmeyi teklif ettiğinde mutlu oldum. bu takas bir kitap karşılığında bir kitap vererek gerçekleştiği için vicdanım rahatsız olmaya başladı. ben de kendisinin bu jesti karşılığında evdeki kitaplarımı parça parça ona vermeye başladım. aramızda sözsüz, tatlı bir anlaşma oluştu. bu akşam hep ihmal ettiğim kitaplardan birini daha alarak (bkz:
çanlar kimin için çalıyor) sıklıkla gittiğim bir bara giderek çayımı yudumladım. bu topraklardaki insanlar barda kitap okuyan erkeklere pek alışkın değilmiş onu öğrendim. insanların ön yargıları, şekilcilikleri rahatsız edici. barda kitap okumaya ilk başladığım vakitler bir ayıp işliyormuşcasına huzursuzluk hissediyordum. şimdilerde barın müdavimi olan çoğu kişi bana alıştığı için rahatsızlık hissetmiyorum. kitap okumak için bar tercih etmek sizlere pek mantıklı gelmeyebilir. çoğu insan için de çok mantıklı gelmiyor. insan kalabalığı, müzik gürültüsü rahatsız edici kabul ediliyor. şahsen ben insanların gürültüsünden sebebini bilmediğim bir şekilde keyif alıyorum. insanlarla iletişim kurma konusunda sıkıntılar çektiğimi fark etmiş olabilirsiniz. doğrudur. insanlarla iletişim kurmaktan hayatımın bu noktasında keyif almıyorum. ama onların yanında, onların gürültülerinin arasında kendimi garip bir şekilde güvende ve huzurlu hissediyorum.
son üç aydır nispeten daha huzurluyum. hiç tanışmadığım o güzel yazarlara teşekkürlerimi sunuyorum.