Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
bak canım kardeşim, ben şu an iş yerindeyim. ofisteyim. virüs tek kale maç yapıyor burada. tüm yöneticiler, bir üst yöneticinin götünü yalamakla meşgul. siz evde kalın deseniz de bizim evde kalmamızın imkanı yok bu paragöz orospu çocukları olduğu sürece. o kadar korkuyor ki müdürüm, madenci maskesiyle geliyor işe, hani altı vanalı olanlar. biz mi? biz o paçavradan bozma, bir boku engellemeyen, uzun süre kullanımda ciğerleri berbat eden düz maskelerden kullanıyoruz. sosyal mesafe falan hak getire. ve ben durumum gereği 60 yaşında babamı her gün görmek zorundayım.

hal böyleyken, kendisinin sokağa çıkma yasağının çıkması dışında yapacağı her açıklama bomboş açıklamalardır. karşı apartmanımızda biri koronadan öldü. apartmanı karantinaya aldılar. biz hala haşere gibi sağa sola çıkmak zorunda kalıyoruz. neden? devletin bana 2 hafta bakacak parası yok. ihtiyat akçesini yeyip bitirdiler. böyle günler için lazım olan parayı...

gidin imf'den borç alın gerekirse, cana geleceğine mala gelsin. ölüyoruz sayın bakanım. tek tek ölüyoruz. o açıkladığınız sayıların hepsi can, istatistik değil. ha son olarak; iş yerinden selamlar, patronun da selamı var.

edit: yine boş yapıyor. yemin ederim babam zorla bayram namazına götürmüş de mecburen hocanın vaazını dinliyormuşum gibi hissediyorum. o kadar boş yapıyor.
dünyadaki en amatör işleri yapan bir devletiz. alınan hiçbir kararda profesyonel davranılmıyor. eğitim sisteminin bu kadar değişmesi ve başarısızlığı da, ülkede üretimin bitmesi de, geçmeden para ödenen köprüler de, hasta garantili hastaneler de hepsi argenin olmaması,bilimden faydalanılmaması, ben dedim olduyla alınan saçma sapan kararlar ve yıkıcı sonuçları...

ptt'de yaklaşık 40 bin personel var ve bunun da 15000'i de dağıtıcı. bu bilgi benim elimde bile var ve 15000 kişiyle yaklaşık 35 milyon haneye kısa sürede dağıtım yapamazsınız. bir dağıtıcı hiç durmaksızın çalışsa günde en fazla 100 haneye dağıtım yapabilir. bu da, maskelerin dağılmasının, hiç durmadan tam kapasite çalışılsa bile 25 gün süreceği sonucunu çıkarır. kaldı ki bu hesapta, dağıtıcıların maske dağıtma işi haricinde başka hiçbir işi olmadığı varsayılmıştır.

işte bu adamlar ülke yönetiyor, ekonomiyi, eğitimi, güvenliğimizi yönetiyor. basit bir hesabı yapamayanlar kaderimizi belirliyor. yazıklar olsun, diploma şart!
polis ve asker, evlere sipariş götürüyor, yollarda ateş ölçüyor, ihtiyaç sahiplerine paralarını dağıtıyor, mekanları denetliyor, berberleri denetliyor, amcaları, veletleri denetliyor, bunların yanında kendi adli işlerini de yapıyor. bunlar memur değil mi kendi işleri dışındakileri yaparken böyle bir durumda sen hangi ülkenin evladısın da elini taşın altına koyarken bas bas cıyaklıyorsun? yazıklar olsun. oturun evinizde bir sike derman olmayın.
bugün, dünya için hiçbir anlamı olmayan ama benim için kocaman olan bir şey gerçekleşti.

kısa bir süre önce kurduğum minik şirket, bugün ilk işini almış bulunmakta. bir aksilik çıkmazsa tabii ilk işim olacak kendisi.
öyle büyük bir iş değil ama benim için çok önemli. biraz kötü bir dönemde olsa da yine de çok sevindim. iş; şehir dışında olduğu ve büyük şehirlere giriş çıkış yasak olduğu için nasıl olacak bilmiyorum ama araştıracağım. çalışma izni alınıyormuş diye söyledi arkadaşım.

bu haberi söylemek istediğim birkaç insana söyleyemedim. umarım öğrendikleri zaman benim kadar sevinirler.
baslikta cok sacmalanmis tekrar yaziyorum.

s. devlet isterse bunu yapabilir mi? super mega ultra uctan uca sifreleme beni korumaz mi?
y. yapabilir, korumaz, telefona fabrika cikisi/ulkeye girisi atacagi kucuk bir yazilima bakar. hic oyle signal processing havadaki elektrik dalgalarindan cikarim yapma gibi fantastik olaylara gerek yok :d sizin "private key" iniz zaten telefonunuzda duruyor. ama zaten boyle bir oem yazilimla private key e de ihtiyaci kalmaz. uygulamaya klavyeden yazilar gitmeden sniff eder olur biter.

s. boyle bir sey gerceklesir mi?
y. olmaz, devletin bunu yapabilmesi icin 10larca konvansiyon cignemesi lazim. bu durumda whatsapp dertlerimizin en kucugu olur.
çocuk, elbette bir terör örgü üyesi olup öldürülmüş olabilir, ama hiçbir ana bunu hak etmiyor. bunu gülecek densizinde amına koyarım. ölen kişiye istediğiniz küfürü edin, lakin orospu çocukluğu yapmayın.
edit: alttaki arkadaş baya vatansever herhalde. öyleyse gel, ülkene hizmet et.
edit2: gelmezsen amk.
edit: arkadaş, abdullah öcalan değilim. bana gelip ne kızıyorsunuz lan.
edit4: havlamayın da favlamayın da. alttaki yavşak alamancıya yönlendiriyorum sizi.
edit5: alttaki alamancı pezevenk, uzaktan uzaktan ne ötüyorsun lan. gelme lan bu ülkeye, kanı bozuk köpek.
günlük vaka sayısı 5.000'e yaklaşmış durumda. gidişat kötü havaların ısınmasıyla millet dışarı daha çok çıkmak isteyecek daha çok vaka ile karşılaşabiliriz.

ekleme: bu vaka sayısını 2 3 hafta önce italya ve ispanya'da görüp dehşete kapiliyorduk, bizde bu da normalleşti. çok enteresan.
berfin'in yaşadıklarını yaşasa intihar edecek onlarca insan var. bu kız başına gelen bu korkunç olayla savaştı, hakkını aradı. şimdi ne oldu da geldi bu af kararı? ya psikolojisi çıkmaz bir halde, ya da sindirilme/baskı var.

bu olayı yaşamış bir kadının kendi hür iradesiyle böyle bir karar aldığına inanmak için sosyolojinin ve psikolojinin sözlük anlamlarını bilmiyor olmak lazım. gördüğü şiddetin haddi hesabı yok. psikolojik/fiziksel şiddet gören insanın ruhu yara alır ve bu yara öyle kolay kolay geçmez. kadınlar da buna sürekli maruz kalıyor. kötü niyetli davranıp sürekli kadınları suçluyorsunuz.
kedidir efendim. eğer cevval bir çocuksa kökünü kurutur. ne akrep kalır ne böcek. kalacak yer ve mama karşılığında güvenliğinizi sağlar. ne ssk ister ne izin ister. bir yavru kurtarın sokaktan, olsun böceklere karşı size kalkan.

kedi değildir denmiş. benim oğlanın kaç leşi var hatırlamıyorum. mahalledeki kediler buna karın deşen münir diyor. hamam böceği, bok böceği, yavru akrep, arı, at sineği, kara sinek, kırmızı desenli böcek şu ana kadar temizledikleri arasında. uçanı kaçanı affetmiyor anlayacağınız. öyle çingene mahallesinde de bulmadım. küçüklükten alıştıracaksınız. öyle el bebek gül bebek yok. münir oğlum yat yere hadi 10 şınav.

ekleme: senin kedin nasıl böyle tarzında çok soru geldiği için ev kedilerini vahşileştirme rehberi adlı çalışmayı yakın zamanda bilgilerinize sunacağım. artık evlatlarımız kucakta minnoş sahada aslan kral olacak.
ptt'nin yapamayacağı açıktı. ptt dediğin kurumun böyle bir gücü yok. türkiye'deki her evi her gün kapı kapı dolaşıp imza ile bu işleri halledebilecek bir kurum değil ptt.

lakin eczaneler de bu olayla felç olabilir. herkesten kimlik al, sisteme gir, kontrol et maske ver.

e bunları yaparken eczane normal insanlara nasıl hizmet verecek? manyak mısınız abicim siz? şu inadınızdan vazgeçsenize. yerel yönetimlere versenize şu işi artık. bak anakent belediyeleri demiyorum, yerel belediyeler. şişli'ye şişli belediye'si dağıtsın, bağcılar'a bağcılar. adamların bunun için tonla ekipleri var.

eczane'yi tamamen devre dışı bırakacaksınız, inatla insanları evinden çıkarmaya, yayılımı artırmaya çalışıyorsunuz sanki, önce yardımları ptt'ye verdiniz millet yığıldı, şimdi maskeyi eczaneye. bedava şeyleri sokaktaki çük kadar alanlardan dağıtmayı bırakın. ptt örneğinden ders alın bari. bedava deyip herkesi eczaneye yığacaksınız, sonra basına yansıyınca tıpkı ptt gibi, bunu da kaldıracaksınız. olan yine oraya giden hastanın bulaştıracağı sağlıklı kişilere olacak. aklınızca sosyal mesafe korunacak değil mi?
sütlaç
baklava, sütlü nuriye gibi baklava kökenli her tatlı
antepte yediğim o katmer ama kaymaklı olacak.
tahinli bol fıstıklı kabak tatlısı

tahin yerine %100 fıstık ezmesi de kullanılabilir. zaten gerçek %100 fıstık ezmesi tahin gibi oluyor.
hayvansal gıda almayan insanların deliler gibi takviyelere(demir, b12 vb. hapları) ihtiyaç duyduğundan bihaber, eti çiğneyebilmek için dişlerimizin bulunduğunu yok sayan, otçul hayvanların otları sindirebilmek insanlardan çok farklı sindirim sistemine sahip olduğunu bilmeyen, ilk insanların yani hayatta kalan atalarımızın zevkten avcılık yaptığını zannedenler "insanın et yemesi zaruretten değil tamamen damak tadı ve alışkanlıktan ileri geliyor." yazıyor ya... allah akıl fikir versin.
covid hastalarına bakan bir yoğun bakım çalışanıyım. ben de pek çok meslektaşım gibi ne kadar olacağını bilmediğim bir süreliğine ailemden ayrıldım. en temel gereksinimlerimiz olan kalacak yer, koruyucu ekipman gibi ihtiyaçlarla ilgili bir sıkıntım yok. çalıştığım kurumda çok şükür malzeme eksiğimiz yok. en azından şimdilik. ilerleyen zamanlarda olursa yazarım. ama bu platformda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. çok güzel düşünülmüş. eminim bunu gören tüm sağlık çalışanları benim gibi çok duygulanmışlardır. varolun..
hep soylerim turkiye parasi olana cennet.
parasi olmayana cehennemdir.

fransiz da akilli alanya’ya yerlesmis, emekliliginin keyfini suruyor tabi...
metrobuse de bekleriz...

edit:
demişler ki fransız neden akıllı...
arkadaşlar fransa en düşük emekli maaşı 1100 euro.
adam tek başına emekliyse 8000 tl aylık,
karı koca emekli olsalar 16000 tl aylık.
o da asgari ücretten emeklilerse.
yok beyaz yakalı emekliyse düşünmek dahi istemiyorum...
gelecek kaygısı çok yüksek boyutlara vardı çünkü artık uzak gelecek değil çok yakın gelecek için de telaş eder olduk.

insan aşırı sosyal bir canlı türü. uzun süreler yalnız ve izole durarak kimliğini koruyamaz. bu çıkın dışarı demek değil, var olan endişenin sebebini anlatmaya çalışıyorum.

diğeri de ekonomik durum. benim bu karantina boyunca gelirim sıfır. şu toplanan bilmem kaç milyar lira yardıma da nasıl ulaşacağımı bilmiyorum bütün yolları kapatmışlar e-devletten vs. zor durumda olan devlete ulaşsın diye karizma yapmak kolay tv'lerde.

siz de işim aşım hazır, memurum diye düşünmeyin, yarın bir gün allah muhafaza hızlıca dibe batsak kim çıkıp benim yüzümden diyecek?

salgını devletler üstü kabul ettik ancak sonuçların ne kadar vahim olacağı tamamen yönetimle ilgili. fakirim ne yiyeceğim diyen adama eleştirdi diye soruşturma açılıyor. sen ne ihtiyacım var diyorsun ki bre nankör, sessizce ölsene!