rizespor başkanına verilen cezadan sonra dalga mı geçiyorsunuz. onumuzdeki ilk maçta hocanın yardımcısı da çıkıp aynı aciklamayi kelime kelime yapsın bakalım kac maç ceza verecekler.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
ben türk milli takımını tanıyorsam bu maçı kaybederiz ve eve döneriz. çünkü türklük bunu gerektirir.
yazıklar olsun.
vay be! bir de şurayı hala görmeye giden var. beton görmek isteyen ankara' ya falan gitsin, en azından daha az arap görür.
başıma bir şey gelmeyecekse beğendiğim bir hamledir. böyle böyle 100 yıl sonra uzay çağını yakalayacakmışız gibime geliyor.
tasarımı bence hoş. pek özgün olmasa bile beğendim yani. tabii özelliklerini de incelemek gerekiyor. ekşi ergenleri genelde gmc veya hummer kullandıkları için sırf yerli diye yermeye başlr az sonra.
tasarımı bence hoş. pek özgün olmasa bile beğendim yani. tabii özelliklerini de incelemek gerekiyor. ekşi ergenleri genelde gmc veya hummer kullandıkları için sırf yerli diye yermeye başlr az sonra.
.mina koyim içmeycem şunu. her defasında bakkalda. bazen para üstü alırken “halk ağır vergiler altında eziliyordu...” demeyi ihmal etmiyorum.
jetgiller
önden not: beşiktaş
bu gerçekse eğer resmen “sikerler adaleti, tarafsızlığı; siz kimsiniz, biz ne istersek o” demektir.
bundan başka bişey yazmama gerek yok sanırsam.
yazık.
edit: şunu belirtmeyi unuttuk. velevki terim alenen federasyona, rakip kulüplerine vs “alayınızın amına koyayım şerefsiz köpekler” vs gibi ağır bir küfür etti. bu durumda bile, tarafsız organ, cezayı imalı bir saatte vermemeliydi.
bu gerçekse eğer resmen “sikerler adaleti, tarafsızlığı; siz kimsiniz, biz ne istersek o” demektir.
bundan başka bişey yazmama gerek yok sanırsam.
yazık.
edit: şunu belirtmeyi unuttuk. velevki terim alenen federasyona, rakip kulüplerine vs “alayınızın amına koyayım şerefsiz köpekler” vs gibi ağır bir küfür etti. bu durumda bile, tarafsız organ, cezayı imalı bir saatte vermemeliydi.
`zaten reis faizleri düşürdü bu neyin korkaklığı ya erkek ol azıcık` diyen bir sevgili iceren serin hikaye.
(bkz: irish luck)
bir kolye istedim irlandadan gelen arkadaşımdan. yahu o yoncayı taktığım anda bir işim mi rast gitmez.
bir kolye istedim irlandadan gelen arkadaşımdan. yahu o yoncayı taktığım anda bir işim mi rast gitmez.
"müdür yardımcılarının evde bakım için kullandığı clio araçları makam aracı gibi gösteriyorlar" dedi ya la :)
müdür yardımcısı bizzat evlere cliolarla bakım yapmaya gidiyormuş galiba.
müdür yardımcısı bizzat evlere cliolarla bakım yapmaya gidiyormuş galiba.
benim bu konuda aklımın almadigi bir husus var.
hem fenerli hem de chp'li bir şahıs, "şike yoktur ama ayakkabı kutuları vardır!" mi diyor şimdi şaka maka?
hem fenerli hem de chp'li bir şahıs, "şike yoktur ama ayakkabı kutuları vardır!" mi diyor şimdi şaka maka?
uzun suredir psikolojik olarak çökkün, kendisini evladina adamış ve kendi benliginden vazgecmis biri olarak, bir suredir bu gidişata bir dur deme fikri hep aklimdaydi. ama bir türlü eyleme dökemiyordum.
bu gece ise harekete gecmeye karar verdim durup dururken. once kendimi degistirmekle baslayacagim. daha cok gulup daha az aglamak, daha saglikli beslenme, daha cok spor ilk sirada geliyor.
hic kimse icin degil, sadece kendim icin her gün fönlü ve makyajlı gidecegim işe. kiyafetlerimi rastgele degil, en kaliteli magazalardan seçeceğim.
33 yil yasadim. bir bu kadar daha yaşar mıyım bilmiyorum. ama kalan ömrüme pişmanlık değil, özgüven ve gurur hakim olsun istiyorum.
bu gece ise harekete gecmeye karar verdim durup dururken. once kendimi degistirmekle baslayacagim. daha cok gulup daha az aglamak, daha saglikli beslenme, daha cok spor ilk sirada geliyor.
hic kimse icin degil, sadece kendim icin her gün fönlü ve makyajlı gidecegim işe. kiyafetlerimi rastgele degil, en kaliteli magazalardan seçeceğim.
33 yil yasadim. bir bu kadar daha yaşar mıyım bilmiyorum. ama kalan ömrüme pişmanlık değil, özgüven ve gurur hakim olsun istiyorum.
güzel kız olduğuna inanıyorum ama güzel kızın burdan biriyle tanışıp fotoğraf falan atıcağını kendini beğendirmeye çalışacağını sanmıyorum.
binali yıldırım gibi bir sürü sene bakanlık ve başbakanlık yapmış, tüm saray ve etrafı tarafından desteklenen çok güçlü bir adaya karşı istanbul'da %55 oy alarak ibb başkanı olmuş kişi. nokta.
bi bitmediniz aq izdivaç programı mı lan burası?
- 2 maç versek derbide takımın başında bu adam
+ 3 maç verelim?
- çok belli olmaz mı?
+ o zaman 4 verelim tahkimde 3’e indiririz hem kimse çakozlamaz, heheh.
+ 3 maç verelim?
- çok belli olmaz mı?
+ o zaman 4 verelim tahkimde 3’e indiririz hem kimse çakozlamaz, heheh.
''klinik psikologum'' deyip buradan nasıl sorular gelmesini bekliyorsunuz? insanların dertlerini dinleyip genel-geçer cevaplar vereceksiniz ve bu da bir boka yaramayacak meslek erbabı olarak siz de bunu biliyorsunuz. o zaman buraya gelmenizin amacı ne? pr yapıp seans ücretinizi daha da mı yükseltmek?
hayal edilen : araba
sahip olunan :
sahip olunan :
döndüğünde 1 posta daha aktroll şutlayıp malum vakıfların arpasını kesmek için enerji topluyordur.
allah kahretsin ki bunların tamamını asmamış paşam. ah paşam ah. asacaktın tüm din tüccarlarını da böyle üreyip çoğalamayacaklardı şerefsizler. böylesine sapkın bir tarikattan herşey beklenir. önceden de yazdım, yine yazıyorum. bunlar günü gelecek fetoştan da beter bir hal alacak. hatta ve hatta fetoştan boşalan koltuğa oturmuşlar bile.
hastalığı üzerinden prim yapmakla suçlanmasının tek sebebi ezik olmaması. yüce milletimiz ezik, pespaye ve zavallı olmayan, kötü bir durumda bu özelliklerin dozunu artırmayan insana güceniyor, ondan irrite oluyor. neslican hayatımda gördüğüm en güçlü insanlardan biri, ne hak etmediği bir yere hastalığını kullanıp dilenerek geldi ne de insanımızın merhamet gösterme eşiğini aşmak için yıkıldım, mahvoldum edebiyatı yaptı. hep dipçik gibi, dimdik durdu.
başta twitter olmak üzere, burası dahil her sosyal medya aracını açtığınızda aynı şeyi göreceksiniz:
"kendimi hiç sevmiyorum, intihara meyilliyim, hayat çok boş ve acımasız, haftada 1 yıkanıyorum, 95 kiloyum, makyaj yapmıyorum, suratım komedon içinde, sakalımda böcekler yuvalandı, parasızım çünkü para kazanmak için hiçbir girişimim yok ve bununla gurur duyuyorum, sonunu düşünmeden çocuk yaptım şimdi ailecek sürünüyoruz, kendime ait bir hayatım yok, anamın babamın kaynanamın sevgilimin akrabalarımın arkadaşlarımın kölesiyim, 15. kez beş para etmez birine aşık oldum şimdi aşk acısından kusa kusa ağlıyorum, acılarımdan asla kurtulmaya çalışmam, bilakis 3 birimlik acıyı 30 birim haline getirip don lastiği gibi sündüre sündüre yaşarım çünkü acı çekmek harika, hayatla mücadele etmiyorum gelen vuruyor giden vuruyor, başıma gelen her şeyin suçlusu başkaları, hep iyi niyetimden kaybettim, tam bir asosyalim evden günlerce çıkmıyorum, çok çirkinim, kıllarımı almıyorum, aşırı değersizim, depresyon hırkamı giydim katatonik gibi sallanıyorum" - dersen ooo harikasın, senden öte kral yok, muhteşem birisin, işte gerçek bir insan, ne kadar alçakgönüllüsün, alkışlar alkışlar...
"kendimi çok seviyorum, son derece akıllı, güzel/yakışıklı, güçlü, komik, zeki buluyorum, yılmıyorum başıma gelenle kanser de olsa her zaman mücadele ediyorum, köşeye çekilip zırıl zırıl zırlamıyorum, bana iyi gelmeyen şeyleri hayatımdan 3 saniyede çıkarıyorum, ailemle aram iyi, muhteşem arkadaşlarım var, başarılıyım, sevmediğim hiçbir şeyi yapmama lüksüne sahibim, zor zamanlardan geçsem de her zaman bir çıkış yolu arıyorum, kendime çok iyi bakıyorum, bireyim, kişisel alanım konusunda hassasım, ne yaşarsam yaşayım dışıma da içime de özen gösteriyorum, yaşadıklarımdan aldığım dersleri unutmuyor ve doğru insanları seçiyorum, gereksiz acılarla vakit kaybetmiyorum, sosyalim, geziyorum eğleniyorum, şu hayattan çok zevk alıyorum ve doya doya upuzun yaşamak istiyorum" dersen duyacakların: egoist, kendini beğenmiş, sahte, bencil, primci, narsist, duygusuz, lanet olsun sana, keşke 3 kasa domates olsa da suratına fırlatsak.
dünya üzerinde hiçkimse kanserinden prim yapmaz arkadaşlar, aksini düşüneni herhangi bir onkoloji servisinde bir hasta yatağının başına bekleriz. buraları illa ki okuyorsun neslican, lütfen hiçbir zaman olumsuz şeyleri kafaya takma, çünkü kendinden nefret eden ve bu yüzden başka birine yapay bir merhamet göstermek -aslında onun durumu üzerinden kendi durumuna şükretmek- için o kişinin de amansız bir zavallı olmasını bekleyen insanlar hep var olacak. sen kanseri yendiğinde de, orta yaşlı bir kadın olduğunda da, dünyanın öte ucuna gittiğinde de. hiç takmadan bu öncesi ve sonrası olmayan tek hayatın için mücadeleye devam et, seni çok seviyorum. bir de 1 milyonuncu kez de olsa söylemeden geçemeceğim, o ne güzelliktir kardeşim!
başta twitter olmak üzere, burası dahil her sosyal medya aracını açtığınızda aynı şeyi göreceksiniz:
"kendimi hiç sevmiyorum, intihara meyilliyim, hayat çok boş ve acımasız, haftada 1 yıkanıyorum, 95 kiloyum, makyaj yapmıyorum, suratım komedon içinde, sakalımda böcekler yuvalandı, parasızım çünkü para kazanmak için hiçbir girişimim yok ve bununla gurur duyuyorum, sonunu düşünmeden çocuk yaptım şimdi ailecek sürünüyoruz, kendime ait bir hayatım yok, anamın babamın kaynanamın sevgilimin akrabalarımın arkadaşlarımın kölesiyim, 15. kez beş para etmez birine aşık oldum şimdi aşk acısından kusa kusa ağlıyorum, acılarımdan asla kurtulmaya çalışmam, bilakis 3 birimlik acıyı 30 birim haline getirip don lastiği gibi sündüre sündüre yaşarım çünkü acı çekmek harika, hayatla mücadele etmiyorum gelen vuruyor giden vuruyor, başıma gelen her şeyin suçlusu başkaları, hep iyi niyetimden kaybettim, tam bir asosyalim evden günlerce çıkmıyorum, çok çirkinim, kıllarımı almıyorum, aşırı değersizim, depresyon hırkamı giydim katatonik gibi sallanıyorum" - dersen ooo harikasın, senden öte kral yok, muhteşem birisin, işte gerçek bir insan, ne kadar alçakgönüllüsün, alkışlar alkışlar...
"kendimi çok seviyorum, son derece akıllı, güzel/yakışıklı, güçlü, komik, zeki buluyorum, yılmıyorum başıma gelenle kanser de olsa her zaman mücadele ediyorum, köşeye çekilip zırıl zırıl zırlamıyorum, bana iyi gelmeyen şeyleri hayatımdan 3 saniyede çıkarıyorum, ailemle aram iyi, muhteşem arkadaşlarım var, başarılıyım, sevmediğim hiçbir şeyi yapmama lüksüne sahibim, zor zamanlardan geçsem de her zaman bir çıkış yolu arıyorum, kendime çok iyi bakıyorum, bireyim, kişisel alanım konusunda hassasım, ne yaşarsam yaşayım dışıma da içime de özen gösteriyorum, yaşadıklarımdan aldığım dersleri unutmuyor ve doğru insanları seçiyorum, gereksiz acılarla vakit kaybetmiyorum, sosyalim, geziyorum eğleniyorum, şu hayattan çok zevk alıyorum ve doya doya upuzun yaşamak istiyorum" dersen duyacakların: egoist, kendini beğenmiş, sahte, bencil, primci, narsist, duygusuz, lanet olsun sana, keşke 3 kasa domates olsa da suratına fırlatsak.
dünya üzerinde hiçkimse kanserinden prim yapmaz arkadaşlar, aksini düşüneni herhangi bir onkoloji servisinde bir hasta yatağının başına bekleriz. buraları illa ki okuyorsun neslican, lütfen hiçbir zaman olumsuz şeyleri kafaya takma, çünkü kendinden nefret eden ve bu yüzden başka birine yapay bir merhamet göstermek -aslında onun durumu üzerinden kendi durumuna şükretmek- için o kişinin de amansız bir zavallı olmasını bekleyen insanlar hep var olacak. sen kanseri yendiğinde de, orta yaşlı bir kadın olduğunda da, dünyanın öte ucuna gittiğinde de. hiç takmadan bu öncesi ve sonrası olmayan tek hayatın için mücadeleye devam et, seni çok seviyorum. bir de 1 milyonuncu kez de olsa söylemeden geçemeceğim, o ne güzelliktir kardeşim!
böyle şeyler için neden heyecanlanıyorsunuz gidin porno izleyin madem hiç olmazsa kendinizi kücük düşürmezsiniz
hic tasvip etmedigim durum.
insanin kendi seyircisine saygisi olmali. insanlar seni izlemeye geliyor sen karsilarinda raki iciyorsun.
keske seyirciye de plastik bardaklarda ikram etseydi, cani ceken olur.
insanin kendi seyircisine saygisi olmali. insanlar seni izlemeye geliyor sen karsilarinda raki iciyorsun.
keske seyirciye de plastik bardaklarda ikram etseydi, cani ceken olur.
birincinin olabilme ihtimali matematiksel olarak kanitlanmistir. ve olma yüzdesi gayet yüksektir. digeri ise sadece ortadoguda dogdugun icin inanman gereken hurafedir. zaten nedense dünyanin baska yerlerinde de görülmez.
edit: https://youtu.be/t5kue6xq-zw dünya disi yasamin formüle edilis sekilleri
edit2: hala x yerde hayaletler, cadılar var vs diyolar. tamam işte bizde cin, batıda hayalet, hindistanda fil kafalı adam, japonya’da küçük kız çocuğu. hepsi tenhada yaşanıyor. fil görmemiş kültür fil mitine sahip olsa anormal derdim, ama hepsi açıklayamadığı şeye kendi kültüründen bişey bulmuş. cin başka yerde yok, çekik gözlü küçük kız görmek da bizde yok. zihinsel stabiliteye sahip olan insan bunun beynin, kişisel kültürel korkularına göre bir oyunu olduğunu anlar.
edit: https://youtu.be/t5kue6xq-zw dünya disi yasamin formüle edilis sekilleri
edit2: hala x yerde hayaletler, cadılar var vs diyolar. tamam işte bizde cin, batıda hayalet, hindistanda fil kafalı adam, japonya’da küçük kız çocuğu. hepsi tenhada yaşanıyor. fil görmemiş kültür fil mitine sahip olsa anormal derdim, ama hepsi açıklayamadığı şeye kendi kültüründen bişey bulmuş. cin başka yerde yok, çekik gözlü küçük kız görmek da bizde yok. zihinsel stabiliteye sahip olan insan bunun beynin, kişisel kültürel korkularına göre bir oyunu olduğunu anlar.
makama tahsis edilen her araç, makam aracıdır.
bak bak bak, adanada acılı içmezlermiş. adana, mersin gibi yörelerde şalgam marketten değil sadece bu işi yapan seyyar vs. tezgahlardan alınır. sarı şişeler tatlı kırmızı şişeler acı olur ve her durumda yanına ekstra acısını da verirler.
acılı şalgam oldukça mükemmeldir ve felaket iştah açar, özellikle et,kebap türleriyle içilebilecek en güzel şeydir.
acılı şalgam oldukça mükemmeldir ve felaket iştah açar, özellikle et,kebap türleriyle içilebilecek en güzel şeydir.
zaten ben genelde hayvanlarla içiyorum ama hayvan olduklarını sonradan farkediyorum.
-telefondan müzik açılıp saçma sapan şarkılar ile milletin kulaklarına ve keyfine tecavüz edilmez.
-çöpler arkada bırakılmaz.
-çöpler arkada bırakılmaz.
topunu 5 liradan fazlaya satmıyorsa kötü dondurması olduğunu öğrendiğimiz dondurmacılardır.
şekilciliğinizi seveyim.
şekilciliğinizi seveyim.
bakın be amınakoyduklarım başakşehirin mevlüt için galatasaray'dan bonservis isterken fenerbahçe'ye bonservissiz gitmesi, deniz için galatasaray'dan 10 milyon euro istenirken fenerbahçe'ye 3.5 milyon euroya bırakılması, rize başkanının galatasaray maçında yapılan hakem hatasına tepkisi ve beşiktaş fenerbahçe maçlarında yapılan hatalara tepkisi gibi örnekler vererek bir cevap verebilir sanıyorum fatih terim.
yediklerine biraz olsun dikkat ederek hiç de zor olmayandır. asıl zor olan; yediklerine hiç dikkat etmeyip, kilo almayan insanların varlığını kabullenmektir. hayat asla adil bir yer değil.
bunu herkes böyle aleni söylemez. sevişemeyeceğini anlayan yanlayarak uzaklaşıyor. öncelerde her fırsatta arayıp mesaj atan biri, net bir şekilde sevişemeyeceğinin haberini aldığında usul usul uzaklaşıyor. bunu ona söylediğinde yoğunum, sana öyle gelmiş gibi bahanelerle cevaplıyor. okuyoruz sizi, biliyoruz.
bir keresinde bana başı örtülü bir abla sekizde sekiz suçlu iken geldi önüme kırdı ve çarpıştık.
arabadan iner inmez nasıl ciyaklıyor "güzelim arabama ne yaptın, daha bunun taksidi bitmemişti" şeklinde ortalığı velveleye veriyor. dışarıdan bakanlar kadını haklı sanır yani o derece baskın ve agresif tavırlarla bağırıyor. dedim ,
"fotoğraf çekelim. hasar formunu dolduralım, tartışmamıza gerek yok. eksper zaten doğru kararı verir"
yok efendim işlemedi. bağırmaya ve hatta hakaret etmeye devam ediyor. derken iki oldular kardeşiymiş, kardeşi geldi. o da elinden geldiğince sinir bozucu bir tip. bakışları bile çok rahatsız edici, sözüm ona kardeşini korumaya gelmiş. kim suçlu, hatta kim sekizde sekiz suçlu düşünen yok herkes bir tribün havasında. ben bindim arabaya oturuyorum, muhattap olmamaya karar verdim.
derken trafik polisi geldi. abla tabi hemen olanca gücüyle yüklendi, arabanın taksidini falan anlatıyor. trafik polisi büyük bir duygu sömürüsü karşısında. ama tabi baktı etti, en ufak bir kusurumun olmadığı ortada. başladı ablayı teselli etmeye ! ne kadar vicdanlı bir insanmış dedim, haksız olanın teselli edilmeye çok ihtiyacı var ya ! benimle çok az konuştu, çok az kelime kullandı ve gitti. tabi eksper sonuçta hatayı sekizde sekiz karşı tarafın sigortasından aldı. ama ben yaşadığım sinir harbini anlatamam. resmen panik atak yaşamıştım. arabama gelen ziyan ve boya ikinci planda.
şimdi düşünüyorum. o kazada en ufak bir kusurum olsaydı ne olurdu. veya gelen polis arkadaşın yapılan duygu sömürüsü karşısında objektif karar verebilme yeteneği bulansaydı ne olurdu?
kimsenin ne giydiğine ne inancına karışmak kimsenin harcı değildir. insanlar istediği gibi giyinebilir, giyinmeyebilir. istediğine inanabilir, inanmayabilir. lakin sırf kendine benzettiği için haksız olanın yanında olmamalıdır. eğer bu sağlanırsa bir sorun yok bence. lakin bunun sağlandığından nasıl emin olacağız, bir kere iki tarafın da rızası alınmalı bence. ben o gün haklı iken yaşadığım yoğun duygusal karmaşada payı olan kimseyi affetmiyor, hakkımı helal etmiyorum.
arabadan iner inmez nasıl ciyaklıyor "güzelim arabama ne yaptın, daha bunun taksidi bitmemişti" şeklinde ortalığı velveleye veriyor. dışarıdan bakanlar kadını haklı sanır yani o derece baskın ve agresif tavırlarla bağırıyor. dedim ,
"fotoğraf çekelim. hasar formunu dolduralım, tartışmamıza gerek yok. eksper zaten doğru kararı verir"
yok efendim işlemedi. bağırmaya ve hatta hakaret etmeye devam ediyor. derken iki oldular kardeşiymiş, kardeşi geldi. o da elinden geldiğince sinir bozucu bir tip. bakışları bile çok rahatsız edici, sözüm ona kardeşini korumaya gelmiş. kim suçlu, hatta kim sekizde sekiz suçlu düşünen yok herkes bir tribün havasında. ben bindim arabaya oturuyorum, muhattap olmamaya karar verdim.
derken trafik polisi geldi. abla tabi hemen olanca gücüyle yüklendi, arabanın taksidini falan anlatıyor. trafik polisi büyük bir duygu sömürüsü karşısında. ama tabi baktı etti, en ufak bir kusurumun olmadığı ortada. başladı ablayı teselli etmeye ! ne kadar vicdanlı bir insanmış dedim, haksız olanın teselli edilmeye çok ihtiyacı var ya ! benimle çok az konuştu, çok az kelime kullandı ve gitti. tabi eksper sonuçta hatayı sekizde sekiz karşı tarafın sigortasından aldı. ama ben yaşadığım sinir harbini anlatamam. resmen panik atak yaşamıştım. arabama gelen ziyan ve boya ikinci planda.
şimdi düşünüyorum. o kazada en ufak bir kusurum olsaydı ne olurdu. veya gelen polis arkadaşın yapılan duygu sömürüsü karşısında objektif karar verebilme yeteneği bulansaydı ne olurdu?
kimsenin ne giydiğine ne inancına karışmak kimsenin harcı değildir. insanlar istediği gibi giyinebilir, giyinmeyebilir. istediğine inanabilir, inanmayabilir. lakin sırf kendine benzettiği için haksız olanın yanında olmamalıdır. eğer bu sağlanırsa bir sorun yok bence. lakin bunun sağlandığından nasıl emin olacağız, bir kere iki tarafın da rızası alınmalı bence. ben o gün haklı iken yaşadığım yoğun duygusal karmaşada payı olan kimseyi affetmiyor, hakkımı helal etmiyorum.
yazar veya caylak arkadaşlar yeşillendirin dertleşelim, muhabbette ederiz.
not:26,e
not:26,e
tff kararlarını 19-05’te açıklatmış olan fener fanatiği başkan.
https://twitter.com/…tatus/1169642728046649344?s=21
arsızlara bakın hele. tarafsız olması gereken kurumun başına bu denli bir maganda gelirse olacağı bu.
ama merak etme. süper kupa’yı gördüğün gibi mayıs ayında da lig kupasını galatasaray’ın aldığnı göreceksin. terbiyesiz herif.
https://twitter.com/…tatus/1169642728046649344?s=21
arsızlara bakın hele. tarafsız olması gereken kurumun başına bu denli bir maganda gelirse olacağı bu.
ama merak etme. süper kupa’yı gördüğün gibi mayıs ayında da lig kupasını galatasaray’ın aldığnı göreceksin. terbiyesiz herif.
(bkz: akp seçmeni ile fb taraftari arasindaki inanilmaz benzerlikler)
*edit : istediğiniz kadar eksileyin amk, gerçekler böyle canınızı acıtır işte.
*edit : istediğiniz kadar eksileyin amk, gerçekler böyle canınızı acıtır işte.
"bir susar mısın çenesinin bağını siktiğim :)"
kibar, içten, samimi, gülücüklü.
kibar, içten, samimi, gülücüklü.
iptal edilmiş bir ihale. iett'nin istifa eden akp'li genel müdürü tarafından açılmıştır