içerisinde
“chp, istanbul seçimlerini cumhurbaşkanımız ile bir yarışa dönüştürmeye çalışıyor. tayyip erdoğan’a kaybettirme üzerine bir strateji izliyorlar. buna izin vermeyeceğiz.” şeklinde cümle yer alan haberdir. bu da cehapeni suçu oldu. yahu siz 31 mart öncesinde beka meselesi, vatan millet elden gidiyor goygoyu yapmıyor muydunuz?
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
kafayı yemek üzereyim... hayatımda tartışıp arayı açmadığım kimse kalmadı. önce en samimi arkadaşlarımdan koptum. sonra akrabalarımdan uzaklaştım, şimdi ailemle büyük kavgalar ediyorum.
hiç istemediğim bir bölümü okudum, bir şekilde severim umuduyla. 4 sene oldu mezun olalı ne iş buldum; ne hayatımı düzene sokabildim... param yok, konuşacağım kimsem yok.
tamam her şeyi doğru yapmadım belki ama hiç sevenim, değer verenim yokmuş.. herkes kaçtı benden. 1 tane bile arkadaşı kalmaz mı insanın? vay be.
psikologdan psikiyatriste koşturuyorum. içmediğim antidepresan türü kalmadı herhalde. hiç biri bir boka yaramıyor. intihar etmeye en çok yaklaştığım günlerdeyim. annem var sadece. ona bir şey olsa 1 dakika durmam bu dünyada.
ilgi çekmek için yazmıyorum. o kadar konuşacak kimsem yok ki bunları en azından yazıya dökmek istedim.
bu dünya o kadar boktan bir yer ki. normal bir insan gibi olmak için artık çaba bile göstermeye gerek görmüyorum, nasıl olsa "şans" denen olgu kimine cenneti; kimine cehennemi yaşatıyor burada.
yoruldum.
hiç istemediğim bir bölümü okudum, bir şekilde severim umuduyla. 4 sene oldu mezun olalı ne iş buldum; ne hayatımı düzene sokabildim... param yok, konuşacağım kimsem yok.
tamam her şeyi doğru yapmadım belki ama hiç sevenim, değer verenim yokmuş.. herkes kaçtı benden. 1 tane bile arkadaşı kalmaz mı insanın? vay be.
psikologdan psikiyatriste koşturuyorum. içmediğim antidepresan türü kalmadı herhalde. hiç biri bir boka yaramıyor. intihar etmeye en çok yaklaştığım günlerdeyim. annem var sadece. ona bir şey olsa 1 dakika durmam bu dünyada.
ilgi çekmek için yazmıyorum. o kadar konuşacak kimsem yok ki bunları en azından yazıya dökmek istedim.
bu dünya o kadar boktan bir yer ki. normal bir insan gibi olmak için artık çaba bile göstermeye gerek görmüyorum, nasıl olsa "şans" denen olgu kimine cenneti; kimine cehennemi yaşatıyor burada.
yoruldum.
mac sonu obradovic butun efes teknik heyetinin elini tek tek sikarken, malum gergin sadece obradovic’in elini soguk soguk sikip yumruk sov yapmaya gitti. hayatimda bu kadar ezik bir karakter gormedim. obradovic’e bakiyorum norvec, isvec; gergine bakiyorum suriye, irak. seviye bu.
akp bunu bile kabul ettiyse anketler yanıyor demektir. ayrıca "bu hatadır" diyenler imamoğlu'nun nasıl bir hatip ve zeki olduğunu unutmuşlar. şimdi ananızı laciverte boyadık.
sünnet derisinin bir organ olduğunu öğrendiğim başlık.
adam sakatlanmış, hala yılan esprisi kasıyor empati yoksunu dingil. umarım sakatlıktan iyi döner.
azerbeycan'da kavga etmenin cezası 10.000 manat, yani 5800 dolar, türk lirası ile 34.000 tl. kimse kavga etmiyor, edemiyor.çok mu zor bu yasayı çıkarmak, bir khk'ya bakar.
t:para cezası ile kolayca engellenebilecek olay.koy 50.000 tl ceza kimse kavga edemez, 20 yıldır iktidardasın.
t:para cezası ile kolayca engellenebilecek olay.koy 50.000 tl ceza kimse kavga edemez, 20 yıldır iktidardasın.
sarafin cabernet sauvignon
üzümüyle birlikte yazayım; içtiğim en güzel şarap, başlığı altında da gereken övgü dizilmiş. markanın diğer şaraplarını tatmak istemedim, en iyisi bu ve gerek yok* -migros'ta 130 liraydı en son, içemediğimiz şarap oluyor ayni zamanda. siz yine de ömrü hayatınızda olabildiğince için-
üzümüyle birlikte yazayım; içtiğim en güzel şarap, başlığı altında da gereken övgü dizilmiş. markanın diğer şaraplarını tatmak istemedim, en iyisi bu ve gerek yok* -migros'ta 130 liraydı en son, içemediğimiz şarap oluyor ayni zamanda. siz yine de ömrü hayatınızda olabildiğince için-
terk edilme korkusu.
şaka değil. terk edilirim veya aldatılırım diye kimseye görüşmeyenleri tanıyorum. psikolojik bir rahatsız belki bilemiyorum altan.
şaka değil. terk edilirim veya aldatılırım diye kimseye görüşmeyenleri tanıyorum. psikolojik bir rahatsız belki bilemiyorum altan.
açılın en önde bayrak tutanıyım.
tarihe ilgi duyduğumdan beri arapları sevmezdim fakat suriyeliler tarafından istilaya uğradığımızdan beri neofaşist oldum.
suriyelilere beslediğim nefreti hiçbir varlığa göstermiyorum.
mesele milletleri yahut ten renkleri değil; mesele bu ortadoğu maymunların medeniyetten nasibini almamış, utanmaz, arlanmaz mahlukat olmalarıdır.
tarihe ilgi duyduğumdan beri arapları sevmezdim fakat suriyeliler tarafından istilaya uğradığımızdan beri neofaşist oldum.
suriyelilere beslediğim nefreti hiçbir varlığa göstermiyorum.
mesele milletleri yahut ten renkleri değil; mesele bu ortadoğu maymunların medeniyetten nasibini almamış, utanmaz, arlanmaz mahlukat olmalarıdır.
rus sözcüğünü orospu yerine kullanan
büyük bir takımı aşağılamak için fransız diyen
iç sahada okunan çoğu milli marşı ıslıklayan
kedi köpeğe arap diye isim koyan
yahudi yapımı diye coca cola duyarı kasan
zencilere yamyam esprisi yapan
sıcaklığı gavur cinsel organı olarak tabir eden
en büyük üçüncü şehrine gavur diyen
boşnaklar ile ilgili espri yapan
bilmem ne kafalı japon askeri diyen
milletimiz bir bulaşık fırçası olayını aldı nerelere taşıdı. yahu bir izlandalı gelip "sizle iş yapmak istiyorum" dese "benim dedem zaten oradan göçtü" diyecek insanlar saldıracak izlandalı arıyor. yıllardır turistlerine yapmadığınız kalmadı sırf rus diye, adamların çoktan bize atom bombası yollaması lazımdı bu mantığa göre.. ülkenin yarısı yabancı sermayenin elinde ama bizim derdimiz troll bir herifin yaptığı olayda. popülizm böyle şey işte..
tanım : elim olay
edit : temel fıkraları bile bir ingiliz bir alman diye başlar. güler ederiz fakat aşağılama elbette vardır. halk ağzında daha ırkçı ve pis versiyonları da vardır. tatarlara lisede 'capon' lakabı takan, türklerin destanları say desen "nasrettin hoca" diyecek ve temel reisi türk zanneden tipler milliyetçilik rolü kesiyor çünkü moda..
büyük bir takımı aşağılamak için fransız diyen
iç sahada okunan çoğu milli marşı ıslıklayan
kedi köpeğe arap diye isim koyan
yahudi yapımı diye coca cola duyarı kasan
zencilere yamyam esprisi yapan
sıcaklığı gavur cinsel organı olarak tabir eden
en büyük üçüncü şehrine gavur diyen
boşnaklar ile ilgili espri yapan
bilmem ne kafalı japon askeri diyen
milletimiz bir bulaşık fırçası olayını aldı nerelere taşıdı. yahu bir izlandalı gelip "sizle iş yapmak istiyorum" dese "benim dedem zaten oradan göçtü" diyecek insanlar saldıracak izlandalı arıyor. yıllardır turistlerine yapmadığınız kalmadı sırf rus diye, adamların çoktan bize atom bombası yollaması lazımdı bu mantığa göre.. ülkenin yarısı yabancı sermayenin elinde ama bizim derdimiz troll bir herifin yaptığı olayda. popülizm böyle şey işte..
tanım : elim olay
edit : temel fıkraları bile bir ingiliz bir alman diye başlar. güler ederiz fakat aşağılama elbette vardır. halk ağzında daha ırkçı ve pis versiyonları da vardır. tatarlara lisede 'capon' lakabı takan, türklerin destanları say desen "nasrettin hoca" diyecek ve temel reisi türk zanneden tipler milliyetçilik rolü kesiyor çünkü moda..
kimin parasını kime dağıtıyor denmiş.
adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere giden parayı işşize dağıtıyor. kudurmak serbest.
adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere giden parayı işşize dağıtıyor. kudurmak serbest.
et dönerin ya da tavuk dönerin fiyatını sorsan haberleri yoktur. çok sempatiğiz ayağına milletle dalga geçmişler resmen. millet eti bırak, tavuk alamıyor lan artık. neyse akp'nin sefil seçmeni düşünsün banane yahu
bu adamın nedense kritik maç öncesi uzun zamandır oynamayan orta saha oyuncusunu ilk 11'e koyma takıntısı var. emin olun necip kadroda olsaydı necip'le başlardı.
çok fazla “kim amk” gerektiren bir hadise.
haram olsun,
haram olsun,
haram olsun.
haram olsun,
haram olsun.
kızım olursa demet (demand-talep)
oğlum olursa saplay-han (supply-arz) koyacağım
oğlum olursa saplay-han (supply-arz) koyacağım
haberin gerçek olma ihtimali zor gelenlere anlatmak istiyorum.
neresi olduğu çok önemli değil. 2014 yılında bir ilçede jandarma olarak askerlik yaptım. ülkenin en tutucu görünen ve bununla mütemadiyen övünen bu şehirde ilk gittiğimde karakol komutanlarının şehre bakışları rahatsız ediciydi. (30 yaşında kısa dönem olarak gittim karakol komutanı hariç kalan 4 rütbeli yaşça benden küçüktü) şehir hakkında ileri geri konuşmaları komutanların toyluğuna bağladım. yaklaşık 4 ay süren karakol görevimde 7 defa hazır bulundurma emriyle mahkemeye kişi götürüldü. bunlar mahkemece çağırılmasına rağmen gelmedikleri için bizim zorla götürülme yaptıklarımızdı. tamamı ensest çocuk istismariydi. başlarda komutanlarca söylenen "9 ay kar altında kalır buralar, kışın kar kapadığında hangi evde ne olur kimse bilmez" lafları sonunda şöyle anlam kazandı. birgün adliyede bulunduğumuz bir anda çıkan arbedede bizzat hakimin elinden suçluyu almak zorunda kaldık. hakim gözümün önünde adamı boğmaya kalktı. sebebide suçlunun tecavüz ettiği torunu için alınan savunmasında rahat bi şekilde "kendi meyvemi tatmak hakkım değil mi" demesiydi.
ensestin ne seviyede olduğunu ülkenin bazı bölgelerini görmeden anlayamazsınız.
neresi olduğu çok önemli değil. 2014 yılında bir ilçede jandarma olarak askerlik yaptım. ülkenin en tutucu görünen ve bununla mütemadiyen övünen bu şehirde ilk gittiğimde karakol komutanlarının şehre bakışları rahatsız ediciydi. (30 yaşında kısa dönem olarak gittim karakol komutanı hariç kalan 4 rütbeli yaşça benden küçüktü) şehir hakkında ileri geri konuşmaları komutanların toyluğuna bağladım. yaklaşık 4 ay süren karakol görevimde 7 defa hazır bulundurma emriyle mahkemeye kişi götürüldü. bunlar mahkemece çağırılmasına rağmen gelmedikleri için bizim zorla götürülme yaptıklarımızdı. tamamı ensest çocuk istismariydi. başlarda komutanlarca söylenen "9 ay kar altında kalır buralar, kışın kar kapadığında hangi evde ne olur kimse bilmez" lafları sonunda şöyle anlam kazandı. birgün adliyede bulunduğumuz bir anda çıkan arbedede bizzat hakimin elinden suçluyu almak zorunda kaldık. hakim gözümün önünde adamı boğmaya kalktı. sebebide suçlunun tecavüz ettiği torunu için alınan savunmasında rahat bi şekilde "kendi meyvemi tatmak hakkım değil mi" demesiydi.
ensestin ne seviyede olduğunu ülkenin bazı bölgelerini görmeden anlayamazsınız.
bir ülkede siyasilerin, bürokratların, akademisyenlerin, gazetecilerin, subayların, nüfuz sahibi insanların ve en acısı halkın sandıkta söyleyemediği doğruları söylemek mafyaya kaldıysa, o ülkenin halini siz düşünün.
evliliğinden soğutan birşey söyleyeyim:
tüm maaşını harcadığı gün sebebini sordum, sanane benim param dedi. o gün bitmişti içimdeki sevgi.
tüm maaşını harcadığı gün sebebini sordum, sanane benim param dedi. o gün bitmişti içimdeki sevgi.
alın size bir level üst kaliteden konuşan, bir ablamız daha;
https://www.youtube.com/watch?v=bs8jt1kxopm
yolsuzluktan girdi, israil'e giden gemiciklerden çıktı.
helal olsun...
https://www.youtube.com/watch?v=bs8jt1kxopm
yolsuzluktan girdi, israil'e giden gemiciklerden çıktı.
helal olsun...
her gece olduğu gibi yazar - çaylak ayrımı yapmadan dert dinlenilir, sohbet edilir, müzik paylaşımı yapılır.
yeşillendirebilirsiniz
yeşillendirebilirsiniz
bu herif bu maç oynuyorsa biz kazanamayız buraya yazıyorum... o kadar overrated biridir kendisi.
edit: 2 tane bir güzel gol yedik, bir gol attık ancak lafımın arkasındayım. bu adam çıkmadıkça bizim bu maçı kazanma olasılığımız 0.
edit: 2 tane bir güzel gol yedik, bir gol attık ancak lafımın arkasındayım. bu adam çıkmadıkça bizim bu maçı kazanma olasılığımız 0.
binali yıldırım'ın seçilmesi halinde sunduğu vaat. (bkz: imamoğlu ve yıldırım'ın vaatlerin bokunu çıkarması)
her iki taraf da sürekli para ve tüketime dayalı vaatlerde bulunmaya başladı. iyice suyu çıktı bu gerizekalı vaatlerin.
iki tane az gelişmiş, düşük iq'lunun düğününü yapmak istemiyorum, milletin istanbulkartını doğalgaz harcamasını, gss borcunu finanse etmek istemiyorum.
biriniz de çıkıp suriyeliler hakkında neler yapacağını açıklasın.
her iki taraf da sürekli para ve tüketime dayalı vaatlerde bulunmaya başladı. iyice suyu çıktı bu gerizekalı vaatlerin.
iki tane az gelişmiş, düşük iq'lunun düğününü yapmak istemiyorum, milletin istanbulkartını doğalgaz harcamasını, gss borcunu finanse etmek istemiyorum.
biriniz de çıkıp suriyeliler hakkında neler yapacağını açıklasın.
öncelikle #36382399.
bilgisayar mühendisiyim. çocukluk hayalimdi.
neredeyse dünyanın her yerinde akreditesi olan bir diplomam var, elini atmadığı sektörün olmadığı bir mesleğim var. ne bir ülkeye bağlıyım, ne devlete zorunlu hizmet borcum var, ne de mesleğimi icra edebilmek için 35 yaşıma kadar olan hayatımın belki de en tatlı zamanlarını dersle, nöbetle, hoca tribiyle harcıyorum. 23 yaşımda, 2 milyon kişiye bir şekilde ulaşmış bir oyun geliştirdim. 25 yaşımda, eğer bir aksilik yaşamazsam hamburg'a siktir olup gidiyorum.
iyi ki sırf puanım yetiyordu diye hayallerimden ve standartlarımdan vazgeçmemişim.
gerçekten istediğiniz mesleği seçin. anne baba baskısıyla sevmeyeceğiniz işleri yapmayın. bu gözler hacettepe ingilizce tıp'ı bırakıp bilkent bilgisayar'a giren insanlar gördü. doktor olmak istiyorsanız olun tabii, ama siz kendiniz istediğiniz için olun. yoksa 35 yaşınıza kadar yaşayacağınız çoğu şey size işkence gibi gelecektir.
bilgisayar mühendisiyim. çocukluk hayalimdi.
neredeyse dünyanın her yerinde akreditesi olan bir diplomam var, elini atmadığı sektörün olmadığı bir mesleğim var. ne bir ülkeye bağlıyım, ne devlete zorunlu hizmet borcum var, ne de mesleğimi icra edebilmek için 35 yaşıma kadar olan hayatımın belki de en tatlı zamanlarını dersle, nöbetle, hoca tribiyle harcıyorum. 23 yaşımda, 2 milyon kişiye bir şekilde ulaşmış bir oyun geliştirdim. 25 yaşımda, eğer bir aksilik yaşamazsam hamburg'a siktir olup gidiyorum.
iyi ki sırf puanım yetiyordu diye hayallerimden ve standartlarımdan vazgeçmemişim.
gerçekten istediğiniz mesleği seçin. anne baba baskısıyla sevmeyeceğiniz işleri yapmayın. bu gözler hacettepe ingilizce tıp'ı bırakıp bilkent bilgisayar'a giren insanlar gördü. doktor olmak istiyorsanız olun tabii, ama siz kendiniz istediğiniz için olun. yoksa 35 yaşınıza kadar yaşayacağınız çoğu şey size işkence gibi gelecektir.
haşlanmış 2 yumurta, az peynir, domates salatalık maydonoz, zeytin, wasa.
duşa girerken yumurtayı suya koyar, kahve makinesini çalıştırırım. diğerlerini doğramak hazırlamak zaten 5 dk.
bence dışarıda hamur vs yemekten çok daha sağlıklı. elimden geldiğince hep evde kahvaltımı yapar çıkarım zaten bir kere kendinizi alıştırınca o disiplin oturuyor.
duşa girerken yumurtayı suya koyar, kahve makinesini çalıştırırım. diğerlerini doğramak hazırlamak zaten 5 dk.
bence dışarıda hamur vs yemekten çok daha sağlıklı. elimden geldiğince hep evde kahvaltımı yapar çıkarım zaten bir kere kendinizi alıştırınca o disiplin oturuyor.
bu adamlar kim amk? 1 saattir attılan hikayeleri, yapılan yorumları okuyorum. bi diziden falan mı acaba diye düşündüm.
ben paralel evrende falan mı yaşıyorum arkadaş.
takılmaktan beyni hoşaf olmuş bu müptezel ergenleri ünlü ederseniz böyle kafayı yerler işte amk. daha hayatını devam ettirecek kadar beyini olmayan şu adamlar konser falan veriyor lan.
ben paralel evrende falan mı yaşıyorum arkadaş.
takılmaktan beyni hoşaf olmuş bu müptezel ergenleri ünlü ederseniz böyle kafayı yerler işte amk. daha hayatını devam ettirecek kadar beyini olmayan şu adamlar konser falan veriyor lan.
çok ayıp ve rezalet yarışma..hani bunun kazananını nasıl anlayacağız ? zira hangisi daha çok kızarmış göstermiyor.. rezillik
en iyi şoför; dikkatli şofördür. az frene basmak en iyi olduğunuz anlamına gelmez. ama freni az kullanmak, kaliteli ve iyi bir şoför olduğunuzun göstergesidir.
önünüzde kırmızı ışık yandı ayağınızı çekersiniz gazdan araç yavaşlar, kasis var aynı şekilde ayağınızı çekin gazdan araç yavaşlasın ya da viraja girerken de yine aynı şekilde. göz göre göre kasisi ve ışıkları görüp gaza basarsanız freni de daha fazla kullanmak zorunda kalırsınız. işte ayrım burada başlıyor. sadece önünüze bakmayın daha önünüze bakın.
önünüzde kırmızı ışık yandı ayağınızı çekersiniz gazdan araç yavaşlar, kasis var aynı şekilde ayağınızı çekin gazdan araç yavaşlasın ya da viraja girerken de yine aynı şekilde. göz göre göre kasisi ve ışıkları görüp gaza basarsanız freni de daha fazla kullanmak zorunda kalırsınız. işte ayrım burada başlıyor. sadece önünüze bakmayın daha önünüze bakın.