Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
home tuşuna basılı tutulunca açılan siriye "3g kapat" denildiği anda mobil veriyi kapatan telefon. ayarlara falan girmenize gerek yok gençler.
ironik yolla tespitin alası yapılmıştır. tahminim saçma sapan eleştirilcektir bu arkadaş. biraz düşünün hak verirsiniz.

edit: ben okuyup yazarken eleştirilmiş bile. hafif kalburüstü bir aile kızının kültür seviyesinin bu olduğu bence yalanlanamaz.
idam gelmediği sürece bu ülkede bu cinayetler bitmez. halkın %99'unun istediği idam ısrarla gelmiyor ve gencecik çocuklar bu tarz yaratıkların saldırıları ile can veriyor. yazık,çok yazık.

not: evet 1 adama 3 kişi hemde bıçakla saldıran şerefsizin yaşamaya hakkı yoktur,idam edilmelidir. başına gelecekleri bilirse o suçu işleyemez,ama 2-3 yıl sonra çıkarım diye düşündüğü için bunları yapıyor. idam gelmesin diyen kişi bunları destekleyen kişidir.

not 2: birde en büyük problem birçok kişi farkında değil ama bu tipler hapise bilerek giriyor. birkaç yıl yatıyor ve çıkınca nam-ı oluyor, haraç alma rütbesine erişiyor. bu adam yattı çıktı, bilmem kaç adam öldürdü diyorlar ve oluyor sana bir haraç çetesi daha. önü alınmadığı sürece ülkenin başına iş açacak bu durumlar.
futbolculuğu döneminde sağlam bir defans oyuncusuydu, tekmeye kafa uzatırdı, keşke o kadar sık uzatmasaymış.
yokluk nedir bilmiş,
doyumsuzluk ile alakası olmayan,
her istediği olanaklar dahilinde olsa da gerçekleşmemiş,
özel okulda okumuş,
insan gibi oturup kalmayı ve görgü kurallarını bildiğin için iş görüşmelerinde parlayan,
iyi şirketlerde, ciddi projelerde yer almış,
eksiklerini bir güzel kapamış ve kendisini güzel pazarlamıştır.
sorumluluklarının altında ezilmez, bulunduğu ortamda güven verir.

sırf sahip olamadığınız için yaptığınız genellemelere sıçayım ayrıca.
bok at izi kalsın. niye?
çünkü sende yok.

imrenin ama kıskanıp bok atmayın beyler.
elinizdeki ile mutlu olun, sonra daha fazlasını isteyin ve en önemlisi bunun için çabalayın.

sayısal loto tutturmayı beklerseniz olmaz o iş.
olur da ihtimali bence sen de biliyorsun, oldukça düşük.
o değil de türk erkeği başlığı ırk temelinde tartisilmiyorken bu ırkçılık sayılıyor.

hemen başlıyor senin kürt arkadaşın yok mu, onlar insan değil mi geyikleri. koşa koşa mağdur oluyorlar. birazdan hdp, selo, pkk propagandası da başlar. maarri de peşindeki 300 sığır hayranıyla debe için iki kürtçülük yapar.

bir karşılaştırma. eğer bu irkciliksa türk erkeği, kızı barındıran binlerce ırkçı başlık, entry vardır.
4 yaşındaki lösemi hastası abby'nin aşık olduğu hemşiresi matt hickling ile evlenmek istemesi üzerine çok tatlı bir düğünle mutlu edilmesi olayı.

hikaye

bir çocuğa bu mutluluğu yaşatmak için gösterilen çaba takdire şayan.

edit:hemşir kullanımı yanlış ise başlık güncellenecektir.
diyalektiğin izniyle 20 seneye kalmaz ateistler olarak toplumun yarısını oluşturacağımızdan dolayı doğru önerme. din bundan sonraki nesillerin ihtiyacına cevap üretemeyecek dogmatik bir olgu ve önermeleri günümüz gerçekleri karşısında kadar hızla aşınıyor.

din bir ihtiyaç meselesi, 20. yüzyıla kadar bilgiye erişemeyen, anlatılan rivayet ve hurafelerin etkisindeki bireyden, günümüzde istediği bilgi bir tık ilerisinde olan bireye kadar geldi süreç. zaten son zamanlarda antin kuntin eleştiel hocaefendilerin çıkması da bu kaçışın delaleti, bu hocalar dinden önceki son çıkışı temsil ediyor ve din denen olgu bizim toplumda 20 seneye kalmaz büyük yara alır. anlayacağınız berkecan dedeler, pelinsu anneanneler hacca gitmeyecek.
basliga bi tane duzgun yorum girilmis, onu da yazan gsli. geyiginiz batsin.
lambolari da ferrarileri de 0-100 quarter mile drag yarisinda gececektir. 3.1 saniye iken son anda kaybediyordu guclu rakiplere karsi. artik 2.8 saniye ve amperin yukselmesiyle beraber dragda cilgin atacaktir.

hayir bi de cahil ozguveni de var adamda. diyor ki video getirmekle ugrasmayin. mal her yerde mal. ne getirelim canim. direkt arabayi getirelim sen dene istersen.
bu tür videoları izlemeye bile dayanamayanların sözlükte ara ara öğretmen düşmanlığı yapan ibneler olması manidardır.
ulan siz bu piçlerin videosunda bile saç baş yoluyorsunuz. biz öğretmenler her sınıfta bunlar gibi 40 tanesini her gün sabahtan akşama kadar çekiyoruz sik kafalı sığırlar sizi.
öğretmenin ek dersini, tatilini diline dolayan eziklere girsin bu video.
ayrıca öğretmenin ek dersi ve tatili de bu eziklere girsin.
goril geniş omuzlu, uzun boylu, kaslı ve fit vucutlu sevdigini sahiplenen yapisiyla türk kizinin hayalindeki eştir.

tanım: turk kızının ideal erkegini buldugu karşılaştırma.
six feet under'ın finali.
hani bir deyim vardır yaa.
koltuğa çivilenmek.
ben onu birebir yaşadım ilk izlediğimde.
hareketsiz bir şekilde ekrana baktım.
final bitti ben halen kımıldayamadım.
bir hafta sonra tekrar izledim finali ve yine aynı şekilde koltuğuma çivilendim.
gelmiş geçmiş en büyük ve en kaliteli dizi finali six feet under'ın finalidir
sözlüğün özetini gösteren başlıklardan biri. her tip var içinde: eski video paylaşıp espri yaptığını sanan, ciddiye alıp mağara esprisi yapan, donuma sıçırtacak kadar aşırı derecede komik olan "sen misin" esprisi yapan, bunları ciddiye alıp açıklama yapan. sözlüğe gel. yazık lan bize.
27 yaşındayım. bundan 3 yıl önce 4 yıllık ilişkim bitti. benimle evlenmeyi çok isteyen bi' kadın vardı, ben de onunla evlenmeyi çok istiyordum. ama üniversite eğitimi kariyer felan, o cesareti, sorumluluğu gösteremedim. sallamadım kızı. piyasa da kadın da boldu şımardık biraz. halbuki beni çok güzel sevmişti, hayatımın en güzel anılarını onunla biriktirdim hafızama. ben onu hep oyaladım tamam evlenicez, yakında seni istiycem gibi şeyler. o memleketinde beni beklerken, bunları konuşup arkadaşlarla kıbrıs'a oraya buraya kaçıyorduk. bi' akşam otururken bana telefon etti, "efendim hayatım?" dedim "ayrılmak istiyorum" dedi, şu cümleleri unutmam, "senden adam olmaz, geleceğimizin olmadığı belli".. sonrasında ayrıldı. ama ben rahattım, o kadar çok seviyordu ki beni, en fazla 2 hafta içinde geri döner zannettim, o bensiz yapamaz.. aradan 1 hafta geçti 2 hafta, 3 hafta derken neredeyse 1 ay olmasına rağmen aramadı, ben ara ara mesaj bırakıyordum ama dönmüyordu. sonunda dayanamayan taraf ben oldum, ısrarlı bir şekilde aramaya başladım açan yoktu, duygularıyla oynandığını düşünen bi' kadın kolay olmazdı biliyorum. annesini aradım bir kaç kez, aranıza girmek istemem oğlum felan demişti. ben bu şekilde bir süre daha devam ettim ve sonunda telefon açıldı. "naber? nasılsın?" klasik şeyler.. ben özlem dolu bi' konuşma beklerken, çok kısa sürdü konuşmamız, "seni hayatımdan net bir şekilde çıkardım" dedi "lütfen anla artık ve arama, sen değişemeyecek bi' adamsın".. bunlar daha önce ondan duymadığım şeylerdi. telefonu kapattı, bütün şımarıklığımı söndürmüş sanki okyanusun ortasına bi' sandalla bırakmıştı beni, hayatımda ilk kez hissettim bunu. o kadar net konuştu ki.. defalarca aradım ama telefonu haftalar boyu kapalı kaldı, kız kardeşini aradım köyüne gittiğini söylemişti, babannesi de hastaydı. ilk düşündüğüm şey kafasını toplamak istediğiydi. kız kardeşi, onu istiyosan ailenle gelmeli ve aranızdakileri ciddiyete dökmelisin, artık senin büyümeni beklemek istemiyor demişti hiç unutmuyorum. bi' kaç gün düşünüp cesaretimi toplayıp babamı aradım, üniversiteki son yılımdı zaten artık. ama babamla konuşurken evlenmek istediğimi söyleyemedim, o cümleler dökülemedi ağzımdan, hani ima bile edemedim. haklıydı belki de daha büyümemiştim ben. o benden 3 yaş büyüktü ama aynı frekanstaydık. neyse ben, kızın ailesiyle olduğunu bilmenin verdiği rahatlıkla o sıra arkadaşlarla kuşadasına tekrar bi' çıkarma yaptık. 1 2 hafta takıldık geri döndük. dönünce kızı hemen aradım ve şok oldum. numarasını değişmiş, bu numara artık kullanılamıyor diyordu. sonradan öğrendim ki, bizim bi' ortak arkadaşımız, amına kodumun kaşarı, hemen yetiştirmiş kuşadası'na gittiğimizi. sonra ne kadar annesini ve kız kardeşini arasam da, benimle görüşmek istemediğini söylediler. daha önce evlerine bi' kaç kez misafir olmuştum. hemen en yakın uçak biletini alıp yola çıktım. evine kabul etmedi, dışarıda görüştük. onu uzun zaman sonra ilk kez gördüğüm de, onun saçından tırnağına, her şeyine ne kadar taptığımı bi' kez daha anladım. ama asla yalvarmadım. onu ne kadar sevdiğimi, sebepleri sonuçları anlattım. o ağladı, ara sıra ben de ağladım. ama olmadı. kıskançlık krizleri yüzünden 3 kez ayrılıp barışmıştık, kısa sürmüştü. bu öyle değildi. bana, benimle kaybolduğunu, beni unutması gerektiğini söyledi. sen ne yardan ne serden vazgeçersin, evlendiğimizde mutlaka aldatırsın bunu kaldıramam dedi. velhasıl kelam, her şey o gün öylece bitti. 1 yıl sonra evlendiğini gördüm facebook'ta. kız kardeşini aradım, ablan yanında mı dedim, yok dedi. 2 gün sonra özel numara aradı. arayan oydu. konuşurken dilim tutuldu. meğer ne çok seviyormuşum seni, kaybettikten sonra anlıyor insan.. beni unutmak için evlendiğini söyledi, sadakat senden bile önemli dedi, sustum. son konuşmamız oldu. bir daha ne o aradı, ne ben. şimdi ara sıra facebook'ta resimlerine bakıyorum, bir de çocuğu olmuş. çok mutlu. peki ben ? akşam olunca ara sıra açıyorum işte resimlerini. sağda solda orda burda para eziyoruz, beş kuruş etmezlere para yediriyoruz. sahte mutluluklar yani. abilerimiz ablalarımız eskiden aşk bir kez uğrar adama derlerdi, siktir der gülüp geçerdik. şimdi anlıyorum ki bi' bildikleri varmış. hayatıma misafir olan çok kadın oldu, kimseyi onun yerine koyamadım. sonunda ne oldu, işte bu.. böyle mal gibi yaşıyoruz, sevdiği kadını kendi elleriyle kaybetmiş bir gerizekalı gibi yaşıyoruz.
göt çatalı üstünde kıl yumağı olmazsa olmazıdır. yemin ederim midemi bulandırıyor.

edit: birilerinin zoruna gitmiş. sıkıştığı yerde lafı cinsel yönelime getirecek kadar komik olmuş. göt çatalının üstündeki kıl yumağı seni..
yeryüzünden en uzak mesafede bulunan insan yapımı uzay keşif aracı voyage 1'e kürtçe yüklenmemesidir efem.

1977' de uzaya gönderilen voyage 1'e 72 dil (türkçe dahil) yüklendi. olur ya bir uzaylı' ya denk gelir. dünyamızı tanıtım amacıyla her dilden merhaba, işte nasılsın, günaydın gibi basit sözcükler yüklenmiş. gelin görün ki kürtçe' den bir tane bile sözcük yüklenmemiş.

uzaylılar, kürtler' in olmadığı bir gezegen bulduk sonunda diyerek dünyamıza gelirlerse, hayal kırıklığı yaşayabilirler. keşke nasa bunu düşünebilseydi. hevalleri de mağdur etmeseydi.
dünyanın en iyi kalecilerinden biri olduğunu idrak etmek için galatasaraylıların konuşmasına bile gerek olmayan tip.

gerekli olan şey sadece bir adet beyindir. zira bildiğim kadarıyla opta sports ile çalışan maçkolik'te yer alan sezon istatistikleri şu şekildedir:

ceza sahası içi kurtarma yüzdesi: 63%
ceza sahası dışı kurtarma yüzdesi: 93%
ortalama kurtarma yüzdesi: 76%

ne kadar anlamlı olduğunu idrak etmek için bazı isimlerden örnek vereyim:

manuel neuer
ceza sahası içi: 74%
ceza sahası dışı: 90%
ortalama: 79%

david de gea
ceza sahası içi: 66%
ceza sahası dışı: 86%
ortalama: 72%

salvatore sirigu
ceza sahası içi: 62%
ceza sahası dışı: 88%
ortalama: 72%

joe hart
ceza sahası içi: 65%
ceza sahası dışı: 86%
ortalama: 72%

thibaut courtois
ceza sahası içi: 62%
ceza sahası dışı: 87%
ortalama: 71%

bernd leno
ceza sahası içi: 66%
ceza sahası dışı: 80%
ortalama: 71%

hugo lloris
ceza sahası içi: 64%
ceza sahası dışı: 84%
ortalama: 69%

şimdi "tamam da o liglerin forvetleri bizim ligden daha kaliteli" denilecek olursa, beynin bu takdir ettiğim kullanımının aşağıdaki isimleri hatırlatmakla desteklenmesini tavsiye ederim:

1. boateng, kompany, thiago silva, javi martinez, benatia, david alaba, azpilicueta, filipe luis, cahill, david luiz, mangala

2. sabri sarıoğlu, semih kaya, aurelien chedjou, alex telles, hakan balta, tarık çamdal

ek: kıyaslamada baz olarak dünyanın en pahalı ve bilindik kalecileri ele alınıp aralarındaki fark gösterilmiştir. edirne'nin batısında yıllardır bazı nedenlerle maç yapamamış kişileri de işin içine katacaksak elbette yine işbu kaynağa göre dünyanın en iyisi olarak gimnasia la plata'lı fernando monetti, river plate'li marcelo barovero, lillestrom'lü arnold origi otieno veya uluslararası bilinirliği bunlardan farklı olmayan fenerbahçe'li volkan demirel'i gösterebiliriz. ancak şu anda bunu yazdığımız site antu değil de ekşisözlük olduğu için böyle akıl dışı hareketler yapmıyor, kıyas kabul etmeyen insanları ve istisnai olarak bazı hayvan türlerini* işin içine katmıyoruz.
olay ışığınızı yaktığım için özür dilerim öncelikle.

bakın rica ediyorum, lütfen diyorum aramaya azıcık inanın lan. aynı linkler bir değil, iki değil, on defa veriliyor. yeter lan amına koyim. lan hadi 100 tane link paylaşanı anlıyorum adam aratamıyor hepsini tek tek. sen üç tane link paylaşıyorsun, iki tanesi daha önce onlarca kez yazılmış. mal mısın? bilerek mi yapıyorsun?
7 haziran seçimlerinden önce bir arkadaş grubuyla toplanmıştık. konu bir şekilde siyasete geldi ve ben chp ve hdp'nin siyasetini çok beğendiğimi, oyumu da hdp'ye vereceğimi söyledim. ilk şok geçtikten sonra yine bilindik tepkiler "ama onlay teyöyişt, şen naşıl teyöyiştleye oy veyiysin" tepkileri gelmeye başladı. elimden geldiğinde resmi hakim güç ideolojisiyle zehirlenmiş arkadaşlarıma laf anlatmaya çalıştım. en son bir tane arkadaş error vererek "en iyi kürt ölü kürt, biz yıllarca onlar kürtçe konuşamasın diye binlerce asker şehit verdik" gibi hitler'e rahmet okutacak bir laf etti. ben artık tartışmanın anlamsız olduğunu anlamıştım. bu lafı eden sığır siki arkadaşım, beni yıllardır tanıyor olmasına ve türk olduğumu bilmesine rağmen nereli olduğumu ve kürt olup olmadığımı sordu. onun o küçük gerizekalı düşünce dünyası ancak bu kadar derinlemesine düşünebilirdi.

velhasıl, maarri'nin başlığının altına yazanların bir kısmı benim sığır siki arkadaşımın aynısı.
yerçekimi 2 kat artarsa 3 katına çıkmış olacağından sözlükte yapılan tanımların da değişmesine neden olacak durumdur.

kütlemiz değişmez, ağırlığımız 3 katına çıkardı.

belki de tek faydası ayaklarımız yere sağlam basardı, aklımız bir karış havada olmazdı.
türk olduğuma şükretme sebeplerinden bir tanesi.. allah'tan türküm ve türkçe biliyorum da şu muhteşem filmi tüm esprileri ile izleyebiliyorum.
non stop yt : başka uygulamalar açıkken arka planda youtube'dan video oynatıyor. ekran kilitliyken de devam ediyor. pop up değil. ücretsiz. videolar donma yapmıyor. diyeceklerim bu kadar.
valla bence sanki böyle daha iyi.hükümet falan da kurulmasın..
tayyip olur da erken seçime gidilirse, akp daha fazla oy kaybetmesin diye lak lak konuşamıyor..
kavga yok gürültü yok eskisi kadar. kafa rahat amk..
99 yazindan beri almanya'da yasiyorum. oglum burda dogdu. önümüzdeki ay ilkokula baslayacak. evet, okul agustosta basliyor.
dün kreste son günüydü. özel falan degil, standart, devlete bagli bir kurum.
iki koca klasörle eve geldi cocuk. 4 sene boyunca yaptigi bütün resim, karalama, yazi vs ne varsa güzelce dosyalayip vermisler.
bir de 54 sayfalik rapor. cocugun fiziksel gelisiminden tut, dilbilgisi, kelime hazinesi, diger insanlarla iliskiskisi, matematiksel zekasi, müzige, spora, dansa ilgisi ve yetenegi, rasyonel düsünebilme yetenegi vs vs, daha aklima gelmeyen bir ton sey. bunlari 4 yil boyunca incelemis, raporlamis, yildan yila degisimi gözlemlemis, gereken yönlendirmeleri yapmislar.
yuh dedim. kres falan yoktu bizim cocuklugumuzda, olsa bile lükstü, evin karsisindaki arsada büyüdük. ama ilkokul ögretmenime sorsalardi, herhalde 54 sayfayi birak, hakkimizda anlatacak 54 kelime bulamazdi.
nasil bulsun anasini satiyim, 60 kisilik, bir sirada 4 kisinin oturdugu sinifta kadincagiz neyin gözlemini yapacak.
seviyorum seni iftinur hocam:)
hücum hattına bak:

töre-sosa-quaresma
-----gomez

bunların arkasına; atiba-tolgay yazabiliyor olsaydık yemin ederim gol makinası gibi bir takım olacaktık. ama tolgay sezonu kapattı, şansımızı sikeyim ki.

şu bu adamların arkasına 1 adet tolgay transferi yapılmalı atiba'nın yanına.
bir tane de yedek veli transferi yapılmalı.

beck-rhodolfo-milosevic-tosic
--------atiba----transfer------
töre---------sosa--------quaresma
------------gomez-------------

yedekler de boru değil: cenk, oğuzhan, olcay, frei, veli, ersan, pedro franco, serdar kurtuluş, ramon motta (bu listenin 6 tanesi 3. olduğumuz sezon ilk 11 oynuyordu)
sidik yarıştırmaktan ziyade doğru düzgün bir üslupla ve ana avrat sövmeden sadece anlamak ve anlaşılmak amaçlı tartışılsa haklı bir çıkarımdır. (bkz: sosyal acı teorisi)

dolayısıyla;

ira neden değil sonuçtu. ingiltere (birleşik krallık) bu gerçeklikle yüzleştiğinden beri ira tarih oldu.
eta neden değil sonuçtu. eski ispanya başbakanı zapatero bu gerçekliği fark edip diyalog kanallarının önünü açtığından beri eta'nın sesi soluğu kesildi.
pkk neden değil sonuçtur. fakat bu gerçeklik yıllardır bu memlekette anlaşılmadı. binlerce insan hayatını kaybetti. halen binlercemiz potansiyel hayatlarını kaybedebilecek insanlar olarak, kronik bir kaosu maalesef kuru sloganlarla besliyoruz.
yazan olmuş mudur bilmiyorum ama arçelik reklamında arçelikden çok kendinin reklamını yaptığını düşündüğüm oyuncu.
sanki beren saat adlı oyuncu var çok başarılı, ödüller alıyor kocasıyla çok mutlu alt mesajını veriyor reklam
arçelikle alakası yok sanki