üç şehirde de birden fazla yerde ciğer yemiş biri olarak, diyarbakır > edirne (aydın tava ciğer) > urfa olarak sıralayacağım versus'tur.
Sık geçen başlıklar
s1r 12
ekşi profilibasit, bir sonraki iktidar kim olacaksa bu sefer de onun iti köpeği olacaklar. üç kuruş para için onurunu, şerefini satan insanlar bunlar.
dün ilk dozunu olduğum andan itibaren sol kolumda uyuşma ve microsoft ürünlerine sempati etkisi olan aşı. sürekli olarak lisanslı office 365 almayı düşünüyorum.
5 ay önce kimsenin tanımadığı bir adamın; bakanı, başbakanı hatta cumhurbaşkanı ile topyekün bir propaganda yürüten akp'yi mağlup etmesidir.
hikayeyi okurken ne zaman yatırıp sikecekler diye bekledim ama öyle bir şey olmadı. metro turizm rezalet standartlarının altında bir rezalet.
yok wakanda amk.
ben bile cumhurbaşkanlığı için daha uygun bir adayım.
üst düzey, bu ülkenin marka yöneticilerinin seviyesinin baya üzerinde bir vizyonun çalışmasıdır. üstteki entry'de belirtildiği gibi, ürün çok fazla tercih ediyor ve artık yalnızca "zero" şeklinde anılıyor olduğu için, zero markasının coca-cola markasının önüne geçtiği düşünülerek böyle bir değişiklik yapıldı. bu kendini bacağına sıkmak değil, aksine kendi markanı korumaktır. kendi yarattığın üründen bile olsa.
benim lan bu. evet ezikliğini hissediyorum.
lisenin son senesindeyken babam iflasın eşiğine gelmişti. bırak beni bir üniversitede okutmayı, ki özel üniversiteden falan bahsetmiyorum bildiğin devlet üniversitesi, içine düştüğü borç batağından kurtulmak için ek gelire ihtiyaç duyuyordu. ben de bu durumda çalışmak zorunda olduğum için gidemedim üniversiteye. çalışırken açıköğretime kaydoldum. bu süreçte babam iflas etti ve ailenin bütün maddi yükü benim üstüme kaldı. yaklaşık iki sene sonra annem hastalandı. hayatımda bir kez bile hasta yattığını görmediğim annem yataklara düştü, akciğer kanseri dediler.
işten arda kalan zamanlarda hastanelerde koşuşturdum. bir yandan tedavi masrafları, bir yandan evin masrafları derken fazla geldi, yetemedim. ilk kredimi çektim. malesef çok dayanamadı annem, 9 ay yaşatabildik. annem üniversite mezunu olduğumu görmeyi çok isterdi, göremedi.
bitirdim açıköğretimi. diplomasını alınca mezarlığa koştum anneme gösterdim. o bilmez açıköğretim falan, diploma işte, üniversite diploması. sevinmiştir.
kampüs havası solumadım, yurtta öğrenci evinde falan kalmadım, kettle'da makarna yapmadım amk. sizin kadar eğitim almadım ama açıköğretimde okurken çok şey öğrendim.
mutlu musunuz lan şimdi?
lisenin son senesindeyken babam iflasın eşiğine gelmişti. bırak beni bir üniversitede okutmayı, ki özel üniversiteden falan bahsetmiyorum bildiğin devlet üniversitesi, içine düştüğü borç batağından kurtulmak için ek gelire ihtiyaç duyuyordu. ben de bu durumda çalışmak zorunda olduğum için gidemedim üniversiteye. çalışırken açıköğretime kaydoldum. bu süreçte babam iflas etti ve ailenin bütün maddi yükü benim üstüme kaldı. yaklaşık iki sene sonra annem hastalandı. hayatımda bir kez bile hasta yattığını görmediğim annem yataklara düştü, akciğer kanseri dediler.
işten arda kalan zamanlarda hastanelerde koşuşturdum. bir yandan tedavi masrafları, bir yandan evin masrafları derken fazla geldi, yetemedim. ilk kredimi çektim. malesef çok dayanamadı annem, 9 ay yaşatabildik. annem üniversite mezunu olduğumu görmeyi çok isterdi, göremedi.
bitirdim açıköğretimi. diplomasını alınca mezarlığa koştum anneme gösterdim. o bilmez açıköğretim falan, diploma işte, üniversite diploması. sevinmiştir.
kampüs havası solumadım, yurtta öğrenci evinde falan kalmadım, kettle'da makarna yapmadım amk. sizin kadar eğitim almadım ama açıköğretimde okurken çok şey öğrendim.
mutlu musunuz lan şimdi?
bunu yapabilen zaten hiç beşiktaşlı olmamıştır.
not:fb
not:fb
(bkz: yav he he)