Sık geçen başlıklar

diyarbakır ciğeri vs urfa ciğeri vs edirne ciğeri 7

ekşi'de gör
üç şehirde de birden fazla yerde ciğer yemiş biri olarak, diyarbakır > edirne (aydın tava ciğer) > urfa olarak sıralayacağım versus'tur.
ciğer zaten muazzam bir şeydir. tek bir belirleyicisi var: hayvanın neyle beslendiği. çünkü tüm toksinler karaciğerde birikir ve yıpratır.

diyarbakır ve urfa ciğeri diye bir şey yoktur. bunlar dümdüz ciğer şiştir. kuzu ciğeridir. her şehirde vardır.

edirne ciğeri ise özel bir üründür, unlanıp tavada kızartılır, cips kıvamında olur. metodun dışında dana ciğeri olması da çok büyük bir fark. çünkü trakya’da kuzu ciğeri leş gibi olur. hayvan refahı sıfırdır. hayvanlar mera görmez, ağılda yaşar. slush yer. doğudaki gibi serbest gezen koyun sınırlıdır. gezdikleri yer de düşük rakım, tarla.

bu nedenle bu versus hatalıdır.

yanında verilen ikramlara aldanıp yemeği övenler olabilir. yine burada edirne ciğeri o kadar geri kalmaz. yeşil biber kızartması, kuru biber, acı sos, bulunursa manda yoğurdu çok üst düzey bir yancı ekibi. kötü olan ise domates ve soğan. onları da trakya’nın leş tarımı bu hale getiriyor.

urfa ve diyarbakır mezeleri sulu salata ve taze yeşillik çeşitleri üzerine yani konsepte ne uygunsa eşlikçisi de o çeşitler.

özetle urfa ve diyarbakır ciğeri türk mutfağına ait sıradan, dünyaya mal olmuş bir tür şiş kebaptır. edirne ciğeri yeni bir yiyecektir, inovasyondur. aşırı boklayanlar cahil ve bağnazdır.

edit: bu versus’a trakya’dan yaprak ciğer girebilir. kuzu ciğeri doğrayıp bonfile gibi ızgaraya atarlar. koşarak uzaklaşın. yavaş koşarsanız kokusu yakalayabilir. sebebini yazdım.

edit2: tava ciğeri yaprak ciğer sananlar lütfen ötede oynasın.

edit3: coğrafi işaretliymiş de kıvırcıkmış da. yazdıklarımla ne alakası var bunların? hayvan refahı yok diyorum. hayvan ağılda doğup büyüyüp ölüyor trakya'da. kuzeyde birkaç köy dışında mera yok. tutturmuşlar bir kıvırcık çakma vedat milor aşıkları. trakya kıvırcığı türkiye'nin en kötü koyunudur. türkler küçükbaş hayvancılığının piridir. yörük diye bir şey duydun mu? kuyruksuz koyun mu olur. kıvırcık kuzuyu tencereye at evdeki herkes kaçar. leş gibi kokuyor pişerken. yağı akarak mangalda pişirmediğin sürece trakya'nın küçükbaş hayvanı yenmez. kuyruksuz olduğu için pirzolası çok yağlı, mangalda çok çok iyi oluyor. hayvanın geri kalanı aşırı kötü. ege-akdeniz'de öyle mi? hayvan dağlarda yaşıyor, kuyruğu var. kesimden önce arpayla besleniyor. etini doğrayıp kavurma bile yapsan muhteşem oluyor. trakya kıvırcığını arpayla besle bakalım tadı nasıl olacak. şu an para verip alabileceğin tüm kıvırcıklar ergene sanayi suyuna ekmek banma tadı verir.

güneydoğudaki hayvanlar zaten aç. eksik kiloda oldukları için ciğer çok değerli. mutlaka tüketiyorlar. az beslendiği için de ciğer aromasız ve küçük oluyor. al bu bilgiyi ne yaparsan yap.
ciğer yemeye edirne tava ciğeri ile alıştığım için edirne tava ciğeri benim için bir numara.
edirne'de olduğumda da en kötü haftada bir yiyorum.
tava ciğer seviyoruz diye de midesiz de olduk ama kim ne derse desin muazzam lezzet. yanında bir de kuru kızarmış biberi ile bak yazarken ağzım sulandı gece gece.
diyarbakırda askerlik yapmış bir trakyalı olarak: edirne ciğerinin bu kıyasta yeri yok. o, farklı bir ciğer. o da güzel ama kahvaltıda yenmez mesela. ama diyarbakır ciğerini kahvaltıda bal kaymak, peynir zeytin gibi gömebilirsin.
edirne ciğeri benim burda ne işim var diye bağırıyor.
'saçın kısa tıraşlı büyük ihtimal askersin al bir çöp ciğer şiş de benden sana hediye olsun'
yıl 2014 - diyarbakır bismil .

o yediğim ciğeri ömrüm boyu unutmam .

acemiliği kastamonu şehrinde yapıp bir asker traşına benden 50 lira alan götveren cübbeli berber de gelmedi değil aklıma .hani askeri seven kastamonulular var ya .

diyarbakır'ın insanı gibi güzeldir ciğeri .
uzun yıllar önce diyarbakır'da yediğim ciğerin lezzetini başka hiçbir yerde bulamadım. usta hemen önünüzde ciğeri şişten lavaşa koyup size uzatıyor. bayağı bir yemiştik arkadaşlarla. karnımın doyduğuna ilk defa pişman olmuştum o gün. keşke daha da çok yiyebilseydim. fırsatım olursa şayet bir gün gene oralara gideceğim.