Sık geçen başlıklar

comrade headcrab 21

ekşi profili
(bkz: anti access area denial)

adam aslında presipte area denial weapon konseptini anlatıyor. ama ne anlattığını bilmeden yaptığı için kulağa malca geliyor.

yoksa flak olgusu tam olarak bu, düşman uçağının bir hedefi vurabilmesi için izlemesi gereken taaruz profili hesaba katılarak geçeceği güzergaha barometre sensörlü ve şarapnel tesirli patlayıcı mühimmat atılır.

tanım: heriflerin 50'lerde maliyetinden dolayı vazgeçtiği bir doktrinin ilkel projesine çok yükselen adam.

edit: imla
üyelerinin ekserisi beyazdır, satması kolay oluyormuş.

bir de size bir anımı anlatayım, bir gün yalova - orhangazi yolunda gidiyorum. önümde minibüs durduğu için sola sinyalimi verip ayna kontrolümü de yapıp nizami bir şekilde sola geçtim. hızım 70 (tabeladaki hız ayrıca araç içi kameramda da hız watermark olarak kayıtta belli oluyor)

bu koduklarımdan biri taaaaa anasının amından gölcükten, körfezden selektör atmaya başladı. ben minibüsü geçip sağ şeride geri döndüm ve bu dallamayla dalaşmaya başladık.

amına koduğumun maymunu spor araba sandığı sedanıyla 2 şeritli yolda mach 3 basmaya çalıştığı için frene basınca anasına zeval geldiğini düşünüyor.

dorsemin altına girer, kellesini bagajda bulur, sonra polise takograf verilerimi ve araç içi kamera kayıtlarımı gösteririm (hepsi nizami ve yaptığım her şey mevzuata uygun) sonra akşam yol üstü bir tır lokantasında yemeğimi yer çayımı içerim.
bu başlığa yazmasam olmazdı, zaten muhtemelen yazmamı bekleyenler de vardır.

kemerinizi takın öyle okuyun. zaten hangi koltukta oturursanız oturun kemerinizi takmayı hiçbir zaman ihmal etmeyin.

öncelikle "sen kimsin amına koduğum?" diyenler için: ben bir tır şoförüyüm ve 1 aralık'ta aracımı teslim ederek istifa ettim.

peki neden istifa ettim?

çünkü yakın zamanda bir avrupa ülkesinde oturum izni için belgelerimi teslim ettim ve çıkana kadar geçecek olan süreyi artık yollarda geçirmek istemiyorum. açıkçası böyle bir şeyin başıma gelmesinden korkuyorum.

arkadaşlar benim tırımda dashcam var, arada kişisel instagram hesabımda önüme atlayan beyinsizleri paylaşırım. bakın size şöyle söyleyeyim, dikkatli olmasam ve hapse atmasalar yollarda geçirdiğim sürede "kendi hatam olmadan" yüzlerce kişiyi öldürebilirdim. yüzlerce diyince abartıyorum sanıyorsunuz değil mi? hah!

kendi hatam olmadan diyorum çünkü halkımız trafikten zerrrrre bir sikimi anlamıyor, ben hayatımda bu kadar salağı aynı gün içinde bir arada görmedim. haftada ortalama 2000 km yol yapıyorum.

tanker sürdüğüm zamanlarda bana "adr levhasını kapat, ceza yersin" diyenler olmuştu, türkiye'nin sorunu sadece şoför kalitesizliği değil.

türkiye'de kuralları takmayan öküz oğlu öküz şoför de, o şoföre iş veren operasyoncu da, teslimat bekleyen sabırsız dallama da, teslimat süresi taahüdünü sanki tır değil de uçak gidiyormuş gibi veren pazarlamacı da ve en son o sipariş teslim edilene kadar o amına koduğumun 42 tonluk aracının geçtiği güzergahtaki yayalar ve sürücüler de süzme gerizekalı.

ve ben hapse girmeden bu sirkten bir an önce kurtulmak istiyorum.

"işi niye erken bıraktın?" böyle bir hikayede figüran olmamak için.

son olarak size tali yoldan çıkarken ana yoldan gelen arabayı beklemek yerine emniyet şeridine çıkıp orada hızlanmanın iyi bir fikir olduğunu öğreten kişinin ta amına koyayım.

karışan herkese geçmiş olsun, umarım meslektaşımın takograf sürüş saatleri mevzuata uygundur.