Sık geçen başlıklar

abidin hido 15

ekşi profili
babamın yıllardır yerinde izlemek istemesi üzerine er meydanındaydık. nacizane bazı gözlemlerimi eklemek isterim.

- organizasyon hiç 661 yıllık bir gelenek değil sanki ufak bir belde belediyesinin amatör festivali gibiydi. edirne merkezinden güreş alanlarına nasıl gidilir bir yön tabelası bile neredeyse yoktu. ulaşım olarak erişilebilir bir sistem gerekli. yetersiz park yeri ve uzun bir yürüyüş sizi bekliyor.

- bir dizi spor musabakasının olduğu etkinlikte bir sporcu tanıtım broşuru bile edinemedik. program olarak internetten festival içeriğini görebiliyorsunuz ama konser saati yazıyor sadece. hangi klasman kaçta yarışacak birilerine sorarak öğreniyorsunuz. girişte insanlara klasmanlarla ilgili, güreş saatleri ile ilgili ve kimlerin olduğuyla ilgili bir liste yoktu. yaşlı yaşlı amcalar ellerinde kalem defter anonslardan takip etmeye çalıştılar.

- görevliler çok amatördü. bir yer sorduğunuzda kesinlikle hatalı bilgi veriyorlar çünkü çevrede ne olduğunu bilen yok. kendinizi yanlış bir kapıdan dönerken bulabilirsiniz.

- yaşlı izleyicilerin çoğunlukta olduğu bir organizasyonda bu kadar zor giriş çıkış düzeni yapılması da büyük bir ihmal. zor yürüyen babamı tribüne zor çıkardık. tekerlekli sandalyeler için bile bir düzenleme yok. rampa veya asansör hak getire.

- festival alanında lavabo yok mecbur stad içerisindekini kullanmak zorundasınız ama oraya da biletli kapı dışında giriş yasak. zaten lavabolar çok pis ve yetersiz. dışarıda musluklar var ama wc ihtiyacınız var ise zülum görüyorsunuz.

- konser etkinliklerine çok girmeden sadece güreş izleyecekseniz de işiniz zor. en iyi bileti de alsanız sahayı görmekte zorluk yaşıyorsunuz çünkü bir kaos var. saha içerisinde olmaması gereken o kadar çok kişi var ki güreşleri izlerken takip etmeniz imkansız. anonsları takip edeyim diyorsunuz ama ona da engel oldular çünkü sürekli itiraz yüzünden sonuç açıklamaları gecikti. sahadaki gereksiz kişiler için yapılan anonslar bıktırdı ama kimse dinlemedi. sahada kaos vardı kısaca.

iyi şeyler yok muydu? gençlere bayıldım. evet yaşlılar ağırlıkta ama genç bir kitle vardı hem izleyici olarak heyecanlarını gördüm hem de alt klasmanlarda güreşenlerdeki enerji inanılmazdı. baş pehlivanları ne yazık ki bir kaç güzel hareket dışında takip etmek imkansızdı. ekran başında daha detaylı izlenmiştir. bir kaos izledik.

sonuç olarak kaosla beslenen ortadoğulu olarak saha içi kargaşalardan, fırlatılan su şişelerinden, hakem kulesine tırmanmaya çalışan yağlı erkeklerden zevk aldım ama bir daha gitmem çünkü organizasyon rezalet. pislik ve düzensizlik 661 yıldır bu haldeyse vay halimize. bir arpa boy yol gidilmemiş.

unutmadan favorim ismail balaban
(bkz: bosch com 509)

milenyuma girmeden once ablamla ortak kullandigimiz kutuk gibi telefondur. o donem 15-20 kglik deterjanlarin icinden de hediye olarak cikiyordu bu telefon. bir de kustahti ki sormayin. misal sesini kapatirdiniz ‘ses zaten kapali’ seklinde uyari verirdi.
facebook'a hosgeldiniz. "her gun yeni bir x" diye sayfalar vardi. gidip onlari takip edin. burada baslik altinda yeni sozluk olusturmanin kime ne faydasi var? yok her gun yeni bir ingilizce kelime ekleyeceksen sozluge gir kelimenin basligina, misalcompromise ne dusunuyorsan yaz.

harbiden bu baslik altinda redhouse sozlugu olusturmaya ne gerek var. iyice foruma cevirdiniz. ustelik bunun faydali olacagini sanan adamlar toplanip harbiden yaziyor. boyle ingilizce mi calisilir. acip bir sozlugu a harfinden baslayip ezberleyin hic olmazsa tematik gidersiniz. bu ne arkadas?

edit: ciddi ciddi kelime doldurmuslar, inanamiyorum. donup baktiginizda cop bir baslik oldu.
tezgah acildi bagira bagira muz satisi basladi sanki. arkadaslar dunyanin her yerinde kafe isletmelerinde tek olarak muz, elma gibi meyve satisi olur. starbucks ozelinde yeni bir olay degil zaten her kafede olur.
aday gosterilmesine hic sasirmadim. hatta bu konuda ilk hapse girdigunden beri soyledigim sey ayni. selo’yu yargilamadan bu kadar uzun sure hapis tutarsan dunyanin gozunde kahraman yaratirsin. bir siir yuzunden hapis yattim edebiyati sadece sizin kariyerinizde cikis yaptirmiyor. siyasette hapis yatmak hele hele ortada bir gorus catismasi var ise her zaman puan yapar.