Sık geçen başlıklar
ciroya bakarak yatırım yapılıyor, adamlar da bug'ını bulmuş işin, bakkal dükkanını dijitale uyarlayalım, 1 liraya alırım, 1 liraya satarım, maksat ciro artsın. geri kalan masrafı da yatırımcıdan çıkartırız zaten, harika business plan, pandemi olmasa çoktan ufalmıştı, şansları yaver gitti, hype oldular. yatırımcılar da ayrı çakal, kusura bakmayın, hype olan bir şeye giriyor, hype bitmeden hissesini başkasına satıp/çakıp çıkıyor.

pandemi öncesinde de aynısını savunuyordum, yine aynısını savunuyorum. hem insan eforu açısından, hem global ısınma açısından, nereden bakarsanız bakın inanılmaz gereksiz bir iş bu. gece vakti ilaç ihtiyacın olsa tırım tırım eczane arıyorsun ama dondurma istediğinde birisi kapına kadar geliyor.

amerika'da şehir merkezi dışında yaşayan insanların çoğu markete/bakkala onlarca km uzaklıkta yaşıyorlar ve haftalık/aylık planlamalar ile alışverişlerini yapıyorlar. bizim nasıl bir satın alım gücümüz var ki böyle bir ayağa hizmet peşindeyiz.
(bkz: ayranı yok içmeye taht-ı revanla gider sıçmaya)

getir ile tembelliğimizi dünya'ya satmaya çalıştık, adamlar da şaşırmışlardır.
tanım : çok doğru bir harekettir.

10 şiddetinde depreme dayanıklı binada bile yaşasanız, yaşanacak o curcuna, karmaşa, yağmalar, gıda sıkıntısı ve alt yapı sorunları yüzünden başınız çok ağrıyacak.
üç kuruşun hesabından ziyade egzoz emisyonu, hava kirliliğini azaltma, küresel ısınmayı yavaşlatma ve fosil yakıt tüketiminin azaltılmasına ciddi oranda katkı sağlayacağı için üretilmiştir.

üretiliş amacı; mehmet bey bugün 50 kuruş az yakıt yaksın değil, milyonlarca aracın günde 50 kuruş az yaktığını düşünün sığ ve sığır arkadaşlar.
enteresan bir durum yaşadım,
telefonumdan alım yapmaya çalışırken birden 63.000'den 66.500'e çıktı saniyeler içerisinde.

ben rakamı yazıp al tuşuna basana kadar her defasında 1.000-1.500 arası fiyat arttı.
neyse 66.300'den yakaladım aldım.

1 dakika sonra bilgisayarımı bir açtım 63.000.

nasıl bir oyun, nasıl bir dümen yapıyorlar anlamak mümkün değil.
kapanmasının en büyük sebebi n11 ve hepsiburada platformları.
kendi adına bir şahıs işletmesi kuran biri "ortak pazar" alanlarından ürün satışı yapabiliyor, dolayısıyla markafoni, limango vb. gibi onlarca yada yüzlerce çalışana sahip hantal yapılar bir ürünü 120 liraya satmaya çalışırken, tek kişilik dev kadro mal alım satımı yapan işletmeler aynı ürünü 100 liraya satabiliyor.

üreticiler de bu tarz satıcılar yüzünden fiyat politikasını koruyamıyor. piyasaya mal vermeyi de kesemiyor. kısır döngü.

türkiye'de internet ticaretinin, perakende toplam ticaret hacmine oranı %2.5 civarında. bu oran önümüzdeki 30 yılda 3'e katlanırsa kapanan esnaf sayısı da çok olacak.

sonuçta ne mi olacak? al-sat yapıp komisyon kazananlar azalacak, üreticiler kendi ürünlerini internet ortamından satmaya başlayacak. üreticilerin satış adet sayısı azalırken, ürün başı kâr marjları artacak. yaklaşık 20 yıldır yabancı ticaret platformlarında dile getirilen, internet sayesinde butik üreticilerin patlayacağı döneme doğru geliyoruz.

boş boş oturup 3'e alıp 5'e satmaya çalışmayı bırakın artık, kaliteli mal ve hizmet üretin.