getir'in is modeli yeni ve orjinal bir sey degil. sadece hollanda'da en az dort firma var benzer sekilde calisan. getir'in sansi pandemiyle beraber kendine iyi yatirimci bulmasi oldu. zaten biri girerse digerleri de uce bese bakmadan giriyor. sonrasi malum. gercek piyasa degelerinin on kati yirmi kati degerleri kadar finansmanlari oluyor. ama ici bos sirketin. nasil bir katma deger katiyorlar belli degil. her kose basina depo gibi dukkanlar acarak, motosikletli kuryeler doldurarak bir katma deger katamiyorsun. evimin besyuz metre cevresinde iki tane koca koca supermarket var. gecenin onuna kadar acik. hem daha ucuz, hem daha cesitli. niye gidip bunlara siparis vereyim? herneyse, amsterdam'da calistigim sirketten bir suru adam transfer ettiler. hem de cok guzel paralar teklif ederek. millet hikayeye inanip basti istifayi gecti getir'e. bu dedigim son bes alti aylik surecte oldu. umarim islerini kaybetmezler.
Sık geçen başlıklar
getir'in 4480 kişiyi işten çıkarması 2
ekşi'de görciroya bakarak yatırım yapılıyor, adamlar da bug'ını bulmuş işin, bakkal dükkanını dijitale uyarlayalım, 1 liraya alırım, 1 liraya satarım, maksat ciro artsın. geri kalan masrafı da yatırımcıdan çıkartırız zaten, harika business plan, pandemi olmasa çoktan ufalmıştı, şansları yaver gitti, hype oldular. yatırımcılar da ayrı çakal, kusura bakmayın, hype olan bir şeye giriyor, hype bitmeden hissesini başkasına satıp/çakıp çıkıyor.
pandemi öncesinde de aynısını savunuyordum, yine aynısını savunuyorum. hem insan eforu açısından, hem global ısınma açısından, nereden bakarsanız bakın inanılmaz gereksiz bir iş bu. gece vakti ilaç ihtiyacın olsa tırım tırım eczane arıyorsun ama dondurma istediğinde birisi kapına kadar geliyor.
amerika'da şehir merkezi dışında yaşayan insanların çoğu markete/bakkala onlarca km uzaklıkta yaşıyorlar ve haftalık/aylık planlamalar ile alışverişlerini yapıyorlar. bizim nasıl bir satın alım gücümüz var ki böyle bir ayağa hizmet peşindeyiz.
(bkz: ayranı yok içmeye taht-ı revanla gider sıçmaya)
getir ile tembelliğimizi dünya'ya satmaya çalıştık, adamlar da şaşırmışlardır.
pandemi öncesinde de aynısını savunuyordum, yine aynısını savunuyorum. hem insan eforu açısından, hem global ısınma açısından, nereden bakarsanız bakın inanılmaz gereksiz bir iş bu. gece vakti ilaç ihtiyacın olsa tırım tırım eczane arıyorsun ama dondurma istediğinde birisi kapına kadar geliyor.
amerika'da şehir merkezi dışında yaşayan insanların çoğu markete/bakkala onlarca km uzaklıkta yaşıyorlar ve haftalık/aylık planlamalar ile alışverişlerini yapıyorlar. bizim nasıl bir satın alım gücümüz var ki böyle bir ayağa hizmet peşindeyiz.
(bkz: ayranı yok içmeye taht-ı revanla gider sıçmaya)
getir ile tembelliğimizi dünya'ya satmaya çalıştık, adamlar da şaşırmışlardır.