Sık geçen başlıklar

boris yeltmesin 13

ekşi profili
gençler öyle boğazınız düğüm düğüm olmasın.

ben 7-8 aylık hamileyken hapise giren kadınlar gördüm. takriben 6 aylık suç işliyor. sancısı geldiğinde gardiyan, jandarma hastaneye kadar götürüyor gece yarısı olsa bile. kocasının beklemediği ameliyathane kapısında iki tane jandarma bekliyor. doğuruyor, hapishaneye geri geliyor. her hafta doktor muayeneye ediyor. ilaçlarını devlet veriyor. bezini bile veriyor. öyle rahatlar yani. çocuk biraz kendine gelince de hop dışarı çıkıyorlar.

ben 5-6 yaşında çocuklar gördüm, bu hafta annemle kalayım ben diyen. ertesi hafta babası gelip alıyor falan.

her çocuk uçurtmayı vurmasınlar'daki barış gibi değil. zor durumda olanlar var elbette. ama benim gördüklerimin çoğu kader mahkumları değil. gayet gasptan, hırsızlıktan vs. yatanlardı.
askerde bir ranzanın alt katına yatmıştım. casio saatimden tarihe baktım. daha aylar var bitmesine. kurtulmak için mucize lazım ama kızıldeniz'im ikiye bölecek bir asam da yok tabi. "vay amk burda askerlik geçer mi" diye iç geçirirken bir yandan da ranza altındaki yazıları okuyorum. şafak 250, 84/1 kral devre, erzincanlı kovboy, dadaş, lazkopat... tam o sırada hayata dair motive edici güzel bir cümle okudum.

"sabahlara kadar sikecekler ama unutmayın, zamanı durduramazlar!"
93 senesindeki efsane benim.

önümdeki iki dallama ağlıyordu. arkamdakiler ağlıyordu. yanımdaki çekik tip tip bana bakıyordu. herkesin anası-babası sınıfta. gri önlüğüm ve ceplerindeki iyi ütülenmiş beyaz mendillerimle etrafı gözlemliyordum. annem yanımdaydı. işe gitmesi gerekiyordu. hayır duasını edip öptü ve gitti. her teneffüste çekimser adımlarla kapının önüne çıktığımda milletin annesini görüyordum orada burada. ama benim annem yoktu. gerçi olsa ne boka yaracaktı orası da ayrı. akşam olunca geldi, aldı beni.

şimdi asıl ağlamama nedenime geleyim. annem ağlamazsam bana kardeş yapacağını söylemişti. ben de ağlamadım tabi ki. eve gitti kardeş yok. kardeşimi sorunca karnenin hepsini beş getirirsen kardeş yapacağım dedi. karne günü eve gittim, yine kardeş yok. bu sefer ikinci sınıfta aynı döngüye soktu. sanırım 4. sınıfta çocuğun ısmarlama bir olay olmadığını öğrendiğimde artık çalışkan bir öğrenciydim. bu vesileyle iyi bir not ortalamasıyla 8 yıllık zorunlu eğitimi bitirdim.

bu kadın yıllarca pepsi kola şişesine koyduğu siyah üzüm suyunu bana kola diye içirmiş kadın. ben mi aptaldım, bu kadın mı akıllı hala emin değilim. belki ikisi de. *
sözlükteki yeni üniversite mezunlarını göreceğiniz başlıktır.

ilk tasoların üzerinde sevimli kahramanlar vardı. tasolar üçe ayrılırdı. normal, süper ve mega diye. kalınlarından dolayı bu isimleri alıyordu. hatta değer olarak 1, 2 ve 5 değerleri biçilirdi. mega olan ayrıca pembeydi.

sporcu kartlarından arta kalan vakitlerde oynanırdı. çevreye yapılan yeni binaların mermerli duvarlarında oynamak gerekirdi başka düz yer yoktu.

çöküş sebebi ise beybileyd kuşağıdır. yok kenarı bilmem neli tasolar yapıldı. kimsenin aşina olmadığı karakterlerle süslendi.

digimon'la duffy duck bir olabilir mi amk?
güzel plandır.

tinerciler burayı kokutmadan ben yazayım. beşiktaş gibi über bir takım sayesinde kardeş oldu bu sarışınlar. esra ceyda kardeşler yemekte buluştu. bizim klansmanımız farklı, biz münih'le yemek yiyoruz, bunlar birbiriyle. oğuzhan 150 milyon euro, talisca 6 taksit, gomez 1000 euro, fikret orman kral adam. uzay futbolu. türkiye'nin barcelona'sı. şenol güneş evrenin en iyi teknik direktörü.

edit: çok sayıda mesaj aldım. iyi küfür yedim. herkese teşekkür ederim. beni beşiktaşlı sanıp küfreden galatasaraylılar oldu. benim beşiktaşlı olmadığımı düşünerek küfreden beşiktaşlılar oldu. komik gelip ekleme yapan beşiktaşlılar da oldu. komik gelip iç döken galatasarayı ve fenerbahçeliler oldu. hele bir arkadaş önce sağlam sövüp sonra kusura bakma dedi. favorim o arkadaş.

umarım br gün çarşı, gfb, ultraslan her beraber yemek yiyip birbirleriyle dalga geçecek kadar barışçıl olurlar.

ekleme de yapalım. ayağının dışı canımızın için, pepe duvar len, orkan iki sene 20 milyon euro.

not: beşiktaşlı değilim. buna göre küfredin.