Sık geçen başlıklar

çocukken sahip olunan salakça fikirler 10

ekşi'de gör
ağrı kesici içtiğimizde ağrı kesicinin gidip ağrıyan yeri nasıl bulduğunu hep merak etmiştim :d
yaşadığım ili tüm türkiye sanıyordum. şu görünen yüksek binaların olduğu yer istanbul, şu ağaçlı yer karadeniz vs.
bizim köy meydanındaki yüksek gerilim hattı direğini allah zannediyordum.
iç organların varlığından haberdar olmadigim dönemde yediğimiz yemeklerin ayaklarımızdan başlayarak vücutta biriktiğini sanıyordum. kendimden de ne kadar eminsem artık kimseye de sorup onaylatmıyordum(sanırım çocukken çok malmışım)
yeterli tuğla ve çimentoyu alıp boş olan istediğim bir yere ev yapabileceğimi sanıyor olmam bunlardan biridir. yerimi bile seçmiştim aq sadece büyümeyi bekliyordum. okula giderken telaşlı şekilde evimi yapacağım yere bakıyordum başkası kaptımı diye.
ben "itina"nın bir makine olduğunu zannediyordum.
-itina ile halı yıkanır,
-itina ile baca temizlenir,
-evleriniz itina ile boyanır,
-yükleriniz itina ile taşınır.
kendi kendime: "arkadaş bu itina nasıl bir makinedir ki her şeyi yapabiliyor, her yerde kullanılabiliyor!" diye feveran ederdim.
lakin ki öyle değilmiş.
çocukken akaryakıt istasyonlarının bulunduğu yerden petrol çıkar sanırdım. bizim eski evin arkasında ortalama 100 metre ilerisinde akaryakıt istasyonu vardı, oradan petrol çıkıyorsa bizim bahçeden de çıkar diye sevinmiştim ve herkesden gizlemiştim.
büyümenin iyi bir şey olacağı.