Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
gördün mü 1 tane adamın cesaretini, nelere sebep oluyor !

sindirildik… mıy mıy muhalefetimsilere esir edildik. işi tıkırında şovmenlerin kürsüden birkaç laf sallamaları gazımızı almaya yetti. tamah edip, tamam olduk…

ekmel’ettin, abdullah’nettin, muharrem’neregittin ile ömrümüzü yediler amk…

yeter lan! memlekete 10 milyon kaçak girmiş, ortalık yangın yeri, chp’nin gündemi “enflasyon rakamları yalan” demeçleri… ulan o rakamlar 20 yıldır yalan zaten, memleket elden gidiyor siz oynaştasınız halen…
4. yıldız loading dedikten sonra yıllardır müzesine kupa sokamayan camianın parlak zekası. koyun kardeşim 10 tane yıldız koyun, kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz zaten.

edit: lol kupasını unutmuşum pardon
tipik karadenizli kurnazlığı ile sergilediği yapay tavırlarından sonra bende de ortaya çıkan soğuma.
gözlerinde samimiyetsizliği görüyorum artık.
vatandaş olmak trollük, vatandaşın sorunlarını eğip bükmeden konuşabilmek ajansçılık, halkın sorunlarına kulak tıkamak da makul demokratlık olmuş he? kişi kendinden bilir işi. herkes senin gibi yemlenmiyor nevşin.
beni düşünmeyen muhalefeti ben niye düşünücem lan? adamlar ülkenin anasını belledi. milyonlarca ortadoğu faresi ülkeye doldurulmuş, kadının çoluğun çocuğun güvenliği ayaklar altına düşmüş bizim 6'lı muhalefet hala suspus. şu an bu ülkenin en büyük beka meselesi bu sikik ortadoğu fareleri.

çıkıp hepsini teker teker göndereceğiz diyeceksin, gitmezlerse sike sike göndereceğiz diyeceksin. burası türk yurdu. kanla, acıyla, gözyaşlarıyla kazanıldı ulan bu topraklar. sessiz sedasız işgale açılmasına göz mu yumulacak?

muhafazakar kesimden alacağınız oy zerre sikimde değil. ya oy kaybedersek diye suspus olmaya devam edin siz. benim oyum bu piç kurusu ortadoğululardan ülkeyi kurtaracak kişiyedir.

yürüyedur baba muhalefet ümit hoca. vatanına zerre sevgi besleyen insan bu işgale sessiz kalamaz. seninleyiz.

ne sırma saçlı piç yıldırabilir seni ne de başkaları. bu ülkeyi bu sessiz işgalden birlikte kurtaracağız.
"hilal kaplan, yiğit bulut, elif çakır, fatih tezcan, cem küçük, hacı yakışıklı, erkan tan, ibrahim karagül, esra elönü filan da çağır.

az gelir sadece abdülkadir. diğerlerinin de hatrı kalmasın hem."

dedirtmiş açıklama.
bir ara oyunu açtım merve yıkılmış, belli acayip bir sakatlık geçiriyor ve sporcu olduğu için de yanılma şansı pek yok maalesef.

çok sıkıldım ,başka şeyler izledim sonra dayanamadım bir daha açtım. gönüller benchinde atakan yani merve'nin eski takım arkadaşı pek etkilenmemiş ve bağırıyor ezin bunları , acımayın , geri adım atmayın ...

peki atakan neyi kazanacaksın o oyun sonunda ? peki tamam kazanmak mübah , kazanmak için her şey mübah , peki bu son oyun mu yoksa senin sonun mu bu oyun ? üstelik sen sakatken ve sahada yokken ve merve belki de sadece survivor'ın değil o tendonu iyileşmezse normal yürümesinin sonundayken. yiğit bir delikanlısın öyle mi atakan , bence değil.
bok oy veririz.

reddedeceğiz. tınlamazlarsa tıpış tıpış başka partiye gideceğiz. mesela zafer partisi.

iyi alıştınız seçmeni mal yerine koymaya. chp'nin kendi tabanına verdiği zarar çok büyük ve bunu 2023 seçimlerinde görecekler ama iş işten geçmiş olacak.

eleştirdiğiniz biatçı kesimden bir farkınız olsun be. koşulsuz şartsız biat edeceğinize yol yakınken eleştiri yapın da doğru yolu bulsunlar.

ekleme:

tanım: oy vermemek ve protesto etmek. aceleyle tanımsız yollamışım entryi.

ekleme 2:

mesaj atan chp'li arkadaşlar mandalina kabuğu, tuvalet terliği, çöl eşeği ve bilimum obje ve canlı örneği sunarak akp'nin karşısına kim çıkarılırsa çıkarılsın ona oy vermemiz gerektiğini söylüyorlar. atmayın, kalbinizi kırarım!

20 yıldır akp'ye biat edenlerden hiçbir farkınız yok! sayamadığım kadar çok seçim kaybetmiş olan kemal kılıçdaroğlu partiden gitmesi için elinizden geleni yapacağınıza gidip hâlâ arkasına geçiyorsunuz! işte bu sebeple bundan sonrası tufan diyor ve chp'ye oy atmaktan vazgeçiyorum!

yeter artık! oylarımız zimmetli veya satılık değil!

ben atatürkçü bir gencim ve çözüm üretemeyen 70'lik dedeler ve nineler istemiyorum artık! anladınız mı? eleştirin, gitsinler!

korkmayın! saruman'ın da dediği gibi, “zaferimiz yakındır!”
iktidarın tanınmış yalakalarını yanına çekmesinin bir karşılığı var. iktidarın zayıflığını, kendisinin ise güç merkezi olduğunu simgeler.

buraya kadar sorun yok. ancak çıkıp da "nagehan alçı bölgede sevilen biri, eleştirenler 300-500 kişi" dersen saçmalarsın.

olması gereken açıklama şuydu:

"biz sadece olabildiğince farklı kesimden gazeteciyi çevremizde tutma, şeffaf olma gayretindeyiz. birtakım kişilerin suçlu olduğu, asla bizimle aynı karede yer almaması gerektiği söyleniyor. biz elbette yanımızda görünen herkes ile aynı görüşte değiliz. hukukun bağımsızlığı ise tartışılır. günü gelince liyakatı getireceğiz, alenen suç işlemiş birisi varsa hukuk bunlarla ilgilenir ve zaten hukuk bunun için var.

herhangi bir hukuki cezası bulunmayan kişilere hukuken cezalı muamelesi yapmak tehlikelidir. elbette kimi insanların geçmişte yaptıkları bizim de aklımızda ancak şeffaf olmak adına zaman zaman aynı ortamları paylaşabiliyoruz. biz; liyakatı, profesyonelliği, hukukun üstünlüğünü, özgür ve güçlü ordumuzu, mutlu ve iyi eğitim alan gençliği hayal ediyoruz. bu vizyon doğrultusunda hareket ediyoruz, zaman zaman aynı karede bulunduğumuz kişiler yalnızca tanınmış simalar aracılığıyla toplum kesimlerine mesajlar vermek ve nefretten beslenmeyi azaltmak içindir.

kimse bizimle aynı karede bulunarak kendini aklayamaz, biz gazetecilerle profesyonellik gereği aynı karede olabiliyoruz."

bu murat ongun adlı şahıs, imamoğlu'na seçimi kaybettirebilir. saçma sapan abuk sabuk bir savunma yapmış ve bu kadar saçma olmasının sebebi sırf egosunun altta kalmak istememesi bence.
ne yaparsanız yapın mültecilerin tamamını gönderemeyiz
kalacak olanları entegre etmeliyiz diyor an itibariyle.

evet evet…
zafer partisi oy bölüyor kardeş, oyun çoğ büyük.
starbucks lüks değil. tall boy bir filtre kahve ile sabahtan akşama kadar oturma imkanı sunuyor gençlere. üstelik bedava internet ve her masada priz imkanı ile. bu dediğini no name cafelerde yapamazsın. sıra olmasının tek sebebi bu.

ayrıca bir kahve içiliyor diye ülkedeki enflasyon gerçeğini yok saymak cebindeki telefonu çıkar diyen dayı kafası.
kahkaha atanlar, ince görenler falan...

bir ülkenin "atanmış" bakanı, önce 'seçilmiş" milletvekili ve parti genel başkanına hayvan diyor, sonra da bunu perçinlemek için hayvan koruma arabası ile mesaj veriyor.

kabile devletini de geçtik, küfür devleti olduk.
kürt açılımı;
"10.000 kürt süvari malazgirt'de alparslan'a yardım için gelmişti."

suriyeli açılımı;
"15 temmuz'da en ön saflarda suriyeli kardeşlerimiz vardı. onlar olmasaydı başaramazdık."

hiç değişmeyecekler.
olm bitcoin adamsan yarın 11' de hazine bakanlığının önüne gel, ben tek gelecem
kütlesinin büyüklüğü sesinden hissediliyor amına koyim.

tabi nasa da bolca bağış alan bir kuruluş olduğu için arada sırada gaz almaya yönelik hareketleri olmuyor değil. fakat ben nasanın paylaştığı görüntüler ve seslerin doğruluğunu çok da sorgulamıyorum. doğru olsa da olmasa da kalan 50 yıllık ömrümde benim için bir şey değişmeyecek. sonuç olarak doğru olarak kabul etmek hayatıma heyecan katar.

koduğumun marsına koloni kurdular da gidemedik diye karalar mı bağladık sanki lan?
sizi destekleyen insanlara böyle götünüzü dönmeye devam ederseniz götünüze baka baka gidersiniz. biz seçtik sizi, bizi dinleyeceksiniz.
dün bir milletvekili ve parti başkanı olan ümit özdağ'a, türkiye cumhuriyeti içişleri bakanı tarafından milyonların önünde "hayvandan aşağı, haysiyetsiz bir adam. soros çocuğu, operasyon çocuğu" gibi laflar edildi. nevşinden tek bir eleştiri tweeti göremedik.

bugün ümit özdağ çıktı içişleri bakanlığı'na yürüdü, açıklama yaptı (sen türkiye'nin en büyük kriminalisin, görevin bitince tutuklanacaksın, sen don lastiği satarken ben bu polislere ders veriyordum vs.). nevşin ne yaptı peki;

"günü iki kelimeyle özetle: rezillik pespayelik" diye tweet attı.

ağlayarak günlüğüne yazması gereken şeyler var.
geldikleri gibi gideceklerdir. ülkede ekonomi falan kalmadı, gönderebileceğimiz tek zaman bu zaman, hiç bi yere göndermeyizden bir milyon kişiyi göndereceğize bir ay da gelindi.

not: çok sevdiğiniz din kardeşlerinizin teslim edilen ilk konutların duvarına çizilen bayrağa duğduğu saygıyı ekliyorum, görsel
“nerde kendini bilmez çocuklar
bir sabah öylece çekip gittiler
çınladı alkışlar kör sokaklarda
yankısı bize kaldı”.

bu gece sabaha karşı 01:25'te deniz'i, 02:25'te yusuf'u, 03:00'te hüseyin'i çıkardılar sehpaya.

sonra deniz koyduk çocuklarımızın adını..
ümit özdağ'ı yeni tanıyan ergen ve liboşlar kendisinin çıkışlarını tiyatro olarak görebilir.

ben kendisini 20 yıldır takip ediyorum, hiç bir şekilde çelişkiye düşmedi, görüşlerinden taviz vermedi.

herkesi kendiniz gibi sanmayın.

tiyatro görmek isteyenler, kemal'e, sezgin'e, canan'a, ekrem'e baksın.
yeniden düzenlenmesi gereken oran.

arkadaşım bir anadolu kasabasında 800 bin tl'ye ev aldı. evin yerini beğendiği için elden kaçırmamak için mecburen hem alıcının hem de satıcının %2+2 olan komisyonunu ödemek zorunda kaldı. 40.000 tl'ye yakın parayı sadece emlakçıya verdi. peki 800 bin tl'ye ev mi kaldı artık? büyükşehirde 2 milyon tl sıradan bir daire parası oldu. 80 bin tl emlakçı komisyonu bana gereksiz fazla geliyor. ev fiyatları astronomik rakamlara çıkmışken acilen yeniden düzenlenmesi lazım.

15 dk zaman ayırarak alınan 40 bin tl çok ağrıma gitti. ne yapalım ülkecek mesleklerimizi bırakıp emlakçılık mı yapalım?
gecmiste boyleydi. simdi de boyle galiba. eger yaniliyorsam affola. muhakkak ogreten vardir ama bana hakikatten hic denk gelmedi.

hakikatten tuhafti. resim teknigi, boya ve firca kullanimi, surda soyle cizilmeli, burada boyle cizilmeli gibi seyleri ben hic ogrenmedim egitim hayatim boyunca resim ogretmenlerimden. 3 farkli resim ogretmeni hatirliyorum hayal meyal.

"evet cocuklar konumuz 23 nisan, sulu boya olacak, cizin" deyip gecti gitti bizim dersler. ne bir teknik, ne bir bilgi. yaptik resmimizi, hocamiz bakti donem sonunda hepsine. verdi notu gecti gitti...
anayasanın amasız fakatsız tam uygulanması,

kaçak göçmen mültecileri göndermek,

geri kabul antlaşması dahil tümümün iptal edilmesi,

gümrük birliği antlaşmasının yeniden ele alınmasının sağlanması,

türk milletine huzurlu bir siyasi ortam sağlamak,

kuruluş ilkelerine geri dönerek devlet yapısını düzenlemek,

ordudaki yıpranmayı düzenlemek,

ekonomik olarak tüm açıklar kapatılarak halkın refahını gerekli yatırımlar ile yükseltmek,

komşularımızla olan sorunları kökten çözümlemek,

son yıllarda yıkım sürecinde işin içinde olan ülkelerle hesaplaşmak,

pkk/fetö ile etkin ve kararlı mücadele etmek,

kuzey suriye/ırak hattında tüm devletleşme emellerine karşı direk müdahalede bulunmak,

kaptan amerika yayınlayan batı medyasını kapatarak bu millete ait medyayı kurmak,

eğitim reformu yaparak geleceğe yönelik adımlar atmak,

özel üniversite ve okulların kapatılması,

eğitimin tamamen ücretsiz hale getirilmesi,

üniversite mezunlarının girişimlerine faizsiz kredi desteği sağlamak,

üniversite yerleşkelerini düzenlemek,

her öğrenciye bir yurt odası olacak şekilde tüm şehirlerde yurt yapılanması kurulması,

gelirin dengeli şekilde dağılmasını sağlayarak dengeli kalkınma modeline geçmek,

yerli üreticilerin ürünlerini dış pazarlara açılmasında büyük destek sağlamak,

askeri okulların tekrar aktif hale gelmesi,

tarım ve hayvancılığı sonuna kadar desteklemek,

doğalgaz ve enerji stok depolarının genişletilmesi,

güneş enerjisinin çok daha etkin şekilde kullanılmasının sağlanması,

turizm sektöründe tam denetimin sağlanması ve sadece eğitimli bireylerin çalıştırılması, otel ve turizm lisanslarına yeni kurallar getirilmesi,

kktc ile entegre olunmasının sağlanması,

kktc'de güven ve huzur ortamının oluşturulması,

mafya vb suç örgütlerinin tamamının soruşturulması,

silah ruhsatı almanın sadece kamu personeli ile kısıtlanması,

huzuru bozan tüm suçların cezalarının arttırılması,

cezaevi kural ve koşullarının düzenlenmesi,

avukat, savcı, hakimlerin tamamının tekrardan haklarının düzenlenmesi,

emniyet ve askeri personellerin çalışma koşullarının düzenlenmesi,

mgk'nın tekrardan şekillendirilmesi,

sosyal medya kurallarının düzenlenmesi,

kadına şiddet cezalarının arttırılması,

devlet kurumlarında liyakat esasına dayalı türk devlet anlayışına uygun personellerin bulunması,

yolsuzlukların engellenmesi,

yapılan yolsuzlukların tamamının soruşturulması,

sözde ermeni soykırımı ile etkin mücadeleye başlanması,

savunma sanayisine desteğin daha da çok arttırılarak daha da ileri seviye teknolojiye ulaşılmasının sağlanması,

dış politikada denge siyasetinin kurulması, hasar gören anayasa maddelerinin tekrar eski durumlarına geri getirilmesi,

zarar veren yapılan iç/dış antlaşmaların/ihalelerin iptal edilmesi, doğu ve batı bloğuna uygun tam bağımsız türkiye'yi inşa etmek.

karar senin türk milleti.

şaka yapmıyoruz.

biz yapacağız.
#137069833

burada çok eksik bilgiler var. yanlış yorumlanır diye doğrularını yazayım:

-55,000 vize dünya genelidir.
-avrupa bölgesi icin verilebilecek maksimum vize sayısı yaklaşık 20,000’e denk gelir.
- türkiye’den verilecek vize sayısı maksimum 3850’dir. daha fazla kişi seçilirse, 3850. vizeden sonrasi direkt hakkını kaybeder. ama bunlar “selected” yazısı görürler, çünkü 3850’nin ne zaman tükeneceği belli değildir.
- dosya numaranız önünüzde o kadar kişi oldugu anlamına gelmez, çünkü çekilişte önce dosya numaraları dağıtılır ve sonra diskalifiye kuralları çalışır. bundan dolayı dosya numaralarında boşluk (silinme) meydana gelir. bu boşluk sayısı her sene değişir. çekilişi kazananlar bu boşluğun ne kadar olduğunu takip eden yılın ocak 1’ine kadar ogrenemez.
- dosya numarası çekilişi kazanan talihli icin açılır. bu talihli yanında es ve çocukları da götürebilir. haliyle bir dosya numarası birden fazla vizenin tükenmesi anlamına gelir

özetle, dosya numaranız 30,000 ve avrupa kotası yaklaşık 20,000 diye hakkınızı kaybettiniz anlamına gelmez. boşluk oranı sayesinde sizin ilk 20,000 icerisinde olmanız olasidir. ama dediğim gibi bu dinamikler her sene değişir ve sabırla süreci takip etmekten başka bir yol yoktur.
daha düne kadar perinçek kadar bile oyu yok denen zafer şimdi %2 olmuş. aynısı iyi parti'ye de yapılıyordu. şimdi birçok anket iyi parti için %17-18 falan diyor.

zafer'de de aynı şeyi göreceğiz belli ki.

daha önce demiştim, yine diyorum. zafer partisi'nin bu seçimde %3'ü aşması yeterli (ki bence çoktaan aştı) sonraki 50 yılın türk siyaseti kökten değişecek.

siyasal islamcı+liboş+kürtçü bloka karşı seküler türk milliyetçisi blok. kimin galip geleceği ortada. vahhabi köpekleri çölüne.
twitter'da 1 gunlugune meshur olabilmek, takipci kazanabilmek icin bir cocuga yazdirilan, veya cocuksu bir yaziyla yazilan 'siir'den bir misra. bir yalan, komik bir yalan.

soyut dusunce yetenegi henuz bulunmayan bir cocuk, boyle bir siir yazamaz.