Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
bol gollü geçeceğini düşündüğüm maç. iki takım da pozitif futbol oynuyor ve birbirlerinin zaaflarından faydalanmaya müsait oyun yapıları var.

son haftalardaki performanslara daha çok odaklanacağım.

---real madrid'le başlayalım; sade futbol oynuyorlar, zidane oyuncuları full göreve boğmuyor, bireysel yeteneğe güveniyor. topu bir şekilde ronaldo'yla buluşturmak haricinde takımın belli başlı bir hücum tablosu yok ancak bu başka bir şey yapmadıkları anlamına gelmiyor. topsuz oyunda dediklerimi yapın, topu rakip kaleye dediğim gibi yaklaştırın, gerisi size kalmış diyor. onlar da zidane'ın yüzünü kara çıkarmıyorlar ve herkes bireysel yeteneğini sergileyerek çok çeşitli pozisyonlara giriyorlar, önlem alması çok zor bir takım:

- link - ronaldo başlıyor ronaldo bitiriyor

- link - önce sol bek sonra sağ bekin şutları

- link - kroos'un şutları

- link - marcelo'nun bindirmeleri

- link - ramos'un frikikleri bile tehlike

bale'ın son haftalarda forma girmesine ayrı bir paragraf lazım ama uzun uzun anlatmaya gerek yok, kendini buldu, zinde ve istekli. finalde zidane'ın kendisine güvenip 11'de başlatacağını düşünüyorum.

zaaflar:

1) savunmanın önde yakalanması: çizgiyi çok önde kurdukları için gerek orta sahadaki ani top kayıplarında (ki bu tam liverpool'luk) gerekse anlık konsantrasyon kaybıyla bir şekilde arkaya adam kaçırıyorlar:

- link - kroos'a baskı ve top kaybı

- link - savunma önde yakalanıyor

- link - aynı şekilde

- link - aynı şekilde

liverpool böyle anlarda affetmez.

2) varane'ın korkak hamleleri: varane genelde rakip hücumcularla bire bir kaldığında sert hamleler yapmak yerine mesafe bırakıp açı kapatmaya çalışan bir stoper, bu da rakibe şut imkanı yaratıyor:

- link - rahatsız etmiyor

- link - yine yumuşak kalıyor

özellikle salah ve mane gibi becerikli oyuncular için bulunmaz nimet.

real madrid adına en kritik nokta maça çıkacakları felsefe olacak. piston futbol'un yaşlı temsilcisi bayern'e karşı sonuç veren kontrollü anlayışla çıkmaları muhtemel. top rakipteyken geri çekilirlerse liverpool'un (normalde geniş alanda etkili olan) hücumcularının gücünü ramos, casemiro, carvajal gibi dar alanda hamleli savunmacılarla kırabilirler. ama bunu yapmayıp agresif başlarlarsa liverpool savunma çizgisini çok rahat deler.

ilk 11 tahminim: https://i.hizliresim.com/ldpw1z.jpg

---liverpool'la devam edelim; piston futbol oynuyorlar, presle top kapıp en çabuk şekilde kaleye gitmeye çalışıyorlar, işin özü rakibi hazırlıksız yakalamak. bunu en çok sağ bek arnold'un içerlek oynayıp henderson ve milner'a destek verdiği orta sahada topu kaparak yapabiliyorlar, anlık pozisyonlarla seri şekilde cezayı kesiyorlar. ama bu demek değil ki geri çekilip kontratak kovalıyorlar, aksine her bölgede basıyorlar:

- link - firmino'nun presten vazgeçmemesi

- link - yine firmino önde basıp topu kapıyor

- link - aynı şekilde

dolayısıyla kontratak değil agresif oynayan bir takım liverpool. günümüz fizik şartlarında bunu 90 dakika sürdürmek zor olduğu için klopp bunu maçın belli anlarına yayıyor.

zaaflar:

1) yerleşik savunmaları açamamaları: geride fazla oyuncuyla bekleyen takımlara karşı zorlanıyorlar, geniş alan oyuncuları salah-firmino-mane'nin etkisi azalıyor ve orta sahanın hücum katkısı gerekiyor, milner-wijnaldum-henderson üçlüsü bu konuda henüz bekleneni vermiş değil. 3 hafta önceki chelsea maçı bunun en iyi örneği oldu:

- link - mane ceza sahasında tek başına bekliyor

- link - etkisiz

- link - aynı şekilde

(bu pozisyonların aynısı bu maçtan bir hafta önce stoke karşısında da yaşanmıştı)

real chelsea gibi 3'lü savunma + 2 dmc ile duvar örmüyor belki, ancak bayern gibi ceza sahasına rahatça girip ful baskı oynayan bir rakip karşısında son müdahalelerde başarılı olarak hayatta kaldıklarını düşünürsek, bayern kadar organize gelemeyen liverpool'un maçın belli anlarında (real geride beklerken) zorlanacağı kesin.

2) defansif konsantrasyon eksikliği: orta sahada rakibi engelleyemeyip ceza sahasına kadar gelmesine müsade ettikleri vakit gerek adam paylaşımı gerekse de son hamlelerde başarısız kalabiliyorlar, tam real'lik:

- link - rakip üç kez üst üste topa vurabiliyor

- link - dzeko bomboş

- link - giroud rahatça kafa vuruyor

- link - henderson adamı kaçırıyor

yüklenirken ceza sahasına çok adamla giren real bunları affetmez.

3) lovren'in hataları: öne geçilen maçlarda takımın rehavete kapılmasının baş sebebi olan lovren en kritik anda en saçma beceriksizliği sergileyip maçı verebilir.

- link - sağdaki boşken gereksiz uzaklaştırma çabası

- link - böyle kolay bir kafa topunu ıskalıyor

bu tarz hataları real zaten affetmez.

liverpool için en kritik nokta o bildiğimiz ön alan presini maçın ne kadarına yayabilecekleri olacak. topa sahip olmak isteyen takımlara karşı sergiledikleri patlayıcı özellik elbet bugün de belirecektir ama orta sahada chamberlain'in hücum katkısını ve emre can'ın enerjisini arayacaklar, özellikle real orta sahayı geçtiği zaman milner ve henderson'ın sıfır hatayla oynaması çok zor. o yüzden rakibi kalelerine mümkün olduğunca uzak tutmaları gerekiyor.

başka bir kritik nokta da mane'nin performansı olacak. öyle goller kaçırıyor ki momentumu ters çeviren cinsten. maça cenabet çıkarsa liverpool'a zarar verir.

ilk 11 tahminim: https://i.hizliresim.com/vdpv8y.jpg

---psikolojik olarak:

real madrid iki senedir şl'de her istediğini almış bir takım, çok rahatlar. ve tarihe geçmek, barcelona'nın bile en dominant döneminde başaramadığı şeyi başarabilmek* için ayrı bir motivasyona sahipler.

liverpool bu sezon çok iyi bir hava yakalamış olsa da henüz istemediği şartlar karşısında silkinip kendine gelebilen olgun bir takım değil*, yenemeyeceklerini anladıkları zaman maça küsüyorlar.

---bu bilgiler ışığında tahminim:

1) liverpool'un tek galibiyet şansı var o da öne geçerse hemen 2'yi hatta 3'ü bulmak (ki real'in gol yemesi halinde iyice bastıracağını düşünürsek liverpool aradığı boşlukları daha rahat bulacaktır). bulamazsa real bir şekilde gelir yakalar.

2) real madrid öne geçmesi halinde maçı kolay kolay vermez, gol yese bile tekrar atıp öne geçer, yine yese tekrar geçer.

uzun lafın kısası; real madrid'in bir adım önde olduğu ama yenerken epey efor sarfedeceği bir maç olacağını düşünüyorum. 3-2, 4-2, 3-1 gibi skorlar olabilir. inşallah hakem/sakatlık vs öne çıkmaz.
tam bir real madrid futbolcusu. tam bir orospu evladı.

sinirim geçmedi amk, ölmüşlerini sikeyim lan ben senin ramos. ananı, atanı, mezarını sikeyim lan.
programı kıçıyla seyretmiş olanların çarpıtmaya çalıştığı sayın muharrem ince'nin haklı söylemi.

son 10 yıla baktığımızda dünyada en büyük şirketler içinde artık otomotiv ve petrol sektörü yok dedi. yazılım devleri var dedi. öncelikli hedefimiz olarak yazılım ve bilim üreteceğiz dedi.
kafa basmıyorsa aç bir daha seyret.
9 saat boyunca o vahşiler orada toplandı, karar verdiler, kast ettiler, yakarak katlettiler ve gittiler. asker refakat etti, polis mihmandarlık yaptı. mankurt teröristler çorum, maraş, malatya'da yaptıkları gibi sivas'ta da barbarlık yaptılar.

türk'ün türk'e yaptığına vahhabiler sevindi, suudiler sevindi, siyonistler sevindi. şirkten, nifaktan, mankurtluktan çıkıp ne zaman aydınlığı seçecek bu aziz türk milleti !!!
hala anlamıyor bazıları. çözüm maaş artışı değil. sen maaşları arttırdıkça piyasanın dengesini bozuyosun. zam kararları masa başında alındığı için asgari ücrete gelen her zam aynı zamanda enflasyonu da etkiliyor. zam yapmak yerine bordroluların üzerindeki gereksiz kesintileri halledin yeter. asıl mesele kazanılan paranın artması değil alım gücünün artmasıdır.
başörtülü bacı orucunu açtıktan hemen sonra sportif ablaya,

" hanım hanım hava karardıktan sonra, bu kıyafetle, üstüne bir de mübarek ramazan ayında sokaklarda ne işin var? "
bugün sabahtan beri sol frame gündem'e baktıkça artık emin olduğum durumdur. üst üste aktroller başlıklar açıyor ve birbirlerini destekliyorlar. hedefte milli ittifak'a bir son dakika golü atmak var galiba. karşılarındaki kitleyi kendi kitleleriyle karıştırmışlar.
maaşlar, primler belli ki yatmış, berat abilerinin gezi eylemlerinde "elden ele" diye dolaştırdığı "ilk üç gün ben de destekledim" yazısının benzerini yapmaya çalışıyorlar.
az kaldı bekleyin. devlet sopası elinizden düştüğünde göreceğiz yiğitliğinizi.
25 yaşında bir gencim. hayatımın en güzel dönemini,

ekonomik olarak;
-krizin olduğu,
-parasının sürekli değer kaybettiği,
-alkol, sigara, benzin, ötv zamlarının olduğu,
-iş, kariyer imkanlarının yetersiz olduğu,
-ağır, adil olmayan vergi politikalarının olduğu,
-toplu taşımanın pahalı olduğu,

siyasi olarak;
-kutuplaşmanın olduğu,
-kafasına göre takılan 3.5 milyon mültecinin olduğu,
-terör eylemlerinin olduğu,
-dünyada itibarı zedelenmiş,
-devletin malı deniz yemeyen keriz mantığının olduğu,
-milyonluk makam arabasına binen siyasetçilerin olduğu,

sosyal olarak;
-trafikte, sokakta bir magandanın kurşununa kurban gitme ihtimalimin olduğu,
-gece dışarı çıkarken korktuğum,
-ortalama bir kitabın 40 liradan başladığı,
-yeşil alan sayısının az olduğu,
-fırsat eşitliğinin olmadığı,

gündem olarak;
-atatürk düşmanlarının, annesinin dizinden tahrik olanların, deve sidiği içenlerin gündem olduğu,
-kimin ne giyeceği ne içeceği, ne yapıp ne yapamacağı konularında fetva verilen,
-bölücü, ayrıştırıcı gazetecilerin yazıp, çizdiği,
-gerçeği yansıtmayan, halkı kandıran haberlerin yapıldığı,

ahlak, etik olarak;
-sahte din adamlarının fink attığı,
-tacizi, tecavüzü meşrulaştıran açıklama, paylaşım, haber yapan insanların olduğu,
-çocuk istismarının olduğu,
-her alanda şiddetin olduğu,
-ağaçlara ve hayvanlara zarar verenlerin ceza almadığı,
-torpilin, rüşvetin olduğu,
-yandaşların daha değerli olduğu,
-spora, dine, okula siyasetin girdiği,
-gereksiz dizilerin, yarışmaların çok olduğu,

......

bir ülkede yaşamak istemiyorum. kısaca insan gibi yaşamak istiyorum. gereğinin yapılmasını arz ederim.
-rte'den başka oy verecek doğru düzgün adam yok ki yiğenim. chp falan hep terörü destekliyo

ankara için: akpden önce musluklardan çamur akıyodu çamur. hey gidi hey
sessiz çalışabilmesidir.

bana göre en mühim detaydır ses.

en başta pek sıkıntı olmaz dersiniz ama bazı geceler sessizce masanızda bilgisayarın karşısında çalışırken her dakika artan o fan sesi,sizi bilgisayarı kapatayım da gürültü bitsin seviyesine bile getirebilir.

o nedenle sessiz çalışabilen bilgisayar her daim bir adım öndedir.
bu kişiyi aşı yaptırmaya ve hastanede doğum yaptırmaya ikna etmek doğaya müdahaledir.

bırakınız yapsın. doğal seleksiyonun işleyişine karışmayın.

zayıf olan elensin.

aşılar yüzünden zayıf olanlar hayatta kalıyor. zeka özürlüler çocuk doğuruyor. bende bundan sonra aşıya karşıyım anasını satayım.
babamdır. ergenlik yıllarımızda bana değil fakat abime saf ve aptal olduğunu sıkça söylerdi. ne mi oldu?
abim şu an geldiği noktayla asrın thug life'ını yaptı. babam girdiği her ortamda abimi anlatarak hava atıyor. neredeyse hiçbir katkısı olmamasına rağmen...
ülkenin kaynaklarını kesinlikle onaylamadığım ve helal etmediğim şekilde har vurup harman savuran bakan. biri de dur desin artık bunlara!

"bakan kaya, ankara'da da 3 gün üst üste hilton garden inn otel'de kamu personeline 1500 kişilik iftar verdi. kişi başı 90 liraya anlaşılan iftar yemeğinde konuklara, iftar tabağının yanı sıra dana rosto, ezogelin çorba, içli köfte, meyve ve tatlı ikram edildi. 1500 bakanlık görevlisi ve kamu personeli için düzenlenen iftarın faturası, 135 bin lirayı buldu."

kaynak
bugün; ilkokul 1'inci sınıf bir öğrenci, kendi öğretmeni olan kuzenimin kolunu ısırmış (kendisi öğrencileri tarafından sevilen, yumuşak ve çocukları çok seven bir öğretmendir). olaya müdahale eden müdür yardımcısını ise tekme içinde bırakmış. rehberlik öğretmenine ise tükürmüş. (nasıl prens gibi yetiştirildiyse)

sebebini şimdi anlıyorum.

siz yapın çocuğunuza, "tuvalet" partileri... kendiniz kral/kraliçe değilken çocuğunuzu prens/prenses gibi yetiştirin.
sonuçta hiç bir şey olmayacak o dahi sandığınız çocuklarınızdan.

sen nesin ki, çocuğun ne olacak?
- iyi bir gelire sahip olması (bu olmazsa olmaz )
- eşini yılda en az 2-3 kez tatile götürmesi
- iyi bir muhitte evi olması
- güzel bir otomobili olması tercihen (sunrooflu)
- yalı olmazsa kır düğünü (yemekli) yapabilmesi
- eşini tercihen yurt dışında balayına götürebilmesi
- erkeğin ailesinin uzakta oturması
- yüksek hızlı kotasız internet.

bunları yapacak adam gelsin bir zahmet bizi de siksin. hak etmiştir yani.
insanlara kendimizi kullandıracak cesareti biz veriyoruz aslında. “sen ne yaparsan yap, ben kabul eder, seni sevmeye devam ederim.” mesafesinde duruyoruz. elde etmişlik hissi ve hazzı yaşatıyoruz onlara. bize öyle çok güven duyuyorlar ki hiçbir gidişlerinde, dönüp bizi bulamama korkusu duymuyorlar. kabul edilmeme telaşı yaşamıyorlar. sınırlarımızı aşmalarına izin veriyoruz, gözlerimizin içine bakarak söyledikleri yalanların bile elimizden gelse bahanesini biz uydurup, özrünü biz dileyeceğiz.
hayatımızın merkezine öyle sağlam yerleştiriyoruz ki onları, onlarsız devam edemeyeceğimizi, hiç olduğumuzu bağırıyoruz. kendimize olan saygı ve güveni bir başkasının egosuna yem ediyoruz. göğsünü gere gere bizi umursamadığını söyleyebilen insanları, yere göğe sığdıramadığımızı öyle bir ciddiyetle söylüyoruz ki lağımın dibinde olan, zirvede sanıyor kendini.
her istediklerinde ellerinin altında olmamızdan tamamen sıkıldıklarında ve yine karşılarında yalvararak ağlayan bir çift göz gördüklerinde de başlarına bela olmamızı istemediklerinden şöyle diyorlar “amma da gurursuz çıktın!”
*
bir nefes al ve senin sularını kirleten, sana bir obje gibi davranan herkesi hayatından kov!
sevilmeye olan ısrarının, biraz sevilsen iyileşecekmişsin gibi hissedişinden olduğunu biliyorum.
seni bu hale getirenin gurursuzluğun değil, biraz sevilsen kurtulacakmışsın gibi hissedişin olduğunu biliyorum.
bunun için birilerinin ayaklarına yol olmaya gerek yok, seni gerçekten seven biri ile tanıştığında sana şöyle dedirtiyor; “daha önce yaşamıyormuşum!”
sizi gerçekten seven birinin kollarında uyandığınızda şöyle dedirtiyor; “daha önce hiç uyumamışım
hay amk. olum siktirin gidin para ile falan yapın bari.
iyice maymun oldunuz amk:)
tercih edilesi kadınmış. ulan libidosu alçak olsa kabul etmeyecek sanki göt:)
bu seferde sarılıp uyuyalım tripleri yapar bu meriçler
neyine la senin libidosu yüksek kadın yarrak?
30 saniyede boşalan tipsin amk, ne yapacaksın libidosu yüksek hatunu sokuğa bak yaa?
çok net söylüyorum bunların çoğu daha 17-22 yaşında bebe. çok ciddi söylüyorum.
ulan bi hatun bulup, bişeyler yaşayabilseler mutlu olacaklar yavşaklar da yok, yok o kapasite yok pezevenklerde...ileride bu yazdıklarına bakıp gülecek götelekler.
her gece sizi rahat ettirmeyen bi hatuna rastlayın, ben o zaman görürüm sizi götün götün nasıl kaçacak yer ararsınız.

abi bunlar hep yokluktan amk başka açıklaması yok. el sikte, bir el klavyede.. libidosu yüksek karı hebelelele gadın gadın gadın... şimdi bi hareket varsa yapamıyorum amk burdan yapsam da göremezsiniz ama aha size kadın aha ... aha bak gördün mü?

okudukça gülüp engelliyorum. az kaldı, sözlük süper bi yer olacak. lale’ye bak yaa, türkiye tatili için bi tene sipariş etmiş ahahaa libidosu yüksek hatun da seni bekliyordu zaten ahahah...

edit: mesaj atıp küfür eden ılık götlü çaylaklar! oğlum ağzım pistir bak, bilen bilir hayatınızda yemediğiniz küfürü yersiniz haberiniz olsun. annelerinizi seviyorsanız mesaj kutusunu insan gibi kullanın siktirmeyin bana ölmüşlerinizi laleler!
edit2: 17 22 arası kafası çalışan kardeşlerim kusura bakmayın, bazen sinirlerini bozuyorlar insanın...
aklı başında tipleri tenzih ederim. benim kimlerden bahsettiğim aslında pek açık...
başkanımız mustafa cengiz'in bugün yapılan galatasaray başkanlık seçimi öncesi galatasaray lisesi'nden biz galatasaraylı sözlük yazarlarına mesajıdır. ve youtube linki.

not: röportaj tadında bu video için sourlions ailesinden paraya money diyen adama ve ekşi galatasaraylılar etkin whatsapp grubu olarak başkan'ımıza teşekkür ederiz.*

(bkz: dursun özbek'in başkan olmasını istemiyoruz)
2018 yaz diktatörlerden kurtulma sezonu açıldı.
easy: dursun özbek'den kurtulmak.
medium: aziz yıldırım'dan kurtulmak.
hard: tayyip'ten kurtulmak.
kargalar gercekten tuhaf yaratiklar ya. gecen otopark ta arabayi biraktim, baktim az ilerde karga ucuyor, bir tane arabanin uzerinden gecerken bir baktim tas atti. hayvan bildigin tas atti lan. arabanin tam arka camina geldi, gittim baktim hafiften cok ufak bir catlak. arabanin sahibine mi uyuz oldu ne oldu bilmiyorum.

yazik adamin hic aklina da gelmez he karganin attigi. soylesen inandiramazsin. harbiden pskopat bu kargalar.
yıllardır yalnızca bir partinin reklamını yapmaktan başka bir işe yaramayan, dizi-film ayağına milyonlarca liramızı yandaşlara kazandıran, tamamen torpil sayesinde giren kişilerin çalıştığı bir kurum olduğu için gayet iyi bir vaat. umarım muharrem ince de destekler.
2011'e kadar abd götü yalayarak doları düşük tutanların nasıl düşeceğini anlayamaması normal.

doları düşürmek için illa abd götü yalamak zorunda değilsiniz iyi haber. ohal'i kaldırın, merkez bankasına karışmayın, merkez bankası politika faizini 15 glp'yi 18 yapsın dolar 4 altına düşmezse gelip beni bulun. ha hobi olarak abd götünü yine yalayabilirsiniz tabi.
öğrenmiş çaresizlere sesleniyorum. seçilemeyecek, kaybedecek, şansı yok diyenler gelin bi şey anlatacağım. 7 haziran'da ne oldu? akp tek başına iktidarı kaybetti. sonra neler oldu anlatmama gerek var mı? ondan sonra referandum. mühürsüz oylar ile zarla zorla %51 aldı sözde. akp'nin kemik oyu ancak ve ancak %30-35. geri kalan % 15 ise geçişken. yani dostlar zorlamanıza gerek yok. geri kalan kesimin hepsini birleştirdiniz. yani sizden daha yalancı daha tehlikeli bir siyasi hareketin olmadığını bu ülkenin %60'ı biliyor. azınlıkta olan sizlersiniz. medya ile algı kasmanıza gerek yok. hile yapamadığınız sürece bundan sonra kazanma ihtimaliniz yok. işte rakamlar işte gerçekler.
secilmesi hâlinde olacaklari gelecege not olsun diye buraya aktarmak istedigim beyefendi kisi.

1. galatasaray ekonomik olarak son yirmi yilda gormedigi bir duzluge cikacak.

2. fatih terim ve abdurrahim albayrak ile birlikte cok guzel futbol oynayan bir takima sahip olacagiz(basari beklemiyorum, umurumda da degil fakat takimimin mucadelesi bana keyif verecek, basari kendiliginden gelir zaten).

3. onumuzdeki yillarda gs tarihinin en yuksek seyirci ortamalasi yakalanacak, arena her zamankinden daha buyuk bir cehennem olacak.

4. galatasaray herkesin sempati duydugu ve imrenerek baktigi tertemiz bir yonetime ve takima sahip olacak.

5. ucuncu yilinda avrupada cok saglam bir basari getirecegine inaniyorum.

aksi olurda dursun ozbek secilirse basimiza gelecekleri dursun ozbek basliginda yazdim...
acun gönüllülere "dokunulmazlık oyunlarını kaybederseniz aranızdan biri bu ödülle buluşamıycak" dedi. ödül ne? istanbul seyahati. felsefe felsefe olalı böyle paradoks görmedi.