Sık geçen başlıklar

az gonus lan 28

ekşi profili
yarınlar yokmuş gibi çekmişler bu bölümü. artık bundan sonra sezon finalinde elektrik süpürgesinin yeni marifetlerini gösterseler bile hak razı olsun deriz heralde.
(bkz: ertem eğilmez)

filmlerin üstünden 50 yıl 4 kuşak geçse de aynı tatla izlenmesini nasıl sağladın üstat diye sorardım.

hababam sınıfı
köyden indim şehire
salak milyoner
süt kardeşler
tosun paşa
şekerpare
çöpçüler kıralı
kibar feyzo
gülen gözler
bizim aile
banker bilo
aşık okdum
namuslu
aile şerefi
mavi boncuk
sultan
milyarder
arabesk
ah nerede
delisin
benim yaptığım, komşumun, arkadaşımın, köylünün yaptığı diyen bile olmuş. peki kardeş hangi marka bunlar. başlıkta marka demiş ya hani o bakımdan.
bir arkadaşın komşusu yağı yapıyormuş diye sorsak marketlerde bulabilir miyiz?
görüyorum ve artırıyorum. arabayı değil otoparkı kaybettim.
ankara’da (nata vega avm) atabayı park ettim atıyorum a 13 olsun onu da hafızama aldım dolaşmaya çıktım. bir yerleri dolaşıp başka merdivenlerden indim a13’e gittim araba yok. iki farklı otopark varmış anasını satayım.
böyle bir uyarı yapılsa da yapılmasa da asla değişmeyen özelliklerimiz var.

depremin saatini bile verseler yarım saat öncesine kadar millet şehri terk etmez. çünkü umursamayız.

turşu yeyin, zaten korona güneş ışığında yok olacak gibi beyanatları ile bilim adamlığı yapılan ülkemizde her açıklamaya da inanmayız. çünkü güvenilirlik endeksi çok düşük hocalarımızın. maalesef büyük bir gerçek bu.

işin ucu ekonomiye dokunuyorsa zaten para neredeyse biz de oradayız. kim ne derse desin çünkü bir numaralı önceliğimiz bu.

devlet bu işe el atmalıdır, yapı stokları yenilenmelidir… vs. deriz ancak elimizi taşın altına koyup sahip olduğumuz binaya test yaptırmayız. çünkü ucu menfaatimize dokunan hiç bir konuda samimi değiliz.

deprem öyle yada böyle bir şekilde gelir, yazık ki daha önce hiç konuşulmamışcasına kayıplar verdirir. çünkü bizim kaderimiz bu.

ha! kader dediğimiz de kendi elimizle kendimize yaptığımızdır aslında ama kader demek daha çok işimize gelir çünkü biz tüm hatalardan münezzeh bir toplumuz. olsa olsa kaderdir o.
kış yaklaşmaya başlayınca kızılderililer şeflerine sorarlar,
- şef bu sene kış nasıl geçecek, gidip ormandan odun keselim mi?
şef bu, eşek değil ya bir hüküm vermesi gerekiyor,
- bu sene kış biraz sert geçecek gidip biraz odun kesin
kızılderililer gider ağaç kesmeye. aradan bir süre sonra yine gelirler,
- şef şef bu sene kış nasıl geçecek, gidip ormandan biraz daha odun keselim mi?
şef yine bir yol ayrımındadır. bir şeyler söylemek zorundadır.
- bu sene kış çok sert geçecek daha çok odun kesin
kızılderililer yine giderler ağaç kesmeye. şef bu sefer dayanamaz meteoroloji müdürlüğüne telefon açar.
- arkadaş bu sene kış nasıl geçecek
+ beyfendi kış bu sene tahminlerimizden sert geçecek
şef rahatlamıştır artık. (fıkra işte amk) kızılderililer yine gelirler
- şef şef bu sene kış nasıl geçecek, gidip ormandan daha çok odun keselim mi?
şef dayanamaz
- sktirin gidin ne kadar odun varsa kesin (der)
sonra tedbili kıyafet meteoroliji müdürlüğüne gider,
- söyler misiniz bu sene kış nasıl geçecek
+ üüüf çok sert
- la nereden biliyosunuz amk
+ aslına bakarsanız biz bi bok bilmiyoruz yalnız şu tepede kızılderililer hergün sabaha kadar odun kesiyorlar amk.

işte bu falcao'nun transfer olayı da bu hesap. kaynak kim? kızılderililer amk.
tatava yapmadan puan yada puanları bırakıp geleceğimiz maçtır.

fb kötü, gs kötü ise; fb kazanır
fb iyi, gs kötü ise; fb kazanır
fb iyi, gs iyi ise; fb kazanır
fb kötü, gs iyi ise; fb kazanır yada berabere biter

böyle istatistik mi olur arkadaş.
dün akşam diego forlan "group d" dediği an abdurrahim albayrak'la niye güldükleri bu gece ortaya çıktı.

* group d
- başkanım yırttık
+ evet canım sktret forveti morveti
- faziasın başkanım