Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
hani bin tane derdin vardır işyerinde, ailende veya sağlık mevzularında ve kafan dağınık halde eve gidersin ama bir de mahallenin delisi vardır ki sen bu düşüncelerle eve giderken hep karşına çıkıp kafanı siker ya, işte 2 entry yukarıdaki trabzon taraftarı fenerbahçeliler için tam olarak bu. şuna eminim ki bu elemanlara bugün bu kupa verilse istemezler çünkü adamlar ligi her sene 8. falan bitirdikleri için isimlerinin bir şekilde fenerbahçe ile anılmasından mutlu oluyorlar ve böylece kendilerini halâ büyük hissediyorlar. yazık.

şimdi bu adama 2010-2011 sezonunda o sivas'a 2 maçta 9 gol atıp (6+3) 2 galibiyet aldığınız zaman mutlu muydunuz diye sorsan yanıt alamazsın; o sezon 2 maçta -gol yemeden- 2 galibiyet aldıkları bursaspor'un (hani geçen sezon ligin son haftasında kendileriyle oynamadan önce 6 maçta 6 mağlubiyet alıp 20+gol yiyen ama kendi sahalarında şerefli bir şekilde yenilip ligde tuttukları takım) fenerbahçe'ye 2 maçta da yenilmemesini açıkla desen konuşturamazsın; ve en kötüsü o sezon tolunaylı antep'in laylay taktikli maçlarda trabzon'dan 3'er gol yiyip fenerbahçe ile sahada kan döktükleri (ironi değil gerçek) 94'te santos'la koyduğumuz maçı asla unutturamazsın.

gerçi bu camia maç sırasında tribünden atılan çakıyı hakeme gösteren volkan için "ne malum eldiveninde içeri sokmadığı" lafını etmiş bir başkana sahipti, o yüzden taraftarının böyle bir kafada olmasını çok da şey etmemek lazım.

edit: imlâ
yol yorgunu bir tır şoförü.

sizin yöneteceğiniz dünyanın anasını avradını sikeyim orospu çocukları doymadınız ne paraya ne kana diyerek suratlarına tükürse belki ar ederler de savaş biter.
1 bir hedef dahilinde spor yapmak...

2 bir sonraki yıl yapman gereken 5 şey vb bir liste hazırlamak...

3. bir hobi edinmek veya bir enstruman öğrenmek...

4. müzik keşfetmek. yılda 3 tane falan sağlam müzik buluyorum ve bu benim için gerçek anlamda mutluluk oluyor. herhalde çocuğum olsa bu kadar sevinmem. o derece. audiopile gibi birşey miyim anlamadım...

5. öğrendiğin veya hissettiğin şeyleri yazdığın bir defterin olması. her gün yazmaktan bahsetmiyorum. ayda veya 2 ayda bir gibi. önemli veya son günlerde çokca tekrar ettiğin şeyler olabilir çünkü onları kayda almalı, kusmalısın. unutmamalısın da. bu, yıllar sonra o güne en yakın şekilde geri döndüren en etkili yoldur zannımca...

6. resim yapmak. yukarıdaki defter tutma olayının benzeri gibi...

7. okumak ama öyle her okuduğu insana haz vermiyor ve nasıl diyeyim o kadar da kaliteyi arttırmıyor. ama bazen öyle bir denkgeliyor ki belki hayatında somut değişimler olmuyor ama beyinde yeni kıvrımlar oluşturduğunu o anda hissediyorsun. örn; böyle buyurdu zerdüşt, frankenstein, küçük prens, bilinmeyen bir kadından mektup, martı...

veee!..
$$$...............erken uyanmak.............. $$$

assolistler en son çıkarmış.
aşırı derecede genelleyen,kaba bir insan olması.

karşı cins için, çirkin bir kız kendisinden hoşlanınca salak salak tribe giren insanlar... hemcinsim için düşünürsem de yakışıklı olmayan veya kendi standartına uymayan biri ondan hoşlandığında köpek muamelesi yapması... kendi hoşlandığı çocuk söylese bayılacağı şeyi diğeri söylediğinde keko oluyor. karşındakini beğenmemeyi anlarım bu kontrol edebildiğimiz bir şey değil, ama diğer kişiye de sakince oturup benim sana ilgim yok demek çok zor bir şey değil. sevgiye değer verin birazcık, insan olmak sizin elinizde.
sürekli toplu taşımada çantalı tiplerden yakınanlar hangi memlekette yaşıyorlar anlamıyorum. bahsettiğiniz olaya hayatım boyunca sadece liseliler tarafından maruz kaldım. onlar da ergenlik falan beyinlerini tam kullanamıyorlar diye anlayış gösteriyorum. öyle sürekli sırt çantasıyla dağcı gibi dolaşan bir tip değilim, bu tipler de beni pek rahatsız etmiyorlar açıkçası. bence sizin derdiniz toplu taşımada rahatsızlık vermelerinden çok görünüşleri, tarzları falan. ilk entry'de de öyle bir izlenimim oldu.

ayrıca metroda tek problemimiz sırt çantalı tipler mi gerçekten? ulan dünyanın vergisini verip patates çuvalı gibi taşınıyoruz demiyorsunuz da sırt çantasını dert ediyorsunuz. allah başka dert vermesin.

dürüst olun, en azından kendinize. ben bu tipleri sevmiyorum deyin arkadaş. görünce gıcık oluyorum deyin. yok metroymuş otobüsmüş...
dünyanın en kötü şeyi üniversite okumak. daha kötüsü de üniversite bitirdikten sonra evde oturmak. işsizsin, senden bir beklenti var. kanepede oturuyorsun. sana alacaklı gibi bakılıyor. babanla aynı çorapları ortaklaşa giyiyorsun.sincap gibi odadan odaya kaçıyorsun. yemeğe ilk oturan sen, ilk kalkan sen oluyorsun. evde gereksizsin. orada olmaman gerekiyor, ama varsın.
bir insanın cinsel yönelimiyle saygı duymanın ne alakası var? insansa ve hak ediyorsa saygı duyarsın abi? kime sokmuş, kime vermiş kime ne, size ne? sadece sürekli olarak cinsel yönelimini vurgulayan insanlar çok iticiler.
benim bu.
yılda 2000 lira verip, yalnızca 2-3 defa ruhumu sosyolojik açıdan beslemesi için uğrarım okula. üniversite dışındaki hayatımda da besin zincirinin havyar ve şampanyaya yakın taraflarında konumlanmış durumdayım.

ezberini bozduğumun aptalları ya. insanları ümitsizliğe itip kendinizi başarılı hissetmeye ne kadar da muhtaçsınız.
türkiye komünist partisi'nin altına imza atılası açıklaması. bilal'e anlatır gibi anlatmışlar.

<<<

afganistan’ı işgal ederken kendi yetiştirmeniz dinci el kaide’yi bahane ettiniz.

ırak’ı işgal içinse bahaneniz kitle imha silahlarıydı. yaktınız, yıktınız, sonra elinizde kanıt olmadığını itiraf etmek zorunda kaldınız, ırak hâlâ kendine gelemedi.

şimdi bölmek, size mutlak olarak itaat edecek bir rejim kurmak için harabeye çevirdiğiniz suriye’ye saldırıyorsunuz. gerekçeniz kimyasal silahlar.

ama herkes biliyor ki her zamanki gibi yalan söylüyorsunuz.

suriye’de halk hesaplarınızı bozunca, her tür desteği verdiğiniz gerici-işbirlikçi çeteler halkın direnişine çarpınca çareyi kalleşlikte, hilede buldunuz. yıllardır suriye gerçeklerini çarpıtmak, insanları aldatmak için sahte belge ve görüntü üreten “şirket”lere “kimyasal saldırı” filmi sipariş ettiniz. ve şimdi suriye’ye füzelerinizle, bombalarınızla saldırıyorsunuz.

ne bahane üretirseniz üretin herkes biliyor ki;

siz gözünü yeni enerji kaynaklarına dikmiş petrol tekellerisiniz.

siz savaş olmadan kâr edemeyecek silah şirketlerisiniz.

siz milyarlarca yoksulun ekmeğine, aşına, geleceğine kasteden alçak sömürücü sınıflarsınız.

siz dünyayı açgözlülükle paylaşırken o dünyayı topyekûn yok etmeyi göze alacak kadar alçak, barbar emperyalistlersiniz.

trump denen yaratığın arkasına sığınmış, pastadan pay kapma sırasına girmişsiniz. akla, mantığa, en temel uluslararası kurallara uymayan bir saldırıya katılıyor, onu destekliyor, memnuniyet belirtiyorsunuz.

siz abd’siniz, fransa’sınız, ingiltere’siniz.

siz aylardır sahte amerikan karşıtlığı ile halkı aldatmaya çalışan ama şimdi şam’a atılan bombalarla elini ovuşturan, incirlik’i bu suça ortak eden akp hükümetisiniz.

çekin suriye’den elinizi. bırakın suriye halkı kendi karar versin nasıl yaşayacağına, kendi karar versin haksızlıklarla, eşitsizliklerle, zorbalıkla nasıl mücadele edeceğine.

ama istemezsiniz. çünkü suriye halkını kendi haline bırakırsanız eninde sonunda uyanan bir halk ilk önce sizi tepeleyecektir. ve haklı olacaktır.

dünyada ezilenlerin, sömürülenlerin, emekçi kitlelerin öfkesinden korkun. onların yalana, sahte görüntülere, provokasyonlara, çirkefe, komplolara ihtiyacı yok! insanları sömürmek, insanları paylaşım savaşlarına sürüklemek, halkları tekellerin kârları için birbirine kırdırmak açık suçtur. bu suçun bedelini mutlaka ödeyeceksiniz.

barbarlar suriye’yi yangın yerine çevirsin, büyük insanlığın yüreği suriye halkıyla birlikte atıyor.

kahrolsun emperyalizm

kahrolsun emperyalist savaş

haydi hep birlikte suriye halkı ile dayanışmaya

<<<

kaynak:bu suçun bedelini mutlaka ödeyeceksiniz
benim o..
her pazar kahvaltısı öncesi bakkala kaldırır beni "pooçe" almaya, yanında toybox, süpriz yumurta falan da gömer bana..
sofraya oturur "yumurtamı yemeden çokotella yemicem baba söz" der..
mutfağına gideriz yemek yapar, saçımı tarar ve sonra "cavalarcılık" oynar benimle..
canı sıkılınca da "hadi kedicik sen uykuya, ben de dinleneyim koltukta" deyip postalar beni..

ben şimdi bunu istemeyeyim de ne yapayım?
kayseri'li gelir cumhurbaşkanı olur ülkeye hoop kayserinin iki takımı da ligde.aynı kayseri'li ile ters düşülür kayseri takımları birden dibe vurur.melih gökçek'in elinin en güçlü olduğu zamanda osmanlı spor avrupa kupalarına dahi katılabilecek bir başarı gösterir.dinozor binicisiyle yollar ayrılır osmanlı spor dibe vurur.konyalı başbakan gelir konya ligde tarihinin en iyi dönemini geçirir bu zaat görevi bırakır konya spor sert bir düşüş yaşar.şimdi ki cumhurbaşkanından da başakşehir tribünlerinin doldurulması talimatı geliyor.varın gerisini siz düşünün.futbol yalnızca futbol değildir.

düzeltme: nabercanki hatırlattı bu furyanın ilk halkası da kasımpaşa.(malum zaat)
ben manuel vitesli otomobilleri severim. ama baskı balata yeni olacak, kaydırma falan olmayacak. bir de, araç manuel olup, 1500 tane ayrı elektronik beyin, sürüş destek vs olmayacak. olay mekanik ise, komple mekanik olacak.

yok öyle, hem 2017-2018 model araba kullanacaksın, sonra bi vites değiştirdin diye, kendini “mekanik” sürüş yapıyorum zannedeceksin. saçmalığa bak. sen viraja hızlı girince, araban kayınca, patinaj çekince bile, sürüş destek sistemleri her yerde olacak, pamuk gibi saracak seni, ama soranlara “manuel kullanıyorum” diyeceksin. yok öyle yağma.

kaba tabiri ile olacak ama, götü yiyen, maçası sıkan, buyursun, hiç bir sürüş desteği olmayan, yalnızca sürücünün kontrolünde olan bir peugeot 106 veya 205 gti kullansın. burada manuel öven delikanlıların yüzde 90’ı, 2 virajdan çıkıp 3.’ye girmeden sağa sola çakmazsa otomobili, ismimi değiştiririm.

derdiniz ne olm? bırakın millet rahat rahat kullansın otomatik arabalarını. çok istiyorsanız, alın bi hobi otomobili, bugün yarışa hazır renault flash veya fiat palio grup n yarış araçlarının fiyatı 10-15 bin tl. yarış başına da 2-3 bin para harcarsınız, zaten senede 6-7 yarış ancak yapılır. atın zevkinizi orada.

otomobil alabilecek kadar paranız varsa, 15-20 ödeyebilirsiniz demektir. verin, yarışın, boyunuzun ölçüsünü alalım bakalım. otomatik kullanan “normal” ve “makul” insanlar da, rahat bi nefes alsın.
tıpkı kimyasal silah kullanıldı iddiası gibi emperyalist medya bunu es geçecek ve istatistiğe yer vermeyecektir.
saldırının başarılı olduğu ve insanlık(!) için operasyonun başarıyla sonuçlandığını açıklayacaktır.

füzelerin havada imha edildiğini tekbir getirerek izleyen şam halkı ise şuan sokaklarda kutlamalar yapıyor.
herkes mutlu.
ama unutmamak gerekir ki terör örgütleri suriyede azınlıktır. halkın mutlak çoğunluğu hala rejiminin yanındadır.
olası bir amerika - rejim sıcak çatışmasında halk ülkesi için çalışıp bu emperyalist postallarını ülkesinden silip atacaktır.

emperyalizm allah değil. yalanlarını ve yöntemlerini güncellemediği sürece bilginin çok kolay bir şekilde dolaşıp insanlara ulaştığı global dünya da yalanlarını daha fazla gizleyemeyecektir.

bugün amerikada ve avrupada dahi kimyasal silahı esadın kullandığını düşünen insan sayısı oldukça azdır.
o kadar propagandaya rağmen basit bir iftira ile ülke bombalamak dünya halklarının gözünde köşeye sıkışmış bir hayvanın refleksle haraket edip son hamlesini yapması gibidir.

sahada örgütlerle alamadığı sonucu kamuoyu oluşturup arkasına dünyayı alarak doğrudan gerçekleşirmeye çalışanlar unutmasın ki halkı kandıramadığın sürece sahada istediğini elde edemezsin.

ırak ve libya da halkı kandırdırdılar ama suriyede henüz değil.
tanrı beşar esad ve ona destek veren emperyalist düşmanı bütün herkesin yardımcısı olsun.
özelliklerini üç aşağı beş yukarı çoğumuz biliriz ancak sizlere en iyisini en yüksek karat halini nerede bulacağınızı sıralıyorum;

1- afyon (evet sanıldığı gibi iç anadolu'nun bağrı değil, yozgat değil örneğin) afyon mutlak görülmesi gereken, hiç olmazsa başlangıç olarak ramazan dayağı yenilecek nadide, pırıl pırıl en yobaz şehrimizdir. konya ile karşılaştırınca konya nın oslo olduğu izlenimini verebilir.

2- kayseri (bakın konya ya gelemedik )

3- kütahya! yine süpriz! küçük ama etkili. sıralama nicelik değil niteliğe göre yapılsa birinci bile olabilir.

4- niğde ... stamina, power, speed hepsi niğde de. teknik yönden zayıflardır ama niğde 3 büyüklerin hep korkulu rüyasıdır.
özellikle fiziksel görünüşleri çomar tipinin en saf, en ari örnekleridir.

5- kırıkkale (söyleyecek bir şey yok, kalitesi kendini gösterir, özellikle yıldız oyuncu keskin ilçesi ile yobazlığı ve çomarlığı iliklerinizde hissedersiniz).

6 - konya, merkezi tam olmasa da kulu, cihanbeyli gibi almancı kökenli iki büyük oyuncusu ile konya eski büyüklerden, kalıcı çomar otağ'larındandır.

7- bolu bakın karadeniz sanıyorsun ama bir güneş gibi parlayan, tüm haşmeti ile yine büyük bir çomaryeri

8- yozgat... ilk sıralarda beklediğimiz yozgat, deplasman dan çok evinde daha etkili, olduğu yeri yakan bir çomaryeri, maç performansı iniş çıkışlı da olsa sağlam, güçlü bir çomar diyarıdır.

vee şimdi de, sıralamalar üstü, süper ötesi, insanlık yüzkarası, derecenlendirme dışı, onursal başkan:
yükselen tezahuratları duyar gibiyim!
haydi hep birlikte, çakmakları yakın, ateşleri harlayın, havai fişekleri patlatın, hep bir ağızdan!

sivas sivas sivas!

edit1: 5. madde parantezi kapandı
edit2: iç anadolu da olmadığı halde fahri iç anadolu esintisini taşıyan yerlerden bahsediliyor. örneğin afyon. sen onu istersen balkanlara taşı, afyon afyondur.
edit3: genşler lütfen şu kalıptan sıyrılın "sen aşağıla çomarı, o da sana oy vermesin" bu saçmalığı geçin, üzülürsünüz. çomarlar aşağılanmadı hiç. m. kemal bile efendimizdir diye onlara seslendi. burada sorun, çomar'ın kendi kendine olan talihsiz nefreti, içi boşluğu ve yazık ki araplar tarafından müptezel göt oğlanlarına dönmüş olmalarının travması, sürekli olarak iyiye, özgür düşünceye ve empatiye düşmanlıklarıdır. batılılar ve iyi kötü aydınımız her zaman çomarları sevdi, yüceltti. çomarlar için politik olarak yapılacak seçenek kalmadı. saçma sapan tespitlerden ayrı olarak senin yaşam tarzına, hayatla ilgili güzel olan her şeye düşman, tavuk hırsızlarıdır onlar.
edit4: aslan coğrafyacılar, macellan lar viking ler, piri reisler,cengaverler kurban olayım okuyun lan afyon, bolu, kütahya neden onlar "iç anadolu" sayıldılar? elinizde hayat bilgisi kitabıyla coğrafya profesörü oldunuz bari küfür etmeden akıtın engin coğrafya bilginizi
--- spoiler ---

buradaki bütün arkadaşlar ve bu yayını izleyen milyonlarca insan şunu biliyor ki, eğer bir devlet görevlisi gereken neyse yapılıyor diyorsa, hiçbir şey yapılmıyordur.

--- spoiler ---
akhisar 3 yiyince yatış diyen takımların, kendilerinin de beşiktaş'tan 3'er tane yemiş takımlar olması hakkında psikiyatrik semioloji ve medikal psikoloji'nin söyleceği bir şeyler muhakkak vardır.
tarihin tekerrür ettiğinden bihaber orospu sıçmıklarının "hehe bitti olm bitti" diye savundukları kişi

öyle yıllar gelecek ki çocuklarınız sövecek size, mezarınıza tükürmek için bize gerek kalmayacak. çocuklarınız halledecek o işi.

bizler kudurmayacağız, sizler mezarınızda takla bile atamayacaksınız. belki mezarınız bile gizlenecek. ebenizin köydeki tarlasına gömüleceksiniz.

darbeci fetöcüler gibi. onları unutmayın. bu havlamalarınız, bu köpeksiz köyde dolaşmalarınız pahalıya patlayacak