Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
havalimanında çalışan arkadaşımın söylediğine göre günde minimun 10-15 arası insan ciddi kazalar geçiriyormuş. böyle bir sayı gerçek olabilir.

bir de, daha önce bu rotada bisiklet süren birisi olarak resmen göktürk - tayakadın arasındaki yeşillik katledildi. güzelim ormanlık alanı kuru toprak ve betona çevirdiler. her geçtiğimde içim acıyor ve beddua ediyorum. allah affetmez bu doğa katliamını...
sağdan soldan çıkan kablolar, devreler ve diğer ekipmanlar gizlenmiş; robot kompakt bir görünüme kavuşturulmuş.
demek ki, bir 10-15 yıl içerisinde seri üretim ve satış başlıyor. vatana millete hayırlı olsun.

yalnız ilk robotun 8. saniye civarında, kapalı olan kapıya şöyle bir bakıp arkadaşını çağırması yarmıştır*

her ne kadar önceden yazılımla komutlandırılmış olsalar da; iki yapay zekanın birbiri ile koordineli olarak hareket etmesi korkuyla karışık hayranlık uyandırmıştır.
(bkz: teminatör gelecek hepimizi sikecek)
hala gelip mal mal ironiden anlamıyorlar yeaaa diyen tipler var. lan allahın aptalı, tek akıllı sen değilsin. biz de ironidir bu diye düşünüp, yazan kişinin twitter hesabına baktık. gerçi sen o kadar malsın ki onu bile yapmadan gelip buraya cool olduğunu sanarak entry sıçıyorsun.

abla gerçek, haberci kendisi. tahmin edebileceğiniz gibi reyiz sevdalısı falan. bu abladan ironi mi bekliyorsun cidden fularına sıçtığım?

(bkz: meryem gayberi) gibi ultra malları görmüş insanlar olmasak bu derece inanmamanıza hak vereceğim ama yok yani. bu adamın müritlerinin ne kadar aptallaşacağına hala inanamayan sizde de var bir gerizekalılık, kusura bakmayın.

çorumlu bilim adamlarından cevap beklediğimiz tank. radara yakalanınca dost ülke renklerine bürünen bir uçak bekliyoruz kendilerinden. çıta yükseldi.
linç edilmemesi veya ağır bir şekilde dalga geçilmemesi gereken kız. videoyu izlediğimde gülümsedim elbette ama onun yaş grubundakiler genelde sıtaaabakslarda ellerinde tablet ya da son model telefonlarla takılırken bu hanım kızımızın kitap tutkusu takdir edilesi bence.

kısacası o yaşlarda kitap okuyan, kitap okumayı seven -vetpeddeki skindirik vampirli şeyler hariç tabii- birilerini görürseniz onları sevin ve saygı gösterin. cidden kitap okuyan ve edebiyatla ilgilenen biriyse bu hatasını görüp kendine gülecektir zaten.

edit: şu kızla dalga geçecem diye ne gaddar da yaratıcı espiriler dönmüş burada yiea. bu ekşiciler çok zeki yieea. sandalyemden düştüm yieea. kesinlikle çok zekisiniz yieeaa.

mına koduğumunun denyoları.
kendimi özlüyorum bu ara. eski deli dolu hallerimi. sevdiğim ve sevildiğim zamanları. deli gibi yağan yağmura inat sokakta kahkahalar attığım o mutluluk patlamalarımı. özlüyorum kendimi. hem de çok. kimseyi özlemediğim kadar. kimsenin beni özlemediği kadar. kötü bir şey anlatırken bile gülümseyen yüzümü özlüyorum.
allah bu kadar müslümanı iyileştiren adama rahmet eylemezse bizlere hiç eylemez, o yüzden dua edelim de allah rahmet eylesin.

büyük insan, bu ülkeye bu millete verdiğin emekler için teşekkürler hocam.
bu adam hakkında olumsuz yorum yazanların %99.9'u müthiş bir kıskançlık içerisinde. sorsan çoğu farkında değildir veya itiraf etmeye çekinir. 42 milyonluk beckham'ın reklamını yapmasına ihtiyacı yok nitekim adamın 11 milyon takipçisi var zaten. dünyada bu adamdan daha fazla takipçiye sahip türk var mı?

pahalı mahalı. kimseyi silah zoruyla yedirdiğini sanmıyorum. ayrıca nerelerden geldiğini gösteren fotoğrafını da ekleyerek eskiyi unutmadığını da göstermiştir. çoğu ünlü doğduğu şehri bile söylemez. adını değiştirir. anasını babasını tanımaz.
yıllardır birlikte yaşadığım sağlık sorunum, ne o beni ne de ben onu bırakabilecek gibi durmuyoruz şu hayatta. o yüzden en iyisi mi anlaşmak onunla, ben öyle yapıyorum...

tıbbi destek almak ve bel fıtığının durumunu öğrenmek, buna göre tedavi görmek birincil yapılacak işlem. ama bu tür tedaviler sürekli olamıyor maalesef, ilaç kullanımı, fizik tedavi falan geçici fayda sağlıyor. bunun yerine bel sağlığı açısından yapılması gereken bazı destekleyici sporları hayatımıza sokmak lazım. önerilerim;

*pilates yapın zira bel kaslarını güçlendirmek bu derde biraz olsun deva. pilates yaparken dikkatli olmak lazım, belinizi anlayarak ve dinleyerek yaparsanız bir miktar rahatlama oluyor.
*yüzme imkanınız varsa yüzün, yüzmek başka bir alternatif beli derleyip toparlamak için. yüzmek tüm kasları güçlendirdiği için bel kaslarına da müthiş bir destek veriyor, vücudu rahatlatıyor.
ayrıca dikkat edin;
*belinizi üşütmeyin, belinizi üşüttüğünüz zaman bel kasları kısalma eğilimi gösteriyor, kaslar kısalınca ağrılar başlıyor, hareketler kısıtlanıyor.
*ağır kaldırmayın, yükü vücudunuza dengeli olarak kullanın. dengesiz durumlarda direk bel eklemlerine yük biniyor ve en kötü şey, sonra gelsin bel kilitlenmeleri, ağrılar, sızılar.
*hoplayıp, zıplamayın bu hareketler bel için tetikte bekleyen ve beli yoran durumlar.
* mevsim geçişlerinde dikkatli olun, özellikle kışa girerken bel kasları nazlı oluyor. belki ince bir bellik burada kurtarıcı olabiliyor.
* kilo vermek vücudu ve belinizi rahatlatır( benim yapamadığım şey)

tüm bunlara rağmen isin tam tekmil düzelmesi diye bir durum yok, asla böyle bir beklentiniz olmasın bel ağrılarınız ile yaşamayı öğreneceksiniz. artık yalnız değilsiniz...
insanların eş seçimini yaparken ya kendilerine benzeyen ya da kendilerini tamamlayan özelliklere sahip insanları tercih ettiği gözlenmiş. benim gözlemim ise ilişkinin eşitler arasında olması gerektiği yönünde. elbette her durumda olduğu gibi burada da istisnalar olur ama işin özünde konuşamadığın biriyle uzun vadede beraber olamıyorsun.
ya onun yaptığı şeyi merak etmeli ya da anlayabilmelisin. birlikteliğin devamı için kendini zorladığın her an ilişkiyi yıkıma doğru götürüyorsun.

meslek dediğimiz şey pek öyle hafife alınacak bir şey değil. sonuçta hayatının uzun bir bölümünü ve günün en verimli saatlerini o işi yapmak için harcıyor, bir konuda uzmanlaşıyor ve zaman zaman deformasyonlara uğruyorsun. karşındaki kişi bunu anlayamıyorsa bir süre sonra anlatmaktan vazgeçiyorsun ve seni tanımlayan en önemli konulardan birisi masadan kalkıyor. eğer onun yerine başka bir şey koyamıyorsan karşındaki kişiden “sen eskiden daha çok konuşurdun, neden sessizleştin, artık beni sevmiyor musun?” gibi cümleler duymak kaçınılmaz oluyor.

kadın erkek her bireyin ekonomik özgürlüğünün olması şarttır. işin getirdiği para da teferruattır. günümü güzelleştirmek, iyisi kötüsü her şeyi paylaşmak için yüzüne baktığım kişinin anlattıklarını anlayamadıktan sonra neyleyim ondan gelecek parayı, tey tey.
bir de ahdım vardı yazmadan geçmeyeyim, başak burcu mimar beyler eqlesin*
vatan toprağı goygoyu yapan akp'lileri şöyle alalım:

(bkz: yunanistan'ın türk adalarını işgal etmesi)
(bkz: keçi otlayan ege'deki 18 ada için savaş mı yapalım)
(bkz: akp'li yazarların utanıp yazamadığı başlıklar)

bir karış vatan toprağı'ymış, hassiktir oradan.

edit:
"bu sağlam duruşu gösterdikleri için bahçeli, bozdağ, erdoğan, çavuşoğlu gibi siyasilere bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak teşekkür ediyorum"

sesli güldüm.

başlığı açan troll'ün peşin notunda belirttiği saldırı için: (bkz: siyasal islam)

ah minel ask ve minel mevt'in ricası üzerine edit:
küçük enişte, dış politika dahisi ahmet davutoğlu'ndan unutulmaz ve sürükleyici bir başarı öyküsü:
(bkz: süleyman şah türbesi)
2 haftadır başıma gelen iğrenç olay.

her gece ne yaşadığımı unutuyorum. bu sabah karar verdim,bundan sonra dertten ızdıraptan içmeyeceğim. keyifli olunca birşey olmuyor. güzel güzel içiyorsun.

ama 2 haftadır her gece ızdıraptan içiyorum. hiç birşeyi hatırlamıyorum. sabah uyanınca ben ne yaptım hissi ne kadar iğrenç durum. dün gece büyük ihtimalle yine whatsapptan çoğu insanı rahatsız etmişimdir.üstelik mesajları siliyorum o kafayla. kime ne dediğimi bilmiyorum. kendimden iğreniyorum.

aramızda bu durumun ne kadarda iğrenç bir durum olduğunu bilenler muhakkak olacaktır.

tavsiyede bulunmak haddim değil ama,efkarlıysanız içki içmeyin dostlar. hafıza kaybının ne kadar kötü birşey olduğunu ben yaşayarak gördüm. ve korkarım bir daha içki içmeyeceğim dertliyken.

keyifli anlarda içelim,gülelim...
yanlış tespit.
bana göre chp'nin son kazmalıklarından sonra akp nin oyları artar.

chp %20 nin altına düşer.
mhp %10 un altına düşer.
bu ikisinin toplam kaybı %20 olur.

bunların % 15 ini iyi parti,% 5ini ise akp alır.

senelerdir her seçimde kolpalara inanıp akp nin düşüşünü beklemekten, içim kurudu.
kız şaka yapmış. bir gırgır döndürmüş mahallede, ne var yani? hemen niye küfür edip de, saçma sapan tespitlerle insanları sosyal mecralarda küçük düşürüyorsunuz?

umarım ileride güzel kardeşimizin kısmeti de kendi gibi güzel olur.

tanım: izlerken son derece güldüğüm videodur.
kontratakta çığ gibi büyüyen tribün haykırışı (yürü lan yürü olm).

rakip oyuncu son sürat akarken kayarak müdahale yapinca coşan topçu coşan tribün (melo).

hakemin çileden çıkaran bir kararından sonra dalga dalga yükselen tepki.

yenilen atılan gol sonrası yakılan sigara.

kulakların başka bir statta olduğu ve mutlu haberin geldiği anlar (denizli 16 dakika).

ve tabii ki maç önü stat civarında arkadaşlarla biralı goy goy.

harika lan.
milli uçak mı, gemi mi, otomobil mi geliyor yoksa 160 yıl yetecek petrol mü, doğalgaz mı bulundu bilmem ama bu tür haberler gelmeye başladıysa tek bir şeyin geliyor olduğunu adım gibi biliyorum; seçim. mevcut durumda baskın erken seçim. hakkımızda hayırlısı...
bu nasıl bir başlıktır ya rabbim ! eskiden olsa "başlık başa giyilir" endişemizden "başlık" bile yazamazken şimdi "yazar tahminleri" diye başlık açılıyor. umarsızca entariler döşeniyor.

değişime kapalı olmak değil bu; iyi kötü düzeni olan bir yerin tamamen çöplüğe dönmesinin önüne geçmeye çalışmak. ve cevap vereyim hemen, engelleye engelleye bitecek gibi de değil.

anket bile değil lan anket bile değil. beşiktaş'ın zor fikstürü ve yazar tahminleri... evet.

ayrıca beşiktaş konya'da puan kaybeder, onu da belirteyim.