gençken bir vesile ile abd'de 2 ay kadar kalmam gerekmişti. otelde çok ahım şahım olmasa da biraz dar bir alanda açık büfe kahvaltı vardı. orda tabi "personal space" olsun sıraya girme işi olsun çok önem verilen şeyler. adamlar kahvaltıyı alırken sıraya giriyorlar, kimse kimsenin dibine girmiyor falan. türkiye şartlarında ultra saygılı olmama rağmen başlarda kendimi bayağı kaba hissetmiştim. bizde sıraya girince hemen öndekine yanaşırsın-ki bir davar önüne geçmesin. orda adam sosini sakın sakin alacak, ilerleyecek, rahatsız etmeyeceksin... neyse bir gün otele bir otobüs dolusu pakistanlı geldi. ama pakistan rotary klübü mü ne, öyle elit pakiler. adamlar o kahvaltı salonunu resmen talan ettiler. ne sıra, ne düzen, ne saygı... tersten giriyor sosis, mısır bilmemne ne varsa dolduruyor gidiyor. öyle ki kendi gruplarının bir kısmına bile ekmek kalmadı. amerikalılar zaten şok, paralelize oldular. ama işte bu kültür. ne kadar rotarakt olursa olsun, adam yemeğe saldırmazsa aç kalacağı bir toplumda yetişmiş. işte o basit kahvaltı salonunda gelişmiş ülkeyi, az gelişmiş ülkeyi ve kendi konumunu görebiliyorsun.
kültür gerçekten yavaş değişen birşey. bunu eğitimle falan bir anda değiştirmek mümkün değil bence. zamanla, daha şehirli, daha müreffef bir toplum oldukça yavaş yavaş ilerleyecek. arada olan bize oldu kaybolduk gittik ama napalım. düşünsenize o pakistan otobüsünden biri olduğunuzu. birinci gün kahvaltıya gittiniz aman sıraya gireyim, aman saygılı olayım falan derken aç kaldınız. ikinci gün aç kaldınız. üçüncü gün uyarmaya çalıştınız "ulan akbar iki günde amerikalı oldun. bizim akbar medeni olmuş. milletini beğenmiyor götümün kenarı" diye tepki aldınız. e artık dördüncü gün "saygının da sıranın da aq " demez misiniz? işte bu yüzden kültür oldukça ağır değişebiliyor.
Sık geçen başlıklar
insan haltlari 13
ekşi profiliölüsünden değil dirisinden kork.
bu negatif reis teknik direktörlüğe falan kalkışmaz umarım. düşünsenize ilk yarıda takım geriye düşmüş. soyunma odasında ne konuşmalar döner:"biz saten kazanamayız. ikinci yarıya çıkmamızın bir anlamı yok. kimse hayal kurmasın. birbirimizi kandırmayalım. berbat oynuyos..."
o değil de bu fetullahçılar zamanında kul hakkı yediğinden midir nedir hiçbir işleri rast gitmiyor.
minimalist bir yaklaşımla insan doğasını ve gerçek hayattaki çatışmaları yakalamaya çalışın. bunları bir hikaye örgüsüne yerleştirin. fotoğrafçılık yönünüz kuvvetli olsun. ışık, renk ve kompozisyon bilin. oyuncu seçmeyi, yönetmeyi bilin. kurgu yapmayı bilin. sinemadan anlamayan insanların ukalalıklarına kulak tıkayın.
görüldüğü gibi zor iş.
görüldüğü gibi zor iş.
gençlik ne acayip şey arkadaş. demek oradan 70 ile 35 aşağı yukarı aynı şey görünüyor. 50 yaşında başkasına muhtaç hale geliyorsun falan sanılıyor. evladım senin anan, baban, dayın, halan da mı yok? 35'te çocuk yapsan 55'inde 20 yaşında olur. insanlar 65 yaşından önce emekli olamıyor.
on yıl önce bitmiş tartışma. o zaman karşı çıkanların bile çoğu tıpış tıpış giydi. hala neyin tartışması aq.
davutoğlu internet bankacılığı şifresidir. 6 ay sonra değiştirirsin.
olm bula bula bugünü mü buldunuz? film senaryosu gibi bir gündemle yoğrulmuş, azıcık da telaşlı bir arkadaş gece kalksa... "bakayım şu sözlüğe bir şey olmuş mu" dese... sözlüğün çalışmadığını görünce fetö darbesi paniğiyle dolaba saklansa, ne yapacaksınız?
lan hakkaten goygoy yapıyoruz da, neden bu gece? straaanngeee! hiç böyle bir duyuru hatırlamıyorum yıllardır... gece 2-4 arası bir şey olursa siz de şüpheli duruma düşersiniz.
lan hakkaten goygoy yapıyoruz da, neden bu gece? straaanngeee! hiç böyle bir duyuru hatırlamıyorum yıllardır... gece 2-4 arası bir şey olursa siz de şüpheli duruma düşersiniz.
rte'nin buyuklugudur. adam alkolikleri bira fabrikasina saldirtiyor. bir kac sevap points de ordan...
aklıma bir anımı getirmiş hareket. zamanında ıvır zıvırcıda tezgahtarlık yapıyorum. kız çocukları için uyduruk plastik bir yüzük var. şimdinin parasıyla 1 tl felan işte. dayının biri bundan aldı, ertesi gün de sabah dükkan açılır açılmaz kapıda bitti. yüzük çocuğunun parmağına olmamış, parasını geri istiyor. ben de şirket politikamız gereği(bkz: swh):"para iadesi yapmıyoruz, isterseniz değiştirelim" demiş bulundum sabah mahmurluğu ile. halbuki 1 tl, ver gitsin. adam ufaktan renk değiştirdi: "bana bak", dedi,"ben dsi'de çalışıyorum. dsi'den 500 kişi getirir bu yüzüğü dükkanın önünde gırarım!".
bu dayınınki tabi öyle değil, daha mantıklı bir hareket.
bu dayınınki tabi öyle değil, daha mantıklı bir hareket.