Sık geçen başlıklar

usengecotu 15

ekşi profili
cumhuriyet tarihinin en büyük toplumsal hareketinin abartılmış zararı bile 128 milyarın ne kadar küçük bir kısmına denk geldiğini kendiniz görüyorsunuz. 128 milyarı sorgulamayı götü yemeyen gezi hakkında o pis ağzını hiç açmasın.
bir ingiliz olsam totalde bir kilo baklavaya 600 pound verene kadar o paraya first class uçak bileti + divan gaziantep'de iki gece konaklama satın alır; hem gelir yerinde yer hem de haftasonu gezisi yapar siktir olur evime geri dönerdim.
ilk defa bugün fark ettim; dizinin açılış jeneriğinde isimler geçerken en sonda "ve ezgi mola" çıkıyor. bence rolünün hakkını epey iyi veriyor ama ne ara bu kadın önüne "ve" konacak kadar kıdemli bir oyuncu oldu?
güya hukuk mezunudur, güya ülkesine adalet dağıtmak için mezun olmuştur.

madem torpille bir yerlere gelmeye çalışacaktın; bari farklı bir meslek seçseydin de en azından itibarı yerle bir olmuş hukuku daha fazla kirletmeseydin.

edit piaf: birkaç arkadaş sürekli bu şahsın yemin törenine ait görüntüleri yollayıp paylaşmamı istiyor. buna gerek görmüyorum zira merak edip biraz araştıranlar zaten çoktan görmüşlerdir twitter'da. benim asıl merak ettiğim şey şu; bunca rezaletten sonra acaba bağlı olduğu baro bu konuda bir işlem yapacak mı yoksa onlar da her satılmış yandaş kurum ve kuruluş gibi sessiz kalmayı mı tercih edecekler.
gordon childe "kendini yaratan insan" (man make himself) adlı kitabında uygarlık tarihi ve gelişimi açısından iki önemli tespitte bulunuyor. ilk olarak, "doğu uygarlıkları savaşla kurulur, savaşla yaşamını sürdürür ve savaşla yok olurdu." diyor. osmanlı yayılmacı-cihatçı politika izleyen bir devletti. ülkede sanayi olmadığı, denizcilikte yeterince ilerlenemediği için gelirini tarımdan ve çoğunlukla fethettiği yerlerden gelen vergilerden sağlayan bir ülkeydi. bu yüzden ilk kurulduğu günden, yıkıldığı güne kadar devamlı savaştı. belki çağın gerekli böyleydi, belki coğrafya kaderdi; tartışılır. ama yıkılmasındaki en büyük sebeplerden birinin gelişmeye değil de genişlemeye yaptıkları yatırım ve harcadıkları çaba olduğu kesin. yine aynı kitapta childe, bilimsel ve teknik anlamdaki gelişmelerin önündeki en büyük engelin değiştirilmekte diretilen geleneklerin ve dinin olduğunu ifade etmektedir. bu durumu da, "büyü yapmak (dini eylemlerde bulunmak, dua edip bir şeyler olmasını beklemek), bilimden (bir şeyler üretmekten) daha kolaydı; tıpkı işkence etmenin, kanıt toplayıp yargılamaktan daha kolay olduğu gibi." sözleriyle özetlemiştir. osmanlı'nın ikinci büyük hatası da, başlarda bilimi ve sanatı teşvik edici bir durumdayken; sonlara doğru kafayı iyice dinle bozmuş, molla ve şeyhlerin kölesi olmuş, bilimi ilerlemek değil yaratıcıya şirk koşmak olarak görülen bir zihniyete evrilmiştir. koskoca 600 yıllık imparatorluğun bilim dünyasına tek katkısı, döneri ateşte eşit pişirebilmek için icat ettiği buhar sistemiyle çalışan bir mekanizma. ki yıllar sonra biliyorsunuz ingilizler bu sistemi alıp geliştirerek kullanıyorlar ve buharlı makinaların kullanılmaya başlandığı meşhur sanayi devrimi gerçekleşiyor. söyleyeceklerim bu kadar.
adamların pasaportlarını geçiyorum, kimlikleri bile yokmuş üzerlerinde. pardon ama bu durum "orta doğu ülkesi"nde bile alttan alınabilecek türden değil. ankara sınır şehri değil, ülkenin başkenti. bu kadar insan, üstelik yanlarında çocuklarla, elini kolunu sallaya sallaya nasıl buraya kadar gelmişler acaba? ister dünyanın en hali vakti yerinde insanı ol, ister yardıma muhtaç; kimse başka bir ülkeye bu şekilde giremez, direkt suç. kendi ülkende bile kimliksiz dışarı çıkarsan olası bir polis kontrolünde nezarete atılma ihtimalin var. tez zamanda sınır dışı edilmeleri lazım.
idamla yargılanırken ''neye gülüyorsun?" diye soran hakime ''duvarda adalet yazıyor, ona gülüyorum.'' diyen deniz'i hepiniz bilirsiniz. ben de bugün oturdum, önümdeki mahkeme kararıyla engellenmiş sayfaya gülüyorum. sloganı "özgür ansiklopedi" olan bir sayfanın mahkeme kararıyla kapatılmasına gülüyorum. bu ülkede özgürlüğe düşmanlar.
vikipedi'deki türkçe madde sayısı ingilizce, almanca, fransızca ve diğer birçok dile göre o kadar az ki; fırsat buldukça boş zamanlarımda ingilizce maddeleri tek tek türkçeye çevirip yayınlıyorum. sadece moda mod çeviri yapmakla kalmayıp o konuyu özenle araştırıp yeni bilgiler de ekliyorum. internetteki çoğu çöp bilgiler barındıran sitelerin aksine güvenilir kaynaklarıyla doğru bilgiye ulaştıran nadir oluşumlardan biriydi viki. ve bugün itibariyle bu siteye benim gibi -hatta benden daha fazla- emek veren insanlar buraya giriş yapamıyor. hem de başımızdaki başarısız ve kötü iktidarın işine gelmediği için birtakım gerçekleri örtbas etmek istemesi yüzünden. başka hiçbir şey demek istemiyorum. sadece kızgınım.