Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
şu anda en ucuz efes biraların fiyatı 11 tl oldu. market kârı ile 12-13 olur herhalde. publarda 25-30 olur. olağandışı bir fiyat bu! şarap, viski, likör vs hiç bahsetmiyorum bile...

tanım: kesinlikle herkesin katılması gereken, özellikle de laik, seküler bir hayat tarzına sahip olanların katılması gereken boykot. pınar boykotunu hatırlayın, bu sefer biz de ses getirebiliriz.

alkollü içkilerden alınan vergi, adeta cizye'ye dönmüş durumda. siyasal islâmclar bizleri dinsiz olarak görüyor ve bu doğrultuda, eskiden gayrimüslimlerden alınan cizye vergisinden ilham alarak bizlerin tükettiği ama onların tüketmediği alkole vergiyi dayıyor.

bu vergiye karşı bir tepki göstermediğimiz sürece adım adım seküler hayatı yok etmeye doğru gidecekler.

bu başlığı twitter’da da paylaşırsanız daha çok insan görür.

edit: evde alkol tarifi: (bkz: 1 ocak 2019 alkol ötv zammı/@koministimam2)
doğu'dan göç etmiş, bursa'nın bir köyünde okuma yazma bilmeyen bir annenin ve ilkokul üçten terk bir babanın yedi çocuğundan birine güvendiğiniz için teşekkürler öğretmenim. sayenizde ailemin ilk üniversite mezunu üyesi oldum. ne mutlu ki bana siz yalnız değildiniz, neredeyse çevremdeki tüm öğretmenler sizin gibi atatürkçü, idealist ve köy çocukları için her şeyini veren öğretmenlerdi. tekrar yolumuz kesişir de ellerinizden öperim diye bekliyorum. londra'dan selamlar.
elde sensin dilde sen, gönüldesin baştasın;
escobarın dünyayı dolandırdığı yaştasın.

dizeleri ile selam gönderiyoruz buradan kendisine.
işlenmiş, tetrapak kutuda paketenmiş, markete ulaştırılıp rafa konmuş süt 2.50 tl iken; çiğ sütü üreticiye litresi 2 tl'den satma hayallerine bol şans diliyorum. bu arada bu inekler herhalde dağlarda kendi imkanlarıyla maliyetsiz besleniyorlar, hasta falan olmuyorlar, personel giderine yol açacak her türlü durumdan itina ile kaçınıyorlar. işletme vergi vermiyor.

ek: mesaj kutum resmen patlamış.
lehte ve aleyhte çok sayıda mesaj yağmış.
öncelikle üreticiden fabrikalara çiğ süt satış fiyatının 2 lira ve hatta üstünde (2,35 tl) civarında olduğu konusunda çok sayıda uyarı geldi.
ikinci olarak "kutu süt 8 liraya kadar yükseldi, nerede 2,5 liraya süt diyenler var. haklı oldukları yön tam yağlı pınar süt gerçekten 8 lira civarında.
ancak ciddi bir gideri olan yarım yağlı sütün litre fiyatı sahiden de 2.80-3 tl civarında. çok sayıda alternatif marka da mevcut.
https://urun.n11.com/…vabocfd4qavd_bwe&gclsrc=aw.ds

bir de @dertliyazar beyefendiden/hanımefendiden "hayvan işletmelerinde 2 yaşından büyük 150 büyükbaş hayvanınız olmadığı sürece vergi ödemezsiniz" diye bir bilgilendirme geldi. güzel bir teşvik, aslı astarı araştırılmalı tabi...

doğrusu ben gıda mühendisi ya da üretici falan değilim. marketten haftada 2 litre yarım yağlı süt alıp içen beyaz yaka bir tüketiciyim. o yüzden bu konuda söylediklerimin uzman görüşü gibi kabul edilmesi insanları hataya sürükleyebilir. sahiden bu konuda iş yapacaksanız bana güvenmek yerine üretim ve piyasa süreçlerine hakim birilerinden danışma almak çok daha sağlıklı olacaktır.

öte yandan ilk entryde yapılan hesap ilk bakışta gözüme çok kaba ve hayalci göründü.
olası olumsuz senaryoları kapsamak açısından büyük boşluklar içeren bir hesaplama olduğunu düşünüyorum.

ilgilenen herkese bilgilendirmeleri için çok teşekkür ediyorum. sürç-ü lisanım varsa da affola.
galatasaray'a gelmek için rize yönetimine rest çeken futbolcu.

hadi rize yönetimini hasan kartal'ı falan anlarım. adam fenerlidir, fenerle iş yapmaya çalışıyordur, ali koç'a yaranmaya çalışıyordur, galatasaray'ı sevmiyordur, iş yapmak ticaret yapmak istemiyordur anlarım.

ancak, muriqi bas bas her yerde galatasaray'a gitmek istediğini söylediği halde fenerli yöneticilerde nasıl bir yüzsüzlük var ki ısrarla adamı almaya çalışıyorlar. şu saatten sonra alsalar gerçekten içlerine siner mi merak ediyorum.

rizespor'un artık oyuncuyu galatasaray'ın verdiği bedele satmaktan başka çaresi yok. bu şartlarda galatasaray'ın çıktığı 3,75'ten inmesi gerekiyor. 2,5-2,75 gibi bir bedeli önüne fırlatıp gideceksin bunların. rizespor yönetimi de artık el mahkum kabul edecek. ya da 1 yıl daha muriqi'den faydalanırlar veya kadro dışı bırakırlar. rize başkanındaki fenerbahçe aşkı normal düzeyde olmadığı için küme düşmeyi göze alarak muriqi'yi 1 sene kadro dışı bırakabilir.
ya ne yapacaklardı iki minare arasına gökkuşağı bayrağı mı asacaklardı. hutbede yazdığı gibi kuran'da da zaten eşcinsel kavimler helak edilmiştir. dinen yasaktır.

okuduğunu anlayamayanlara edit: öncelikle bana neden küfür ediyorsunuz anlamıyorum. lütfen dikkatli okuyun.

bu başlık altında dinin veya dinlerin gerçekliğini tartışmıyoruz. dinin bir duruma karşı olan tavrını konuşuyoruz. islam'ın kitabında eşcinselliği sapkınlık olarak gösteriyor.* hutbe de kuran'dan alıntı yapıyor. bu konu nezdinde çelişkili olan ne ?
üstteki yazar realiteden o kadar uzak ki tam olarak neye yakın bir türlü anlayamadığım başlık,her argümanına bir cevap mutlaka var ama (bkz: burasi turkiye) burda at,avrat,silah emanet edilmez.toplu taşıma hiç de öyle avrupadaki gibi rahat bir ulaşım yöntemi değil.sana ütopyanda tatlı rüyalar

çok sayıda yazarın ısrarı üzerine gelen edit:şükela modu kullananlar için üstteki yazar: (bkz: #92175541)
eve kapat. arkadaşlarıyla dışarı çıkmasına asla izin verme. çıkarsa burnundan getir.

günde 100 kez ara, bin mesaj at.
hepsinin içeriği trip olsun.

kız arkadaşı yasakla. çalıştığı yerde kız varsa kıskançlıktan delir, onu da delirt.

bunları yaptığın halde ayrılmıyorsa hemen evlen. insanlık iki manyaktan kurtulsun.
yeni yazar olan arkadaşlara öncelikle hayırlı olsun. lütfen ileride saçma sapan başlıklar açıp sözlüğün anasını ağlatmayın.
garip bir abla.

yalnız söylemeden geçemeyeceğim, sadece beni mi ürküttü video? izlerken nedense korktum, garip bi ürperti hissettim. herkes dalgaya vurmuş konuyu ama bir ben mi tırstım kadının hareketlerinden, şeklinden falan.
haccp, 22000, brc gibi standartlara göre gıda üretimi yapılmalı ve hijyen kurallarına uyulmalıdır.(yasal şartlar ve uluslararası gıda yönetmeliklerine göre zorunluluklar.) özetle türban ile alakası yoktur. bone hijyen kurallarına göre zorunluluktur.

ayrıca sakal ve bıyık ilede bu tür üretim alanlarına giremezseniz. traş olmak zorunludur. üretim alanına boynunuzda veya elinizde takı ve yüzük ile giremezsiniz. misal avrupa’da kimseden “ benim boynumda haç kolyesini taşımamı yasaklıyorlar” kelimesini duyamazsınız. çünkü bunun yasak olduğunu gıda kuralı olduğunu bilirler mal mal din sömürüsü yapmazlar. ne çektiysek bu dini kullanan ağlaklardan çektik.
bu pedofilidir, hayır anası tarafından yaratıcı işlere yönlendirilmek yerine abuk subuk cinsel kimlik saçmalıklarıyla beyni iğdiş edilmesi nedeniyle değil (orası işin ahlaksız ve şerefsiz birinin yaptığı sözde ebeveynlik kısmı) çocuk bildiğiniz gay barda striptiz yapıyor ve dans ederken üstüne para atıyorlar. yapanın, emeği geçenin, göz yumanın allah belasını versin.
ayrıldıktan sonra hayatına birisini alıp onla yürümeyince tekrar size dönme çabasına girerse sakın öyle bi hata yapıp tekrar barışmayın.aşkınızdan ölseniz bile. gidin bir köşede siyanür falan içip ölümü bekleyin.yok ben aşığım bişey olmaz derseniz o zaman acı çeke çeke ölüceksiniz haberiniz olsun.ilkinde öldüremedi.ikincisinde fişinizi çekmeye geliyor.kendinizden taviz vermeyin.
son dönemde arkadaş buluşmalarımız genellikle ilişkiler ve kadınlar odaklı muhabbet ile geçiyor. vardığımız genel yargı üniversite sınavında 40 türkçe sorusundan 30 net yapamamış biri ile ilişki yaşamanın çok güç olduğu. 30 net demek okuduğunu anlamak demek bizce ve okuduğunu anlamayan biri ile nasıl mesajlaşacaksın ki? düşündüğünde bir sürü kitap okumuşsun, birçok şairden alıntılar yapıyor ve methiyeler düzüyorsun ama muhattap aldığın kişi paragraftaki ana fikir sorularını hep yanlış çözmüş. kurduğun tüm cümleler çöp, kime ne anlatıyorsun ki. aslında okuduğunu anlamayan birey, yaşadığını da anlayamaz.

zeka demişken bunu genelde mesleki başarı olarak gören insanlar için de ölü ozanlar derneği‘nden bir alıntı yapayım.

“tıp, hukuk, işletme, mühendislik... bunlar asil meşgalelerdir ve hayatı sürdürmek için gereklidir. ama şiir, güzellik, romantizm, aşk... bunlar, hayatı uğruna sürdürdüğümüz şeylerdir.“ (bkz: robin williams)
goethe'nin yaşadığı şaşkınlığı yaşıyorum zaman zaman: "insanların ne kadar kötü olduklarını görmek beni hiç şaşırtmıyor. fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce çok şaşırıyorum."
maşallah ümmet dinine pek saygılı. allah’ın evinde pek bir düzgün davranıyorlar.
lan arkadaş bu nedir ya? biz caminin içinde bırak maç yapmayı sesimizi çıkarmazdık allah’a saygımızdan adamlar halı saha maçı yapıp küfürleşiyor. bazıları da eşşek gibi uzanmış osura osura uyuyor.
https://twitter.com/…tatus/1146854197985513474?s=21

edit: bu kadar iki yüzlü olmayın lan bu ülkenin cumhurbaşkanı aylarca camiye ayakkabıyla girdiler deyip kara propaganda yaptı. şimdi fena mı çocuklar camiyi sever deyip kılıf uydurmak adiliktir.
edit2: camide top oynamak serbestse karşısında şampanya patlattılar diye ağlamayacaksınız.
orospu çocukları. yer muhtemelen suriye. kadınlarına tecavüz edilirken türk sahillerinde keyif yapan erkekleri var bu arap boklarının. allahım beni arap yaratmadığın için teşekkür ederim.
edit:imla

edit: sözlük kekoları ve ışid bokları özelden küfür yağdırıyor.
kötü, çöp, gereksiz futbolcu yorumu yapan kişi sayısı -> 1

galatasaraylılar kötülemeye başladı yaygarası koparan kişi sayısı -> 1111

herkes mağdur olmak için pusuda yatıyor resmen amına koyayım.
dış odaklı olduklarından bir güler yüze her şeyi yapabilecek insandırlar.

bir dönem ben böyleydim.

bu özellikte olan insanlar hiç kimse ile derinlikli bir ilişki kuramıyor. bu özellikte bir kaç kişiyi gözlemledim. hepsi istisnasız yalnız kalıyorlar sonunda. benim gibi.

edit: imla.
zamanla bir şeylere üzülme yetimin yok olduğunu farkettim (zannettim).
kızdığım ya da kırıldığım bir şey olduğunda eskiden ya sayfalarca yazar ya dakikalarca sayar, söver ya uzun uzadıya konuşur, anlatır, anlamayı ve anlaşılmayı beklerdim.
sorun çözerdim.
artık mental olarak çabalamanın beyhude olduğu ön kabulü ve boşvermişlik hissiyle çok kafayı da yormadan, hayırlısı, nasip, olur öyle nidalarıyla konuyu kısa süre içerisinde aklımdan silip atmayı tercih ediyorum.

fakat şimdi de eskiden pek rastlamadığım şekilde, vücudumun değişik tepkileriyle karşılaşıyorum; düzensiz uykular, yaralar, baş ağrıları, beslenme bozuklukları, yataktan çıkmama arzuları gibi.
o zaman da aslında üzülme yetimin yok olmadığını sadece mutasyona uğradığını ve aslında şimdilerde eskiden olduğundan daha derin kalıntılara sebep olduğunu, bununla da başa çıkmanın zorluğu göz önüne alındığında insanı yoran şeylerden uzak kalmanın en mantıklısı olduğuna karar kılıyorum.

amaaan ne bileyim ben
öyle sesli düşünüverdim işte.
seneye fox tv'de yayınlanacak yaz dizim bir yar sevdim gayler aldı'da portakal suyu servisi yaparken havuza düşen hizmetçiyi canlandıracağı için pace university'de oyunculuk kazanan asude defne yakın zamanda kerizlerden 50.000 dolares kapızladığı için ne yazık ki bu hanımkıza pek bir şey kalmadı ama 6500 tl filan ayıklar yine de.

bu arada benzersiz bir konusu olan dizim bir yar sevdim gayler aldı'nın yapımcılığı için yardıma ihtiyacım var arkadaşlar. dizi insan beyni nakledilmiş bir orangutana benzeyen zengin patronla 42 kilo ağırlığında şeker mi şeker mavi yakalı kızın aşkını anlatıyor. sonunda adamın aslında kızın közcü dayısına yanık olduğu ve kızı dayıya yakınlaşmak için kullandığı ortaya çıkıyor. ama halkımız 176 bölüm adamla kızın öpüşmesini bekledikten sonra. adam kıza dönüp "sabahları kinoalı smoothie içmemden de mi şüphelenmedin allahın salağı?" diyor ve final. bu diziyi izleyebilmek için ltfn pamuk eller cebe.
arkadaşlar albus dumbledore'dan bizzat bu sabah baykuşla gelen kabul kağıdımı almış bulunuyorum.

ingiltere vizesi ve yol masrafları için bu kardeşinizin 25.000 pounda ihtiyacı var.destek olursanız sevinirim.

edit:bazı yardımsever arkadaşlar bir miktar galleon yardımında bulunmak istedi ancak nereden yollayacaklarını bilmediğimden gerekli bilgiyi veremedim
madımak ile uzaktan yakından alakası olmayan hain saldırıdır.

madımak halkın toplanıp insanları linç etmesidir.
başbağlar ise terör eylemidir.
arada ki farkı anlamamak için aptal olmak lazım.
o hesaba göre bingöl'de şehit edilen 33 er meselesini de sivas katliamı ile kıyaslayalım.

başbağlar olayında terör eylemi yapılmıştır.
bir anda halk kimseyi linç etmemiş, galeyana gelmemiş, onbinler toplanmamıştır.

fakat sivas olayında halk bir anda refleks geliştirerek insanları katletmiştir.
ikiside 33 insanımıza mal olsa da bunları kıyaslamak elma ile armutu kıyaslamaktır.

edit; hala anlayamayan kişiler var.
başbağlar terör eylemidir, sivas halkın kendi yaptığı bir katliamdır.

terör örgütlerinin terör yaratması beklenilen bir durumdur. tedbiri alınır, mücadelesi verilir falan filan.

ama halkın anlık refleksle insan avına çıkması beklenmedik, düşünülmeyen bir olaydır. sonuçları sivas katliamından çok daha vahim de olabilirdi. hatta ve hatta ülke geneline bile yayılabilirdi.
muhafazakarlar ile solcular birbirilerini katlederdi.
daha nasıl açıklanır bilmiyorum.
votka vişnenin son çağına yetişen o nesil biz idik, evet!
sonra enerji içeceği çıktı ve değişti dünya, değişti eğlenen tipler, değişti eğlence anlayışı