Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
üst edit: valilik dalga geçer gibi twitter’da yeni bir açıklama ve youtube’da bir video yayınlamış.

neymiş, fotoğrafı kırpınca atatürk’ün kaşları birleşiyormuş. ulan foto kırpınca fotoda değişiklik olur mu hiç amk? fotoğraf kırpınca sadece boyutu küçülür. yüzümüze baka baka dalga geçiyorlar.

birisi aynı yöntemle (iphone foto düzenleme aracı ile) denemiş, sonuç tabii ki atamızın kaşlarında herhangi bir değişiklik yok.

fotoğraf kırpınca kaşların birleştiğini ilk kez duyuyorum. iphone’da bug bulmuş olmalılar. galiba tüm suç apple’da. şüphesiz ki valilik masum.

***

asıl entry:

az önce gözlerimle şahit olduğum rezillik. istanbul valiliği twitter’dan paylaştığı fotoğrafta, duvardaki atatürk portresinde kaşların birleşik göründüğü bir fotoğrafı paylaştı.

demek ki bunlar ofislerinde atamızla böyle dalga geçiyorlar. yanlış fotoyu attılar besbelli.

montajlı paylaşım 14:14 de olmuş, ikinci paylaşım ise 15:04'de olmuş. (@poffpuff'a teşekkürler)

“sayın valimiz ali yerlikaya, istanbul büyükşehir belediye başkanı, sayın ekrem imamoğlu’nu kabul ettiler.
notuyla paylaşılan fotoğrafta duvardaki atatürk resmi basbaya montajlı.

montajlı fotoğraf: https://pbs.twimg.com/…aq7a8l?format=jpg&name=large

yeni yükledikleri orijinal fotoğraf: https://twitter.com/…bul/status/1145664361626767360

tek şahit olan ben değilim. binlerce insan ekran alıntısı paylaşıyor. hatta vaziyet.com.tr de haberleştirmiş bu rezilliği.

bu siyasal islamcılara bir dur dememiz gerektiğini düşünüyorum. lütfen valiliğe mention atıp bunu yapan kim ise kovulmasını isteyin. bu nedir ya? devlet kurumunda çalışıyorsun sen. bu devleti kuran kişiye kaş çizip eğleneceksen o kurumda işin ne?
çomarlığın partisi olmadığını gösteren bir görüntü. ne diyelim allah akıl fikir versin.

edit: içimizde de böylelerinin olduğunu bana attığı özel mesaj ile görmüş oldum msjı gönderen şahıs konu ile alakalı kadını savunmuş (bkz: #92003237) . ak troller gibi bunlarında engellemekte yarar var.
geçenlerde "ev işi yapmayı erkekliğine tehdit gören bi adam tipi var sende" diye bi küfür gördüm. gerçi ingilizceden uyarladım. orijinali reddit'te rare insults'taydı.

yok eşim çalışıyo, annem hasta bilmem ne diye mazeret göstermek bile abes.
yaşadığın yeri temizliyorsan erkekliğin mi azalmış oluyor yani? hayvanlar bile tuvaletinin üstünü örtüyor, kendini yalayıp temizliyor.. yani biri gelsin beni temizlesin diye beklemek niye erkeklikle özdeşleştiriliyor anlamıyorum..
düğün ve cenaze evinde yemek dağıtılması. millet resmen karın doyurmaya geliyor, senin acın var veya telaşın var, yok ikinci ayranı isteyen, yok bana et az geldi diyen... kalkıp kovmak istiyorum insanları. küçüklüğümde insanlar kendileri bir şeyler pişirip getirirdi, iyice pişkin oldu millet şimdilerde...
bir bülent arınç vecizesi. 'benim maaşımla ilgilenen edepsizler benim erdoğanın yanında olmam hem insani hemde islami görevimdir.' demiş.

kendilerine zam yapmaktan başka görev tanımı olmayan bir kurul üyesi. ne iş yaparlar bilen varsa yazsın.

bir insanın yanında olmak için maaş alman şart mı?

islami görevinin tanımı ne? imam mısın?

maaşın allah'tan değil, bu ülkenin çalışan, vergi verenleri tarafından ödeniyor. edepsiz dediğin insanların parasını yiyorsun.

edit: havadan maaşı red edenler

eski cumhurbaşkanı abdullah gül,
eski başbakan ahmet davutoğlu,
tbmm eski başkanı hikmet çetin.

edit 2: dayanamadım ya

edit 3: dayanamadım 2. bir insanın yanında durmak için para alıyorsan dava adamı değil, dalkavuk olursun bay arınç.
şu çocukla uğraştığınız kadar fetöyle uğraşsaydınız kökünü kurutmuştunuz a.q.

gerçi o zaman ülkenin başı boş kalabilirdi.

edit: çomarlar rahatsiz olmuş, savcilikla ilgili tehditler geliyor. kalabilirdi yazmisim kesin bir hüküm yok, kalmayadabilirdi kim bilir? bunlarin hepsi kapsamli bir sorusturma neticesinde ortaya çıkar. böyle bir soruşturma önergesini de iktidar tarafı reddetti. dolayisiyla bilemeyecegiz.
askerler 10 yıldır yargılanırken bir şey yok, haberi gösterince "neyin peşindesiniz?"

hak, hukuk ve adaletin peşindeyiz.

türk ordusuna darbe yapanlar en alttan en üste kadar hesap verip hak ettiklerini bulmadıkça unutturamayacaksınız.
genel kanının aksine, türkiyenin kurtuluşu olarak gördüğüm durumdur.
böylece yatırım kaynaklarının, ülke toprağının ve yaşam kalitesinin verimsizleşmesine neden olan, durağan bir değer olan binaların sayısının artışını durdurmasına ve bu kaynakların belli zümreye olan akışına engel teşkil edecektir.
sermayenin üretim ve tarım gibi alanlara yönelmesi ve de harcamalarını emlak üzerine yapan insanların tüketimlerini, bütçelerinden fazlasını sömüren ve geleceklerinin uzun yıllarını ipotek altına alan bu sistemden, toplumun daha geneline faydası dokunan üretim noktalarına yayacağını beklerim.
üç beş demeden destek olunması gereken yardım çağrısı. biz de antalya'da yaşayan ve annesi kansere yakalanan iki kız kardeştik. hikayemizim sonu güzel oldu. sizin için de aynısını dilerim.

iban numarasını yazmaya üşenenler için iban no: tr720001001963608631035001
hesap sahibi: tuğçe kaya
telefon no: 05326464244
çanakkale anmasında atatürk'e dua edilmeyince töreni terk eden albayın sürgün edilmesi olayı.
malum başlık sınırı.

kaynak

18 mart etkinliğinde mustafa kemal atatürk'ün adının anılmaması üzerine etkinliği terk eden albay önder irevül, sürgün edildi. irevul, "allah utandırmasın. söyleyecek söz çok ama fazlası bana yakışmaz" dedi

adam gibi adam olan, dik duruşuna hayran kaldığım subaydır, nereye gittiğinin hiç bir önemi yoktur.

edit : klişe olacak ama, salyalarını akıta akıta mesaj kutumu dolduran amk aktrolleri, bu komutan gerçek bir 15 temmuz kahramanıdır, atletiyle tank durduran, egzosuna patates tıkayan siz çomarlar kendinizi kahraman sanmayın.
cinayetin sebebinin alkol yüzünden olduğunu düşünen arkadaşlara; 0,60 promil 1 tane 50 cl, 1 tane de 33 cl lik %5 alkol oranında biraya tekabül ediyot. yani klasik tabirle 1,5 birayla adam öldürecek kadar sarhoş olunmaz, hatta hiçbir etkisi olmaz bir de bahsedilen adamın 57 yaşında en az 40 yıllık bir alkol alımının olduğunı varsayın. cinayetin sebebi alkol değil, adamın direkt kendisidir.
bugün benim resmi olmayan gerçek doğum günüm. her senenin bugününde aynı terane dönüyor başımda. kimliğimde yazan tarihi resmiyetle kabul ediyorum ama bir taraftan 1 temmuz söz konusu. esas ve gerçek olan. babamın doğarken bana armağan ettiği çelişkilerden biri. yaşamım boyunca sürecek, kesin, değişmez, sarsılmaz karşıtlığı, çelişkiyi armağan etmiş sağ olsun bana. ben de bugünü genelde kimseye söylemeden tek başıma kutluyorum. kendime de bir klasik olarak + bu şarkıyı armağan edip, uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum*.
bu tür başlıkları açanlara yazanlara eğlenenlere artık kızmıyorum.
90larda çocuk olamayanlarda bu sorun maalesef var.
çocuklar sokaklardan çıkıp bilgisayarlara yöneldikten sonra oyun alanları maalesef buralar oldu. neyse uslu uslu oynayın, kavga etmeyin, geç olmadan yatın.
"zulüm 10 kasım'da son buldu" diyen, şeyh said için anma haberi paylaşan, hergün her sayısı provokasyon ve orospu çocukluğu üzerine kurulmuş tuvalet kağıdının çağrısı.

sizin de amınıza koyacaz az kaldı.

edit: ayrıca karakter limitin olmasına rağmen açtığın düşük cümleli başlığı sikeyim.
tavsiye isteyenler görüyorum üzülüyorum.

bu işlerle uğraşmış biri olarak bu işte 3 kere üst üste doğru tahmin yapan görmedim ekonomistler dahil.

doların değerini nokta olarak değil aralık olarak düşünün. yani şuan dolar 5,70 ise 5,80 ve 5,60 olma ihtimali hemen hemen eşittir. eğer eşit olmasa hızlı hareketler yapıp yine dengeye oturur ve orda da düşme ve yükselme ihtimalleri neredeyse eşit olur.

sizin doların yönünü tahmin edebilmeniz için yeni bir gelişme olması gerekir o haber de size gelene kadar dolar çoktan yeni dengesine oturmuş olur.
chp'den daha önce de parlayıp ön plana çıkan kişiler olmuştu. hepsi populist söylemlere kapılıp yok oldu gitti. ülkeyi yönetecek adam halkı tanımalı. ilk defa imamoğlu'yla chp'nin iktidar olabileceğini düşünmeye başladım. akp başörtüsü diyerek bu ülkeyi 17 yıl yönetti. sen kalkmış eşcinselleri kutlamadı diye imamoğlu'nu siliyorsun. hassiktir oradan.
akrep dövmesidir. dövmenin güzel olup olmamasını bir yana koyalım. çok güzel olan bir şey var ki o da kapatma ihtiyacı duymaması. rahat rahat kısa kolluları çekmiş. bravo first lady.
birisi 25 yasından sonra parlayıp dönemin en iyi kadrolarıyla 86 dünya kupası ve italya şampiyonlukları kazanmış ama şampiyonlar liginde başarısız olmuş, barcelonada varlık gösterememiş, günümüzle kıyasla kariyer ve istatistik açısından bakacak olursak ronaldinho falan ayarında olacakken. öbürü, yani goat olan 1000 maç 750 gol 250 asist falan yapmış, defalarca şampiyonlar ligini almıs, bok ötesi jenerasyonuna rağmen milli
takımda tek basına 3 final oynamıs bir ruh hastasıdır. hangisi hangisi siz karar verin.
litrede 27 kuruş olarak girecek zamdır.
epgis

lpg'li doblolara indirim olarak yansımıştır: (bkz: 2 temmuz 2019 lpg indirimi)

ben en son 2018 nisana kadar takip etmişim. kalanını sizler yazabilirsiniz.
(bkz: 14 nisan 2018 benzin zammı)
(bkz: 13 nisan 2018 motorin zammı)
(bkz: 12 nisan 2018 motorin zammı)
(bkz: 27 mart 2018 benzin zammı)
(bkz: 23 mart 2018 motorin zammı)
(bkz: 21 mart 2018 benzin zammı)
(bkz: 28 şubat 2018 benzin zammı)
(bkz: 31 ocak 2018 motorin zammı)
(bkz: 29 ocak 2018 motorin zammı)
(bkz: 27 ocak 2018 benzin zammı)
(bkz: 25 ocak 2018 benzin zammı)
(bkz: 16 ocak 2018 benzin zammı)
(bkz: 6 ocak 2018 motorin zammı)
(bkz: 14 aralık 2017 benzin zammı)
(bkz: 13 aralık 2017 benzin zammı)
(bkz: 24 kasım 2017 benzin zammı)
(bkz: 11 kasım 2017 benzin zammı)
(bkz: 11 kasım 2017 motorin zammı)
(bkz: 10 kasım 2017 benzin zammı)
(bkz: 10 kasım 2017 motorin zammı)
(bkz: 8 kasım 2017 benzin zammı)
(bkz: 31 ekim 2017 benzin ve motorin zammı)
(bkz: 31 ekim 2017 motorin zammı)
(bkz: 26 ekim 2017 benzin zammı)
(bkz: 27 eylül 2017 motorin zammı)
(bkz: 9 eylül 2017 motorin zammı)
(bkz: 8 eylül 2017 motorin zammı)
(bkz: 6 eylül 2017 benzin ve motorin zammı)
(bkz: 1 ağustos 2017 benzin ve motorin zammı)
(bkz: 6 temmuz 2017 motorin zammı)
(bkz: 5 temmuz 2017 benzin zammı)
(bkz: 23 mayıs 2017 motorin zammı)
(bkz: 14 ocak 2017 benzin ve motorin zammı)
(bkz: 14 ocak 2017 benzin zammı)
(bkz: 13 ocak 2017 motorin zammı)
(bkz: 12 ocak 2017 motorin zammı)
(bkz: 11 ocak 2017 benzin zammı)
(bkz: 30 aralık 2016 motorin zammı)
(bkz: 22 aralık 2016 benzin zammı)
(bkz: 2 aralık 2016 motorin zammı)
(bkz: 22 kasım 2016 benzin ve motorin zammı)
(bkz: 18 kasım 2016 motorin zammı)
(bkz: 12 ekim 2016 benzin zammı)
(bkz: 21 mayıs 2016 motorin zammı)
(bkz: 17 mayıs 2016 benzin zammı)
(bkz: 25 ocak 2016 motorin zammı)
(bkz: 23 ocak 2016 motorin zammı)
(bkz: 26 kasım 2015 benzin zammı)
(bkz: 12 haziran 2015 benzin zammı)
(bkz: 10 haziran 2015 benzin zammı)
(bkz: 9 haziran 2015 benzin zammı)
(bkz: 11 mayıs 2015 motorin zammı)
(bkz: 17 nisan 2015 benzin zammı)
(bkz: 31 mart 2015 benzin zammı)
(bkz: 27 mart 2015 benzin zammı)
(bkz: 26 mart 2015 benzin zammı)
(bkz: 17 şubat 2015 benzin zammı)
(bkz: 11 şubat 2015 benzin zammı)
(bkz: 29 ocak 2015 benzin zammı)
(bkz: 20 ocak 2015 benzin zammı)
(bkz: 13 ocak 2015 benzin zammı)
(bkz: 6 ocak 2015 benzin zammı)
(bkz: 15 nisan 2014 benzin zammı)
(bkz: 28 ocak 2014 motorin zammı)
(bkz: 25 ocak 2014 benzin zammı)
(bkz: 24 ocak 2014 benzin zammı)
(bkz: 24 aralık 2013 benzin zammı)
(bkz: 6 aralık 2013 motorin zammı)
(bkz: 5 aralık 2013 benzin zammı)
(bkz: 27 ekim 2013 benzin zammı)
(bkz: 1 ekim 2013 benzin zammı)
(bkz: 30 eylül 2013 benzin zammı)
(bkz: 29 ağustos 2013 benzin zammı)
(bkz: 22 ağustos 2013 benzin zammı)
(bkz: 22 ağustos 2013 motorin zammı)
(bkz: 21 ağustos 2013 motorin zammı)
(bkz: 16 temmuz 2013 benzin zammı)
(bkz: 10 temmuz 2013 motorin zammı)
(bkz: 9 temmuz 2013 benzin zammı)
(bkz: 8 temmuz 2013 benzin zammı)
(bkz: 5 temmuz 2013 benzin zammı)
(bkz: 21 haziran 2013 motorin zammı)
(bkz: 20 haziran 2013 motorin zammı)
(bkz: 23 mayıs 2013 motorin zammı)
(bkz: 22 mayıs 2013 benzin zammı)
(bkz: 21 mayıs 2013 benzin zammı)
(bkz: 15 mayıs 2013 benzin zammı)
(bkz: 10 mayıs 2013 motorin zammı)
(bkz: 9 mayıs 2013 motorin zammı)
(bkz: 31 ocak 2013 benzin zammı)
(bkz: 23 ocak 2013 benzin zammı)
(bkz: 13 ekim 2012 benzin zammı)
(bkz: 12 ekim 2012 benzin zammı)
(bkz: 29 eylül 2012 benzin zammı)
(bkz: 22 eylül 2012 benzin indirimi ve zammı)
(bkz: 22 eylül 2012 benzin zammı)
(bkz: 22 eylül 2012 motorin zammı)
(bkz: 24 ağustos 2012 motorin zammı)
(bkz: 23 ağustos 2012 benzin zammı)
(bkz: 15 ağustos 2012 motorin zammı)
(bkz: 11 ağustos 2012 benzin zammı)
(bkz: 10 ağustos 2012 benzin zammı)
(bkz: 31 temmuz 2012 benzin zammı)
(bkz: 20 temmuz 2012 motorin zammı)
(bkz: 6 temmuz 2012 benzin zammı)
(bkz: 10 nisan 2012 motorin zammı)
(bkz: 31 mart 2012 benzin zammı)
(bkz: 29 mart 2012 benzin zammı)
(bkz: 28 mart 2012 benzin zammı)
(bkz: 20 mart 2012 benzin zammı)
(bkz: 15 mart 2012 motorin zammı)
(bkz: 9 mart 2012 benzin zammı)
(bkz: 24 şubat 2012 motorin zammı)
(bkz: 21 şubat 2012 benzin zammı)
(bkz: 10 ocak 2012 benzin zammı)
(bkz: 10 ocak 2012 motorin zammı)
(bkz: 24 aralık 2011 benzin zammı)
(bkz: 16 kasım 2011 motorin zammı)
(bkz: 18 ekim 2011 motorin zammı)
(bkz: 14 ekim 2011 benzin zammı)
(bkz: 14 eylül 2011 benzin zammı)
(bkz: 6 eylül 2011 benzin zammı)
(bkz: 13 ağustos 2011 motorin zammı)
(bkz: 15 temmuz 2011 benzin zammı)
(bkz: 11 temmuz 2011 benzin zammı)
(bkz: 8 temmuz 2011 benzin zammı)
(bkz: 13 haziran 2011 benzin zammı)
(bkz: 28 mayıs 2011 benzin zammı)
(bkz: 3 mayıs 2011 benzin zammı)
(bkz: 19 nisan 2011 benzin zammı)
(bkz: 29 mart 2011 benzin zammı)
(bkz: 8 mart 2011 benzin zammı)
(bkz: 4 mart 2011 benzin zammı)
(bkz: 4 mart 2011 motorin zammı)
(bkz: 1 mart 2011 benzin zammı)
(bkz: 25 şubat 2011 motorin zammı)
(bkz: 23 şubat 2011 benzin zammı)
(bkz: 13 ocak 2011 benzin zammı)
(bkz: 31 aralık 2010 benzin zammı)
(bkz: 28 aralık 2010 benzin zammı)
(bkz: 24 aralık 2010 benzin zammı)
(bkz: 8 aralık 2010 benzin ve mazot zammı)
(bkz: 6 mart 2010 benzin zammı)
(bkz: 23 şubat 2010 benzin zammı)
(bkz: 22 ekim 2009 benzin zammı)
(bkz: 21 ekim 2009 benzin zammı)
(bkz: 14 ekim 2009 benzin zammı)
(bkz: 23 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 13 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 11 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 10 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 8 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 6 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 3 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 1 ağustos 2009 benzin zammı)
(bkz: 15 temmuz 2009 benzin zammı)
anksiyete hastası eder. etti de.

silahlıkta görevliydim. bilen bilir; her ne kadar rahat bir yer gibi görünse de sorumluluğu büyüktür. bölükteki diğer askerlerin üzerine zimmetli olan silahların tamamı sizin üzerinize de zimmetlidir.

içtima alanı, bölüğümüze yaklaşık 15dk mesafedeydi. o gün, 13.45 içtimasının silahlı olduğunu öğrendiğimde, en geç 13.30'da,yaklaşık 150 askerin aynı anda silah almaya geleceğini tahmin etmek hiç de zor olmadı.

normalde silahlıktan silah çıkışı, karşılıklı imza alışverişi ile olur. üzerine zimmetli silahı almaya gelen askere silahını verirsin. tutanak defterine imzasını alır, silahın alındığı saati yazarsın. silah geri gelince de aynı prosedürü uygular, silahı mazgala yerleştirirsin. her akşam 20.00'de nöbetçi subay gelir, mazgaldaki silahları sayar. eksik yoksa günlük sayım tutanağını imzalar ve sen de rahat bi uyku çekersin.

silah almaya aynı anda 150 asker gelirse ve o silahla içtimaya yetişmek zorundaysa bu prosedürü uygulamak imkansızdır. hele ki içtimada sizi avlamaya hazır, gözü dönmüş bir bölük komutanı bekliyorsa... (ben, içtimaya geç kalan bir askere, o kaba postallarıyla uçan tekme attığını gözlerimle gördüm)

150 askere, silahlarını gönül rahatlığıyla teslim ettim. imza almadım çünkü verdiğim her silah, teslim alan askerlerin kendi silahlarıydı. yani üzerlerine zaten zimmetliydi.

ancak o gün, benim de beklemediğim bir şey oldu. acemiliklerini bitirip usta birliği bizim bölüğe çıkmış 8 asker, silahlığa geldiler. ben kısa dönem askerlik yapıyordum. onlarsa uzun dönem askerlerdi ve benden en az 5 yaş küçüklerdi. birliğe o gün teslim olmuş olmanın şaşkınlığı yüzlerinden okunuyordu. birbirlerinden başka hiç arkadaşları yoktu. birbirleriyle de birkaç saat önce, birliğe teslim olurken tanışmışlardı...

saate baktım. 13.40'tı. yani içtimaya yalnızca 5 dakika kalmıştı. o acımasız bölük komutanının gazabından nasiplerini almamaları, geldikleri ilk gün kallavi bir dayak yememeleri için yapmamam gereken bir şey yaptım. henüz zimmetlerine almadıkları 8'er silahı, imzasız bir şekilde teslim ederek "koşun" dedim. koşun, yoksa unutması zor bir dayak yiyeceksiniz...

gittiler. koşarak gittiler. bense silahları düşünmekten ziyade dayak yemeden içtimaya yetişmeleri için dua ediyordum.

saat 15.00'te içtima bitmiş, 158 kişi, bir an önce silahlarını bırakıp boş vakit kazanmak için, yine aynı anda silah getirmişti. demir parmaklıklı kapıdan tek tek aldım g-3'leri. kontrol için saydığımda 1 silah eksikti.

kantine ya da telefon kulübesüne uğramıştır, birazdan gelir dedim içimden. saat 16.00 oldu, kimse gelmedi. 17.00 oldu, yok. 1 silah eksikti. envanterden silah ve kasatura numaralarını kontrol ettiğimde, eksik olan silahın, 8 askerden birine verdiğim silah olduğunu tespit ettim. ancak sıkıntı şuydu; silahı, o 8 askerden hangisine verdiğimi bilmiyordum... dayak yememeleri için rastgele tutuşturmuştum ellerine...

8 askeri de ayrı ayrı buldum. lan olm nerde silah? hepsi de "biz getirdik abi silahı" dediler. ulan getirdiyseniz kayıp silah nerde?

saat 19.00 olmuş, nöbetçi subayın silah saymaya gelmesine 1 saat kalmıştı. tabi ben kafamdaki sorulara cevap bulamıyordum. silah nerde, yok. kime verdin, bilmiyorum. imza, o da yok...

dedim olm belanı s*kecekler. g*tunden kan alacaklar. son birkaç saattir ciddi bir korku ve travma yaşamıştım.

saat 19.15'te, çivi.çiviyi söker mantığıyla, yine yapmamam gereken bir şey yaptım. silahlığı terk ederek içtima yapılan alana hareket ettim. bu kez koşan bendim. ama korkudan içime doğru sıçıyor gibiydim. silahı bulamazsa, verecek hiçbir cevabı olmayan yitik bir askerden başka bir şey değildim, o tellerden dışarı bir daha asla çıkamayacaktım...

içtima alanına vardığımda kan ter içimdeydim. hava kararmaya yüz tutmuştu ve içtima alanının kenarında park halinde duran unimog kamyonların önündeydim. kamyonların arasında, gözüme bir gölge çarpmıştı. yaklaştım. bir karaltı silüetiydi. biraz daha yaklaşınca aradığım silahı gördüm. şerefsiz evladı (artık o 8 kişiden hangisiyse o) silahı kamyonun tekerine dayayıp orda bırakmıştı.

o silaha sarıldığımı hatırlıyorum. yemin ederim ne anama, ne karıma öyle sarılmadım. hatta kasaturanın ucuna bi öpücük bile kondurmuş olabilirim.

işte o gün, benim panik atak ve anksiyete hastalığımın başladığı ilk gündür. ertesi sabah, uykumdan ağlayarak uyanmamla başladı her şey. yaklaşık 12 yıldır da fasılalı olarak yakalar, hayatı zindan eder.

siz siz olun silah kaybetmeyin. ben kaybettiğimi sandım, anksiyete hastası oldum. ya bir de bulamasaydım?
hazar kağanlığı ve etrafındaki dünya
(bkz: altay tayfun özcan)

eserin müellifi,türkiye bilimler akademisi telif eser ödülünün sahibi.iligili eser (bkz: moğol- rus ilişkileri) adında tuğla kalınlığında bir kitap.

kitaba gelirsek sanırım ülkemizde bu konuyla alakalı mukayeseli bir şekilde yazılmış ilk kitap. transkafkasya'da kurulan hazarları anlatmak için çin kronikleri bile incelenmiş.

kitapta hazarlar hakkında ilk defa duyduğum yorumlar da var.mesela hazarların,göktürklerin ürünü olduğunu biliyorduk ama yazar bir çin kroniğinden yola çıkarak hazar kağanlığını,kafkasya seferine çıkan bir göktürk şad'ının tekrar göktürkleri ihya etmek için kurduğunu söylüyor.

hazar tarihine başlamadan önce avarlar,doğu roma ve sasaniler hakkında genel bilgi verip hazarların doğduğu ortamdaki ahvali de güzel bir şekilde anlatıyor.
- "çenenin yayını sikeyim harun, çenenin yayını sikeyim!!!"

- "la oğlum bak, amirim ondan habersiz böyle bir halt yediğimizi bir duyarsa hepimizi dazııır dazır siker..! "

- "yoook, sen bana hiç bir şey yapamazsın, yaparsan ben senin ağzını yüzünü sikerim...!"

tabi ki (bkz: behzat ç.)