Sık geçen başlıklar

hellorihazretleri 9

ekşi profili
tamam. hemen çözüm önerisi getireyim. afganistan'a büro açılır, çoban olmak isteyen afgan vatandaşlardan uygun olanlar kaydedilir, ülkemize getirilir, iki aylık oryantasyon sürecinden sonra işkur vasıtasıyla sürü sahipleri tarafından işe alınır.

dingonun ahırına girer gibi ülkeye dalmaları engellenir.
çoban lazım diye mi sınırlarımız kevgire döndü? mayınlar bu yüzden mi temizlendi? buna inanmamızı mı bekliyorsunuz? ciddi misiniz? saf mısınız yoksa vatan haini misiniz?
başlığı açan yazar kişisi "instagram'ın et pazarına dönüşmesi" derken;
"ben instagram'a girdim ve bu et pazarını gördüm" demek istemiyor olabilir.
instagram denen sosyal medya uygulamasında "kadınların götünü, memesini sere serpe açtığına, karşılığında like rekorları kırdığına, reklamlardan da malı götürdüğüne dair malumatlarım ve gözlemlerim var" demek istiyor ve bu hadisenin "tavan yaptığı" tespitinde bulunuyor olabilir. hemen algoritma uzmanları devreye girmiş. ekşici piçler her zamanki gibi parmağın işaret ettiğine değil parmağın sahibine odaklanmış. sizin ben iletişim becerilerinizi sikeyim!
yaşadığımız dünya ideal dünya olsaydı, ideal ebeveynler, çocuklarını ideal şekilde yetiştirmemekte ısrar etmezdi. lakinki öyle değildir. 6 yaşında ki oğlumu telefon - candy cruh - temple run- super mario- youtube da ki onlarca abuk sabuk çocuk şarkısı - maşa ile koca ayı - harika kanatlar - rafadan tayfa ve bilumum ıvır zıvırlar olmadan nasıl evde tutardım bilemiyorum. eve kum havuzu aldım lan kum havuzu! kinetik kum diye bir şey var kumdan kale yapıyoruz salonun ortasında. yazı tahtası aldım amk tebeşirli. ve siz ekşici piçler elinizden telefonu tableti ne kadar bırakabiliyorsanız o çocuklar da o kadar bırakabiliyor!

edit: şu yazdıklarımdan 3 yaşında çocukların tablet kullanmasını savunuyormuşum anlamını çıkarıp mesaj kutuma çöken - okuduğunu anlamaktan aciz- andaval sürüsü uzak durun lan benden deliyim ben!

büdüt: daş yok mu yaaa daş! akın akın geliyorlar
yakın arkadaşımdı, naif ve kırılgan bir insandı. parasızlık, işsizlik ve yalnızlığı daha fazla kaldıramadı... içinde bulunduğu durumdan çıkabilmek için çok çırpındı ama başaramadı işte. yazık ettin be barış...

edit: özelden çok soran oldu, evet arkadaşlar barış maalesef intihar etti. 35 taşında pırlanta gibi bir insandı, evlendikten bir yıl sonra boşandı, işleri ters gitti ve yalnızlaştı. bir yıl kadar işsiz kaldı alacaklarını tahsil edemiyordu ve eşe dosta borçlanmıştı. herkes elinden geldiğince destek oluyordu son konuşmamızda iyiden iyiye sıkıldığını bunaldığını farketmiştim ama intihar edebileceğini düşünmemiştim. belki benim bilmediğim ve bardağı taşıtan bişey oldu belki de bu durum iyice canına tak etti bilemiyorum. ama gitti barış...

başsağlığı dileyen arkadaşlara selam olsun.

“bende aynı durumdayım” diye mesaj atanlar var, arkadaşlar sakın! kim varsa yakınınızda anneniz babanız yada arkadaşınız ya da komşunuz... anlatım derdinizi. biri illaki vardır, yardım almalısınız. zor biliyorum ama lütfen dayanın!