benim vergilerim hasan'a gitsin istiyorum. hasan gibi zor durumdaki memleketimin insanlarının başının üzerine çatı, bedenine yorgan, karnına lokma, üzerine kıyafet olsun istiyorum. bu güzel insanlarımız sefaletten kurtulup, insanca yaşasın istiyorum.
peki benim vergilerim nereye gidiyor?
Sık geçen başlıklar
trendlogic 9
ekşi profili(bkz: m.ö. 1750 bakır teslimatı rezaleti) böyle bir şey var. olmayabilirdi de ama var.
şu soruyu tüm bakanların ve vekillerin mecliste olduğu bir gün önlerine koyup haydi bakalım bir çözün demek lazım. özellikle meb bakanı ziya selçuk'un cevap kağıdını görmek isterim. unutmasınlar süre 1.5 dk.
yazarın biri gelir, piyasa ve otomotiv bilgisi ile o oturduğun koltukta bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğun beynini es geçerek, oturmaktan ve obezlikten mütevellit götünde ve suratında oluşan sivilcelere rağmen aslında hiç kıymeti olmayan organlarına rektifiye yapar. eline, beline sağlık kardeşim. bu paralara da araç bulunur, alınır, binilir. hatta üzerine para kalır. ekşi'de takılıp fikir yürüttüğünü zanneden, cebinde sigara parası olmayıp paşa çocuğu taklidi yapan sivilceli ergene de artan parayla 1 paket sigara alınır.
edit: çok sinirli giydirmişim, törpüledim.
edit: çok sinirli giydirmişim, törpüledim.
toplumları eğitmek ve ıslah etmek için; zaman, nitelikli eğitim, entelektüel aydınlar ve en önemlisi her haliyle örnek, aydın bir öndere ihtiyaç vardır.
zannedersem elimizde sadece zaman mefhumu var, diğerleri için de yeniden zamana ihtiyacımız var. bu döngü ebediyen devam etmez umarım...
zannedersem elimizde sadece zaman mefhumu var, diğerleri için de yeniden zamana ihtiyacımız var. bu döngü ebediyen devam etmez umarım...
eğitimli, kültürlü yeterince kazandığını ilan eden ve medeni olduğunu iddia eden bireylerin karşı tarafa komut verir gibi ‘’çalıştırırım’’ ‘’çalıştırmam’’ rahatlığında yazabildiği başlık.
istediğin kadar eğitimli, kültürlü olsan da, ata kültü eşeklik baki kalıyor. kadını erkeği fark etmeksizin hem de. karşındakinin senden bağımsız bir birey olduğunu kavradığın gün yaz-konuş bence. avrupa’da eşimi şu şartlar olursa çalıştırırım ya da çalıştırmam ifadesini kullansan gözünün içerisine anlamsızca bakarlar sadece. çünkü bireylerin evlilikten önce bir hayatı, mesleği ve buna dair planları vardır. hayatlarının odağı sadece eşleri değil, kendilerine olan saygılarıdır aynı zamanda. kadın/erkek görev ve sorumlulukları diye katagorize edilmiş toplum olmaktan onlar çok uzun zaman önce çıktı. yaşadığımız toplum ise bunu sittin sene başaramayacak.
istediğin kadar eğitimli, kültürlü olsan da, ata kültü eşeklik baki kalıyor. kadını erkeği fark etmeksizin hem de. karşındakinin senden bağımsız bir birey olduğunu kavradığın gün yaz-konuş bence. avrupa’da eşimi şu şartlar olursa çalıştırırım ya da çalıştırmam ifadesini kullansan gözünün içerisine anlamsızca bakarlar sadece. çünkü bireylerin evlilikten önce bir hayatı, mesleği ve buna dair planları vardır. hayatlarının odağı sadece eşleri değil, kendilerine olan saygılarıdır aynı zamanda. kadın/erkek görev ve sorumlulukları diye katagorize edilmiş toplum olmaktan onlar çok uzun zaman önce çıktı. yaşadığımız toplum ise bunu sittin sene başaramayacak.
tekne ile balığa çıkmak. tüm dünyanın ve ülkenin keşmekeşini, gürültüsünü, sorunlarını bir kenara bırakarak, en az bir gün bile olsa ıssızlıkta kendini dinlemek. acıkınca salaş bir sofra, denizin güzelliğinde sıcak bir çay.
bugün akdeniz 3-5 rüzgar şiddetinde olacakmış ama olsun.
karada hayat hep 5-7 şiddetinde zaten.
edit: çıkamadı. hava fırtınalı, koptu kopacak.
bugün akdeniz 3-5 rüzgar şiddetinde olacakmış ama olsun.
karada hayat hep 5-7 şiddetinde zaten.
edit: çıkamadı. hava fırtınalı, koptu kopacak.
türkiye hukuk devletiyse madem: bir tutuklu nasıl oluyor da şansölye ve başbakan seviyesinde yapılan görüşme sonrası şak diye bırakılabiliyor?
böyle bir hukuk devleti olur mu? o halde bu şahsı pazarlık konusu etmek adına hapsettiğiniz sonucu çıkmaz mı? içeri atılan kişi ve kişiler hukuken değil, siyaseten yargılanıyor izlenimi yaratmaz mı?
sonra kameraların karşısına geçerek ''türkiye bir hukuk devletidir, hükumet yargıya müdahale etmez, edemez'' diye bik bik bik ederseniz ki ediyorsunuz da, yemiyoruz ve güvenmiyoruz. bu ve benzeri kararların altına kiralık kalemleriyle imza atarak hukukun üstünlüğü ve adalet ilkelerini ''hiç'' eden yargıç ve savcılar, sizler de bu ülkenin utanç mazisinde yerinizi sağlamlaştırdınız.
edit: eleştiriye konu aslen ülkemizin içine düştüğü ahvaldir. deniz yücel'in suçlu, ya da suçsuz olması zaten hukukun alanı ve konusudur. yürütme erkinin sözüm ona siyasi kazanımlar adına müdahil olması, yargıya ket vurmaktır. bu durum ülkeyi tüm dünyanın gözünde gayri hukuki yapar, yapmıştır.
böyle bir hukuk devleti olur mu? o halde bu şahsı pazarlık konusu etmek adına hapsettiğiniz sonucu çıkmaz mı? içeri atılan kişi ve kişiler hukuken değil, siyaseten yargılanıyor izlenimi yaratmaz mı?
sonra kameraların karşısına geçerek ''türkiye bir hukuk devletidir, hükumet yargıya müdahale etmez, edemez'' diye bik bik bik ederseniz ki ediyorsunuz da, yemiyoruz ve güvenmiyoruz. bu ve benzeri kararların altına kiralık kalemleriyle imza atarak hukukun üstünlüğü ve adalet ilkelerini ''hiç'' eden yargıç ve savcılar, sizler de bu ülkenin utanç mazisinde yerinizi sağlamlaştırdınız.
edit: eleştiriye konu aslen ülkemizin içine düştüğü ahvaldir. deniz yücel'in suçlu, ya da suçsuz olması zaten hukukun alanı ve konusudur. yürütme erkinin sözüm ona siyasi kazanımlar adına müdahil olması, yargıya ket vurmaktır. bu durum ülkeyi tüm dünyanın gözünde gayri hukuki yapar, yapmıştır.
bu çağrı gerçekten boş bir çağrı değil, çok net sokak çağrısıdır. olması gerekendir. adalet, evet herkes için adalet!
dilerim bu duruşu birkaç güne yumuşatarak eline yüzüne bulaştırmazlar.
dilerim bu duruşu birkaç güne yumuşatarak eline yüzüne bulaştırmazlar.