Sık geçen başlıklar

stres + umutsuzluk + karamsarlık + üzüntü + korku 3

ekşi'de gör
bayılana kadar tv izliyorum. bazen bir gecede; bir sezon dizi, üstüne cila gibi bir film, kesmedi mi? bir suç belgeseli.
evet resmen bayılana kadar izliyorum.
arada çişe veya su içmeye ya da atıştırmalık almak için kalktığımda tv başından, hemen üşüşüyor bunlar.
iki gece önce oturdum beş bölüm bahar dizisini izledim. kendi sıkıntılarımı bırakıp, bittikten sonra bahar'ın dertleri ile dertlendim.
ne güzel dedim ya, iyi ki bahar değilim*
böyle bir kaçış her şeyden. ben içinde bir yerlerde epeyce de mutlu bir kadındım.
yıllarca canımdan bezdiren evliliğimden kurtulmuş, beş parasız çıktığım bu yolda, kendi evim* kendi hayat şeklim, çalıştığım, çalışabildiğim bir işim, iyi kötü elime geçen para, içini huzur doldurduğum evim, çok sevdiğim bir bey, yine çok sevdiğim arkadaşlarım, liste uzar gider.
bütün yolları yürüdük bitti sanıyoruz oysa.
bütün belaları savdık, bütün sözleri tuttuk, en güzel aşkı yaşadık, her türlü bedeli ödedik bitti sanıyoruz.
varış noktamız değil, aldığımız yol hiç değil, başımıza gelenlerle adım adım büyüdük sanıyorken, tv başında sabaha kadar susturmak için, içimde konuşan beni, bayılana kadar tv izliyorum.
içimde epeyce mutlu biriydim ben.
bu kadını tanımıyorum.
şu “bardağın dolu tarafına bak” telkinini çöpe atan silsile. böyle bir durumda bardağın kırıklarından başka bir şey yok ortada. hatta bu duygular silsilesi sarmaşık gibi öylesine sarmış ki, ortada bardak bile olmayabilir. durum herkes yüzünü güneşe çevirmişken, sizin geceyi beklemenizden ibaret gibi...

bu stres, umutsuzluk, karamsarlık, üzüntü ve korku duyguları çok şey kaybettirir gibi görünse de kazandırdığı şeyler de yok değildir. insanlar beklentilerini arşa çıkarmışken, siz yerin dibinde bir yerlerdesinizdir. hal böyleyken, fark etmeseniz de artık her şeye hazırsınızdır, bundan daha öte ne olabilir ki! insanlar maviye ulaşmak için kendini yırtarken, siz siyahlara çoktan alışmışsınızdır.
yaklaşık 5-6 senedir içinde olduğum ruh hali. böyle yaşamaya alışılıyor, normalleşiyor. tadı tuzu var mı? tabii ki yok.