Sık geçen başlıklar

yazılımcıların türkiye'yi terk etmesi 8

ekşi'de gör
sadece yazılımcılar değil, mesleği ve zanaat dışarıda kabul gören herkesin bir şekilde denediği ya da deneyeceği şey bu.

yeterli ve nitelikli doktor, yazılımcı, mühendis, mimar ve zanaatçılar kalmadığında telefonunu gösterci düşük seviye insanımsılar bu ülkeyi kalkındırır artık. becerebilirlerse.
turkiyedeki isverenlerin bircogunun vizyonsuzlugu yuzunden gerceklesen olay.

amerika: remote job, 110k + 15% bonus + stock options + full health insurance + monthly wellness, education, nursery expenses etc… bu kisinin belirledigim haftalik calisma saati 30. evet 30. ısterse 20 saatte isi bitirsin, daily stand-uplara zamaninda gelip, client ile follow-up lari kacirmadigi surece sorun yok.

turkiye: 10-15 dk gec kaliyor bu hergun, bir de 15k maas aliyor, yegen de yeni odtuden mezun oldu onu alalim bari.

ekleme: olayin isverenlerle alakasi olmadigini dusunen kisi gercekten isvereninin ne kazandigini bilmiyordur. seneler seneler once plaza yazilim sirketlerinden biri maasima 250 bin lira zam yapmamak icin taklalar atiyordu, kendi kazanci trilyondan fazla oldugunu biliyordum cunku projelerin hepsi yan masamdaki business managerdan geciyordu. kendisine tesekkur ederim, isten istifa ettigimde iyiki zam yapayim diyip aklimi celmedi, o zamanlar turkiye boyle pislik bir yer degil, dolar da neredeyse tl ile esitti, buna ragmen amerikaya gittim. elhamdulillah. kisacasi kendisine para kazandiran yazilimcisina 20k dan asagi veren firmalar, firma degildir. tr sartlarinda bir yazilimci en az net 3k usd maas almalidir. bu da amerika sartlarinda yaklasik 70k civarina denk gelir ki, bu giris seviye yazilimci maasidir. eger bu mindsete ulasamazlarsa, hala yazilimcilari ibm’den, oracle’dan gelen system support engineerlar sanip, kendi yazilimcisina server odasi bekcisi muamelesi yaparlarsa bu zor. ıronik olan da boyle buyuk sirketlerden gelen support engineerlarin saatine $500(hatta dakika basi fatura keseni de gordum) fatura kesmek zorlarina gitmez.
guncel bilgiler de benden gelsin.

suan tanidigim tanimadigim bir suru insan (abartmiyorum bakin, son 3 ayda en az 10-15 kisi) bana ulasarak "bu isi nasil cozeriz, biz yazilimci olmak istiyoruz" dediler. ben de kendimce bir rota cizip hepsine yardimci olmaya calistim. elbette hic biri olamayacaklar. bu oyle "hadi olayim" diyebilecekleri bir meslek degil, hepimiz bunu biliyoruz. yillar suren ve asla bitmeyen siki bir egitim sureci gerekiyor. dolayisiyla ikinci bir is olarak yazilim ogrenmeye calisan insanlarin da mutlaka bu durumu sekteye ugratacak, hayatin akisi icinde ortaya cikan bir takim sorunlari oluyor ve bir bakiyorlar, her aksam dinledikleri youtube derslerini birakmislar, dokumanlari okumuyorlar...

neyse, konumuz bu degil. hemen hepsiyle konustum. "neden" dedim. oncelikle elbette "cok az kazaniyoruz, daha fazla istiyoruz" cevabini duydum. azicik altini kaziyinca "hem yurt disina gitmek icin de iyi bir yol diye duyduk!"

ya koca koca adamlar bunlar ha! oyle 20 yasinda gencecik insanlardan bahsetmiyorum. pek cogunun cocugu colugu var. yaslari 30+.

yani birakin yazilimcilarin turkiye'yi terk etmesini, azicik kafasi calisan insanlar yazilimci olup ardindan ulkeyi terk etmeyi planliyor! bu inanilmaz bir durum! bu inanlmaz bir caresizlik!

size bunlari yazarken bile o kadar uzuluyorum ki. dusunun ya, adam okumus elektronik muhendisi olmus. diyor ki "yazilimi da ekleyeyim, yurt disina cikmam kolay olur" wow! yani yazilimcilar, tabanlarini gotlerine vura vura kacarken, onlara eslik etmek isteyen diger meslek erbabi da "yazilimci olup, biz de kacalim" diyor.

20 sene sonraya not: umarim geri donmuslerdir. donmedilerse suan kendinizi bok gibi hissediyor olmalisiniz, eminim. 100 yazilimcinin gitmesi bir bok demek degildir biliyorum, ama binlerce gitti! ve bu ulke, o gecelerde "baskanlik sistemi sahlandiracak" temali programlar ile calkalaniyordu. ben ne mi yaptim ? tabii ki yurt disindan is buldum! bu ulkenin egitimli insanlarinin ulkeyi tum engellere, eziyetlere, haksizliklara ragmen terk etmeme gibi bir misyonlari yok. ama bu ulkenin bu insanlari ulke icinde tutup katma deger yaratmak gibi bir misyonu var.(olmaliydi)

bizden neler neler caldilar be... su halimize bak!

edit : mesaj kutuma 20 mesaj daha geldi bu entryden sonra. yine ayni sorular, nasil olurum? kizabilir misiniz bu insanlara ? ben kizamam ve de yardımci olmak isterim. tek tek cevap verecegim.

edit : mesaj kutuma gelen sorulardan derlediklerim asagida.

--- spoiler ---

- x yasindayim, yazilim ogrenmek icin cok gec mi ?
+ degil. elbette genc olmaniz (yani 15-25 araligi belki) size ciddi bir avantaj saglayabilir. ancak bu 30'dan sonra olunmaz demek degildir. sadece bir miktar dezavantajli olursunuz.

- x dilini ogrenmeye basladim, sonrasinda ne yapmaliyim ?
+ bu kisiden kisiye gore degisse de bana gore olay sudur; java ogrenerek bu ise basladiysaniz gercekten bu isi yarim birakma ihtimaliniz cok daha yuksek olabilir. bunun yerine c# veya web scripting dillerinden birini (ornegin php+larevel veya python) ile baslamaniz, bana gore daha evladir. suan her sey ama her sey webde donuyor. ben sizin yerinizde olsa (ki oldum) web based application developer olurum. bugun 1-2 tane back-end skill'i (ornegin laravel+nodejs) ve front-end skill'i (ornegin vue.js veya react.js) ogrenerek, hem web'e, hem ios'a, hem de android e ayni anda kod gelistirebilirsiniz (bkz: ionic) dolayisiyla bu sizi cok daha yetkin kilar.

- yazilim (veya x) muhendisiligi kazandim, is bulabilir miyim ?
+ cok acik yaziyorum. yurt disinda kimsenin sikinde bile degil sizin nereden mezun oldugunuz. adam tamamen uretime bakar. istedigi kalitede kod cikarabiliyorsaniz onun icin olay tamamdir. o yuzden okul konusunu kafaniza takmayin. okursaniz avantajli, okumazsaniz bir tik daha dezavantajli olabilirsiniz. ama bu sizin isi almanizi veya almamanizi etkilemez.

- x meslegi yapiyorum, benden yazilimci olur mu ?
+ herkesten olabilir. bilmeniz gereken en onemli sey su; bunu 2 ayda ogrenemeyeceksiniz. yillar alacak. bu demek degil ki yillar sonra para kazanacaksiniz. ama tam anlamiyla olmaniz, yillar surecek. 1 tane application gelistirmeniz, sizi yazilimci yapmayacak. onlarcasini gelistirmeniz, binlerce farkli hatayla karsilasmaniz ve bunlari en pratik sekilde cozmeniz gerekecek. dolayisiyla bu bir surec. bunu bir surec, bir yol olarak gorup ona gore ic hazirliginizi yaparsaniz, basarili olabilirsiniz. unutmayin, bu isi para icin yapamazsiniz. net. para icin yapmak isteyenlerin hemen hepsi suan 5k maas aliyorlar. ama biz biliyoruz ki ortalama bir yazilimci en az $3000+ aliyor (ki dusuktur, dunya capinda). dolayisiyla para kazanayim diye ogrenmek istiyorsaniz, uzgunum, %99'unuz ogrenemeyecek. bunu bir tatmin, bir zevk, bir hobi haline getirirseniz eger, bence basarili olursunuz. ben boyle yaptim.

- hangi dille baslasam ?
+ her dil olabilir. ama ben web tabanli dilleri tercih ederdim. hem anlamasi kolay, hem gelecegi cok parlak, hem de pratik olarak bir seyleri gelistirip yayinlamak insani motive eden bir sey. php, asp.net, nodejs. front-end tarafinda vue.js, react.js... hepsi olabilir.

- front-end diye basladim, udemy'den dersleri de aldim. dersler bitti. simdi ne yapacagim ?
+ hemen bir proje gelistirebilirsiniz. online olarak api endpointleri veren hazir api lar var webde yayin yapan. o api'lardan birini uygulamaniza entegre edin hizlica, oradan gelen verileri ekrana basin, sayfalama yapin, veri girisi yapin, filtreleme yapin. sonra bir tane daha, sonra bir tane daha. sonra kendinize bir proje bulun, amaci olsun. o amac dogrultusunda uygulama gelistirin ve yayinlayin. ardindan tum bunlari github'a yukleyip is basvurularina ek olarak github adresinizi de gonderin. muhakkak katkisi olacaktir.

- x yasindayim, baslamak istiyorum ne yapayim ?
+ once algoritma ogrenin. bir dil ogrenin ve ardindan onlarca alt koldan birini secin ve o konuda uzmanlasin. ama unutmayin. bu ise girmeden neye yeteneginiz oldugunu anlayamayabilirsiniz. o yuzden girdikten sonra yetenekleriniz daha netlesecek ve hangi dili ogrenmeniz gerektigini bileceksiniz.

- yurt disinda mulakatlarda ne isteniyor ?
+ genelde her sirketin kendi politikasi var. github hesabiniz olmasi, opensource projelere katkilar yapmis olmaniz cok cok onemli. bir soru/sorun gonderiyorlar genelde ve onu cozmenizi istiyorlar. bazilari offline coz gonder diyor cunku kazik gibi, biliyorlar bilmeyen birinin cozemeyecegini. bazilari online ekranini izliyorlar, hadi coz bakalim diyorlar. ama ekseriyet, bir probleme nasil yaklastigini merak ediyor, ne kadar hizli kod yazdigini degil. not : diplomayi siklemiyorlar yine, evet.

- codeacademy, udemy ile yazilimci olunur mu ?
+ onlarsiz bile olunur. ben iki kitap okuyarak oldum, evimde bilgisayar bile yokken!

- odtü, tobb, bilkent, özyeğin, bahçeşehir, istanbul teknik, yıldız teknik, hacettepe üniversiteleri hakkında bir bilginiz var mı, ne düşünüyorsunuz?
+ hic biri hakkinda bilgim yok ancak yazilim icin hic biri gerekli degildir. olursa super olur (ozellikle bu yazdiginiz universitelerden, ornegin odtu ve itu) ama zorunlu degildir. bu isi bunlarda egitim gormeden de 4/4'luk yapan yuz binlerce insan var piyasada.
--- spoiler ---
10 sene sonra her yer yazılımcı falan dolmayacağı için aslında büyük kayıptır.

ülkenin matematik okur-yazarlığı 40. sıraya çıktı diye sevinilen bir ülkede bunu söyleyebilmek gerçeklikten uzaklaşmaktır. matematik bilmeyen insanlar yazılımın y’sini yapamazlar.
oldukça dindar biri olarak tekrar ediyorum:

imamhatipler kapatılmalıdır. imam olmak 4-5 sene eğitim almayı gerektirecek kadar bilgi, donanım gerektiren bir iş değildir. yazılım liseleri, teknik, endüstri meslek liseleri hatta ortaokulları açılmalıdır.

ortaokullarda teorik bir sürü işe yaramayan bilgi yerine pratik ve stajla bütünleşik dersler öğrencilere verilmelidir.

bizim ülkemizde meslek eğitimleri çok geç yaşlarda başlıyor. üniversiteden mezun olan 23 yaşındaki genç, hiçbir pratik bilgiye sahip olamıyor. sadece çok temel teorik bilgilerle malak gibi ortada dolanıyor. pratik bilgi sahibi olana kadar 30-32 yaşlarına geliyor. profesyonellik aşamasına ise 40'lı yaşlarda geliyor.

edit:
sevindirici bir gelişme, yazılım liseleri açılmaya başlanmış. hele şükür.

(bkz: yazilim liseleri)
ulan bu ülkenin yetiştirdiği en donanımlı insanlar birer ikişer ülkeden kaçıyor, cahil adam gelmiş utanmadan buradan gidene siktir çekiyor. oğlum siz salak mısınız? yalvarmanız lazım bu insanlara. ne olur gitme kal demeniz lazım. sizin aptal zihniyetiniz yüzünden bu güzel ülke kan kaybediyor her geçen gün. sizin de, sattığınız ucuz milliyetçiliğin de... ne diyeyim, allah iyiliğinizi versin.
tanim: mid/senior her yazilimcinin yapmasi gereken cok mantikli bir hareket.

turkiye'de cok iyi yatirimlar ve oduller almis iki startup'da onemli pozisyonlarda calistim. bu iki deneyimindem yola cikarak cok basit sekilde bu olayi iki ana baslik altinda degerlendirebiliriz: birincisi manevi, ikincisi ise maddi rahatlik/tatmin.

ilkinden baslayacak olursak bizim ulkede hala insanlar 'yazilimcinin' ne is yaptigini anladigini sanmiyorum. her seferinde bu isin bir zanaat oldugunu insanlara anlatmaya calismaktan kafamda sac kalmadi. elinde olmayan ozelligi satis elemani gidip satip 'bana bu lazim ama dun lazimdi' diye bize geldiginde gunluk 15-16 saatlik mesai harcayip o isi yetistirdigimizde hala satis elemani pohpohlanir, 'vay bee bak nasil da satti ama o isi...' diye. ayrica pozisyonunuz fark etmeksizin(ister stajer olun, ister deneyimli gelistirici) cok calisma ovulur. 'ne kadar da caliskan adam sabah aksam calisiyor valla helal olsun' derler. yine ayni insanlara cok degil, zekice/verimli calismanin daha onemli oldugunu, eger sabah aksam calisiyorsak isin yonetim sekli ile alakli hata yaptiklarini anlatmaya calistigimda ise ben tembel, calismak, istemeyen adam oldum. kendi adima, akil sagligimi yitirmeye basladigim donemlere carsamba gunu geldiginde haftalik 45 saat calisma suresini coktan gecmis oluyordum. yurt disinda ise siz o hafta 41 saat calismak zorunda kalirsaniz, birileri size gelip bu hafta 1 saat fazla calismak zorunda kalmanin sebebini soruyor (sorun sizin veya cevresel faktorlerin etkisi ile mi olustu yoksa biz bu isi yonetirken yanlis mi hesapladik diye kontrol ediliyor ve eger sizi fazla mesai yapmak zorunda birakan taraf is verense bunu 'ziyadesiyle' maddi olarak oduyor).

ikinci konu olan maddiyat icin ise azicik ekonomi ile ilgilenen insanlarin daha once duydugunu dusundugum big mac index'ini, bir yazilimcinin ekmek teknesi olan bilgisayari ile oldukca kabaca bir sekilde yeniden hesaplayalim. turkiye'de aylik 8000 lira kazanan bir yazilimci oldugunuzu dusunelim. benim gelistirme yapmakta kullandigim macbook pro 13 (mr9q2tu) bu entry'nin yazildigi anda 13,699 lira'ya satiliyor. aylik maasinla alabildigin alet sayisi: 0. turkiye'de 8000 lira maas alacak kadar deneyimli bir yazilimci kabaca almanya'da en kotu ihtimalle 60,000 euro/yillik bir anlasma yapabilir, saglik ve vergiyi dusunce aylik 3000 euro civarinda bir kazanca denk geliyor. ayni donanimin almanyadaki satis fiyatina baktigimizda 1999 euro yani orada1.5 tane alabilme gucunuz oluyor.

bir yazilimci olarak yurt disina gittiginizde ayni isi daha insani calisma kosullari altinda yapiyorsunuz ve alim gucunuz artiyor! yillik ortalama en az 21 gun izin hakkinizin olmasi, is cikisinda metrobus'e binmeyecek olmaniz gibi ufak tefek seyleri saymiyorum bile.
amerika’nin bir cok eyaleti turkiye’ye gore ucuz

benzin ucuz (litresi 2 lira)

araba ucuz

kadin ucuz (simdi feministler yanlis anlayacak, dunya guzeli bir kizla beraber olmak icin sahip olman gerekenler cok daha az. o kiz size turkiye’de asla bakmayacakken burda her gece koynunuzda)

ev ucuz (600 bin liraya 3+1’de oturuyorsun ben burada benzer bir paraya jakuzili, havuzlu villada oturuyorum)

et ucuz (evet usda sertifikali tri tip steak kilosu 14$)

sebze ve meyve turkiye’ye gore pahali (evet su ana kadar gordugum tek bu turkiyeden pahali dedigim sey bu)

bazi turkiye'den pahali gibi gozuken ama aslinda daha pahali olmayan seylere ornek ise internete 75$ veriyorum. 1 gbit fiber hattim var. turkiye'de 70 tl veriyordum ama 8 mbit baglanti kullandiriyorlardi. o da surekli lag yapiyor beni deli ediyordu.

bunun disinda maasim turkiye’de kazandigimin 15 kati filan. sen halen diyorsun ki niye gidiyorlar, kalip despot ve cevresindeki aptal surusune mi yedireyim paralari. ha bir de is yerine girislerim flexible, evden calisma imkanim var. ıstedigim saatde kalkip geliyorum calisip cikiyorum. ıs yapildigi surece neden erken geldin neden gec geldin soran yok. annem her ay sonu bana allah razi olsun diyor (turkiye'de kendime hayrim yoktu, burda annemin duasini aliyorum her ay, yardim edebiliyorum cevremdeki insanlara)

son olarak genel mudur ıngiltereye gitmisti, bana cikolata al demistim. yolda dayanamamis yemis cikolatami yuz yaptim diye aksam yemege davet etti. sen turkiye'de genel mudurun zikinde misin? sirf coder mutlu olsun diye yapiyor adam bunu. onemsiyor gercekten