bayburt yüzde 82 erdoğan çıktı sandıktan
Sık geçen başlıklar
türkiye'nin en yobaz şehri 7
ekşi'de görerzurum ve konyadır. işin saçma yani annem konyalı babam erzurumlu nasıl bir kombo olduysa amk. ancak ikisi de malum partiden de zihniyetinden de nefret eder.
“never underestimate the power of yobaz people in erzurum.”
erzurumla bayburt kapisir. kadinlar pazara cikamiyor amk ne konyasi.
bence erkeklerin doğru değerlendirme yapabileceği bir başlık değil bu ve nitekim yapamamışlar da. en yobaz iller gündüz saatlerinde bile kadınların görünmediği ve farklılıklara tahammülün sıfır olduğu illerdir.
bu anlamda ne trabzon, ne sakarya, ne kocaeli (hele buna çok gülüyorum), ne afyon, ne konya ve hatta ne sivas ve de kayseri bu tanımlara uyar. erzurum'da ilkokul biri okudum ve son durumunu bilmiyorum ama atatürk üniversitesi çok köklü bir üniversite olduğu için, belki az sonra bahsedeceğim illerin bir tık ilerisinde olabilir. yalnız atatürk üniversitesi öğrencilerinin şehre takılmadığı söyleniyor. eğer kampüs kendine yetiyorsa ve şehirden uzak inşa edilirse, o kentin gelişimine bir katkısı olmuyor. cumhuriyet ve erciyes için de aynısını duydum. oysa örneğin sakarya üniversitesi'nden merkezi bir yere dolmuşla 7 dk'da inersin ve kafelerinde, yeşil saçlı hızmalı erkek öğrenciden, turuncu saçlı göbeği açık, poposunun altında şort giymiş kadın öğrenciye pek çok farklı tipte insan görürsün.
sivas, kayseri, konya, trabzon'da nispeten köklü üniversiteleri ile bu sıralamaya girmez. bu şehirler az da olsa kadının sokaktaki varlığına alışmıştır çünkü. kocaeli ve sakarya istanbul'un dibinde ve evet minili, askılı gezen kadın azdır ama sokaklarında ve kafelerinde kadınlar cirit atar. afyon'dan sürekli geçiyorum ve hem uğrak noktası olmasından, hem de yapılan yatırımlardan dolayı o kadar yobaz ve geri kalmış bir il olduğunu düşünmüyorum. yine bu şehrin sokaklarında kadınların olduğunu gözlemledim.
mardin'de görev yapan ve doğu ile güneydoğu anadolu' da bulunan pek çok kenti gezen öğretmen kardeşime göre bir numarada bitlis, iki numarada muş bulunmaktadır. bitlis'te kadın öğretmenlere bayağı uzaylı muamelesi yapılmış. başka bir kadın arkadaşım ise ağrı' da görev yapan ablası sayesinde orayı sık sık ziyaret etti ve yine şehrin sokaklarında hiç kadın bulunmadığını söyledi. bayburt için de aynı şey söyleniyor.
yozgat'ı ise farabi programı ile gelen öğrencilerim sayesinde biliyorum ve şehre dair anlattıkları hikayeler gerçekten çok ürkütücü. ben bu şehrin sözlükte abartılı bir şekilde gömüldüğünü ve tokat, çorum, çankırı gibi illerden çok da farkının olmadığını düşünüyordum ama anlatılanları duyunca, yozgat'ın gömülmesine hak verdim.
bir şekilde kimsenin yolunun düşmediği, ekonomik ve kültürel hicbir yatırımın yapılmadığı, turizm konusunda hiçbir albenisi olmayan, kendi içine en kapalı olan iller en yobaz olanlarıdır. erzurum ipek yolunun önemli merkezlerinden biri iken son derece zengin, kozmopolit ve gelişmiş bir şehirmiş. ne zamanki ipek yolu önemini yitirmiş ve kimse uğramamış, şehir yobazlaşmaya başlamış.
rize ve trabzon'lular kızacak ama bu illerde yobaz oranı fazla ve en yobaz örneklerini de, sakarya, kocaeli ve istanbul'un beykoz ilçesine göç olarak vermişler. bir haftasonu beykoz pazarını gezdiğimde kendimi adıyaman'da sanmıştım. bu yobazlığın nedenini de nüfusun genelinin rum dönmesi olmasına bağlanıyor ki, kabul görmek için dinin en katı yorumunu tercih etmeleri bunu doğruluyor.
görenler adıyaman, maraş ve kilis için de yobaz diyorlar. bunlar da geri kalmış, üniversiteleri son derece dandik olan şehirler.
o yüzden bitlis, muş, yozgat, adıyaman, rize, bayburt, ağrı, kilis, erzurum gibi şehirler varken diğerlerine haksızlık edildiğini düşünüyorum. kocaeli ve sakarya'da ben takılacak yüzlerce kafe bulurum. hatta her ikisinde de az da olsa içkili mekan var. onu bırak sapanca ve kırkpınar ikisinin ortasında ve çok fazla düzgün mekan var. özellikle kırkpınar türkiye şartlarına göre epey avrupai bir kasaba ve kendisinde istanbul'un sosyetesi ikamet etmektedir. ayrıca bu illerden kadıköy'e ulaşım da iki saat. siz bana bekar bir kadın olarak, bitlis, yozgat, bayburt ya da muş'ta ne yapacağımdan haber verin gençler. ankara'nın doğusuna
hiç mi gitmediniz, yoksa sadece kendi başınıza gelen olayı tüm şehre genelleyecek kadar sığ mısınız bilemedim?
edit: sokaklarda kadınların görünürlüğü ile kastım, sadece dışarıda yürüyen kadınlar görmek demek değil. bu kadınlar tek başına çeşitli mekanlarda özellikle de erkeklerle beraber sosyalleşebiliyor mu, yemek yiyebiliyor mu falan fıstık demek? daha doğrusu bahsettiğim şehirlerde pavyon dışında kadın ve erkeğin beraber sosyalleşebildiği mekanlar var mı?
bu anlamda ne trabzon, ne sakarya, ne kocaeli (hele buna çok gülüyorum), ne afyon, ne konya ve hatta ne sivas ve de kayseri bu tanımlara uyar. erzurum'da ilkokul biri okudum ve son durumunu bilmiyorum ama atatürk üniversitesi çok köklü bir üniversite olduğu için, belki az sonra bahsedeceğim illerin bir tık ilerisinde olabilir. yalnız atatürk üniversitesi öğrencilerinin şehre takılmadığı söyleniyor. eğer kampüs kendine yetiyorsa ve şehirden uzak inşa edilirse, o kentin gelişimine bir katkısı olmuyor. cumhuriyet ve erciyes için de aynısını duydum. oysa örneğin sakarya üniversitesi'nden merkezi bir yere dolmuşla 7 dk'da inersin ve kafelerinde, yeşil saçlı hızmalı erkek öğrenciden, turuncu saçlı göbeği açık, poposunun altında şort giymiş kadın öğrenciye pek çok farklı tipte insan görürsün.
sivas, kayseri, konya, trabzon'da nispeten köklü üniversiteleri ile bu sıralamaya girmez. bu şehirler az da olsa kadının sokaktaki varlığına alışmıştır çünkü. kocaeli ve sakarya istanbul'un dibinde ve evet minili, askılı gezen kadın azdır ama sokaklarında ve kafelerinde kadınlar cirit atar. afyon'dan sürekli geçiyorum ve hem uğrak noktası olmasından, hem de yapılan yatırımlardan dolayı o kadar yobaz ve geri kalmış bir il olduğunu düşünmüyorum. yine bu şehrin sokaklarında kadınların olduğunu gözlemledim.
mardin'de görev yapan ve doğu ile güneydoğu anadolu' da bulunan pek çok kenti gezen öğretmen kardeşime göre bir numarada bitlis, iki numarada muş bulunmaktadır. bitlis'te kadın öğretmenlere bayağı uzaylı muamelesi yapılmış. başka bir kadın arkadaşım ise ağrı' da görev yapan ablası sayesinde orayı sık sık ziyaret etti ve yine şehrin sokaklarında hiç kadın bulunmadığını söyledi. bayburt için de aynı şey söyleniyor.
yozgat'ı ise farabi programı ile gelen öğrencilerim sayesinde biliyorum ve şehre dair anlattıkları hikayeler gerçekten çok ürkütücü. ben bu şehrin sözlükte abartılı bir şekilde gömüldüğünü ve tokat, çorum, çankırı gibi illerden çok da farkının olmadığını düşünüyordum ama anlatılanları duyunca, yozgat'ın gömülmesine hak verdim.
bir şekilde kimsenin yolunun düşmediği, ekonomik ve kültürel hicbir yatırımın yapılmadığı, turizm konusunda hiçbir albenisi olmayan, kendi içine en kapalı olan iller en yobaz olanlarıdır. erzurum ipek yolunun önemli merkezlerinden biri iken son derece zengin, kozmopolit ve gelişmiş bir şehirmiş. ne zamanki ipek yolu önemini yitirmiş ve kimse uğramamış, şehir yobazlaşmaya başlamış.
rize ve trabzon'lular kızacak ama bu illerde yobaz oranı fazla ve en yobaz örneklerini de, sakarya, kocaeli ve istanbul'un beykoz ilçesine göç olarak vermişler. bir haftasonu beykoz pazarını gezdiğimde kendimi adıyaman'da sanmıştım. bu yobazlığın nedenini de nüfusun genelinin rum dönmesi olmasına bağlanıyor ki, kabul görmek için dinin en katı yorumunu tercih etmeleri bunu doğruluyor.
görenler adıyaman, maraş ve kilis için de yobaz diyorlar. bunlar da geri kalmış, üniversiteleri son derece dandik olan şehirler.
o yüzden bitlis, muş, yozgat, adıyaman, rize, bayburt, ağrı, kilis, erzurum gibi şehirler varken diğerlerine haksızlık edildiğini düşünüyorum. kocaeli ve sakarya'da ben takılacak yüzlerce kafe bulurum. hatta her ikisinde de az da olsa içkili mekan var. onu bırak sapanca ve kırkpınar ikisinin ortasında ve çok fazla düzgün mekan var. özellikle kırkpınar türkiye şartlarına göre epey avrupai bir kasaba ve kendisinde istanbul'un sosyetesi ikamet etmektedir. ayrıca bu illerden kadıköy'e ulaşım da iki saat. siz bana bekar bir kadın olarak, bitlis, yozgat, bayburt ya da muş'ta ne yapacağımdan haber verin gençler. ankara'nın doğusuna
hiç mi gitmediniz, yoksa sadece kendi başınıza gelen olayı tüm şehre genelleyecek kadar sığ mısınız bilemedim?
edit: sokaklarda kadınların görünürlüğü ile kastım, sadece dışarıda yürüyen kadınlar görmek demek değil. bu kadınlar tek başına çeşitli mekanlarda özellikle de erkeklerle beraber sosyalleşebiliyor mu, yemek yiyebiliyor mu falan fıstık demek? daha doğrusu bahsettiğim şehirlerde pavyon dışında kadın ve erkeğin beraber sosyalleşebildiği mekanlar var mı?
turkiyenin en yobaz il-illeridir.
ilk 3 yapacak olursak şahsım adına;
trabzon
yozgat
aksaray
evet trabzon 1. sırada bence. gittim gördüm böyle bir şey olamaz. komik olma çabalarına aldanmayın. manda için aile katleden adamlar var. birsey anlatmaya çalışırsın dinlemez bile önyargı almış başını gitmiş.
ben cahilden korkmam da kendini bilgili sanan cahilden korkarım. trabzon maalesef bende bu statüyü karşılıyor. yozgat ve aksaray bonus zaten. ayyuka çıkmış yobazliklari.
ilk 3 yapacak olursak şahsım adına;
trabzon
yozgat
aksaray
evet trabzon 1. sırada bence. gittim gördüm böyle bir şey olamaz. komik olma çabalarına aldanmayın. manda için aile katleden adamlar var. birsey anlatmaya çalışırsın dinlemez bile önyargı almış başını gitmiş.
ben cahilden korkmam da kendini bilgili sanan cahilden korkarım. trabzon maalesef bende bu statüyü karşılıyor. yozgat ve aksaray bonus zaten. ayyuka çıkmış yobazliklari.
2015 seçim sonuçları
1 rize % 76 akp
2 konya % 73 akp
3 bayburt % 71akp
4 aksaray % 72 akp
1 rize % 76 akp
2 konya % 73 akp
3 bayburt % 71akp
4 aksaray % 72 akp