kuralları kaldırmak.
Sık geçen başlıklar
seksin altın kuralı 8
ekşi'de görburada verilen tavsiyeleri okudum şu an partnerimin kulak memesini emerken beethoven'in 9'uncu senfonisini çalıyorum.
yarın da kısmetse neşet ertaş türküleri okurken kızın sol memesine masaj yapacağım. ekşi sözlüğün en sevdiğim tarafı mütüş seksologların burada altın gibi kıymetli bilgiler(!) vermesi. sizin sayenizde partnerim orgazm olmaktan bim'de tencere kapma kavgasında dayak yiyen teyzeler gibi ağlıyor teşekkürler ekşi sözlük fucker team
yarın da kısmetse neşet ertaş türküleri okurken kızın sol memesine masaj yapacağım. ekşi sözlüğün en sevdiğim tarafı mütüş seksologların burada altın gibi kıymetli bilgiler(!) vermesi. sizin sayenizde partnerim orgazm olmaktan bim'de tencere kapma kavgasında dayak yiyen teyzeler gibi ağlıyor teşekkürler ekşi sözlük fucker team
önce karnın tok olacak. sonra hiç borcun olmayacak. ki bu ülkede bu çok zor. sonra ailenle aran iyi olacak. harcayacağın parayı düşünmeyeceksin. tabiki hiçbir sağlık sorunun da olmayacak.
gerisi senin zevkine kalmış.
gerisi senin zevkine kalmış.
cinsel çekimin var olması
ön bilgi: hiç cima eylemedim, geleneksel türk kızıyım, yaptığım her şeyin ölene dek başıma kakılmasından korkarım.
gelelim konumuza. hayatıma en azından temas edebildiğim birkaç erkek girdi. aşık olduğum erkekler de oldu. aşık olduğum çocukla yan yana geldiğimde sesim titrerdi, gözlerine bakamazdım. vücudumda şimşekler çakardı. ama bu bir cinsel çekimin varlığına işaret değildi, bana sarılsa evet çok hoşuma giderdi, kendimi ona teslim ederdim falan ama titreyerek orgazm olacağımı zannetmezdim. bununla birlikte beni arzulayan bir erkek de hayatıma girdi, ilk ve tek öpüştüğüm delikanlı olur kendisi, öpüşmeyi merak ettiğim için ve o da istediği için denemiştim. bir mekanizmanın beni emmesi gibi hissettirdi, çiftlerin arasında geçen dirty talking, sexting hepsini uygulamaya çalıştı ve uygulamaya çalışması midemi bulandırırdı, boşalıp rahatlasın diye onu tahrik edici cümleler kurup savuşturmaya çalışırdım. bir de arkadaş ortamında tanıştığım, alakasız ve sevgili olmayacağım bir çocuk vardı. işte o çocukla cinsel çekim denilen nanenin doruk noktasındaydım. masaya otururken sürekli bir şekilde yan yana oturmamız, kendimi ona dokunmaktan, elimi omzuna atmaktan alıkoyamamak, yanlışlıkla eğilip koklamak ve her şeyin kendiliğinden gelişmesi, hormonlarımı tutamamak, konuşurken dudaklarına bakmak, sürekli ama sürekli daha yakın olmak sokulmak istemek… çekilmez bir halde o çekimi hissediyordum. ve onun da aynı çekimi hissettiği konusunda yanılmamak istiyordum. nitekim yanılmadım, çocuk bu çekimi hissedip benimle yalnız kalmaya çalıştı, yürüyüş bahanesiyle. yürüyüşde konu ansızın fantezilere geldi, kendimi tutamamaktan korktuğumu dile getirdim, çocuk da her şeyi hissettiğini ve kendimi bırakmam gerektiğini söyledi. hayatımın en ama en zor anıydı, bu kadar baskıyı aşık olduğum çocuğa karşı bile yapmamıştım kendi içimde. çocuk 1.70'den de kısaydı ve o an benim için ne boy uzunluğu, ne beni domine etmesi ne de cinsel tecrübesi ilgilendirdi, onun olmak değil ona sahip olmak istedim. işte bu tür bir cinsel çekim alanı oluşmuşsa, o kadın için her seks muhteşemdir arkadaşlar. çünkü o çekim, sohbeti de muhabbeti de, dirty talk'ı da, iğrenç sekstingleri de kendiliğinden getiriyor. dilini boğazıma soksa da kurtulsam, dedirtiyor. feromonlarımıza kuvvet beyler.
ön bilgi: hiç cima eylemedim, geleneksel türk kızıyım, yaptığım her şeyin ölene dek başıma kakılmasından korkarım.
gelelim konumuza. hayatıma en azından temas edebildiğim birkaç erkek girdi. aşık olduğum erkekler de oldu. aşık olduğum çocukla yan yana geldiğimde sesim titrerdi, gözlerine bakamazdım. vücudumda şimşekler çakardı. ama bu bir cinsel çekimin varlığına işaret değildi, bana sarılsa evet çok hoşuma giderdi, kendimi ona teslim ederdim falan ama titreyerek orgazm olacağımı zannetmezdim. bununla birlikte beni arzulayan bir erkek de hayatıma girdi, ilk ve tek öpüştüğüm delikanlı olur kendisi, öpüşmeyi merak ettiğim için ve o da istediği için denemiştim. bir mekanizmanın beni emmesi gibi hissettirdi, çiftlerin arasında geçen dirty talking, sexting hepsini uygulamaya çalıştı ve uygulamaya çalışması midemi bulandırırdı, boşalıp rahatlasın diye onu tahrik edici cümleler kurup savuşturmaya çalışırdım. bir de arkadaş ortamında tanıştığım, alakasız ve sevgili olmayacağım bir çocuk vardı. işte o çocukla cinsel çekim denilen nanenin doruk noktasındaydım. masaya otururken sürekli bir şekilde yan yana oturmamız, kendimi ona dokunmaktan, elimi omzuna atmaktan alıkoyamamak, yanlışlıkla eğilip koklamak ve her şeyin kendiliğinden gelişmesi, hormonlarımı tutamamak, konuşurken dudaklarına bakmak, sürekli ama sürekli daha yakın olmak sokulmak istemek… çekilmez bir halde o çekimi hissediyordum. ve onun da aynı çekimi hissettiği konusunda yanılmamak istiyordum. nitekim yanılmadım, çocuk bu çekimi hissedip benimle yalnız kalmaya çalıştı, yürüyüş bahanesiyle. yürüyüşde konu ansızın fantezilere geldi, kendimi tutamamaktan korktuğumu dile getirdim, çocuk da her şeyi hissettiğini ve kendimi bırakmam gerektiğini söyledi. hayatımın en ama en zor anıydı, bu kadar baskıyı aşık olduğum çocuğa karşı bile yapmamıştım kendi içimde. çocuk 1.70'den de kısaydı ve o an benim için ne boy uzunluğu, ne beni domine etmesi ne de cinsel tecrübesi ilgilendirdi, onun olmak değil ona sahip olmak istedim. işte bu tür bir cinsel çekim alanı oluşmuşsa, o kadın için her seks muhteşemdir arkadaşlar. çünkü o çekim, sohbeti de muhabbeti de, dirty talk'ı da, iğrenç sekstingleri de kendiliğinden getiriyor. dilini boğazıma soksa da kurtulsam, dedirtiyor. feromonlarımıza kuvvet beyler.
aşktır oğlum aşk. sizin yazdıklarınız çiftleşmenin kuralları, onları hayvanlar da yapıyor.
altını olan kuralı koyar.
bebek gibi sevip düşman gibi sikmektir.
skşenlerin özgür bir beyine sahip olmaları. tamamen özgür beyin.
tüm korkulardan ,dogmalardan ve toplumsal öğretilerden kurtulmuş insanlar ancak seksin en tepe haz noktalarını yaşayabilirler.
tüm korkulardan ,dogmalardan ve toplumsal öğretilerden kurtulmuş insanlar ancak seksin en tepe haz noktalarını yaşayabilirler.