Sık geçen başlıklar

kyk borçlarının silinmesini istemeyenler 8

ekşi'de gör
kyk borçlarının neden silinmemesi gerektiğini anlayamayan bir adamın üniversite diploması çöptür. adam bunun altın günü gibi bir mekanizma olduğunu, kendisine verilen kredinin okurken eli daralmasın diye ona geçici verilmiş, emanet bir nakit desteği olduğunu anlayamıyor ve o parayı neden kendisinden sonrakilere devretmesi gerektiğini sorguluyor, "paraya niye el koyamıyorum, niye bende kalmıyor, benden öncekiler bana devretti diye neden ben de kendimden sonrakilere devretmek zorundaymışım ki" diye yorum yapıyor.

bu yorumu yapan insan gerçekten kamuya ait bir paranın gaspından bahsettiğini anlayamıyorsa yazık, bugüne kadar ne okumuşsa. bu adamdan ne millete ne devlete, kimseye fayda gelmez. adam topluma karşı sorumluluğunu inkar ediyor. gerekçe de öğrenci olması.
asıl işte sizler bu kadar gerizekalisiniz. borç silme nedir ya? bir ürün aliyorsun ve bunu tüm dünya bir araya gelse maliyetini sıfıra düşüremez. benim de kyk borcum var ama ben silinsin demeye utanırım.borcu silinsin demekle hadi hep beraber ödeyelim demek aynı sey. borcu 80 milyona bölelim derken tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemek istediğinizi fark etmiyor musunuz? zamanında o krediyi hiç almamış insana haksızlık değil mi bu?
bence de silinmeli. hatta devlet bankalarındaki ev kredileri ve otomobil kredileri de silinmeli. hatta elektrik su doğalgaz parasını da devlet ödemeli. ödeyenlerin de parası geri verilsin.

bir sonraki seçimlere adayım
peşin not: yüksek lisans yapıyorum ve kyk kredisi kullandım. bayaa da bir borcum var.

son derece doğru bir duruştur. yukarıda belirtildiği gibi "bencilliğin dik alası" falan da değildir. kurallar ülkesinde yaşamak istemektir. kallavi bir inşaat kalantorunun usülsüzce ihale almasına tepki göstermekten farkı yoktur. kuralsızlığın büyüğü küçüğü olmaz. kuralsızlık kuralsızlıktır.

okulu bittikten sonra o borçları ödeyemeyeceğini düşündüğü için o krediyi çekmeyen tonla tanıdığım var. neden? çünkü bu insanlar kuralların varlığına inandılar. sen şimdi yüzde kaç faizden ne zaman ne miktarda ödeyeceğini bildiğin bir borcu kamu bankasından alıp sonra da onu ödemek istemiyorsan senin akp'nin vergi borçlarını sildiği beşli çeteden ne farkın kalır? ha doğru onlarınki milyar dolar, seninki hepi topu 20-30 bin liracık değil mi? seninkinden nolur ki değil mi?

kuralsızlık kuralsızlıktır arkadaşlar. benim türkiye cumhuriyeti vergi mükellefi olarak kimsenin borcunu ödemeye niyetim yok. beşli çeteninkini de ödemek istemem, başka bir öğrencinin borcunu da ödemek istemem. kendi borcumu paşa paşa öderim, o sıkıntı değil.

bunları söyleyince "gidin önce akp'nin ihale dağıttığı hırsızlara tepki gösterin" falan diyorlar. e kardeşim ben ona da karşıyım buna da karşıyım. asıl sen iki yüzlüsün. ona tepki gösteriyorsun ama kendi mini çıkarların için o kuralların esnetilmesini istiyorsun. e ne farkın kaldı akp'den.

18 yaşından büyüksün ve bireysin. bir karar alıyor ve borç alıyorsun. o kararının ve borcunun arkasında ol. hayatta önem verdiğin değerlerin olsun, bir duruşun olsun, iki yüzlü olma.

vergi borcu olan vergi affı ister, kaçak bina diken imar affı ister, yurt dışına para kaçıran varlık affı ister, öğrencisi kredi affı ister, ihalecisi geçiş garantisi ister, beşli çetesi borç silinmesini ister.
iste babam iste. niye? çünkü kuralsızlıklar ülkesi. milyar doları olan da kural istemiyor, cebinde son 50 lirası olan da. kimsenin değerleri, idealleri, inandığı ve arkasında durduğu bir duruşu yok da o yüzden. kim kime ne tutturursa.
ödeyenler veya o krediyi almayanlar enayimi aq bal gibi ödeyeceksiniz
dahil olduğum kişilerdir. sebebi de insanların aldıkları kararlardan sorumlu olmalarıdır. vergi borcu silme, imar barışı, devamsızlıktan kalmanın kalkması gibi hata yapan veya gereğini yapmayan insanların ödüllendirilmesinin bu insanlarda sorumsuzluğa yol açtığını düşünüyorum. bu insanların hata yapınca veya yasaları başka bir konuda da çiğneyince "ama herkes yapıyor" savunması yapan kişiler olduğunu, kanunla başı derde girince tanıdık kişi arayanlardan olduklarını düşünüyorum.

defalarca yazdım, 32 yaşındayım ve 2 çocuk babasıyım. hala ödüyorum bu borcu ve ödemeliyim çünkü bana defalarca sordular almak istediğine emin misin diye ve ben evet dedim, ödemem gerekirken ödemedim ve sarkıttım. bunun cezasını çekmem lazım.
devlet para bulacağım diye on takla atıyor. önümüzde seçim falan kalmadı. ana sorumluluk almayı bilmeyen sikkolar borç silinecek diye bekliyor. silinmesin diyenler de kötü oluyor. oldu aq. siz ödemeyin, 82 milyon çalışıp birlikte ödesin.
kredi çekip borcunu ödemeyelim, kredi kartı kullanıp borcu ödemeyelim, kredi ile ev alıp borcu silinsin diyelim. bu ne kadar mantıklı ise kredi borcum silinsin demek de o kadar mantıklı. yani kısaca (bkz: bsg) kardeşim.