[editsiz ve derli toplu hali için
blog ve
medium linkleri]
her saldırı ertesinde -faili kim olursa olsun- kabaran duygular + akp propagandasıyla hortlayan bir konu.
aynı şeyleri başka yerlerde uzun uzun konuşmuştuk. zamanda yolculuk (aşağıdakileri anlamak için okumanıza gerek yok):
(bkz:
hdp'ye oy verenlerin şehitlere üzülmediği gerçeği).
benimki(bkz:
erken seçimde hdp'ye oy vermek).
benimki(bkz:
ilk defa hdp'ye oy verecek olmak).
benimki***
"hdp'ye oy verenler olanlardan sorumlulardır" düşüncesinin ima ettiği 2 ayrı şey var, karıştırılıp duruluyor:
1) "hdp'ye oy vererek bu saldırılara sebep oldunuz"
allah rızası için biri buradaki
neden-sonuç ilişkisini bilale anlatır gibi anlatsın, edit yapıp yayınlayacağım.
ilk defa meclise girmiş değiller. güçlenip istihbaratın, ordunun başına geçmiş değiller. bakanlık bile alamadılar. büyük bir maddi gelir elde etmediler (birkaç milyon dolar geldi ama herhalde 3 kuruşluk bomba patlatabilmek için bu gerekmiyor). vekil sayısı 40tan 80e çıkınca, nasıl bir mekanizmayla pkk'nın terör kabiliyeti ve isteği arttı?
selo şunu mu dedi: "ulan ne güzel milleti kandırdık, şimdi biraz da bomba patlatalım ki yıllardır çalışıp kazandığım her şeyi bir anda çöpe atayım, bakarsın t.c.'nin boşluğuna gelir bize özerklik verirler".
dünya'da şunun bir örneği daha var mı? mesela
referandumdan galip çıkan adam, ertesi gün gidip meclise tankla giriyor mu istediği başkanlığı almak için?
ancak şu denilebilir: "hdp bu kadar oy alınca istikrar bozuldu, bir sürü oyuncunun dahil olduğu bir takım olaylar tetiklendi, pkk azdırıldı, o yüzden sorumlusunuz". e mini etek giymeseydin tecavüze de uğramazdın. bir şeye
neden olmakla, sonuçlarından
sorumlu olmak aynı şey değil, çünkü tetiklenen o olaylar zincirine başka karar vericiler de dahil oluyor. zaten böyle olmasaydı, her olayda tüm suçu allah'a yıkmak lazım, her şeyin ilk tetikleyicisi o (bkz:
prime mover).
***
2) "teröre neden olmadınız belki ama onla organik bağı bulunanlara destek verdiniz, aynada yüzünüze nasıl bakıyorsunuz?"
(kan emici bir emperyalist vampir olduğumdan aynada yüzümü göremiyorum).
bu tepki, ancak hdp'ye oy vermeyi savunan
akılcı argümanları yok saymakla mümkün. zaten o yüzden sıkça
straw man dövüyorlar: yok viskisini yudumlayan tuzukurular, yok romantik cihangir solcuları, sevgi kelebekleri, veya potansiyel canlı bomba olacak kürt militanları...
halbuki hdp'yi destekleyen bir çok kişi selo'nun samimiyeti, pkk'nın barışçıllığı gibi varsayımlara dayanmadı.
pkk geçen sene de ahlaki terazilerimizde aynı noktadaydı: "ilk 30 sene ben de destekledim ama sonra bıraktım" diyen var mı? veya "önceleri pek ısınamamıştım, ama son patlamayla samimiyetlerini kanıtladılar, helal olsun" diyen?
bu kesim pkk'yı, ahlaken akp'den daha az kötü bulduğu için hdp'ye oy vermedi. gücü fazla olduğu için hayatımıza negatif etkisi de fazla olan akp'nin bu gücünü kırmak için verdi (akp'den aktarılacak siyasi gücün, pkk'ya yaraması riski yoktu).
ikincil olarak, sivil kürtlerin elini güçlendirme ihtimali yüzünden oy verdiler. bu kısım gerçekleşmedi (
iç dinamikleri bilmiyorum, dışardan yüzeysel olarak bakınca gördüğüm, selo'nun ya ahlaki çöküntüsü, ya stratejik hıyarlığı, ya da lider olarak etkisizliği sonucu kendi takımını terörden ayıramadığı ve akp'nin ekmeğine yağ sürdüğü). ama bu kısmın gerçekleşmemesinin reel bir riski, bir negatif sonucu yoktu zaten (madde 1'de konuştuğumuz).
algı mühendisliğini anlıyorum da, onların dışında her seferinde ısrarla bu "mutlu musunuz" goygoyu yapanlara diyeceğim şu: evet, bazen
günah keçisi aramak gerekiyor. bazense bu arayış, kendini ahlaken üstün hissetmenin verdiği sarhoşlukla yanlış hedeflere kayıyor. kafa güzelken hiçbir fikir zincirini sonuna kadar takip etmiyoruz, kendi düşüncelerimizi kendimize bile açıklamaya zahmet etmiyoruz. uzun yazmanın bir yararı da burada: insan kendini, kendine açıklamaya zorlanıyor.
***
***
***
edit 1: ben selo-hdp-pkk-tak vs farklarını ve bağlarını iyi bilmediğimden, burada bunları bir tutarak yazdım. eğer dediklerim bu şart altında geçerlilerse, farklı oldukları durumlarda hayli hayli geçerli olmalılar.
***
edit 2:
flavius aetius aşağıda bana cevap vermiş.
a) hdp'ye oy verme ile mevcut terörden sorumlu olma arasındaki bağlantıyı kuran hikayeleri-analojileri okudum ve anlamadım, resmen kafam basmadı.
b) "güç aktarımı" paragrafı konuya teğet geçiyor. eleştiri "pkk niye sivil kanada biat etsin" şeklinde. oysa bunun dediği en fazla "hdp'nin oy alması, pkk'yı zayıflatmaz". benle çelişmiyor bu...ki eleştirideki varsayım da hatalı. çünkü biat tek olasılık değil. bir alış verişle anlaşabilirler. ne de olsa insanlar güce göre konumlanırlar. selo bugün bir koalisyon hükümeti bakanı olsaydı, dağdaki adamın hdp ile anlaşmak için daha fazla nedeni olurdu. anlaşmaya gelmeyeni de izole edip "temizlemek" daha kolay olurdu.
c) akp'nin baskınlığını kırmak paragrafının amacı ne? solcuların kendi mücadelelerini vermeleri yerine, kürt hareketinden medet ummaları konuya teğet (zavallı olmak başka bir şey, terörden sorumlu olmak başka).
ama bu mantıkla ayrıca bir sorunum var: ezilen adamı "fazla ezik olmakla" suçlamak bu. zaten türkiye'de solun tabanı az, liberalizmin tabanı hiç yok, üstüne akp'nin aşırı gücü ve baskısı yüzünden örgütlü muhalefet alanı azalmış. dolayısıyla kalan örgütlü muhalefetlere ( cemaat, kürtler, vs) destek olarak kendi alanını yaratmak, baskıya rağmen sıfırdan kendi alanını yaratmaktan daha gerçekçi.
d) "bunlardan barış beklemek naiflik" kısmı da selo'nun samimiyetini kanmış saftirik solcu stereotipine gönderme yapıyor. tekrarlıyorum, bazılarımızın barış umudu olsa da beklentisi yoktu. ve bu beklentisi olanları da, saftiriklik üzerinden başlayarak, terörden sorumlu tutmaya (ne ahlaken, ne de nedensel olarak) götürecek bir düşünce zinciri yok.
e) "etliye sütlüye dokunmamasıyla bilinen imma...":
ateizm: check
liberalizm: check
atatürk eleştirisi: check
milliyetçi-muhafazakar karşıtlığı: check
idealist sol karşıtlığı: check
akp düşmanlığı: check
osmanlı düşmanlığı: check
karmaşık da olsa asgari bir batı sempatizanlığı: check
futbolu aptalca bulmak: check
toplumda hiçbir tabanı bulunmayan, parti kursa ailesi dışında oy alamayacak bir profil çizmişim 2500 entryde, hala gelip etimden sütümden, şişten kebaptan bahsetmeyin.