(bkz: #60375587) cevab veriyorum.
1. ekşi sözlük akademik bir ortam değildir. bir çöplüktür. çöplükte intihal olmaz diye bir şey olmaz. götünüzden element uydurmayın.
2. intihal = entelektüel hırsızlıktır, yalnızca akademiye özgü bir kural değildir. kendi yapmadığı bir şeyi aynen, ya da paraphrase ederek kendisi yapmış gibi göstermektir, etik değildir. "çalıyor ama çalışıyor" denen kamu görevlileriyle arasında kurulan bağ, sevdiği bir yazarı savunacak diye kendini paralayan müritlerinin "çalmışsa çalmış ben yazdıklarından çok bilgileniyorum yea" tarzı gerzekliklerinden kaynaklı.
3. entry'lerini sildiği için şimdi üfürmek biraz daha kolay elbette, turing efendi de silmiş ama larker'ın entry'leri duruyor. alıntı dediğin şey belirgin kılmak için tırnak içine alınır(sözlükteki spoiler kullanımı gibi). başka bir sayfadaki içeriği link vermek yerine alıntılamak ne kadar etik onu ayrıca tartışalım. (bkz: madde 10)
4. internette telif hakları tartışmalı bir konu değildir. bütün hakları mj'e devretmeden önce copyright nedir copyleft nedir bunları bir öğrenelim. kaldı ki intihal mevzusuyla fikri mülkiyet mevzusu bambaşka şeyler. fikri mülkiyet özünde cebinizden ne kadar para çıkacağıyla ilgili bir mevzudur. intihal ise ahlaki bir meseledir.
5. internet üzerinde açık kaynaklardaki yazıları/resimleri vs. kullanarak yeni bir eser oluşturamazsınız. bunların bazılarının telif koşulları bellidir, önemli bir kısmının belli değildir. belli olmayanları doğrudan veya değiştirerek alıp kullanamazsınız. senin twitter'da ekşi'de falan komikli caps yapmandan bahsetmiyorum elbette. konuyla alakalı olarak (bkz: ekşi şeyler/#60314380)
6. o yüksek standarttaki dil dediğin şeyin yazarı efsunladığı, yüce bir bilim insanı gibi kodladığı ortada. ekmeğini buradan kazanan bir vatandaştan bahsediyoruz. arakladığı yazılarda biraz daha gündelik bir dil kullansaydı (ki denk geldiğim siyasi gündeme dair entry'lerinde ortalama sözlükçüden bir farkı yoktu) ve yine başkasının emeğine çöreklendiği halde tepki çekmeseydi o zaman bir çifte standarttan söz edebilirdik belki.
7. fpo'nın kabahati alıntı olan kısımları anlaşılır yapmamak. evet. tam da bu. intihalin tanımını yapmışsın farkında olmadan. yüzde kaçı alıntı yüzde kaçı orijinal diye bakmak kolay urkund var. amma ve lakin urkund intihalin etik boyutuyla ilgilenmez.
8. saf goygoy. geçiniz.
9. goygoy über alles. akademik ortam sırf laf olsun diye saçma sapan kurallarla işleyen bir fanus değil, işleyiş mekanizmasını içselleştiremiyorsan o senin sorunun.
10. alıntı açıkça belirtilse muhtemelen debeye girmeyecekti. işte altın cümle bu. teşekkür ederim ben daha iyi ifade edemezdim. gerisi goygoy.
11. fpo'nın paylaştığı konuların ülkemizde hala tartışılan konular olması onun kendisinin olmayan çalışmaları kendisininmiş gibi sunmasını haklı çıkartmıyor.
12. (bkz: ekşi sözlük scholar/@kryptos)
evet, sözlükte içerik bakımından moderasyon kalktıktan sonra bu gibi üçkağıtçılıklar daha yaygın oldu, doğrudur ve sen de bunu onaylıyorsun öyle mi?
13. valla hiç açık uç bırakmamaya çalışman cansiperane bir savunma çabası değilse nedir merak ediyorum? sözlükteki linç kültürüyle ilgilenmiyorum. linç edenlerin ekserisinin kıskanç fenolar, yahut muhafazakar göt kılları olması da ilgimi çekmiyor. ortada bir yanlış var, yanlışı yapan hatasını kabul etmeden sıvışmış, yaptığı yanlışı savunmaya çalışan dalkavuklar ise hala burada. benim de en çok bu canımı sıkıyor.
08.05.2016 · 49. sıra
kryptos
10:45 ~ 10:48