alışmış insan bir kere -her alışveriş merkezinde bunlar olduğundan zaar- sinemaya gideceği zaman ilk cinemaximum sayfasına bakıyor. sanki başka alternatif yokmuş gibi. ben de böyleydim, ta ki bu haftasonuna kadar. merakla beklediğim filme bakındığım saatte bilet kalmadığını görünce hemen az ilerideki avm'ye gidelim madem dedim. baktım cinemaximum değilmiş, olsun dedim. ne olabilir ki? hem salon da boş. cinemaximum'ın 17,5 lira dediği bilete 11 lira verdim. salonda 3 çift vardık sadece. mısır almaya gittim, standart boy ve tanesi 5 lira. hani şu cinemaximum'da 13 lira olan mısır. sonra filme girdim, cort diye seans saatinde film başladı. ne bir reklam, ne fragman. lan dedim, nereye geldim ben. şimdiye kadar bayıldığım paralar, reklam izleyerek heba edilen zamanlar falan gözümün önünden film şeridi gibi geçti hep. daha da cinemaximum'a gitmem. göndermem.
tanımsa tekelinin kırılması gereken sinema zinciri. kıralım bence. yeterin artık.
edit: merakla beklediğim film tabi ki enes batur değil lan, coco
*