tam 25 yaşındaydım o gün. daha 10 ay önce gölcük depremi olmuş, yaralar sarılmamıştı. ülkede bir acı hakimdi.
galatasaray şampiyonlar liginde kör topal ilerliyordu. şampiyonlar ligi grubunda chelsa den 5 yemiş, gol bile atamamıştık. şampiyonlar ligi grubundan çıkma ihtimalimiz kalmamıştı.
en azından gruptan 3. olup uefa ya girmemiz gerekiyordu. son maçımız dünya devi milan ile ali samiyen stadında idi.
tek bir olasılık vardı. galibiyet. beraberlik bile işe yaramıyordu. takım iyi oynuyor ama bir türlü bal yapamıyordu. bu maç takımım kendine güveni açısından bir ilk olabilirdi. olacaktı da. son düdük. çaldığında skorbord 3-2 galibiyetimizi gösteriyordu. hemde çok iyi bi oyunla. star gazetesi ertesi gün ana sayfadan tam sayfa manşet ile okuyucuya sesleniyordu.
yendik mi-lan..
3. olup uefaya katılmıştık. işte bundan sonrası avrupaya futbol dersi verecektik.
tam 8 maç ve yenilgi yüzü görmeden.
leeds maçı öncesinde alkol alıp türk bayrağı ile poposunu silen 2 ingiliz holiganın taksimde öldürülmesi yarı final ve final maçını yalnızca bir spor organizasyonundan çıkarmıştı.
önce finale gelene kadar maçları hatırlayalım..
23.11.1999 bologna - galatasaray:1-1
09.12.1999 galatasaray - bologna:2-1
4.tur
02.03.2000 b. dortmund - galatasaray:0-2
09.09.2000 galatasaray - b. dortmund:0-0
çeyrek final
16.03.2000 r. mallorca - galatasaray:1-4
23.03.2000 galatasaray - r. mallorca:2-1
yarı final
06.04.2000 galatasaray - leeds united:2-0
20.04.2000 leeds united - galatasaray:2-2
ve final..
danimarka kopenhag. parken stadı. iki ingilizin öldürülmesi ile bir önceki turda da yine bir ingiliz takımının elenmesi ile daha da bir önem kazanmıştı.
o zaman daha askerden yeni gelmiştim. gelişi güzel bir işte çalışıyordum. param yoktu. günübirlik maç bileti uçak bileti dahil 1000 dolara maça gidilebiliyordu. gidememiştim. param yoktu. halen içimde bür hüzündür bu. ahh. ahhhh.
televizyondan seyredecektik. o gün ettiğim duaların sayısını bilmem. o gün ülkede tüm evlerde dualar ediliyordu. zira o günleri yaşayanlar bilir, bu maça gelene kadar basında, insanlarda bir kurtuluş savaşı havası vardı.
uefa kupası finali (kopenhag)
17.05.2000 galatasaray - arsenal: 4-1 (penaltılarla)
ve trt spikeri son düdük ile defalarca ağlayarak haykırıyordu. allahım sana şükürler olsun. allahım sana şükürler olsun. allahım sana şükürler olsun.
bir daha bu ülke böyle bir zafer kazanır mı. sanmam. ama kazanırsa yine galatasaray kazanır. zira galatasarayda olan takım ruhu farklıdır. tüm yabancı futbolculara önce galatasaraylılık ruhu aşılanır. galatasaraydan ayrılan her oyuncu. gittiği yerde ücretsiz galatasaray reklamı yapar zira. bunu futbolcuların instagram paylaşımlarından anlarsınız. bu sadece galatasaraylılara mahsustur. ve başarıya getirir.
son söz. bugün 17 mayıs. tam 20 yıl geçti. ve aynı heyecanı yaşıyorum.
mayıslar bizimdir...
18.05.2020 · 12. sıra
cakmaayfon
17.05.2020 00:00 ~ 01:06