Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
gece modu disinda pek bi numarasi olmayan uygulama. facebook ve instagram eklentisi gereksiz olmus. anonim olarak yazmak istemeyen zaten o mecralarda yaziyo, gerci burda da isteyen kimligini belli edebilir banane amk. da sozluk farkini korumaliydi bence.

özgünlügünü korumak ve gelistirmek yerine digerlerine benzeme cabasi neden bunu anlayamadim.
degisen nesle ayak uydurmaya calisiyosaniz sayet, 20li yaslarda sozluk yazarlarindan fikir alin bence. onlar fosil patronlardan ve mod'lardan daha iyi okuyorlar cagi ve sozlugu..
trafik ışıklarının görme engelliler için sesli uyarı vermesi
tüm türkiye'ye yapılsın demiyorum ama bir kavşak var ona yapılsın en azından.

sabah okula giderken karşılaştığım bir beyefendi var, görme engelli. karşıya geçmek için birilerinin gelmesini bekliyor. okulda çalışıyor ve her gün o yolu kullanıyor. bazen denk geliyorum beraber geçiyoruz ya da başkaları yardımcı oluyor. ama birini beklemek zorunda olmamalı.

her yere yapmak mümkün değilse de ihtiyaç olduğu bilinen yerlere talep edilmesi durumunda yapılabileceğini öğrendim.

ilk olarak karayolları şube müdürlüğüne ulaştım. "şehirlerarası yol olmadığı için belediyeyle görüş" dediler. balçova belediyesi beyaz masa da izmir büyükşehir belediyesi'ne sevk etti. büyükşehir belediyesi ile de görüştüm. çok ipsiz sapsız olunca kimse sallamadı galiba.

izmir büyükşehir belediyesi ile bağlantısı olan ya da bu konuya farklı yola destek olacak varsa yardım edebilir mi?

bahsettiğim ışıklar mithatpaşa caddesi, vali hüseyin öğütçen cad. ve inciraltı caddesinin kesişimi olan kavşakta, balçova'da

bir gün sabah o yoldan geçerken yeşil ışıkla beraber o sesi duyduğumda çok mutlu olacağım.

okurlar ve çaylaklar için; ikincinetter@gmail.com
mahalleden cocukluk arkadaşımla ağaçlardan dut, erik ve vişne playıp komsulara satardık. bağıra bağıra pazarcı gibi de pazarlardık. hoş, cocuklarin gönlü olsun diye alırlardı. uc bes kuruş da para verirlerdi. guzel anılar bunlar.
türkiye gibi gerçeğin, hayal edilenden bile daha korkunç olabildiği bir ülkede, bilim kurgu , metafizik , gerilim , gerçeküstücülük, bilinçaltı temalı olağanüstü çarpıcı kimi zaman kısa, kimi zaman uzun süreli çizgi roman eserleri vermiş büyük üstadıdır.

çizdiği dergileri okurken mizahi sayfaları tebessüm ile geçer ve sıra galip tekin'in sayfasına geldiğinde evin gölgeli karanlık bir köşesine oturur öyle okurdum.

yeryüzünde (bkz: ridley scott) (bkz: stanislaw lem) gibi kişilere denk düşen bir hayal gücü vardı ve gölgeler diyarının soğukkanlı anlatıcısıydı.

galip tekin'in ölmüş olması da, onun sayfalara çizilmiş bir öyküsüdür sadece. hayalleri, onun ölmesini de işlevsiz kılmıştır. tıpkı bu entrynin de hikaye ve kurgunun bir parçası olduğu gibi.

bir milyon yıl ileri ya da geri gidip gelen bir adam öldü mü diyorsunuz? hadi canım sende ! hikayenin bir yerinde galip'in ölmesi gerekiyordu. devamı haftaya belki kim bilir?
neden her konsepti yapmak zorundayız. burası sözlük. okuyorsun, bilgi veriyorsun, bir şeyler öğreniyorsun. neden farklı bir platforma kaydırmaya çalışıyoruz. onu yapan yer var zaten. yenilik yapmak zorunluluk değil, ihtiyacı karşıladıktan sonra aynı kalsak ölmeyiz. bir sonraki adım ne olacak? görüntülü arama özelliği mi ekleyeceğiz?
sözlükte yazdıklarımı 161 kişi takip ediyormuş.
kimsiniz bilmiyorum ama söylediklerimi görmek istemeniz beni mutlu etti.

çok önemli şeyler yazıyormuş gibi hissettim.

uygulamaya da bayıldım.
profil fotosu olmamış.
onu geri alın.
benzer bir olay benim başıma geldi.

bayramdan evvel istanbul üniversitesi hukuk fakültesi mecmuasında yayımlanmak üzere makalemi gönderdim.

hakemli bir dergi olduğu için öncelikle makalenin incelenmesi gerek. neyse araya bayram girdi, dedim ki bunlar bayram rehavetine girmiştir zaten devlet üniversitesinde işler geç yürür bekleyelim biraz.

baktım ne bir cevap var ne bir bildirim var. mail attım makalenin size ulaşıp ulaşmadığına dair bir mail atabilir misiniz diye hala cevap gelmedi.

hemen şunu belirteyim benim bu dergiden telif filan aldığım yok. maksat ortaya attığım yeni bir fikrin hocalar tarafından incelenmesi; doğruysa doktrinle paylaşmak yanlışsa da doğrusunu öğrenmektir. doktrinle paylaştığınızda diğer insanların tepkilerini öğrenme fırsatınız olur. birisi sizin fikrinizi alır başka bir noktaya taşır, gelişimi sağlayan da bulur.

çalışıyorum çabalıyorum 50 sayfalık monografi yazıyorum kimsenin umrunda değil. cevap vermeye dahi tenezzül etmiyorlar. insanın şevki de kırılıyor. o kadar emeğin hiçbir kıymeti yok.

mecmuanın arşivine baksan vay be ilk yayımı 1930 yılında yapmışlar dersin. halbuki ne bir gelenek var ,ne emeğe saygı var, ne de ciddiyet var resmen yatıyorlar.

benim verdiğim vergiler haram zıkkım olsun. başka bir şey demiyorum.
bir an içim ürperdi göçtü sandım buralardan.ne zaman bir filmini görsem " ne güzel insan, muhteşem bir oyuncu.keşke şimdilerde de izleyebilsek." diye içimden geçiririm. ömrü uzun olsun. şöyle efsane bir filmde tekrar izleriz umarım kendisini.
kalmak istedigini belirtmis, yönetimin sartlarini da kabul etmis, dursun ile tudor konusacakmis, akilli adam oldugu icin sicak patatesi dursun'a vermis dursun da tudor'a danisacak ya tudorda ya dursun'da patlayacak is.

kadrodaki tüm yerlilerden, ultra tayfadan, bircok taraftarimizdan daha da galatasarayli oldugunu göstermistir.

bakalim beinsport aspor ya da nevzat dindar bugun ne haber sicacaklar, ben birkac tahmin yapayim.

-sneijder'in kuran-i kerim'i yirttigi ögrenildi
-sneijder'in bayragimiza küfrettigi belirtildi
-sneijder ak parti secmenine parmak attigi iddia edildi
değişik firmaların hediye çekilişlerinde, türkiye'nin doğusundan batısına farklı şehirlere hediye çıkıyor.bir tek bu siltiğimin şans oyunları ankara'ya çıkıyor sürekli.

böyle bir iktidarın şans oyunlarında hile yapmama ihtimali yok zaten. koskoca bakanı bile hollanda'yı kandırarak girdi ülkeye. ulan bir işiniz de şaibesiz olsun be.

bazen diyorum ki; 28 şubat'ta az bile yapmışlar. bu siyasal islamcılara aman vermemek lazımmış. ülkeyi teslim ettik, koskoca devleti şamar oğlanına çevirdiler. hiçbir güvenilir kurum kalmadı.
cs:go'da en geniş katliamın olduğu zamana şahitlik ediyoruz. şu resime bakar mısınız adeta rönesans tablosu.

bir günde 37.500+ hesap vac ban yedi, 5.000+ hesap game ban yedi. kaynak

dün entry'de steam profilimi paylaşmıştım, yorumlara kayda geçsin diye 30 haziran'da karşıma gelen hileciyi yazdım. kendisi ban yedi orada burada sövdü. bir velette gelmiş "ekşici anneni sikeyim" diye sövmüş. bilemiyorum belki hilecinin ta kendisidir. kısaca ne kadar boktan ve kalitesiz bir ortamdayız onu anlatmaya çalışıyorum dostlar. güvenilir, aklı başında, kişilik sahibi birini bulmak artık çok zor.

suçsuz yere ban yedim diyenlere inanmayın. sistemi bilmeyenler için basitçe; valve hile programını sistemine tanıtıyor bunu kullanmış olanlar / an itibari ile kullananlar yakalanıyor ve ban yiyorlar.
benim. basit şeyler peşinde koşmaktansa; zeka ve kültür gibi edinilip geliştirilebilen manevi değerler arar sapyoseksueller. bu saçma görünse de aslında bir lanettir günümüz dünyasında, çünkü her şey görselliğe endekslidir. türk kadınları için de lükstür sapyoseksuellik. nedeni malum.