Sık geçen başlıklar

mr scary 7

ekşi profili
(bkz: vae victis)

m.ö. 390 yılında brennus komutasındaki galyalı ordusu roma'ya kadar ilerler. romalılar yağmacıları ancak şehrin merkezi olan capitoline tepesinde durdurabilir. brennus kuşatmayı nasıl yapacağını planlarken romalılar ise yenileceklerinden emin oldukları için kuşatmanın kaldırılması için ne kadar altın gerektiğini sorarlar. cevap 329 kilodur. şehrin göbeğinde galyalıların getirdiği ağırlıklarla tartım yapılırken romalılar ağırlıkların belirtilenden daha fazla olduğunu iddia ederek protesto ederler. brennus ise protestocuların sesini kınından çıkardığı kılıcı ağırlıkların üzerine koyarak keser ve bu sözü sarf eder. "woe to the vanquished" yani "yenilene ne yazık" diye çevirilir. anlamı yenilen tarafın muzafferin insafına kaldığıdır. galyalıların genç roma'yı yağmalaması romalıların kollektif belleğinden asla silinmeyen bir şok haline gelmiş, brennus'un bu sözü ise romalıları koşullar ne kadar kötü olursa olsun savaşmaya itmiştir çünkü yenildikleri takdirde yabancı bir gücün insafına kalacaklardır.
kişisel görüşüm zaten hepimizin google'da arattığı bardak altlığından whatsapp'ta gönderdiği mesajlara kadar her şeyin izleniyor ve kaydediliyor olduğu. ama adam bunu sana karşı şu anda neden kullansın ki? senin para harcıyor oluşun sistemin çarklarını döndürüyor ve bu yeterli. ne zaman "tehlikeli" olursun, o zaman izlediğin porno türünden eşinin bilmediği mesajlaşmalarına kadar her şey ortaya dökülür. bunun haricinde sabah işe gidip akşam eve dönen insan şu haliyle "istenileni" yapıyor zaten.
kampüste çok benzeri olan bir arkadaşı sürekli görmemden mütevellit:

(bkz: fenerbahçeli faruk)
(bkz: faruk yiğit)

babadan beşiktaşlıyım, orası ayrı ancak fenerbahçe'de top oynadığı dönemde faruk'a karşı bir sempatim vardı. sahadaki diğer oyuncular gibi değildi. adeta neolitik dönemin başlangıcında, tarımla tanışmamış toplumların birinden koparılıp futbolcu yapılmış gibiydi. kariyerinin devamında yedek kulübesinde sigara içmesi ile hatırlanır.