o tepeden bakıldığında sahadaki kızlar karınca gibi gözüküyor.
efenim, o zaman soruyorum size, camiden çıkar çıkmaz gözlerini dikkatlice uzaktaki kızlara çevirip, bacaklarına bakan ve gördüğü birkaç piksellik bacağa azan adam mı kaşınıyor, yoksa halı sahada futbol yapan kız mı?
Sık geçen başlıklar
burakowski 7
ekşi profilipembe götlü bazı ekşicilerin sevincinden hop oturup hop kalkmasına sebep olmuştur.
bir de bunun kadının tasmasından tutan adam versiyonunu düşünün. sonra şöyle bi ekşici ikiyüzlülüğünü gözünüzde canlandırın.
bir de bunun kadının tasmasından tutan adam versiyonunu düşünün. sonra şöyle bi ekşici ikiyüzlülüğünü gözünüzde canlandırın.
peynir ekmek yediği günlere atıf yapıp "biz böyle günler gördük, o yüzden akp" demiyorlar mıydı ben mi yanlış hatırlıyorum? diye sormak istediğim. eleştirdikleri günlere geri dönüyorlar ama düşünce aynı. ilginç.
tecavüz edilen hayvanlar ve nesneler için de aynı şeyler geçerli mi acaba? diye sormak istediğim siktiriboktan bahane cümlesi.
akabinde intihar edenler olacaktır.
hatunun gerçekte yüzüne bakan yok, instagram’da yüzlerce beğeni alıyor. şimdi kim içtiği kahveyi ve eve dönüş yolunu boomerang ile paylaşıp ego kasacak? bu çöküntüyü her bünye kaldıramaz.
hatunun gerçekte yüzüne bakan yok, instagram’da yüzlerce beğeni alıyor. şimdi kim içtiği kahveyi ve eve dönüş yolunu boomerang ile paylaşıp ego kasacak? bu çöküntüyü her bünye kaldıramaz.
noktanın, virgülün ve tanımın muaf olduğu listedir. yakında böyle bir liste de olmayacaktır, çünkü bu listede doğru dürüst çaylak bile kalmamıştır.
zaten revaçta olan anket başlıkları, yakında sözlüğün kendisi olacaktır.
bu entry, sözlükten foruma geçiş aşamasında yazılmıştır. gelmişken +rep vermeyi de unutmayın. ekşi forum'da görüşmek dileğiyle.
ekşi forum fragmanı:
başlık: karşıdakinin ağzına döner tekme ile vurulmak istenen anlar
entry: sizene la
başlık: şeyma subaşı
entry: onun mq
başlık: bir erkekle bir kız gerçekten arkadaş olabilir mi
entry: evet
başlık: ülker çikolatalı gofret
entry: güzel
başlık: cuma gecesi evde oturan insan
entry: ben
başlık: sözlük formatı
entry: one
...
zaten revaçta olan anket başlıkları, yakında sözlüğün kendisi olacaktır.
bu entry, sözlükten foruma geçiş aşamasında yazılmıştır. gelmişken +rep vermeyi de unutmayın. ekşi forum'da görüşmek dileğiyle.
ekşi forum fragmanı:
başlık: karşıdakinin ağzına döner tekme ile vurulmak istenen anlar
entry: sizene la
başlık: şeyma subaşı
entry: onun mq
başlık: bir erkekle bir kız gerçekten arkadaş olabilir mi
entry: evet
başlık: ülker çikolatalı gofret
entry: güzel
başlık: cuma gecesi evde oturan insan
entry: ben
başlık: sözlük formatı
entry: one
...
öncelikle şu düz dünyacıların bıkmadan usanmadan savunup durdukları “ilerideki şehir 800 metre aşağıda olmalı” veya “şu dağ gözükmemeli ama gözüküyor” zırvalarına açıklık getirmek lazım ki artık sussunlar.
bak kardeşim, senin o bölgeyi denizaşırı görmenin tek sebebi seraptır. evet evet şaşırma, bildiğin serap.
dr. danny faulkner’ın yazısında (adam o kadar bıkmış ki bu muhabbetten) buna benzer birçok bölgeyi veya nesneyi fotoğrafladığı geçiyordu. biraz inceleyince olayı anlıyorsunuz zaten.
serap dediğimiz şey ufkun ötesindeki şeyler yakın gösterir. normal seraplarda gün sıcak olduğunda, yerdeki yüzeyde sıcak hava tabakası oluşur. sıcak havanın yoğunluğu soğuk havadan düşük olduğu için bu iki atmosferin arasındaki yer bir lens görevi görür ve eğer çölde iseniz yere bir cismin yansıması düşer veya su birikintisi izlenimi yaratır. denizdeki seraplarda yoğun hava tabakası soğuk denize daha yakın oluğundan sıcak tabaka üstte yer alıyor. bu yüzden cisim(ler) veya bölge, deniz yüzeyinde değil denizin üzerinde yer alıyor. (burayı vurgulayalım, “denizin üzerinde”...)
şimdi şu fotoğrafa bir bakalım. fotoğraftaki gemi büyük japon kargo firması olan nyk’nin yük gemisi. fotoğraf çekilirken havanın derecesi 50 fahrenheit (yaklaşık 10 derece) ve suyun derecesi yaklaşık 62-64 fahreheit. (16 derece civarı)
dikkatli baktığınızda açıkça görebilirsiniz ki geminin alt tarafındaki nyk line yazısı bozuk. bunun nedenini biliyorsunuz zaten. ortada bir serap olayı olmasına rağmen geminin alt tarafı yok *
ve gemimiz ilerliyor, aynı zamanda da güneş batıyor tabii. ama ne hikmetse geminin alt tarafındaki yazı komple kayboluyor ve gri konteynerlar adeta klonlanmış gibi denizin üzerinde yansıma yapıyor. (iki gri konteyner sırasının arasında mavi konteynerları hala görebilirsiniz)
şu fotoğrafta da uzaklaşmaya devam eden gemimizdeki mavi konteynerlar da yok oluyor ve çift katman gri konteynerlar meydana geliyor.
buradan anlıyoruz ki bu ışık kırılmasına bağlı olan bir serap olayıdır.
bir diğer örnek (maersk line gemisinin serabı):
figür 1
figür 2
figür 3
figür 4
bak bunlar ufkun altında kalması gereken gemiler ama hepsi serap sayesinde görülebilir halde.
yani dostum, ersan juan gibi cahillerle röportaj yapmak yerine, iki araştırma yapsaydın bu ve buna benzer yüzlerce örneği kendin de bulabilir veya kendin de bir sistem kurarak inceleme fırsatı bulabilirdin.
edit: ayrıca (bkz: düz dünyacıların tutulmaları açıklayamaması)
bak kardeşim, senin o bölgeyi denizaşırı görmenin tek sebebi seraptır. evet evet şaşırma, bildiğin serap.
dr. danny faulkner’ın yazısında (adam o kadar bıkmış ki bu muhabbetten) buna benzer birçok bölgeyi veya nesneyi fotoğrafladığı geçiyordu. biraz inceleyince olayı anlıyorsunuz zaten.
serap dediğimiz şey ufkun ötesindeki şeyler yakın gösterir. normal seraplarda gün sıcak olduğunda, yerdeki yüzeyde sıcak hava tabakası oluşur. sıcak havanın yoğunluğu soğuk havadan düşük olduğu için bu iki atmosferin arasındaki yer bir lens görevi görür ve eğer çölde iseniz yere bir cismin yansıması düşer veya su birikintisi izlenimi yaratır. denizdeki seraplarda yoğun hava tabakası soğuk denize daha yakın oluğundan sıcak tabaka üstte yer alıyor. bu yüzden cisim(ler) veya bölge, deniz yüzeyinde değil denizin üzerinde yer alıyor. (burayı vurgulayalım, “denizin üzerinde”...)
şimdi şu fotoğrafa bir bakalım. fotoğraftaki gemi büyük japon kargo firması olan nyk’nin yük gemisi. fotoğraf çekilirken havanın derecesi 50 fahrenheit (yaklaşık 10 derece) ve suyun derecesi yaklaşık 62-64 fahreheit. (16 derece civarı)
dikkatli baktığınızda açıkça görebilirsiniz ki geminin alt tarafındaki nyk line yazısı bozuk. bunun nedenini biliyorsunuz zaten. ortada bir serap olayı olmasına rağmen geminin alt tarafı yok *
ve gemimiz ilerliyor, aynı zamanda da güneş batıyor tabii. ama ne hikmetse geminin alt tarafındaki yazı komple kayboluyor ve gri konteynerlar adeta klonlanmış gibi denizin üzerinde yansıma yapıyor. (iki gri konteyner sırasının arasında mavi konteynerları hala görebilirsiniz)
şu fotoğrafta da uzaklaşmaya devam eden gemimizdeki mavi konteynerlar da yok oluyor ve çift katman gri konteynerlar meydana geliyor.
buradan anlıyoruz ki bu ışık kırılmasına bağlı olan bir serap olayıdır.
bir diğer örnek (maersk line gemisinin serabı):
figür 1
figür 2
figür 3
figür 4
bak bunlar ufkun altında kalması gereken gemiler ama hepsi serap sayesinde görülebilir halde.
yani dostum, ersan juan gibi cahillerle röportaj yapmak yerine, iki araştırma yapsaydın bu ve buna benzer yüzlerce örneği kendin de bulabilir veya kendin de bir sistem kurarak inceleme fırsatı bulabilirdin.
edit: ayrıca (bkz: düz dünyacıların tutulmaları açıklayamaması)