Sık geçen başlıklar
çok değişik bir yer oldu sözlük. biri uzun uzun ve tane tane kendi analizlerini paylaşmış, bazı ekonomik göstergelerden ve olaylardan bahsetmiş ve neler olabileceği hakkında fikirlerini belirtmiş. hemen arkasından gelen girdide ise "patlat faizi inlesin köpekler."
ben son iki senedir türkiye’de ne yediysem tatsız ve kalitesiz. maalesef kaliteli ürünleri ihraç ediyorlar ve kalan kötüler iç pazara gidiyor. insanlar böyle almaya devam ederse ileride domates, biber diye plastik şeyleri bile satabilirler.

türk insanı kaliteyi aramıyor. bir şeyi beğenmese bile şikayet etmeyi bilmiyor. yüz yıllardır boyun eğme kültürü aşılanmış halka. başına ne gelirse kabul ediyor.

evet, domatesi bile bu konuya bağladım ama öyle.
bir bağımlılık olduğununa hem fikir olduğumuz trip.

ancak yazarın burada değindiği konu biraz farklı. sabahları sırf kahve içmedi diye terör estiren, ekstra anlayış ve ilgi bekleyen, içinde olduğu durumu çok özel bir durummuş gibi lanse eden, ayrıcalıklıymış ve farklıymış gibi davranan kişilerin içinde olduğu tribe dikkat çekmek için açılmış bir başlık gibi duruyor.
emekli olanlar (+60/+65 yaş) oy kullanmamalı şeklinde düzeltilmesini talep ettiğim istek.

sen hayatını iyi kötü garantiye almışsın. emekli maaşını almış kenara çekilmişsin. ne olursa olsun o maaş sana ödenecek. gençlerin geleceklerini yönlendirmelerine neden karışasın ki. sen bu garanticiliğin üzerinden gençlerin geleceklerini baltalıyorsun. seçim zamanı atıyorlar bir binlik hemen oyunu o tarafa veriyorsun. alın emekli maaşınızı çekilin kenara.
d&r'da dolaşırken bir şarkı çalıyordu. çok dikkatimi çekti. hoşuma gitti şarkı. sonra ben kitaplara bakmaya devam ederken bir sonraki şarkı başladı. onu da sevdim. sonra shazam'dan kim olduğunu buldum. manuş baba'ymış. ilk defa duymuştum bu ismi. sonra gidip cd'ler arasından buldum albümünü. kasaya yöneldim ödemeyi yaptım. benim son beş yıldır aldığım ilk müzik cd'siydi bu.

şimdi ise sözlükte okuduklarımdan anladığım kadarıyla bu hareketi yapmadan önce bu adamın tipine, sonra doğum yerine, ırkına, siyasi düşüncesine, hangi inanca inandığına, hangi yemekleri sevmediğine falan da bakmam gerekiyormuş. bilemedim. affedin.

edit: cd'nin devri geçti spotify kullanman lazım diye mesajlar geldi. aynı kafa işte. son model multimedia sistemi olan bir son model bir arabam yok. kendi halinde cd çaları olan orta yaşlı bir arabam var ve orada dinliyorum. yine yanlış yaptım.
otomatik vitese küfür muamelesi yapılır bu ülkede. evet daha karmaşık yapısı ile bozulma olasılığı daha yüksektir ve tamir maliyeti daha çoktur. ama kimse fakirim ondan almıyorum demez. türlü bahaneler; yok motorun gücünü hissedeceksin, yok kontrol bende olacak, yok sürüş zevki. ulan altında ki araba ya sembol ya da linea gelmiş sürüş zevki, motor gücü diyor. desene ben fakirim götüm yemiyor alırken fiyat farkını ve bozulursa tamir masrafını ödemeye.

allah'ın rusya'sında bile sittin sene satamazsın o düz vites arabayı. mesela orada da düz vitese küfür gibi bakarlar hacı.

not: manuelspor
paylaşım yapılan facebook sayfasına baktığınızda yorumcuların kafalarda genelde çok enerji tüketen ama verimli olmayan 40 watt 'lık akkor ampül yandığını göreceksiniz.

genelde yorumlar "chp'in aslında satürn'de yaşayan dünya dışı varlıklar tarafından osmanlıyı ve dini ortadan kaldırmak için kurulduğunu çünkü zamanında inancı yüzünden bir tek türk toplumuna müdahale edip kafirleştiremediklerini biliyor muydunuz?" türünde.