var olan gerizekalıların ; gerizekalılar ile üremesi sonucu, gerizekalıların artması... :)
Sık geçen başlıklar
türkiye'de artan gerizekalılığın sebepleri 10
ekşi'de görekmek
makarna
siyaset
futbol
makarna
siyaset
futbol
sağlam kafa sağlam vücutta bulunur önermesinden yola çıkarak, biz milletçe beslenmeyi karın doyurmak, spor yapmayi da kilo vermek saniyiruz.sonuc olarak da az protein fazla glutenle de o kafa saksıdan biraz hallice oluyor..
1- ekonomik nedenlerle değişen beslenme alışkanlıkları: insanlar protein tüketemez oldular. sadece nişasta, hep nişasta...
2- eğitim sistemsizliği: okuduğunu anlamayı bile veremeyen bir eğitim.
3- propaganda basını: bok çukurunda yaşayan insanlara sürekli olarak ne şahane bir ülke olduğumuzun pompalanması.
2- eğitim sistemsizliği: okuduğunu anlamayı bile veremeyen bir eğitim.
3- propaganda basını: bok çukurunda yaşayan insanlara sürekli olarak ne şahane bir ülke olduğumuzun pompalanması.
kıssadan hisse size: adamın iki çırağı var aynı anda birini elektrik diğerini su fatura yatırma yerlerine gönderiyor, biri diğerinden çok daha erken geliyor çünkü kurnazlık yapıp herkesin önüne geçmiş diğeri sıraya girmiş ve sıra kendisine gelinceye kadar beklemiş. usta erken gelene aferin diğerinin kafasına ufaktan patlatmış
yani başkalarının hakkına gireni ödüllendirip, doğru olanı yapanı cezalandırmış
toplumda böyle hak yemeği marifetmiş gibi eğitilip büyütülmüşüz yani ahlaksız bir topluma evrilme yolunda büyük adımlara alıştırılmışız.
bizim dinden önce ahlaka ihtiyacımız var ustadım ahlaka.
birşey çalmak günahtan ziyade ahlakın izin vermeyecek, ekmek sırasında bekleyen onca kişi varken herkesin önüne geçmene ahlakın mani olacak...
yani kendine saygın olacak önce...
yani başkalarının hakkına gireni ödüllendirip, doğru olanı yapanı cezalandırmış
toplumda böyle hak yemeği marifetmiş gibi eğitilip büyütülmüşüz yani ahlaksız bir topluma evrilme yolunda büyük adımlara alıştırılmışız.
bizim dinden önce ahlaka ihtiyacımız var ustadım ahlaka.
birşey çalmak günahtan ziyade ahlakın izin vermeyecek, ekmek sırasında bekleyen onca kişi varken herkesin önüne geçmene ahlakın mani olacak...
yani kendine saygın olacak önce...
bunun tamamen siyasi amaçla zalimce, kasıtlı olarak yapıldığını düşünüyorum. insanları aptallaştırırsanız oy almanız kolaylaşır.
aptal insanın kafası çalışmaz; mala bağlar. anlamaz ve sorgulamaz.
aptal insan karnı doyunca dünyanın en itaatkar ve memnun insanı olur.
peki aptallaştırma nasıl yapıldı?
`proteine ve nitelikli gıdalara ulaşmak aşırı zor hale getirilerek.`
bugünün avrupalısı etini, sütünü yumurtasını,peynirini, tavuğunu, kırmızı etini, balığını, bitkisel protein olarak türlü türlü bakliyatını istediği gibi çeşit çeşit alıp yiyebiliyorken türk insanı buğdaydan yapılan ekmeğe mecbur bırakılıyor.
aptal aptal boş konuşmak istemiyorsanız rakamlarla konuşun; alın size rakam:
avrupa'da kişi başı yıllık 150 kilogram ile ekmek tüketiminde birinciyiz. bizden sonra gelen almanya ise sadece 90 kilogram ekmek tüketiyor! rusya bile 80 kilogram tüketiyor.
bu kadar çok ekmek yani karbonhidrat tüketmemizin nedenini hiç düşündünüz mü?
bu alışkanlık falan değil, mecburiyet. mecburiyetten gelen bir alışkanlık.
nitelikli besin pahalı olduğu için ekmek ana yemeğe katık ediliyor;
ağızda doluluk hissi veriyor, midede gluten balçığa dönüşüp doluluk hissi veriyor.
yani ekmek ağız dolduruyor, mide dolduruyor.
o ekmeğin sindirimden sonra neden olduğu insülin bombardımanı sonucu öyle bir sersemleşiyor ki insan, farkına bile varmıyor. biz midesine pişmiş hamur basan fakir bir halkız.
bugün avrupalı bir genç spora başladığında etini yumurtasını peynirini ve diğer ihtiyaçlarını hiç çekinmeden, düşünmeden ve zorlanmadan alıyor. aynı yaştaki türk genci ise hazır noodle yiyip kanser olmaya terk ediliyor. antibiyotikli tavuk göğsü yediği zaman kendini zengin hissediyor. emekli bir adam market market dedektif gibi etiket araştırması yapıyor. pirincin iyisini değil ucuzunu alıyor. şarküteri reyonunu transit geçip kendi kendine mahçup bir halde derin dondurucudan bir tabak tavuk ciğeri alıyor.
gözlemlerimi ve aldığım notları görseniz dehşete düşersiniz.
lor peynir ve yumurta bile lüks protein sınıfına sokuldu artık. varın gerisini siz düşünün. birileri iflahımız hepten sikmeye yemin etmiş anlaşılan.
aptal insanın kafası çalışmaz; mala bağlar. anlamaz ve sorgulamaz.
aptal insan karnı doyunca dünyanın en itaatkar ve memnun insanı olur.
peki aptallaştırma nasıl yapıldı?
`proteine ve nitelikli gıdalara ulaşmak aşırı zor hale getirilerek.`
bugünün avrupalısı etini, sütünü yumurtasını,peynirini, tavuğunu, kırmızı etini, balığını, bitkisel protein olarak türlü türlü bakliyatını istediği gibi çeşit çeşit alıp yiyebiliyorken türk insanı buğdaydan yapılan ekmeğe mecbur bırakılıyor.
aptal aptal boş konuşmak istemiyorsanız rakamlarla konuşun; alın size rakam:
avrupa'da kişi başı yıllık 150 kilogram ile ekmek tüketiminde birinciyiz. bizden sonra gelen almanya ise sadece 90 kilogram ekmek tüketiyor! rusya bile 80 kilogram tüketiyor.
bu kadar çok ekmek yani karbonhidrat tüketmemizin nedenini hiç düşündünüz mü?
bu alışkanlık falan değil, mecburiyet. mecburiyetten gelen bir alışkanlık.
nitelikli besin pahalı olduğu için ekmek ana yemeğe katık ediliyor;
ağızda doluluk hissi veriyor, midede gluten balçığa dönüşüp doluluk hissi veriyor.
yani ekmek ağız dolduruyor, mide dolduruyor.
o ekmeğin sindirimden sonra neden olduğu insülin bombardımanı sonucu öyle bir sersemleşiyor ki insan, farkına bile varmıyor. biz midesine pişmiş hamur basan fakir bir halkız.
bugün avrupalı bir genç spora başladığında etini yumurtasını peynirini ve diğer ihtiyaçlarını hiç çekinmeden, düşünmeden ve zorlanmadan alıyor. aynı yaştaki türk genci ise hazır noodle yiyip kanser olmaya terk ediliyor. antibiyotikli tavuk göğsü yediği zaman kendini zengin hissediyor. emekli bir adam market market dedektif gibi etiket araştırması yapıyor. pirincin iyisini değil ucuzunu alıyor. şarküteri reyonunu transit geçip kendi kendine mahçup bir halde derin dondurucudan bir tabak tavuk ciğeri alıyor.
gözlemlerimi ve aldığım notları görseniz dehşete düşersiniz.
lor peynir ve yumurta bile lüks protein sınıfına sokuldu artık. varın gerisini siz düşünün. birileri iflahımız hepten sikmeye yemin etmiş anlaşılan.
zeki insanların uzun zamandır çocuk yapmama eğiliminde olmasıdır.
çünkü bu topraklardaki insanlara, ne yapmaları gerektiği sürekli söyleniyor. o yüzden kendi başına karar vermeye girince saçmalıyor.
küçükken anası babası söylüyor ne yapması gerektiğini.
arkadaşlarından etkileniyor, kabul görmek için o doğrultuda hareket ediyor.
evleniyor, ne yapması gerektiğini eşi söylüyor.
işe giriyor, patron söylüyor.
sokağa çıkıyor, devlet söylüyor.
yalnız kalıyor, dini söylüyor.
yalniz başına bir karar verme eşiğine geldiğinde alışkanlık gereği dönüp emir dinleyecek birini arıyor.
ya yukarıdaki gibi bir yol izliyor, ya da tecrübesiz olduğu için saçmalıyor.
çünkü mantığını veya vicdanını kullanma gereği duymamış hiç. ne yapması gerektiği her zaman söylenmiş ona.
küçükken anası babası söylüyor ne yapması gerektiğini.
arkadaşlarından etkileniyor, kabul görmek için o doğrultuda hareket ediyor.
evleniyor, ne yapması gerektiğini eşi söylüyor.
işe giriyor, patron söylüyor.
sokağa çıkıyor, devlet söylüyor.
yalnız kalıyor, dini söylüyor.
yalniz başına bir karar verme eşiğine geldiğinde alışkanlık gereği dönüp emir dinleyecek birini arıyor.
ya yukarıdaki gibi bir yol izliyor, ya da tecrübesiz olduğu için saçmalıyor.
çünkü mantığını veya vicdanını kullanma gereği duymamış hiç. ne yapması gerektiği her zaman söylenmiş ona.
gerizekalılık artmadı, teknoloji gelişti; teknoloji gelişince salaklık görünür oldu. bir de sermaye el değiştirdi ve gerizekalı bir yönetici sınıfı, onlara bağlı gerizekalı sermayedarlar ve onlardan daha da gerizekalı lümpenleriyle her yere nüfuz ettiler.
insanlar eskiden daha gerizekalıydı sadece siz fikirlerini duymuyordunuz. sosyal medya sayesinde herkesin fikrini duyabildiğin için gerizekalı sayısı artmış gibi geliyor.