Sık geçen başlıklar

sevgilisiz yaşayabilen insan 8

ekşi'de gör
yani şimdi, insan bazen yanında yöresinde güvenebileceği, kafa dengi, eğlenebileceği ve muhabbet edebileceği kendine denk birini aramıyor desem yalan söylemiş olurum. lakin şöyle de bir şey var ki, sevgilisiz gayet yaşanabiliyor... hatta huzurlu bir hayat kurulabiliyor.

ama o kişiye karşı sevgi beslemeliyim ve elbette o da bana. ben yeni tanışan insanların bu yaştan sonra sevebileceklerine inanmıyorum sanırım. buna ben de dahilim. hayatımda eksikliğini duyduğum şey de bu aslında; karşılıklı sevmek ve sevilmek. olmayacağını düşündüğüm ve eksikliğini pek hissetmediğim bir şey için de huzurumu bozmuyorum.

(deneme 1-2 ön editi) hayatımda neyi büyük konustuysam başıma geldi, bu hariç. yok, insanlar belli bir yaşı geçince sevemiyorlar, aşk meşk havaya karışıyor. başıma gelmediğine göre de haklıyım demek ki. yoksa bu kadar büyük konuşmaya çoktaaaaaan olmuştu bir şeyler.
sevgili kavramı mı kaldı be kardeşim, bundan 5 sene önce olsa sebeplerini sıralardım ama sevgililik diye bir olay yok artık. kıyafet değiştirir gibi sevgili değiştiriyor herkes, sonra gelip aşktan meşkten bahsediyorlar. bir de "tecrübeliyiz" diye övünüyorlar utanmadan. özellikle kızlar en iyisini bulacaklarına olan inançları doğrultusunda hareket ediyorlar, iyisini bulduğunda artık sevgilisi exi olmuş oluyor ve hiç acımadan yapıyorlar bunu. erkekler ise bu yedikleri kazıktan sonra ilişkiyi aşk üzerine tesis edemiyor bir daha ve onlar da gönül eğlendirmeye başlıyorlar. o yüzden sevgiye de sevgililiğe de inanmıyorum, ailemle mutluyum. anne-babanın hayır duası için çalışmak, sevgili kovalamaktan daha önemli bana göre. ha istemez miydim beni gerçekten seven, her koşulda yanımda olan, güzeller güzeli bir eş isterdim ama olmayınca olmuyor, takdir-i ilahi.
mesele yaşamaksa yaşanıyor ama sevilerek daha güzel yaşanır bak o kesin. geçenlerde bi video gördüm. kadın erkek arkadaşını paylaşmış ve onun sayesinde artık beynimi kullanmak zorunda değilim demiş. bence bu güzel bir şey. ben de mesela beynimi kullanmak istemiyorum artık. beynimi kullanmadan daha güzel yaşarım.
ben bunun çok da övünülecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. çünkü sevgilisiz yaşayan insanın geçmişinde mutlaka derin bir yarası vardır. bu durum kişinin yas tutması ya da birilerini hatırladığı anlamına gelmez. sadece artık yorulmuştur ve yalnız kalmanın bazen daha da koruyucu bir şey olduğunu anlamıştır. çoğu insan sevgilisi olmadan yaşamayı bir süreç olarak görüyor içinde bir yerlerde günün birinde aradığı o şeyi bulup mutlu olacağını düşünüyor. halbuki sevgilisi olmadan yaşayabilmek içinde çok daha derin anlamlar barındırıyor. umudunu kesmeyi, bir şeyler olacaksa bile kendi kabuğuna çekilmeyi, algılarını kapatmayı ve yeniden incinme korkusuyla kocaman duvarlar örmek anlamına geliyor.

açıkçası benim hikayemde böyle oldu. 3 yıldan fazladır sevgilim yok ve bu durum çevremdeki insanlar tarafından oldukça garip karşılanıyor. ben ise çoğu zaman tebessüm edip geçiyorum. bazen insan gerçekten bir şeyleri paylaşmak istediği birinin hayatında olmasını istiyor ama sonra yaşadıklarına bakarak en başından bu yola girmemeyi tercih ediyor. benim yaşadığım şeyleri sindirmeyi başarabilmem 3 yılımı aldı. aldatıldım ve bu gözlerimin içine baka baka yapıldı. ben ise yapılan her şeye karşı taş gibi durmayı başardım. bunun bedeli ise oldukça ağır oldu. büyük bir parçamı kaybettim ve o parçanın yokluğu ile yaşamaya alıştım. çünkü biliyorum ki o parçayı yeniden yerine koyabilmem mümkün değil. bunu kabullendim ve bu şekilde hayatıma devam ediyorum.

kendi yolumda dümdüz bir şekilde yürüyorum ve bazen o yolda karşılaştığım adamlar olursa da bir şekilde başka yollara saparak izimi kaybettiriyorum. belki yanlış bir yapıyorum belki de çok iyi insanlar kaybediyorum ama elimden başka türlü davranmak gelmiyor. kendime 3 yıl önce bir söz verdim "bir daha asla bu kadar dağılmama izin vermeyeceğim, bir daha kimsenin bana bunları yaşatmasına izin vermeyeceğim ve bir daha asla kendimi bırakmayacağım" bu nedenle sevgilisiz insanlar çok büyük bir başarı sergiliyor olabilir ama aslında bunu yapabilmenin bedeli de çok ağır oluyor...
doğru insanı bekliyordur. (hiç gelmeyecek olsa bile.) gelişi güzel birisiyle iyi kötü zaman geçirmek prensiplerine terstir.
sahte sevgilerden yorulmuş insandır. kafası rahattır. yalnızlığı seven insandır.

en önemlisi doğru insanı bekleyendir. boşta kalmamak için 2 günlük ilişkilerle zamanını boşa harcamak istemeyen, ayran gönüllü olmayan insandır.
şaka gibisiniz.
ne kadar dışa bağımlı insanlarsınız.
başkaları olmadan, ''aşk,sevgi,çiçek,böcek'' olmadan, nefes alamayan insanları bize göstermişlerdir.
sabah uyandığımda, ilk işim telefonumu kontrol etmek olmadığı için mutluyum. bir sabah uyanıp, ''bu gün yunanistan'a gitmek istiyorum.'' dediğimde hesap vereceğim bir insan olmadığı için mutluyum. hayatın her anını, tadını çıkararak yaşadığım için mutluyum. telefon bağımlısı, sanal alemde yaşayan bir aptal olmadığım için çok çok mutluyum.
rahat bir ilişki yaşayan insanları tenzih ederim.
ama sokaklarda o kadar hakareti yiyipte, ''sizi rahatsız ediyor mu?'' diye sorduğumda, ''sizi ilgilendirmiyor'' diyen kadınları gördükçe, bir sevgilim olmadığı için kendimi çok güvende hissediyorum.
bir yetenek sahibiymiş gibi lanse edilen.

ne diyor camus: "insanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir."

ne diyor sevgilisiz yaşayabilenleri övenler: "aabi adam sevgilisiz olmaya dayanabiliyor inanabiliyor musun?"

adam kendine bile katlanmış güzel kardeşim, sevgilisiz olmak koyar mı ona?