operasyon tam da 24 haziran 2018 seçimi sonrası yapıldı. yani adnan oktar, malum şahısla ters düşmese operasyon da olmayacaktı muhtemelen. tıpkı fetö olayı gibi. her şey siyasi, her şey malum şahsın çıkarına mı aleyhine mi hareket ettiğinizle ilgili.
Sık geçen başlıklar
kedicik (140journos belgeseli) 8
ekşi'de göraslında belgesel içişleri bakanlığı hakkında...
dehşet içinde izlediğim, lisede okuyan kızıma zorla seyrettirdiğim video.
özellikle avm'lerden nasıl kız seçtikleri kısmını iki defa seyrettirdim. izlerken kalbim sıkıştı, acıdı. allah böyle şeytani kişiliklerle karşılaştırmasın kimseyi. daha fazla insan bu tip tuzaklara düşmesin diye trt falan yayınlasa keşke, herkese ulaşsa.
bunca yıldır küçümsediğim, güldüğüm, anlamakta zorlandığım, geri zekalı mı bunlar, müstehaktır ya da anası babası yok mu bunların diye dalga geçtiğim kedicik diye tabir edilen bu kadınlardan kendi adıma özür dilerim. ama sade vatandaş olarak kafamız basmaz ki bizim böyle iblisliklere, nereden bilelim? burada en önemli şey sanırım çocuğun anne babasıyla her şeyi paylaşacak düzeyde bir aile iletişimi olmasında yatıyor. gerçi bu heriflere anne babaların da gücü yetmez ki. devlet zor başa çıkmış.
ben istanbul üniversitesi'nde okurken bu adnan hocacıların janti erkekleri hakkında çok söylenti duyardım. sanırım zengin çocuğu olmadığımız için bana ve arkadaş çevreme yaklaşan olmadı. istanbul üniversitesi'nde bunların tuzağına düşen çok oldu. o zamanlar tuzak diye nitelendirmiyorduk tabii. adnan hoca tarikatına katıldı falan derlerdi. nasıl bir beladan teğet geçmişiz.
bu kadınlar şu an ne yapar ne eder bilmiyorum ama umarım ruhen ve bedenen iyileşmeleri, sosyal anlamda hayata karışmaları mümkün olur.
özellikle avm'lerden nasıl kız seçtikleri kısmını iki defa seyrettirdim. izlerken kalbim sıkıştı, acıdı. allah böyle şeytani kişiliklerle karşılaştırmasın kimseyi. daha fazla insan bu tip tuzaklara düşmesin diye trt falan yayınlasa keşke, herkese ulaşsa.
bunca yıldır küçümsediğim, güldüğüm, anlamakta zorlandığım, geri zekalı mı bunlar, müstehaktır ya da anası babası yok mu bunların diye dalga geçtiğim kedicik diye tabir edilen bu kadınlardan kendi adıma özür dilerim. ama sade vatandaş olarak kafamız basmaz ki bizim böyle iblisliklere, nereden bilelim? burada en önemli şey sanırım çocuğun anne babasıyla her şeyi paylaşacak düzeyde bir aile iletişimi olmasında yatıyor. gerçi bu heriflere anne babaların da gücü yetmez ki. devlet zor başa çıkmış.
ben istanbul üniversitesi'nde okurken bu adnan hocacıların janti erkekleri hakkında çok söylenti duyardım. sanırım zengin çocuğu olmadığımız için bana ve arkadaş çevreme yaklaşan olmadı. istanbul üniversitesi'nde bunların tuzağına düşen çok oldu. o zamanlar tuzak diye nitelendirmiyorduk tabii. adnan hoca tarikatına katıldı falan derlerdi. nasıl bir beladan teğet geçmişiz.
bu kadınlar şu an ne yapar ne eder bilmiyorum ama umarım ruhen ve bedenen iyileşmeleri, sosyal anlamda hayata karışmaları mümkün olur.
edit : bu entry kesinlikle kadın savunuculugu yapmak üzere girilmemiş olup, vicdanlı insanlar için önem arz eden bir konuda belli bir kesimin cinsiyetcilik yaparak konunun özünden uzaklasmalarina tepki olarak yazılmıştır. burada çocukların cinsiyetinden bağımsız başlarına gelen talihsiz olayların tartışılması gerekirken yazmis olduğum entry ile kendilerine yakışır şekilde beni 'feminazi' argosu ile suçlayanlarin muhatabı olmayı tabiki reddediyorum.
ikili ilişkilerinizde yaşadığınız başarısız sonuclarin verdiği incinmislikle, 13 15 yaşlarındaki kiz çocuklarina 25 30 yaşında yetişkin kadın muamelesi yapmak nedir, insanlar neler yaşamış.
genç kız bile diyemeyecegimiz çocuklar, günler hatta aylar öncesinde izlemeye alınıp kişisel özellikleri, inançları, ilgileri, zaafları, hobileri bir bir analiz edilip sahte profillerle karşılarına çıkılmış. 30 yaş ustu insanlar yazıyorsunuz ben şöyle yapardım böyle düşünürdüm. düşünemeyecek aklı bir karış havada ergen profil tam bu sebepten seçilmişler işte anlamak zor olmasa gerek. kendinizle küçücük çocukları vicdanen rahatsızlık duymadan karşılaştırıp onlari para avcısı aptal vs diye aşağılamaniz hiç bir mantığa sığmaz. zengin koca avcısı kızların düştüğü bataklık içerikli sığ görüşleriniz, konuya ne kadar yüzeysel baktığınızin göstergesi. adnan oktarın ağına düşenler sadece kadınlar da değil üstelik. erkekler de dusurulup kaçma girişiminde bulunamayacak kadar bastırılmış tipler. bu belgesel isminden de anlayacağınız üzere kedicik temalı ve kadınların örgüte dusurulme şekli anlatılmış.
buz dağının görünen kısmının ucu bile olduğunu zannetmiyorum üstelik. bu yuzden adnan oktarin yalnız kendisi değil ailesinin dahi incelenmesi , nasıl bu kadar zenginlesip destek bulabildiginin de irdelenmesi şart. 30 yıldır nasıl bu kadar profesyonel davranabildiler bunları sorgulamamiz lazımken isimiz gucumuz kadın düşmanlığı. oh olsun demediğimiz kalmış akıl alır gibi degil
. konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, daha kapsamlı belgesel çekilmesi şart ama siz cinsiyetçi kadın düşmanları izlemesiniz de olur.
ikili ilişkilerinizde yaşadığınız başarısız sonuclarin verdiği incinmislikle, 13 15 yaşlarındaki kiz çocuklarina 25 30 yaşında yetişkin kadın muamelesi yapmak nedir, insanlar neler yaşamış.
genç kız bile diyemeyecegimiz çocuklar, günler hatta aylar öncesinde izlemeye alınıp kişisel özellikleri, inançları, ilgileri, zaafları, hobileri bir bir analiz edilip sahte profillerle karşılarına çıkılmış. 30 yaş ustu insanlar yazıyorsunuz ben şöyle yapardım böyle düşünürdüm. düşünemeyecek aklı bir karış havada ergen profil tam bu sebepten seçilmişler işte anlamak zor olmasa gerek. kendinizle küçücük çocukları vicdanen rahatsızlık duymadan karşılaştırıp onlari para avcısı aptal vs diye aşağılamaniz hiç bir mantığa sığmaz. zengin koca avcısı kızların düştüğü bataklık içerikli sığ görüşleriniz, konuya ne kadar yüzeysel baktığınızin göstergesi. adnan oktarın ağına düşenler sadece kadınlar da değil üstelik. erkekler de dusurulup kaçma girişiminde bulunamayacak kadar bastırılmış tipler. bu belgesel isminden de anlayacağınız üzere kedicik temalı ve kadınların örgüte dusurulme şekli anlatılmış.
buz dağının görünen kısmının ucu bile olduğunu zannetmiyorum üstelik. bu yuzden adnan oktarin yalnız kendisi değil ailesinin dahi incelenmesi , nasıl bu kadar zenginlesip destek bulabildiginin de irdelenmesi şart. 30 yıldır nasıl bu kadar profesyonel davranabildiler bunları sorgulamamiz lazımken isimiz gucumuz kadın düşmanlığı. oh olsun demediğimiz kalmış akıl alır gibi degil
. konunun daha iyi anlaşılabilmesi için, daha kapsamlı belgesel çekilmesi şart ama siz cinsiyetçi kadın düşmanları izlemesiniz de olur.
eylul 2023 sonunda yayinlanmis (ihtimal ki "islemsel") belgesel.
burada evin ortasinda koca fil gibi bir utanc var. (fili gormezden gelmeyen, rezil olabilen kaldiysa)
dragos'ta, bagdat caddesi'nde adnan oktar'in he haltlar ettigi 80'lerden beri bilinirdi.
medyada yazarlar, cizerler dokundururdu buna. guldurulerde igneli sakalari yapilirdi.
kaldi ki adamin ne oldugu, yanindakilerin ne oldugu zifir gibi parliyordu aleni gun isiginda.
ki artik utanmaya gerek filan kalmadiginda, canli yayinda donduruyordu dumenini, spot isiklar altinda.
ve ama butun bunlar ortadayken, hepsi biliniyorken, hepsi konusuluyorken, daha bes yil oncesine kadar dragos'ta hala ve daha kucuk kiz cocuklarina tecavuz ediyorlardi.
o kosklerin saray yavrularinin odalarinda cigliklar yankilanirken, kacmaya calisan kizlar iskenceden gecerken, tir tir titrerken, kolluklariniz, yarginiz, yasamaniz, yurutmeniz neredeydi? reisiniz, teskilatiniz, muhalefetiniz, medyaniz neredeydi?
delilleri karartiyorlarmis. sikayet edenleri ortadan kaldiriyorlarmis. salak olmak lazim bunlari yemek icin. "eylem yapmadan canlı bombaları tutuklayamayız" gibi arsizca, rezilce. (gerci bunu diyen de rezil olmadiydi, bas taci olduydu, he mi)
nerede tehditleri sezen, canavarlarin onunu kesen, proaktif derin devletiniz?
anasini optugum, avradini gondikledigim derin devletiniz neredeydi bunlar olup biterken?
memleket okullarinda bu rezil sapigin kitaplarini dagitiyorlardi kucucuk cocuklara. kicini deri koltuga yaymis devletluleriniz dagitiyordu, onayliyordu bunlari. bu yuzsuz pisligin (kimbilir kimlere dizdirdigi) kose yazilarini katar'da gazetelere basiyorlardi birkac yil onceye kadar. iftarda, teravihte, sohbette, selamda, memleket cemaatlerinin cogu neferi saygi duyardi. "adnan hoca" diye hurmetle anardi bu hukmu sabit serefsizi. biz burada iki laf etsek, ne oldugunu soylesek, delille belgeyle yazsak bizi ucururlardi ama. kac arkadasimizin evini, ofisini bastirdi bu adamin avukatlari. bize gelince aslandi ama, kaplandi ama kolluklariniz, yarginiz.
neredeydiler? neredeydiniz?
umitcan uygun'un sirtini mi sivazliyordunuz o vakitler? universite ogrencilerini mi tehdit ediyor, sopaliyor, intihara zorluyordunuz? kürşat ayvatoğlu'nun citir kokain tozlu cakarli araci icin trafigi mi aciyordunuz? yoksa cok eski reisleriniz gibi, escinsel belcikali polis mudurunun istanbul'daki otel odasina kucuk turk cocuklarini mi paketleyip sunuyordunuz?
bu haltlari yiyenler ey! utanmaz reziller ey!
simdi en milliyetci, en vatansever sizsiniz oyle mi?
vatani, milleti, memleketi hainler, koku disardalar, penbe gotlu ibneler, istilacilar, donmeler, batinin koleleri bu hale getirdi degil mi?
bu yerli sapiklar, milli tecavuzculer, bunlara bulasmis curumus kokusmus rabitali kolluklar, gorevliler, makam sahipleri, yetki sahipleri degil.
siz degilsiniz suclu. degil mi? siz her halttan anlayan. her bokun en alasini en iyi bilen. siz kurtardiniz, vatani memleketi kurtardiniz. satin tabii simdi cakanizi.
degil mi?
ariyorum. allah askina ariyorum. nerede utanmasi kalan? nerede nokta kadar namusu, hayasi, ar duygusu olan?
nerede bir tane tukurmeye degecek yuz. allah rizasi icin ariyorum.
burada evin ortasinda koca fil gibi bir utanc var. (fili gormezden gelmeyen, rezil olabilen kaldiysa)
dragos'ta, bagdat caddesi'nde adnan oktar'in he haltlar ettigi 80'lerden beri bilinirdi.
medyada yazarlar, cizerler dokundururdu buna. guldurulerde igneli sakalari yapilirdi.
kaldi ki adamin ne oldugu, yanindakilerin ne oldugu zifir gibi parliyordu aleni gun isiginda.
ki artik utanmaya gerek filan kalmadiginda, canli yayinda donduruyordu dumenini, spot isiklar altinda.
ve ama butun bunlar ortadayken, hepsi biliniyorken, hepsi konusuluyorken, daha bes yil oncesine kadar dragos'ta hala ve daha kucuk kiz cocuklarina tecavuz ediyorlardi.
o kosklerin saray yavrularinin odalarinda cigliklar yankilanirken, kacmaya calisan kizlar iskenceden gecerken, tir tir titrerken, kolluklariniz, yarginiz, yasamaniz, yurutmeniz neredeydi? reisiniz, teskilatiniz, muhalefetiniz, medyaniz neredeydi?
delilleri karartiyorlarmis. sikayet edenleri ortadan kaldiriyorlarmis. salak olmak lazim bunlari yemek icin. "eylem yapmadan canlı bombaları tutuklayamayız" gibi arsizca, rezilce. (gerci bunu diyen de rezil olmadiydi, bas taci olduydu, he mi)
nerede tehditleri sezen, canavarlarin onunu kesen, proaktif derin devletiniz?
anasini optugum, avradini gondikledigim derin devletiniz neredeydi bunlar olup biterken?
memleket okullarinda bu rezil sapigin kitaplarini dagitiyorlardi kucucuk cocuklara. kicini deri koltuga yaymis devletluleriniz dagitiyordu, onayliyordu bunlari. bu yuzsuz pisligin (kimbilir kimlere dizdirdigi) kose yazilarini katar'da gazetelere basiyorlardi birkac yil onceye kadar. iftarda, teravihte, sohbette, selamda, memleket cemaatlerinin cogu neferi saygi duyardi. "adnan hoca" diye hurmetle anardi bu hukmu sabit serefsizi. biz burada iki laf etsek, ne oldugunu soylesek, delille belgeyle yazsak bizi ucururlardi ama. kac arkadasimizin evini, ofisini bastirdi bu adamin avukatlari. bize gelince aslandi ama, kaplandi ama kolluklariniz, yarginiz.
neredeydiler? neredeydiniz?
umitcan uygun'un sirtini mi sivazliyordunuz o vakitler? universite ogrencilerini mi tehdit ediyor, sopaliyor, intihara zorluyordunuz? kürşat ayvatoğlu'nun citir kokain tozlu cakarli araci icin trafigi mi aciyordunuz? yoksa cok eski reisleriniz gibi, escinsel belcikali polis mudurunun istanbul'daki otel odasina kucuk turk cocuklarini mi paketleyip sunuyordunuz?
bu haltlari yiyenler ey! utanmaz reziller ey!
simdi en milliyetci, en vatansever sizsiniz oyle mi?
vatani, milleti, memleketi hainler, koku disardalar, penbe gotlu ibneler, istilacilar, donmeler, batinin koleleri bu hale getirdi degil mi?
bu yerli sapiklar, milli tecavuzculer, bunlara bulasmis curumus kokusmus rabitali kolluklar, gorevliler, makam sahipleri, yetki sahipleri degil.
siz degilsiniz suclu. degil mi? siz her halttan anlayan. her bokun en alasini en iyi bilen. siz kurtardiniz, vatani memleketi kurtardiniz. satin tabii simdi cakanizi.
degil mi?
ariyorum. allah askina ariyorum. nerede utanmasi kalan? nerede nokta kadar namusu, hayasi, ar duygusu olan?
nerede bir tane tukurmeye degecek yuz. allah rizasi icin ariyorum.
kadinlara toplu tecavuz edebilmek icin resmen otuz sene boyunca kimse sesini cikarmamis bu orgute. allah kitap gececeksiniz, yok herif mesihim diyormus da bunlar da ona kanmislar da yok dinde kadinin kibiri kirilmaliymis da. siktir git, demiyor ki hayatimda elde edemeyecegim luksu elde ettim, arabalar, luks, ihtisam para, her gun onlarca kadini istismar etmek tatli geldi... guc tatli geldi... sirf delinin birine ve yaptiklarina bu nedenle goz yummuslar, "ben allah yolunda calistim" diyor. allah'in yolu zurafa sokaktan mi geciyor pezevenk? hangi allah soyle de bilelim. itirafci dedikleri pezevengi dusunun, on yedi yasindaki kiz cocugu kadar olamamis... bir de gebes gevsek diyor "o korkmadi, ben mi korkacagim" e korkmussun pezevenk! mapus duvarlari dar gelmis de itirafci olmussun. korkmussun. kadinlari, yine geri basmayan bir kadin kurtarmis, direnmis, geri cekmemis suc duyurusunu. kahroldum izlerken; boyle bir sey olamaz, bir de tutanaklari falan varmis ortada gezen... arasam bulurum yuksek ihtimal, ama okumayi kalbim kaldirmaz. yaziklar olsun! resmen herkes oradaymis be.
türkiye'de eğitim sisteminden evrimi çıkarılmasının sebebi bu adam. tabii ki akp bilim düşmanı. ama evrim teorisini hedef tahtasına koyan adnan hoca. amerika'dan kilise destekli kaynaklardan aldığı yayınları türkçe'ye çevirtti. siyasal gücü de arkasına öyle bir aldı ki, türkiye abd'yi de geride bırakıp dünya üzerindeki en evrim düşmanı ülke oldu. iran islam cumhuriyeti ve şeriatla yönetilen arap ülkelerinde bile okullarda evrim eğitimi var, bizde yok.
https://lchc.ucsd.edu/…012_01.dir/pdf8r1yklhavm.pdf görsel
https://science.ut.ac.ir/…eb/biology/animal-biology
https://nyuad.nyu.edu/…s/biology-major/courses.html
o değil de fatih erbakan adnan oktar'ın ta eskiden beri çok kankası. bu belgeseli falan görünce ne üzülmüştür ha! hocayla takılamazsa müritleriyle takılıyordu, resmen dağıldı gitti hepsi. özlüyor musun fatih?
kendi tarikatı içinde beyin yıkaması, nöropazarlama titizliğiyle kızlara yaklaşabilmesi, rıza inşası, manipülasyon, sindirme, bi de bilhassa iyi üniversitelerde okuyan, zengin aile çocuklarını bu kadar rahat kontrol altına alabilmesi psikoloji derslerine girecek türden*. ama ülke olarak daha dikkatli bakmamız gereken kısım siyasi gücü. bu adamın böyle bi gücü eline almasın akimler göz yumdu? yargıda yapılanmaya başlamıştı, canını sıkan herkesi mahkemede süründürüyordu. sözlük'ten bile kaç kişi adnan oktar hakkında yazdıkları yüzünden mahkemelik oldu. sıradan bir seks kültü devletin içine nasıl bu kadar sızabildi? hadi fetö'yü anladık, said nursi geleneğini kullandı, amerika'dan ciddi bi destek aldı, eğitimli kesimi etrafında topladı. bu yazının iti ne alaka?
adnan oktar operasyondan önce o kadar o kadar çok güçlenmişti ki saraylarda davet veriyordu, devlet yetkilileri katılıyordu. aile bakanı derya yanık'la arası çok iyiydi mesela. acaba en son kime şantaj yaptı da çat diye biletini kestiler? aşırı büyük paralar, çok önemli adamların kasetleri mevzu bahis. devlerin arenası o, birkaç tane gözü kara memurun inisiyatif alması, örgütten kaçmayı başarmış kızların ifadeleri yıkmamıştır bu oyunu. o kızların ifadeleri 15 yıldır piyasada vardı zaten (yine de emniyet müdürünü ve görev alan polislerin cesaretini çok takdir ettim, risk büyük, eyvallah). devletin içinden yapılan bu operasyon, keltoşun koruması altında olduğu halde ve kendisinden saklı tutularak yapıldığına göre, kimse bunun sıradan bir operasyon olduğuna inandıramaz beni. belli ki devletin en üst kademesinde, hatta uluslararası pazarlıklar yapılmış.
fakat hala israil'le ilişkisini çözemedim. israil bu örgütü niye destekledi acaba? belki de türkiye'deki bürokratların önemli kısmının şantaj videolarını elinde tuttuğu içindir. bizim keltoşun bu hikayedeki rolünü keşke daha açık izleyebilseydik. babuna ailesini de. adnan oktar örgütü öyle bir saatlik belgeselde bitmez ki, keşke 12 bölümlük seri yapsalardı. bu sadece örgüte kız getirme kumpasının hikayesi olmuş, esas konu çok geniş. serinin sonraki bölümü adnan kalan konuyu işlemeye yeter mi bilmiyorum. gerçi seride kaç bölüm var onu da bilmiyorum.
şunu da izleyiverin arada https://www.youtube.com/watch?v=e1avhfio2ms
mesela aklıma gelen bir soru, bunun zamanında oktar babuna ile beraber topladığı kanlar nereye gitti? muhtemelen genetik bilgiler bi havuzda toplandı. o dönem kan verenlerin bilgileri dünya çapında borsalarda potansiyel yedek organ bankası olarak mı satılıyor mesela?
bi de adam 10bin sene ceza aldı, ekibi hala vazgeçmedi la. hala twitter gündemini botlarla istila etmeye devam ediyorlar. bi salın bizi artık yaa. hakkaten beyinleri yıkanmış.
hep merak ederdim bu örgütün gelir kaynağını, o konuda bir şey söylemediler ama. siyasi bağlantıları ve yargının içine yerleşmeleri kadar önemli olan konu, bu değirmenin suyu.
unutmadan, estetik ameliyat ve makyajla meğerse zamanında reddedildiği, takıntılı olduğu ve sayısız davalar açarak hayatını cehenneme çevirdiği manken ebru şimşek'e benzetmeye çalışıyormuş.
(bkz: #29769740) (bkz: #71699279)
bu da 11 yaşındaki mağdurun ifadesi:
https://www.sozcu.com.tr/…itlarina-yansidi-6867054/
https://www.cumhuriyet.com.tr/…nc-itiraflar-1030035
https://www.cumhuriyet.com.tr/…-adnan-oktar-1901476
mahkeme heyeti çizimli kitapçık hazırlatmıştı, ama bi şekilde ortadan kaldırıldı o kitap. eksidne ful pdf'e erişiliyordu.
https://www.superhaber.com/…-108-sayfa-haber-317984
bu mecrada görmedim ama eminim vardır, bu kızlar da tarikata girmeseymiş, aklını kullansaymış, bu tuzağa düşmeseymiş diye yorumlar. şu dünyada sizin iki katınızdan fazla yaşamış, kurnaz, elinde bir hayli maddi, manevi ve hukuki güç olan bir çetenin, organize, incelikle çalışılmış manipülasyonuna karşı kendinizi, kendi naif iradenizle korumanız imkansıza yakın bir şey. kendinizden pay biçin. en basitinden sosyal medya platformlarının bizi manipüle ettiğini, ilgimizi ve harcamamızı rahatça yönlendirdiğini hepimiz biliyoruz, kaçımız karşı koyabiliyor sosyal medyanın gücüne? yediklerimizin kilo aldırdığını hepimiz biliyoruz. kaçımız iradesini ortaya koyup karşı durabildi ve bir ömür boyu fit yaşadı?
dragos villasında ele geçirilen penis şeklindeki kapı tokmaklarından sosyal medya ekibine, kadınların vücutları üzerinde zorla yaptıkları modifikasyonlardan sahte balayılara, babuna'lar üzerinden kurulan israil lişkisisinden avukat ordusuna, seks videoları arşivinden belediyede açtıkları fosil sergilerine, örgütün hücre yapılanmasından uluslararası trafiğe, türkiye'de sanat çamiasının örgütle kurduğu ilişkiden operasyonun içişleri bakanlığından saklanmasına kadar en az 12 bölümlük seri lazım bu konuyu anlatmak için, hatta 2x10 bir dizi daha iyi olur. vallahi tek videoluk konu değil bu, çok şey yarım kalmış. tabii bu yapımlar ucuz değil, maddi kaynak bulmak lazım. takdir edersiniz ki trt veya atv böyle bir belgeselin yapımını üstlenmez. crowdfunding usulü bağış toplayınca da insanın adı foncuya çıkıyor. hadi parayı hallettik diyelim, özgür bir ülke ve can güvenliği de lazım bu konuları işleyebilmek için.
son olarak, yine benim pek anlamadığım, hiçbir haberde de aydınlatılmamış bir konu var. zamanında ben bu adnan oktar örgütünün elemanlarıyla facebook üzerinden arkadaş olmuştum merak ettiğim için. zaten siz bir tanesini arkadaş eklerseniz kalanları sizi ekliyor (mesaj atanlara link gönderebilirim, ama mesajlarınıza cevap vermiyorlar). şimdi adnan hoca içerde, maddi kaynakları, umuyorum ki, kamuya aktarıldı. yönetimdeki bacılar ve erkek grubu hapiste. kalan kadınlara noldu? özgürlüklerine kavuşmadıklarını biliyoruz, bunları toplayıp görüş günlerine falan götürüyorlar. bu kadınlar şu anda kimin kontrolü altında? bakanlıklar veya herhangi bir devlet kuruluşu bu kadınlara kucak açtı mı, bakımlarını, tedavilerini üstlendi mi? ailelerine dönmek isteyen kadınların güvenliği devlet tarafından sağlandı mı? kolları her tarafa uzanan, silahlı bir terör örgütü bu, elebaşını hapse atınca cariye grubu gerçekten serbest kalmamış olabilir. sosyal medya ekibi hala çok aktif. sadece twitter'daki botlardan bahsetmiyorum. örgütün kontrolündeki kadınların eskisi gibi fotoğraflarını çekip, photoshop'layıp, yayınlamaya devam ediyorlar. ben buradan maddi gelirlerin ve kadınların kontrolünün devam ettiğini anlıyorum.
(bkz: ceylan özgül) https://www.youtube.com/watch?v=q2fca6l0m9w
(bkz: beril koncagül) (bkz: müge öğütçü) (bkz: ayça pars) (bkz: çağla taker) (bkz: seda ışıldar)
bunların da videoları var, bulup izleyin.
https://lchc.ucsd.edu/…012_01.dir/pdf8r1yklhavm.pdf görsel
https://science.ut.ac.ir/…eb/biology/animal-biology
https://nyuad.nyu.edu/…s/biology-major/courses.html
o değil de fatih erbakan adnan oktar'ın ta eskiden beri çok kankası. bu belgeseli falan görünce ne üzülmüştür ha! hocayla takılamazsa müritleriyle takılıyordu, resmen dağıldı gitti hepsi. özlüyor musun fatih?
kendi tarikatı içinde beyin yıkaması, nöropazarlama titizliğiyle kızlara yaklaşabilmesi, rıza inşası, manipülasyon, sindirme, bi de bilhassa iyi üniversitelerde okuyan, zengin aile çocuklarını bu kadar rahat kontrol altına alabilmesi psikoloji derslerine girecek türden*. ama ülke olarak daha dikkatli bakmamız gereken kısım siyasi gücü. bu adamın böyle bi gücü eline almasın akimler göz yumdu? yargıda yapılanmaya başlamıştı, canını sıkan herkesi mahkemede süründürüyordu. sözlük'ten bile kaç kişi adnan oktar hakkında yazdıkları yüzünden mahkemelik oldu. sıradan bir seks kültü devletin içine nasıl bu kadar sızabildi? hadi fetö'yü anladık, said nursi geleneğini kullandı, amerika'dan ciddi bi destek aldı, eğitimli kesimi etrafında topladı. bu yazının iti ne alaka?
adnan oktar operasyondan önce o kadar o kadar çok güçlenmişti ki saraylarda davet veriyordu, devlet yetkilileri katılıyordu. aile bakanı derya yanık'la arası çok iyiydi mesela. acaba en son kime şantaj yaptı da çat diye biletini kestiler? aşırı büyük paralar, çok önemli adamların kasetleri mevzu bahis. devlerin arenası o, birkaç tane gözü kara memurun inisiyatif alması, örgütten kaçmayı başarmış kızların ifadeleri yıkmamıştır bu oyunu. o kızların ifadeleri 15 yıldır piyasada vardı zaten (yine de emniyet müdürünü ve görev alan polislerin cesaretini çok takdir ettim, risk büyük, eyvallah). devletin içinden yapılan bu operasyon, keltoşun koruması altında olduğu halde ve kendisinden saklı tutularak yapıldığına göre, kimse bunun sıradan bir operasyon olduğuna inandıramaz beni. belli ki devletin en üst kademesinde, hatta uluslararası pazarlıklar yapılmış.
fakat hala israil'le ilişkisini çözemedim. israil bu örgütü niye destekledi acaba? belki de türkiye'deki bürokratların önemli kısmının şantaj videolarını elinde tuttuğu içindir. bizim keltoşun bu hikayedeki rolünü keşke daha açık izleyebilseydik. babuna ailesini de. adnan oktar örgütü öyle bir saatlik belgeselde bitmez ki, keşke 12 bölümlük seri yapsalardı. bu sadece örgüte kız getirme kumpasının hikayesi olmuş, esas konu çok geniş. serinin sonraki bölümü adnan kalan konuyu işlemeye yeter mi bilmiyorum. gerçi seride kaç bölüm var onu da bilmiyorum.
şunu da izleyiverin arada https://www.youtube.com/watch?v=e1avhfio2ms
mesela aklıma gelen bir soru, bunun zamanında oktar babuna ile beraber topladığı kanlar nereye gitti? muhtemelen genetik bilgiler bi havuzda toplandı. o dönem kan verenlerin bilgileri dünya çapında borsalarda potansiyel yedek organ bankası olarak mı satılıyor mesela?
bi de adam 10bin sene ceza aldı, ekibi hala vazgeçmedi la. hala twitter gündemini botlarla istila etmeye devam ediyorlar. bi salın bizi artık yaa. hakkaten beyinleri yıkanmış.
hep merak ederdim bu örgütün gelir kaynağını, o konuda bir şey söylemediler ama. siyasi bağlantıları ve yargının içine yerleşmeleri kadar önemli olan konu, bu değirmenin suyu.
unutmadan, estetik ameliyat ve makyajla meğerse zamanında reddedildiği, takıntılı olduğu ve sayısız davalar açarak hayatını cehenneme çevirdiği manken ebru şimşek'e benzetmeye çalışıyormuş.
(bkz: #29769740) (bkz: #71699279)
bu da 11 yaşındaki mağdurun ifadesi:
https://www.sozcu.com.tr/…itlarina-yansidi-6867054/
https://www.cumhuriyet.com.tr/…nc-itiraflar-1030035
https://www.cumhuriyet.com.tr/…-adnan-oktar-1901476
mahkeme heyeti çizimli kitapçık hazırlatmıştı, ama bi şekilde ortadan kaldırıldı o kitap. eksidne ful pdf'e erişiliyordu.
https://www.superhaber.com/…-108-sayfa-haber-317984
bu mecrada görmedim ama eminim vardır, bu kızlar da tarikata girmeseymiş, aklını kullansaymış, bu tuzağa düşmeseymiş diye yorumlar. şu dünyada sizin iki katınızdan fazla yaşamış, kurnaz, elinde bir hayli maddi, manevi ve hukuki güç olan bir çetenin, organize, incelikle çalışılmış manipülasyonuna karşı kendinizi, kendi naif iradenizle korumanız imkansıza yakın bir şey. kendinizden pay biçin. en basitinden sosyal medya platformlarının bizi manipüle ettiğini, ilgimizi ve harcamamızı rahatça yönlendirdiğini hepimiz biliyoruz, kaçımız karşı koyabiliyor sosyal medyanın gücüne? yediklerimizin kilo aldırdığını hepimiz biliyoruz. kaçımız iradesini ortaya koyup karşı durabildi ve bir ömür boyu fit yaşadı?
dragos villasında ele geçirilen penis şeklindeki kapı tokmaklarından sosyal medya ekibine, kadınların vücutları üzerinde zorla yaptıkları modifikasyonlardan sahte balayılara, babuna'lar üzerinden kurulan israil lişkisisinden avukat ordusuna, seks videoları arşivinden belediyede açtıkları fosil sergilerine, örgütün hücre yapılanmasından uluslararası trafiğe, türkiye'de sanat çamiasının örgütle kurduğu ilişkiden operasyonun içişleri bakanlığından saklanmasına kadar en az 12 bölümlük seri lazım bu konuyu anlatmak için, hatta 2x10 bir dizi daha iyi olur. vallahi tek videoluk konu değil bu, çok şey yarım kalmış. tabii bu yapımlar ucuz değil, maddi kaynak bulmak lazım. takdir edersiniz ki trt veya atv böyle bir belgeselin yapımını üstlenmez. crowdfunding usulü bağış toplayınca da insanın adı foncuya çıkıyor. hadi parayı hallettik diyelim, özgür bir ülke ve can güvenliği de lazım bu konuları işleyebilmek için.
son olarak, yine benim pek anlamadığım, hiçbir haberde de aydınlatılmamış bir konu var. zamanında ben bu adnan oktar örgütünün elemanlarıyla facebook üzerinden arkadaş olmuştum merak ettiğim için. zaten siz bir tanesini arkadaş eklerseniz kalanları sizi ekliyor (mesaj atanlara link gönderebilirim, ama mesajlarınıza cevap vermiyorlar). şimdi adnan hoca içerde, maddi kaynakları, umuyorum ki, kamuya aktarıldı. yönetimdeki bacılar ve erkek grubu hapiste. kalan kadınlara noldu? özgürlüklerine kavuşmadıklarını biliyoruz, bunları toplayıp görüş günlerine falan götürüyorlar. bu kadınlar şu anda kimin kontrolü altında? bakanlıklar veya herhangi bir devlet kuruluşu bu kadınlara kucak açtı mı, bakımlarını, tedavilerini üstlendi mi? ailelerine dönmek isteyen kadınların güvenliği devlet tarafından sağlandı mı? kolları her tarafa uzanan, silahlı bir terör örgütü bu, elebaşını hapse atınca cariye grubu gerçekten serbest kalmamış olabilir. sosyal medya ekibi hala çok aktif. sadece twitter'daki botlardan bahsetmiyorum. örgütün kontrolündeki kadınların eskisi gibi fotoğraflarını çekip, photoshop'layıp, yayınlamaya devam ediyorlar. ben buradan maddi gelirlerin ve kadınların kontrolünün devam ettiğini anlıyorum.
(bkz: ceylan özgül) https://www.youtube.com/watch?v=q2fca6l0m9w
(bkz: beril koncagül) (bkz: müge öğütçü) (bkz: ayça pars) (bkz: çağla taker) (bkz: seda ışıldar)
bunların da videoları var, bulup izleyin.
içişleri bakanına haber vermedik diyorlar açık açık tüm sistemin çürümüşlüğünü bu kadar güzel özetleyen bir şey yoktur, adnan denen sapığın ne halt olduğunu biz 90'lar ergen ve gençleri; okullarda, din öğretmenleri ya da sağ görüşlü öğretmenler, idareciler tarafından bedava dağıtılan aptal kitaplarından biliyoruz. bu kısımda yeni bir şey yok ama tek yeni bir şey var, o da bi bakanın yapılacak operasyonları önceden ilgi şahıslara bildirmesi konusunun bir alışkanlığı olmuş olması ki bu tarz bir konuda dönemin istanbul emniyet müdürüyle de kavga etmişlerdi, "size bilgi verince adamlar kaçıyor" gibi bir söz etmişti müdür. işte bu bahsi geçen içişleri bakanı, ülkede değil bir daha siyaset yapmak, hapisten 1 gün bile dışarı çıkmaması gereken birisi. böyle bir fotoroman içişleri bakanı da gördü bu ülke.