Sık geçen başlıklar

ilk aşık olunan yabancı şarkı 10

ekşi'de gör
500 miles
(bkz: 500 miles away from home)

anadolu ekspresinde gidip gelirken mırıldanılan, yaban rüzgârlarla sürüklenen kuru yaprakların, dalından koparıldığı yüce çınarlara duydukları içli hasret…

eski bir folk song. farklı sözlerle söylendiği vâkidir. hatırda kalan biçimi şöylece:
———
if you miss the train i'm on, you will know that i am gone.
you can hear the whistle blow a hundred miles,
a hundred miles, a hundred miles, a hundred miles, a hundred miles,
you can hear the whistle blow a hundred miles.

eğer trenimi kaçırırsan, bileceksinki artık yokum.
yüz mil öteden çalan bir düdük duyabilirsin.
yüz mil öteden, yüzlerce mil öteden… bir düdük duyabilirsin.

more than one, more than two, more than three, more than four,
more than 500 miles i'm away from home.
500 miles, 500 miles, 500 miles, 500 miles
more than five hundred miles i'm home.

birden, ikiden, üçten, dörtten fazla,
500 milden fazla, evimden uzağım.
500 milden fazla, 500 milden fazla yuvamdan uzağım…

not a shirt on my back, not a penny to my name
lord i can't go back my home this way.
this a-away, this a-way, this a-way, this a-way,
lord i can't go back my home this way.

ne sırtımda bir gömlek, ne cebimde tek kuruş
allahım evime böyle dönemem.
böylece, böylece, allahım evime böyle dönemem…

if you miss the train i'm on you will know that i am gone
you can hear the whistle blow a hundred miles.?
a hundred miles, a hundred miles, a hundred miles, a hundred miles,
you can hear the whistle blow a hundred miles.

bobby bare - 500 miles away from home

bu da bizdeki eşleniği:
ersen ve dadaşlar - sal allahım sal

bu iş haktan geldi, kime küseyim.
sal allahım sal, sılama varayım.
perdono
take it off
:ddddd
kendimi yatak üstünde sicrarken hatırlıyorum hemen
küçücüktüm
o zamanlar mtv vardı.