Sık geçen başlıklar

eylül ayına veda için bir söz bırakmak 5

ekşi'de gör
eskiler üzüm ayı derlermiş eylül ayı için. benim için de üzüm üzüm üzülmek, dalından kopup ayrı düşmek demek eylül. hayatımın keskin değişimlerini ve en büyük kayıplarını hep eylülde yaşadım. romantizm için değil asla. belki kayıpları her ay yaşarsınız ama eylülde gözünüzün iliştiği her şey size kayıplarınızı hatırlatır. kuruyan dalından, sararıp düşen yaprağına, toprağın kokusuna her şey sizi üzüp o moda sokabilir. bilmiyorum. ben zaten hüzün için bahaneye bakıyorum. :)
edebiyatçıyım ama edebiyat yapmayacağım. z kuşağı falan diye yerden yere vuruluyorlar, ama haklı ama haksız, ancak ben bugün öğrencilerime üzüldüm.

pandemi ile alakalı konferans vardı okulda. bi' ara avrupa ülkelerindeki okullara ait görüntüler gösterdiler. yeni çekilmiş söylediklerine göre.

öğrencilerde maske vardı ama ben başka bir şeye odaklandım o sırada. giyimleri kuşamları, okullarının okul gibi görünüşü; ellerinde çantalarında her türlü teknolojik alete sahip oluşları; yine ergenliğin verdiği hareketlilikle yerlerinde duramamaları ama basbayağı mutlu görünmeleri vs.

bizim çocukların ödleri kopuyor kullandıkları kulaklık, şarj kablosu vs. bozulacak, kopacak diye.
hastanelerden hallice mimariye sahip okullarda okuyorlar.
ve gelecek kaygısı her an içlerinde.

kısa keseyim. eylül gidiyormuş da ekim geliyormuş ne fayda!
bu ülkede yıllardır iyiye giden bir tek şey var mı hocam?
bu ne sıcak, hiç yakışıyor mu sana bunca nem? canın çıktı, bitip gitmek üzeresin, hâlâ ne bu afra tafra? eylül sonunda bu kadar bunaltıcı olur mu hava? ne ayaksın sen?
siktir git, beni rahat bırak. nemini de al git!