yaşım geldi evleneyim erkeği ile evlenip hayatını sikecek olan kızdır
Sık geçen başlıklar
evlenemeyen kızlarda yaşanan 28-32 yaş arası panik 11
ekşi'de görevlenemeyende diğerlerini gaza getirmeye çalışıyor ,istediği tipi bulunca hepsini satacak haberleri yok:
arkadaşlar evlenmemiş bekar kalmış kadınlar sadece türkiyede normalin ötesinde görülmüyor. irlandada airbnbde evinde kaldığım bir kadında 60’lı yaşlarındaydı kendisi bekar kaldığo için ailesinin arkadaşlarının çevresinin söylediklerinden bahsediyordu. bu beyaz türklerde genel bir gerizekalılık var. geri kalmış düşündükleri kültür ve normların yalnızca türkiyeye has arap yada pers kültürünün baskısıyla olduklarını zannediyorlar. mesela erkekler bir araya geldiğinde kadın bedeni hakkında konuşur, avrupada erkekler arasında kadın bedeni hakkında konuşulanları duyunca şaşırmıştım. böyle bir dünya yok beyaz türkler, hepimiz kadınız erkeğiz ve insanız.
bugün markette panikle rafları dolaşan bir kadın gördüm. aceleyle rafları karıştırıp süt kutularını deviriyordu. ben de “hanımefendi öyle zannediyorum ki iftar vakti yaklaştığı için panik halindesiniz” dedim. o ise “ne alakası var beyefendi evlenemeyen kadınlarda 28-32 yaş arasında bir paniklik oluyor ya hani, bu yüzden dolayı” dedi. sonra panikle alışverişine devam etti sağa sola çarpa çarpa kasaya doğru giderken birkaç yaşlı müşteriyi yere düşürdü. 28-32 yaş arası bekar kadınlar yasaklansın :/
bu kritik 4 sene barajı atlatıldığı zaman , libidonun da düşmesi ve umutların azalması ile feminizm akımına doğru güzel bir yolculuk başlar . yanında ekstra yoga ve kamp günlükleri de vardır .
şimdi size iki örnekle durum değerlendirmesi yapacağım.
babamın üniversiteden bir arkadaşı var ümit. 60 yaşında, hiç evlenmedi. bu adama sürekli birilerini yapmaya çalıştılar, istemedi. az buçuk bir emekli maaşı var. kalan yıllarında alzheimer annesine bakıyor. babamdan bildiğim kadarıyla hepsi bu.
bir de annemin bir arkadaşı var, vildan. o da 50’lerin sonunda. bu kadının da ailesinden kol gibi bir miras kaldı kendisine. kalan ömründe parayı eze eze bitiremez. taksi plakaları var. istese o parayla genç bir sevgili yapar. şu ekonomide hayır diyecek biri olduğunu sanmıyorum.
yanisi iki örnek gibi yüzlerce örnek var bu ülkede. imkan olduğu halde evlenmeyen. hikayelerini bilmiyoruz. belki eşcinseller, belki aseksüel, kim bilir belki ailelerinde tanık oldukları şiddetli geçimsizliğin kendilerinde tekrarlanmasından korkuyorlar. veya yalnızlığa tapıyorlar.
nedenini bilemeyiz ama imkan dahilinde evlenmeyen bunca insan arasından nedense hep kadın olan aşağılanıyor. ilginç değil mi?
neden biliyor musunuz, çünkü bekar kadın toplum için bir tehdit olarak görülüyor. tıpkı lgbti+ler gibi. kendi halinde, kimseye zararı olmayan insanlarla neden bunca dalga geçilip, aşağılanıyor sizce.
sonuçta bekar kadın veya lgbti+'nin kime ne zararı var… işte toplumsal kodlarımızdaki muhafazakarlık burada devreye giriyor.
bekar kadın demek, zincirlerini kırıp her an kendine biçilen rolleri reddetmek demek. belki istediğiyle seks yapmak, slut shaming’i sallamamak, çocuk yetiştirmekten vazgeçmek demek. muhafazakar toplumun temel direği aile kavramının temeline bomba atmak demek. nitekim aynısı lgbti+ için de geçerli.
dikkat ederseniz aynı mütedeyyin kitle bu gruba karşı da hiddetleniyor. bazen ibne diye dalga geçiliyor, bazen öfkeleniliyor. zira ömür boyu inandıkları sistemin sarsıldığını görüyorlar. kadın itaatkar olur, erkeğine tapar. erkek dediğinse ibine olamaz, "ardını dövdüremez".
biliyor musunuz bugün türkiye’deki tarikatlar kadınların artan boşanma talepleri yüzünden hükümetle özel olarak görüşüp, konu hakkında önlem alınmasını istiyorlar. şeyh şuyhların kadınlardan nasıl korktuğunu varın siz hesap edin. bastıramadıkları kadınları böyle bastırma çabasındalar.
yoksa kim götlerini toplayıp, evin temizliğini yapıp, her güne yemek çıkarıp, çocuklarını büyütüp, bir de oral seksini yapacak adamın değil mi ama? tehlike çanları çalıyor yani.
o yüzden burada da komik komik hep aynı argümanlarla geliyorlar. “yumurtaların omlet oluyor”. hayır tıp bilgisi de yok pezevengin. yumurta dondurma diye bir nane çıktı. çok bebe isteyen gider dondurur. bizler için bunca dertlenmenize gerek yok yeani. ikincisi de “kedi sahibi olursunuz ehi ehi”
zamanında üniversiteyi bitirdiğimde arkadaşım sandığım birinden evlenme teklifi aldım. kafasında her şeyi kurmuş, yaşayacağımız evden, çocukların isimlerine. asla şaka yapmıyorum, çocuğun ismini kendi aklında belirlemişti bile. tek eksik benim imzamdı. şu an evet deseydim ankara’da, muhtemelen iki çocuklu, kayınpeder/valideyle aynı sitede yaşayan, günde üç kap yemek yaptığım bir hayatım olurdu.
ben şu an berlin’deyim arkadaşlar. ve aralık ayına christmas’ı geçirmek için danimarka’ya bilet aldım. hem christmas marketleri gezmek, sıcak şaraplar içip, güzel yemekler denemek istiyorum. hem de daha önce gitmediğim bir ülkeyi görmek istiyorum.
siz diyorsanız ki birinci şıkkı kaçırmışsın, ya hadi bi siktir git derim kusura bakmayın. ha birinci şıkkı seçip mutlu olanlara da saygım sonsuz. ama o hikaye bana göre değildi, hiçbir zaman olmadı, sorry. yumurtalarımın selamı var. hiç kullanasım yok, çocuk da istemiyorum, kedim de yok. ha belki tilki güzel olur ama acayip sevimliler.
her sene jinekologa gidiyorum, dertlenmeyin benim üreme organlarım için bu kadar.
babamın üniversiteden bir arkadaşı var ümit. 60 yaşında, hiç evlenmedi. bu adama sürekli birilerini yapmaya çalıştılar, istemedi. az buçuk bir emekli maaşı var. kalan yıllarında alzheimer annesine bakıyor. babamdan bildiğim kadarıyla hepsi bu.
bir de annemin bir arkadaşı var, vildan. o da 50’lerin sonunda. bu kadının da ailesinden kol gibi bir miras kaldı kendisine. kalan ömründe parayı eze eze bitiremez. taksi plakaları var. istese o parayla genç bir sevgili yapar. şu ekonomide hayır diyecek biri olduğunu sanmıyorum.
yanisi iki örnek gibi yüzlerce örnek var bu ülkede. imkan olduğu halde evlenmeyen. hikayelerini bilmiyoruz. belki eşcinseller, belki aseksüel, kim bilir belki ailelerinde tanık oldukları şiddetli geçimsizliğin kendilerinde tekrarlanmasından korkuyorlar. veya yalnızlığa tapıyorlar.
nedenini bilemeyiz ama imkan dahilinde evlenmeyen bunca insan arasından nedense hep kadın olan aşağılanıyor. ilginç değil mi?
neden biliyor musunuz, çünkü bekar kadın toplum için bir tehdit olarak görülüyor. tıpkı lgbti+ler gibi. kendi halinde, kimseye zararı olmayan insanlarla neden bunca dalga geçilip, aşağılanıyor sizce.
sonuçta bekar kadın veya lgbti+'nin kime ne zararı var… işte toplumsal kodlarımızdaki muhafazakarlık burada devreye giriyor.
bekar kadın demek, zincirlerini kırıp her an kendine biçilen rolleri reddetmek demek. belki istediğiyle seks yapmak, slut shaming’i sallamamak, çocuk yetiştirmekten vazgeçmek demek. muhafazakar toplumun temel direği aile kavramının temeline bomba atmak demek. nitekim aynısı lgbti+ için de geçerli.
dikkat ederseniz aynı mütedeyyin kitle bu gruba karşı da hiddetleniyor. bazen ibne diye dalga geçiliyor, bazen öfkeleniliyor. zira ömür boyu inandıkları sistemin sarsıldığını görüyorlar. kadın itaatkar olur, erkeğine tapar. erkek dediğinse ibine olamaz, "ardını dövdüremez".
biliyor musunuz bugün türkiye’deki tarikatlar kadınların artan boşanma talepleri yüzünden hükümetle özel olarak görüşüp, konu hakkında önlem alınmasını istiyorlar. şeyh şuyhların kadınlardan nasıl korktuğunu varın siz hesap edin. bastıramadıkları kadınları böyle bastırma çabasındalar.
yoksa kim götlerini toplayıp, evin temizliğini yapıp, her güne yemek çıkarıp, çocuklarını büyütüp, bir de oral seksini yapacak adamın değil mi ama? tehlike çanları çalıyor yani.
o yüzden burada da komik komik hep aynı argümanlarla geliyorlar. “yumurtaların omlet oluyor”. hayır tıp bilgisi de yok pezevengin. yumurta dondurma diye bir nane çıktı. çok bebe isteyen gider dondurur. bizler için bunca dertlenmenize gerek yok yeani. ikincisi de “kedi sahibi olursunuz ehi ehi”
zamanında üniversiteyi bitirdiğimde arkadaşım sandığım birinden evlenme teklifi aldım. kafasında her şeyi kurmuş, yaşayacağımız evden, çocukların isimlerine. asla şaka yapmıyorum, çocuğun ismini kendi aklında belirlemişti bile. tek eksik benim imzamdı. şu an evet deseydim ankara’da, muhtemelen iki çocuklu, kayınpeder/valideyle aynı sitede yaşayan, günde üç kap yemek yaptığım bir hayatım olurdu.
ben şu an berlin’deyim arkadaşlar. ve aralık ayına christmas’ı geçirmek için danimarka’ya bilet aldım. hem christmas marketleri gezmek, sıcak şaraplar içip, güzel yemekler denemek istiyorum. hem de daha önce gitmediğim bir ülkeyi görmek istiyorum.
siz diyorsanız ki birinci şıkkı kaçırmışsın, ya hadi bi siktir git derim kusura bakmayın. ha birinci şıkkı seçip mutlu olanlara da saygım sonsuz. ama o hikaye bana göre değildi, hiçbir zaman olmadı, sorry. yumurtalarımın selamı var. hiç kullanasım yok, çocuk da istemiyorum, kedim de yok. ha belki tilki güzel olur ama acayip sevimliler.
her sene jinekologa gidiyorum, dertlenmeyin benim üreme organlarım için bu kadar.
düşünsene başlık altına sıçanlar gibi birine denk geldiğinizi asıl paniği o zaman görürsünüz.
sözlükte olup da bu yazılanları ciddiye alacak bir kadın olduğunu düşünmüyorum olur da bir iki kişi çıkar kafaya takar sözüm onlara gelsin: kapat sözlüğü rahatına bak. burası hayatta bir bok başaramamis büyük ihtimal ama 28-32 yaş arasındaki bekar kadınlardan siktiri yemiş amsalaklarla dolu.
düşüyor mu böyle meriç diyeceklere de : bu entrye düşen kadının da aklını seveyim.
sözlükte olup da bu yazılanları ciddiye alacak bir kadın olduğunu düşünmüyorum olur da bir iki kişi çıkar kafaya takar sözüm onlara gelsin: kapat sözlüğü rahatına bak. burası hayatta bir bok başaramamis büyük ihtimal ama 28-32 yaş arasındaki bekar kadınlardan siktiri yemiş amsalaklarla dolu.
düşüyor mu böyle meriç diyeceklere de : bu entrye düşen kadının da aklını seveyim.
istediginiz kadar itiraz edin, tespiti dalgaya alip umursamamis gibi yapin. gercekle yuzlesmek zor.
hepiniz genc ve guzelken hayatinizin prensinin sizi bulacagina inandirildiniz. filmin sonu kedi mamalarina sponsor olmakla son buldu.
hepiniz genc ve guzelken hayatinizin prensinin sizi bulacagina inandirildiniz. filmin sonu kedi mamalarina sponsor olmakla son buldu.
akıllı bir kadının evlilikle kafayı bozacağını sanmıyorum
"evlenemeyen kız" diye bir şey yok arkadaşlar. bir kadının tek amacı evlilik ise evlenir, net. bir arkadaşımın iki lafından üçü evlilik idi, şimdiki eşiyle tanışma ve evliliklerinin arasında bir yıl bile yok ve ilk tanıştıklarında 3 4 ay yüz yüze görüşmediler bile farklı şehirlerde olduklarından. yani bir kadının yaşı ister 28 ister 38 48 58 68 olsun bekar ise; bu evlenemediği için değil evlenmek istemediği içindir.