Sık geçen başlıklar

dans ederek gitmediğiniz işi bırakın 9

ekşi'de gör
ya şu zenginlerin entel dantel samimiyetsiz cümleleri beni öldürüyor. hele cümlenin kusturulucuğuna bak.

sabah gökteki buluta kadar söverek uyanan lavuk da şu leş romantizme vaov çekiyor :d

şu cümleyi kuran adamın herhangi bir maddi kaygısı olmadığı kesin mesela. sabah hava aydınlanmadan kalkıp metrobüse sığabilme derdi olan sıradan düz vatandaşın böyle şeyler düşünecek motivasyonu olmaz.
nefret etmiyorsanız,tiksinmiyorsanız bence doğru iştesiniz.

hatta işini seviyor musun sorusunun cevabını (iş akışını değiştirmeyecek samimiyette biriyle konuşurken) düşünüyorsanız bile doğru iştir.

öbür türlü dans falan bana imkansız geliyor.
iştir sevilmez.
alarm kurup uyandığın, saatlerini verdiğin şey neden sevilsin ki?
kurumsal bir ölü yıkama şirketinde çalışıyorum. haftada üç-dört kez farklı morglardan merhumları teslim alıp, ölüleri gasilhanemizde modern yıkama teknikleriyle defin aşamasına hazırlıyoruz. işime dans ederek gidemediğim için kırk yıllık baba mesleğini mi bırakayım şimdi aq?
iş yerine dans ederek girsem zaten işime son verirler o an da.
kim başkasına para kazandırmak için işe dans ederek gider ki?
mesai bitince dans ederek işten çıkıyorum, sayılır mı?
akıllara umut sarıkaya'nın y.rak gibi adam tiplemesini getirmiştir.
edit: ben aklıma geldiğinde gülmüştüm. çok kişi yesillendirip aklıma geldi ben de kahkaha attım yazmış. tanımadığımız insanlarla iyi güldük..

edit2:y.rak gibi adam
doğru söylüyor. metrobüse binerken yaptığım kıvrak figürler olmasa işe gidemez, bırakmak zorunda kalırdım