okuduğum bir araştırmaya göre, kadınların pırlanta yüzük ısrarının temelinde erkeklerin pırlanta almaktan nefret etmesi yatıyor.
kadına göre erkeğin istemediği bir şeyi almaktan kaçınma dürtüsünü yenmek zorunda kalması, sevgisinin büyüklüğünün bir göstergesi.
örneğin siz zaten elektroniğe düşkün, her yeni model telefon çıktığında kendinizinkini yenileyen birisiniz ve sevdiğiniz kadına da yeni çıkan bir telefon aldınız. bu oldukça etkileyici bir hediye olacaktır ve taktir de göreceksiniz. ancak kadın o hediyeye baktığında bunun ne kadarı onu düşündüğünüz için, ne kadarı sizin o materyale düşkünlüğünüzden kaynaklı bilemeyecek.
ama almayı istemediğin, hatta alım sürecinden bile nefret ettiğin bir şeyi alırsan o hediye kadına şunu söylüyor "senin için katlanamayacağımdan emin olduğum şeylere bile katlanıyor, sınırlarımı zorluyorum. çünkü seni derin bir aşkla ve bağlılıkla seviyorum."
şimdi, bunu davranış bilimciler söylüyor. doğru olduğundan da eminim. ancak bir kadın olarak ben böyle düşünmüyorum. hatta böyle başlayan ilişkinin bitmeye mahkûm olacağını bile söyleyebilirim.
sevgiyi göstermenin çok daha anlamlı, güzel ve orijinal şekilleri var. bir insanın benim için nefret ettiği bir şeyi yapması bende sevgisine inanç değil, kendi karakterine ihanetinden dolayı acıma duygusu uyandırır.
asıl konuya dönersek, bir kadının paradan daha çok hoşuna giden şey diye bir genelleme yapamazsınız. çünkü adama sorarlar, hangi kadın?
önce -eğer varsa- elimizdeki kadını tanıyalım, sonra onun özelinde genelleme yapılacaksa arayın ben koşa koşa gelirim.