Sık geçen başlıklar

ben ayrılmak istiyorum diyen sevgiliye cevaplar 8

ekşi'de gör
hemcinsim kardeşlerime, arkadaşlarıma naçizane tavsiyem; sakin ve ifadesiz şekilde “tamam, nasıl istersen” olmalıdır.

ne derseniz deyin ama sakın neden? diye sormayın.

aşk denen tiyatro kadınların icat ettiği, sadece kadınlar için olan bir şeydir. bizlerin hissettiği şey ile kadınların adına aşk dedikleri şey birbirinden çok farklı sevgili romalı kardeşlerim.
bunu gerçekten istiyor musun? bu ani kararın üstüne konuşmak ya da bir açıklama yapmak böyle bir sona yakışır diye düşünüyorum. sebep ne olursa olsun hiç önemli değil, bana karşı duymuş olduğun o sevgi bitmiş. doğru mu? öyleyse yolumuzun sonsuza dek ayrıldığını da biliyorsundur. sana yeni hayatında mutluluklar dilerim.

kağıt üstünde biraz ruhsuz bir konuşma oldu, gerçekte ayrılık isteğini duyan sevgili üzüntü ile şaşkınlık karışımı bir duygu ile sesini yükseltebilir. tepki gösterebilir. ama sonuçta geleceği nokta, kabullenmek ve olabildiğince hızlı bir şekilde özgürleşmektir. hayatından önemli, özel biri çıkıyorken yalnızlığına sarılman gerekir. baştan bu kafada olursan senin de yeni bir hayatın olur. zaman geçer, kuşlar döner, belki birileri çıkar karşına. dünyanın ayı varsa yalnız bir kalbin de bir uydusu, bir titreteni olur önünde sonunda.
kesinlikle üstelenmemeli ve mevzu daha fazla uzatılmamalıdır. çünkü ilişkiye böyle bir kavram girmiş ve taraflardan biri bunun olabileceği ihtimalini kanıksamıştır. nedeni sorulabilir ancak ilişki daha fazla uzatılmamalıdır.
bazen geçmişe bakıp bunun bana denildiği ilk anda keşke hiçbir şey yapmadan tamam deseydim. ilişkiye ilk defa bu kavram girmiş ve birkaç günlük iletişimsizlik yüzünden bu konuşma olmuştu. o günden sonra 2 sene boyunca yaptığım her hareket ve düşünce tamamen yanlıştı. o kadar fazla hata yaptım ki ya bir insan ne kadar hata yapabilir kendine karşı ve böyle her şeyi sonuna kadar tüketip hayatını sikebilirin özeti oldum. hata üzerine hata yaptım. ilginç olan şey bunları yaparken farkında idim ve alışkanlık oldu. bokunu öyle bir çıkardım ki anasını siktim her şeyin. ohh rahatladım. burada hatalarımı yazsam saatlerce sürebilir, çoğunlukla kendime karşı oldu hepsi. iyi bir staj olarak görüyorum artık. en önemli derslerden birisi de bu oldu. gitmek istiyorsa ve basit bir sebepse düzeltmeye de çalışmayın. basit bir sebeple gidebilecek birisi zaten sizle birlikte olmamalıdır.
başlık altında atıp tutanların büyük çoğunluğunun kurusıkı salladığı cevaplardır.

belli bir süre birlikte olmuş insanlar finale gelmeden ortada bir sorun olduğunu anlayamıyorsa zaten sevgili olamamışlardır. her şeyi geçtim sorunu göremediniz, her şeyin iyi gittiğini düşündüğünüz bir anda karşı taraftan "ben ayrılmak istiyorum" cümlesini duyduğunuzda insan sebebini sorar amk! yok neymiş efendim siktir git dermiş, peki dermiş yok kapı gösterenler falan* sizde bunları yapacak karakter yok amk hiç öyle alfalık taslamayın. eğer hayatınızdaki insan eğlenmek için takıldığınız birisiyse bir nebze anlarım zaten sikinizde değildir ama az da olsa değer verdiyseniz sebebini sorarsınız. sormanın amacı o sorunu düzeltirim olayı değil ilerideki ilişkilerde yaptığın hatayı tekrar yapmaman içindir. yoksa ben ayrılmak istiyorum diyen insan bunu 40 defa düşünmüştür ve bitirmiştir kafasında. geri dönse de bir sikim olmaz. okey dermiş yarramın kafası sanki bana ingiliz kraliyet ailesi mensubu*
yıllar önce bir ilişkimde cevap olarak sadece bakmıştım.

tunalı'daydı iş yeri. haftada bir kaç kez, onun öğle arasında onu görmeye giderdim. maksat beraber vakit geçirmek. bir gün yine gitmeyi planlarken beni aradı ve cılız bir ses tonuyla canım öğlen yanıma gel dedi. canım?? aşkım bir anda canım olunca anladım bir terslik olduğunu. atladım motora kuğulupark'a gittim o da geldi ama yemek yemek istemiyordu. bi kahve içelim yeter deyince dedim ayrılık geliyor hadi bakalım*

oturduk kahveleri söyledik ve bakıyorum ona ne zaman anlatacak diye. o ise başka şeylerden bahsediyor gereksiz bir ürkeklikle. tuğçe ne oldu anlat dedim, yüzü asıldı. bir sorun mu var diyorum kafasını önüne eğiyor. baktım böyle olmayacak, ayrılmak mı istiyorsun dedim ve dememle başını kaldırıp bana bakması, gözlerinin dolması bir oldu ve o sihirli sözcük çıktı ağızdan "gökhan ayrılmak istiyorum".

hiçbir şey demedim. baktım öylece. 1.5 yıldır süren ve ortada ciddi sayılacak bir sorun yokken ne diyebilirdim ki? hem de güzel geçen bir akşamın sabahında.

baktım yüzüne sadece. neden sustun dedi, baktım. bir şey söyle dedi, baktım. kabul ediyor musun dedi, baktım... en son ben gidiyorum o zaman dedi yine baktım ve güldüm. kalktı ve gitti. arkasından hesabı ödeyip hızlıca peşine takıldım. iş yerine girene kadar yolun başından izledim. baktım öylece. ve o son görüş, son bakıştı.

bazen susmak en güzel cevaptır ve gitmek isteyene engel olmaya çalışmak ahmaklıktır.
'sen bilirsin' dışındaki her cevap gereksiz uzatacak ve iki tarafı yipratacaktir.

edit: evet arkadaşlar yaptığımdan değil bende yapamıyorum bunu ama olması gereken bu yani.ben 3 ayda falan ancak ayrılıyorum