kullanıcı girişi yapan insanlara çok rahat şekilde seçim opsiyonu tanıyabilme yeteneğiniz olmasına rağmen bunca zaman neden insanları hiç dinlemediniz vallaha ben anlamadım. teknik olarak size yük bindirmiyorsa çok basit bir şey gibi görünüyor çünkü. hemen de yaptınız sonrasında aslında. ayrıca ben her seferinde devamına okuyayıma basıyorum mesela. basmadığım hiç olmuyor. demek ki bu benim işimi kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyor. onu da sevmedim. ama genel olarak her ne kadar beyaz tema gözlerimi rahatsız etse de, devamını okuyayım'ı sevmesem de bunlara çok takılmazdım. arka plan rengi griden beyaza döndü diye olmadı bu olaylar. kaç kere söylenmiştir bu ama olsun bir de ben diyeyim dedim. hepsi birikti ve patladı sonunda.
yani bu siteyi gerçekten kullanan, her gün bir şeyler yazan, benimseyen insanlar sürekli bir şeylerden şikayetçi, evet kitle zaten tepkili bir kitle ama hiç mi umursanmaz abi kitle tepkili diye. konuşur konuşur susarlar diye düşünülüyor herhalde. sustular da hakikaten.
adamların yapabileceği bir şey yoktu ki, yazıyorlar yazıyorlar olmuyor, eleştiriyorlar umursanmıyorlar, bi daha eleştiriyorlar yine cevap yok. insanları çaresiz bıraktınız. adamlar sinirli, bir şeyler olsun istiyorlar cevap bile verilmiyor, server'ına daş mı atacaklardı napacaklardı? yani bu adam yazar demeyelim de ekşi sözlük'te yazan kişi diyelim hadi, yazan kişinin yapabileceği maksimum eylem silmek olur. çok makul bir tepkiydi aslında. ben de hesabımı dondurdum bekledim noluyo diye.
debe'nin ilk çıktığı zamanla şimdiki hali arasında dağlar kadar fark var. gündem hareketliyse üç-beş tane güzel şey oluyor. onun harici ırkçısından, @ 2'sine, su veren itfaiyesinden, ete para vermeyincisine. bi başlıyorsun okumaya hepsi 5-10 dakikada bitiyor. bunu site yönetimi de biliyor, çöplüğe dönüşmeye başlayan yeri düzeltmek yerine, çöplüğü karıştırıp buldukları güzel şeyleri yeni bir sitede paylaşmaya karar verdiler. benim ekşi şeyler'den anladığım bu. ama biz burdayız? nasıl olacak yani.
kullanıcı sözleşmesinin değişmesi, ara sıra değişip değişmediğini kontrol edersiniz falan diye madde eklenmesi:
-araba anahtarı, cüzdan, anahtarlık, cep telefonu. hepsi tamam çıkabiliriz.
-ekşi sözlük kullanıcı sözleşmesi peki?
-2 gün önce kontrol etmiştim ama...
-ya değiştiyse?
ne güzel hukukmuş bu. ben size hukuki olarak bakmıyordum ki. ben next next diyen adamım sözleşme mi umrumda olurdu benim. ama bu art niyet, bu kendini düşünme, bu haber vermeden bi şeyler yapma yani seziyorum hissiyatımı değiştirdi, bakışımı değiştirdi. en son da dakikada 2 entry silme olayıyla bende film koptu.
çok yoğunluk olduğu için öyle bir kural getirildiği söylendi, 1 milyon entry silinmiş olabilir. aradan 1 ay geçti nerdeyse, benim hesabım dondurulmuş şekilde duruyordu. ben de ortalık rahatladı, silen sildi zaten kural falan kalmamıştır herhalde bi deneyeyim nolacak bakayım dedim. trafik olmasın diye gece yola çıkan adamım sonuçta, aynı mantık. ama noldu? kural duruyor. 1 haftada 1 milyon entry silinmiş daha sonra 2 haftada 50 bin bile değil söylenene göre. yani 10'da 1'i yoğunluk olamaz, neden dakikada 2 entry kuralı hala duruyor?
sildim ben de. sildirseydi silmeyecektim. 3 sene önce falan olsaydı siteyle kavga ederdim bi de. artık biraz dingin ve biraz da dingilleştim. napayım yani burası böyle bir yer olduysa burası artık böyle bir yerdir. ben de ona göre davranırım. zaten son 2 senedir yazamıyordum.
bir de benim ayrı bir sebebim var, her yazdığımdan sonra bu debe yüzünden yeni bir kişiye deşifre oluyordum. olayı kısmen değiştiriyorum, bütün isimleri değiştiriyorum olayda geçen. ulan ne biçim kamufle ettim kendimi diye yazıp gönderiyorum. ( birazdan örnek atacağım entry'de geçen italyanın adını değiştirmek için google'a italyan erkek isimleri yazmışlığım var. ayrıca adam fransızdı bu arada...) ertesi gün şöyle mesaj geliyor bak:
http://imgur.com/tvwqyiz
biz o kadar hazırlığı taşa yapıyoruz sanki. burda bi de tutturmuşlar atıyor diye. neyse konuyu iyice dağıtmıyım.
yazıyı yazıyorsun nereye gidiyor belli değil olay tamamen kontrolümden çıktı. sabah işyerine gidince herkes debe'yi okuyor. 1.4 milyon takipçisi olan yer facebook'ta sonuçta dayanamadım artık tükendim lan. hesabı kapatınca twitter'dan direkt mesaj ile, mail yoluyla entry'lerin yedeklerini isteyenler, "ne demek hesap kapatmak entry'ler nerde" diyenler oldu. halk bunu soruyor gibi oldu ama isteedi derken toplam 5 kişi falan istedi işte. ben de blog açayım entryleri bloga koyayım tarihleriyle beraber bari dedim, okumak isteyen varsa okusun diye. daha sonra işsizlikten baya bi uğraştım, insanlık için dandik benim için büyük bi site yaptım. bundan sonra yazıları burdan paylaşıcam, kontrolsüz bir kalabalık olmayacağı için rahat rahat yazarım diye düşünüyorum yalnız tam olarak yolun bundan sonrasına katırlarla devam edicez tarzı bi yer oldu, geçen sitede bir şey denerken 30 saniyeliğine twitterda paylaşmışım, site 15 kişiyi kaldıramadı. siteden daha çok aile evi gibi şu an. komşudan sandalye falan alın öyle gelin yani.
https://www.jun-misugi.com/
ekşi sözlükteyim de aynı zamanda uçurulmadığım sürece burda da yazmaya devam edicem ama eskisi gibi değil tabi. galatasaray fenerbahçe maçında gol olunca 15 kişi gol yazdıktan sonra bir gol de ben yazarım. yok o kadar değil şaka.
her ne kadar eskisi gibi olmasa da hala benim için gündem takip etmede 1 numaralı yer. milliyette falan haberlere tıklayamıyorum çünkü nefret ediyorum.
not: siteyi tam hazır olmamasına rağmen 1 nisan'da paylaştım bilerek, çünkü kesin çökecek. 15 kişi gelmesini bırak, geleceklerini duyunca bile bi kötü oluyor garibim. çöktükten sonra ne sitesi olm 1 nisaaan dicem. ama sonra girmek isteyen girer diye umuyorum.
02.04.2016 · 8. sıra
jun misugi
11:20 ~ 11:50