Sık geçen başlıklar

arkadaşlık kesme sebepleri 8

ekşi'de gör
eğlenceye, goygoya hiç vakit kaybetmeden koşa koşa gelip en kötü günlerinizde arayıp sormaması, nasılsın dememesi.
arkadaş silmeleri genellikle böyle kötü zamanlarda yaparım. kötü günümü yalnız atlatmaya çalışıyorsam diğer günlerde de o arkadaşlığa ihtiyacım yoktur.
hayatım boyunca tüm arkadaşlıklarım dönemsel oldu. şimdi geriye dönüp bakınca, aslında hepsi ile sırf tesadüfen aynı ortamı paylaştığım için arkadaş olmuşuz. ortam değişince, gözden ve gönülden uzak olunca kendiliğinden bitivermiş bu bağ. aşk ve meşk için de aynısı geçerli. bir süre sonra aynı muhabbetlerden bıkmak da ayırıyor insanları. manita, evlilik, çoluk çocuğa karışma başka bir sebep.
dini, felsefik, siyasi görüşler de iyi ayırıcıdır bak!
gelir farkının açılması da arkadaşlığı direk bitirir!
açıkçası, her şeyde olduğu gibi arkadaşlığın da bir son kullanma tarihi var ve o vakit gelince kendiliğinden, başladığı gibi bitiveriyor her şey!
hızımı alamadım:
* içince sapıtan, el kol hareketi yapan, bağırarak konuşanları o an belli etmeden daha sonra elerim.
* sürekli mal varlığını anlatanları silerim.
* cinsel gücünü övenlere katlanamam.
* hangisinden olursa olsun, dini inançlarını sürekli vurgulayanları ocak dışı bırakırım.
* para, borç morç isteyenleri; yanımdayken sürekli telefonla oynaşıp koyun, borsa, iddaa, kumar oynayanları yok sayarım.
* cinsel kayma yaşayanlarla, çocuk yaştakilere meyli olanlarla işim olmaz.

bu liste böyle uzaaar gider ve ben yalnızlığın keyfini sürerim...
sürekli dertli olan arkadaşımla görüşmeyi keseceğim.ulan yok ölmüşüm bitmisim.her bulusmamizda aynı mod.bir çık artık şu geçmişten.onumuze bakalım benim de kendime göre dertlerim var.karamsarliga hic kapilmamaya çalışıyorum derken.geliyor yine moralimi bozuyor.agzina kürekle vuracam en sonunda benide kendi çukuruna çekiyor dibe sokuyor.dert babası olduk yeminle.
kıskançlığını sezersem isterse 30 yıllık arkadaşım olsun asla acımam, geri dönüşüm yoktur, bitiririm. dünyanın en tehlikeli duygusudur zira.
(bkz: dostum) dediğim, iyi ve kötü günde ailemden önce aradığım bir kaç arkadaşlığımı bitirmişliğim vardır. öyle bir siliyorum ki kafadan, asla özlemiyorum da, kin de duymuyorum, tamamen nötr hissediyorum. hatta benden sonra ne oldu diye merak dahi etmiyorum. ona verdiğim kıymete, fedakarlıklara da üzülmüyorum. hayatımda olması gerektiği zaman geldi ve gitmesi gerekiyordu, gitti diyorum. gerekirse ortak bağlantılarla da görüşemeyi kesiyorum ya da azaltıyorum.
bazen karşı tarafta vicdan azabı yaratıyor aslında ve çeşitli aksiyonlar alıyorlar ama benim için bir önemi olmuyor.
o kadar çok sebebi var ki. uzuuuuunca, üstü kapalı yazacağım.

*bir arkadaşıma maddi ve manevi tüm iyilikleri yaptım. maddi olarak zora düştüğüm bir dönemde yanımda olmadı. görüşmeyi kestim.

*bir arkadaşım doğum gününü kutlamadım diye tribe girdi. bu saatten sonra trip çekemem (ki doğum gününü hatırlamıştım. gece 2'de kutlamıyım, yarın kutlarım derken yoğunluktan kutlayamadım). ayrıca bunun üstüne yine "maddi" olarak hoş olmayan bir tavır sergiledi.

*başka bir arkadaşımı bir çağırırım gelmez, iki çağırırım gelmez. üçüncüye çağırmam.

*sohbeti sarmıyorsa görüşmem. belli bir yaştan sonra sürekli goygoy yapmaktan sıkılıyorsun. ciddi bir şeyler konuşmak istiyorsun.
verdiğim değerin karşılığını göremiyorsam bitiririm. az insan çok huzur.
kıskançlık.
mutluluğu çekememe.
benim için iyi olanı istememe.

hadi güle güleee