'kazanan at'a oynayıp onursuz yaşamaktansa 'kaybeden at'a oynayıp onurlu ölmeyi seçen çok sayıda mensubu olan mezhep.
ayrıca kimsenin kendilerini asimile etmeye gücü yetmez, doğru bildiklerinin yanında kendi benlikleriyle dururlar.
edit: onurlu, onursuz: arkadaş için havada kalan tabirler bunlar, farkındayım. yahudilerden bahsediyor, birlikte strateji geliştirmekten bahsediyor vs.
bak güzel kardeşim, aleviyi alevi yapan karşısındaki insana bakarken kimliğini görmüyor olmasıdır. alevinin dünyasında alevi, sünnü, müslüman, yahudi değil; iyi insan ve kötü insan vardır. insanlarla tek ortak noktasını 'iyilik' olarak tanımlayan bir kitlenin, kimlik üzerinden ortak strateji geliştirip güçlenmek vs. gibi kaygılarının olmadığını senin bakış açınla tespit etmek güç, farkındayım. ancak herkes sizin gibi güç odaklı bakmıyor dünyaya.
ayrıca kendilerini 'marjinal örgütlere mensup insanlar' genellemesiyle yorumlar ve uyuşturucu ile alkolü alevilikle bağdaşırmaya çalışırsan, senin art niyetli olduğuna kanaat getiririm.
hele ki 'odun', 'moron' veya 'akılsız eşek' benzetmeleri yaparsan ağzımı bozarım, ancak şimdi bunu yapmıyorum.
aleviler yüzyıllardır böyle varlıklarını sürdürdü, bundan sonra da felsefelerini bir ekşi sözlük yazarının böylesi
yapıcı eleştirileriyle değiştireceklerini sanmam.
bir diğer edit: buradaki 'kazanan at'a oynayıp onursuz yaşamaktansa 'kaybeden at'a oynayıp onurlu ölmek' sözü öyle romantizm rüzgarları essin diye söylenmedi, mecaz da yok. ütopik ise hiç değil.
sadece arkadaşın verdiği örneklerden yola çıkarak bile örnek verebilirim. izzettin doğan'ın sözüm ona öncülük ettiği ne idüğü belirsiz bir yolda ya da şu an doğru yolda yürüyüp kazananın olmadığı bu topraklarda kazananın yanında yürümektense, 'madımak'taki gibi sol örgütlere saf gibi kurban vermeyi' tercih etmektir benim bahsettiğim.